sakinkafaatari oyunları

  1. lost_illustJohn Locke’u bir popüler kültür figürü olarak tanıtmamalıydım aslında. Lost’un pazarını sürekli genişlettiği ve takipçilerini meraktan meraka koşturduğu bir ortamda bu gevezeliğe düşmek işten bile değildi. Ancak her şeyde olduğu gibi felsefenin de “pop” hâli iç gıcıklayıcı bir şey olarak gözümüze sokulabiliyor bazen. Belki senaristler de yeterince ikna olmuşlardı ki; John Locke’un bedenine bambaşka birini yerleştirdiler: Lost’un en beklenen kötü adamını.


  2. göçmen ağları üzerine..

    network

    Efendim, uzun zamandır üzerinde düşündüğüm bugün ise birebir, canlı canlı şahit olduğum bu fenomen, göç çalışmaları alanında sıkça kullanılan “migrant networks” teriminin Türkçesidir. Network yerine “chain” kullanıldığı da görülür, ki “göçmen zincirleri” anlamına gelir.

    Konu üzerinde akademik bir çalışmayı (ingilizce) merak edenler şöyle buyursun:   (http://sociology.msu.edu/documents/MigrantNetworks.pdf ) Biz de kalanlarla devam edelim, zira anlatacaklarım bu makaleden çok daha ilgi çekici ve örneklerden oluşuyor.

    Nedir şimdi bu göçmen ağları? Hemen söyleyelim.


  3. M. Bison’un Hayat Hikayesi

    m-bisonStreet Fighter karakterlerine hız kesmeden devam ediyoruz. Sıradaki karakter, oyunun baş kötüsü…

    Street Fighter’ı oynayanlar bilir, bilgisayara karşı oynayınca M. Bison karakteri en son karşımıza çıkar ve onu yendikten sonra oyun mutlu sonla biter. Peki kimdir bu M. Bison?

    Bir değişiklik yapalım ve bu hafta bir bilgisayar oyununun kötü karakterinden bahsedelim. Çocukluğumuzda genel olarak Mr. Bison diye bilinen ancak gerçek adı M. Bison olan bu karakter, Street Fighter isimli efsanevi dövüş oyununun baş kötü karakteridir.


  4. Her sistemin, düzenin, oyunun içerisinde çeşitli güçler bulunmaktadır.

    Hakim güç oyunun içinde olmakla beraber kuralları düzenleyen mekanizmayı da elinde bulunduran güçtür.

    Bu sebeple oyunu oynayıp kazanmanız neredeyse imkansızdır.

    Çünkü ‘hakim güç’ işine gelmediği yerde kuralları değiştirecektir.

    Ve hep kazanan olacaktır.


  5. İnsan Vücudunun Sınırlarına Yolculuk

    buunÇok dolmuşum, insan dediğin ara sıra dedikodu yollu olsa da boşalmanın tadına varmalı. Ne de olsa üçüncü kişi muhataplar göz önünde değil ve çoğunun kim olduğu da muamma. Böylesi gerçekten de daha kolay ve vicdana hafif geliyor. Ne de olsa anlatımımı güçlendirecek el kol hareketlerim, mimiklerim, ses tonumun gösterdiği değişiklik gibi faktörler de anlaşılmıyor. Yazı yazmak, bir yerlerde birileriyle bir şeyler paylaşmak amacı güdülüyorsa diğerlerinden çok farklı bir metottur. Ben de bunun yarattığı ferahfeza ortamda, saatlerim 02.26′yı gösterirken, üçüncü defa özgürlüğe kavuşmak amacı ile makalelere kafa yorarken, dış etkenlerin hassas algılarımda yarattığı tahribatı ifşa edeyim de rahatlayım dedim. Dedim ya insan zaman zaman dolan ve boşalmaya ihtiyaç duyan bir varlıktır.

    Hazır lafı dolmak ve boşalmaktan açmışken, aradaki anlam örgüsüne hayret edip gelin birlikte değerlendirelim


  6. neo1Fenomen Matrix üçlemesinin ilkinde usta Morpheus, seçilmiş Neo’ya bir binanın simülasyon terasında ‘uçmayı’ öğretirken “Zihnini özgür bırak, düşüncelerinden arın.” diyordu. Diyordu, zira Neo, ustasının çekirge gibi zıplayarak uzaklaşmasını ve uzakça bir binanın terasında karınca büyüklüğüne kadar küçülmesini izledikten sonra bulunduğu yerin yüksekliğini, aşağıdaki asfaltın sertliğini düşünmekten kendini alamıyordu. Neo’nun, ustası gibi uçabilmesi için bulunduğu yerin yüksekliği ya da aşağıdaki zeminin sertliği düşüncesinden arınması ve sadece uçmaya odaklanması gerekiyordu.


  7. yagmur

    Yer: Şişli, Halaskargazi Caddesi

    Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaktadır.
     
    ayine: -Abi yaa, biraz kalori harcayacaksın  ama, biraz daha hızlı gitsek nasıl olur?
    mühendis olmayan abisi: -Böyle iyi işte, yavaş yavaş gidiyoruz ne güzel. Hem yağmurda koşunca daha çok ıslanıyormuşsun diyorlar.
    ayine: -Hayır abicim. O bahsettiğin, aynı t süresi içinde koşan ve yürüyen insanlarla alakalı bişey. Yoksa yürüyeceğin zamanın yarısı kadar bir zamanda koşarak varırsan gideceğin yere, tabii ki daha az ıslanırsın. Ama şöyle de bişey var:


  8. Hotmail.com.tr ile msn adresi almak

    hotmail-msnMsn adresleri içesirinde bir çok uzantıya sahip olunması, içlerinde tr uzantılı msn adresinin olmaması, biz Türk kullanıcıları azda olsa başka seçenekler ile tr uzantılı msn adresi almaya yöneltmişti. Ama artık buna gerek kalmadı; çünkü Messenger hizmet olarak tr ‘uzantılı messenger ‘ı kullanıma açtı. Aşağıda ki resimde de görüldüğü gibi nick@hotmail.com.tr adresini kullanabiliriz. Türkçe (tr) uzantılı Msn adresi Almak için yapmanız gerekenler ise www.hotmail.com.tr linkine tıklayarak bu süreci başlatabilirsiniz.


  9. Üsküdar’da Islanmak

    uskudar-yagmurBen bugün delice bir şey yaptım. Üsküdar’da ıslandım. Öyle ve ya böyle değil bir karşı cinsle de değil! Saat yedi miydi sekiz miydi? Yağmur sarmış mıydı boğazı? Hiçbir şey olmamış gibi çıktık dışarı. Birkaç ıslansam bir şey çıkmaz dedim. E ne de olsa Üsküdar sahildeyim.


  10. Gripten Korunmanın Yolları

    grip

    Bu konu ile alakalı olarak aklıma bir sürü soru gelebilir?

    Gripten korunmak için neler yemeliyiz?

    Gripten korunmak için ne yapabilirim?


  11. Düğün ve cenaze

    munch15Geçen gün bir dostumla hissizlik ve heyecan duyamama gibi dertlerden muzdarip söyleşiyorduk. Derken arkadaş benim de defalarca düşündüğüm bir şeyi deyiverdi: “Ben dedemin ölümünü bekliyorum.” Mesele çok karmaşık gibi görünüyor, lakin oldukça basit. Her ikimiz de, bizi tekrardan bu hayatın akışına bağlayacak; metaforlarla dolu yaşamdan bizi alıp götürecek; içimizde yeniden heyecan doğurabilecek bir şeyler olmasını bekliyoruz. Elimiz gitmiyor hiçbir şeye. Ruhumuz herhangi bir coşkuya iki saatten fazla katlanamıyor. Bütün muhabbetlerde kilitlenip kaldığımız nokta da bu isteksizliğimiz oluyor. İlginçtir, bundan dert yanan yalnızca ikimiz değiliz. Bir başka arkadaşımla da aynı hisler üzere söyleşmiştik. Onun beklediği şeyse evlilikti. Bir kadının eli değince hayatına, her şey başka bir hâl alacaktı. Öyle ki, “Bu şekilde de olmazsa, iyice kendimi bırakırım sanıyorum.” demişti.


  12. Judith-Holofernes

    Güzellik ve çirkinlik konusunda öteden beri “gözün”, insana oynadığı hep şöyle bir oyun vardır;  “güzel olan iyidir, çirkin olan kötüdür.” Göz bu oyunda doğrudan aklı da kısıtladığı için aksini düşünmek biraz zordur. Daha çok reklam dünyasında iş gören “güzel olan iyidir” stereotipini -bu genellemeyi- altüst eden, tarihte “femme fatale” (kötücül kadın) diye bilinen bir kadın tiplemesi vardır. Eşsiz güzelliğiyle erkeği baştan çıkaran, kendine kul köle haline getirdikten sonra da istediğini vermeyip avucunda oynatan, bir nevi süründüren hatta öldüren kadın modelidir. Çok güzel olduklarından ve o masum çekiciliğin ardına sığındıklarından, tuzaklarına düşmemek zordur. Uç noktada durdukları için gözlerinizi büyüterek bakarsınız ve inanmak istemezsiniz. “Kıskanmak” filmindeki Seniha gibi hem çirkin hem de kötü olmak, durumu çok daha kabul edilebilir bir kulvara sokuyor ve Seniha’yı pek de yadırgamamıza izin vermiyor, oysa bu bahsettiğimiz femme fatale kadın imgesinin etki alanı çok daha büyük. Çünkü aklı ve gözü perdeleyen güzellik ve saf görünümüyle kadın bütün kozunu kullanabiliyor, böylelikle güzellik kadının elinde bir güç simgesine dönüşebiliyor. Bu kadınların, genel imajın dışında çok farklı bir yerde durduğu da kesin ve işte bunlardan biri de Judith.  


  13. Denizlispor Galatasaray Maç analizi

    http://www.denizlili.net/haberresim/denizlispor-galatasaray_20.jpgSüperliğin ikinci yarısı ile başlayan heyecan devam ediyor. Öylesine ki Beşiktaş’ın kazanmasından daha ziyade, Fenerbahçeli taraftarların puan kaybetmesini beklediği bir karşılaşma; Denizlispor Galatasaray mücadelesi. Sizler için bu maçın analizini yapmak istedim.

    Denizlispor bu sezon kendi sahasında oynamış olduğu hiç bir maçtan gelibiyet ile ayrılamadı. Sahasında 4 puan toplayan ev sahibi ekip sadace 4 beraberlik elde etmiş. Galatasaray ise dış sahadan sadace 3 malubiyet ile ayrıldı. Ayrıca aralarında oynanan 37 karşılaşmadan; 24′ünü galatasaray galip kapatırken, 5 maçta ise maglubiyet ile evine geri dönerken ,8 maçta ise eşitlik bozulmadı. Ligin ilk yarısında galatasaray evinde Denizlispor’u 4-1 mağlup etmişti.


  14. Facebook Oldu mu şimdi sana Sexbook

    facebook-logoŞu sıralarda artık Facebook türkiyede en çok girilen 2′inci site halini almış durumda. O kadar ki ; Messenger gibi hemen pc açılınca facebook açılır oldu.Eş dost,akraba,arkadaş aramalar artık sevgili aramasına döndü. Arkadaşına halı saha maçı var bugün geliyormusun diye sorulunca cevap enterasandır, kız bekliyor oğlum gelemem. Vayy kız arkadaş yapmışız biz tanıyoz mu abi, yok tanımassınız facebook ‘ta oturuyor. Kişiler ikinci hesap hatta bunu abartıp daha fazla hesap açanlar var ki bunlar türk tıp dilinde Sapık olarak geçmektedir.


  15. russell-crowe-american-gangsterRidley Scott’ın yönettiği American Gangster için “Zenci Godfather” yakıştırması yapılmıştı. Filmin bir “baba” hikayesi olması dışında, her iki filmde de ortak olan şu yön var sadece: “Baba”lar istemeseler de girdikleri bu yolda, prensiplerini çiğnemek durumunda kalıyorlar. Ömürleri de bunun pişmanlığı ile son buluyor çoğunlukla. Bu nedenle de “dönüşüm” filmleri kategorisine giriyor benim açımdan. Karakterlerin, yaşadıkları olaylara bağlı olarak yaşadıkları dönüşümü oldukça düz bir üslupla ve güçlü imgelerle anlatması bir yana, bazı diyaloglarıyla insana “ulaaaan!” dedirtiyor. Ben ne zaman, “ulaaaan!” derim? Uzunca bir zamandır farkedemediğim bir şeyi farkettiğimde.


  16.  

    Belki başka yerlerde de vardır, ben portakal ağacında gördüm. Fare ile bir şekil çiziyorsunuz, vee …

    Çok cici bir reklam olmuş. Çekinmeyin, siz de deneyin :)