Oyuncak Müzesi
Sıkıcı müzeler istemiyoruz demiştik. E bari sıkıcı olmayan müzeleri tanıtalım da, bir işe yarasın bu çağrımız. Sunay Akın'ın gayretleriyle İstanbul'da bir oyuncak müzesi kuruldu. Neler var bu müzede? Eski oyuncaklar. Benim dönemimin ucundan yakaladığı, ama tam olarak da yaşamayadığı, tenekeden, tahtadan yapılma süslü oyuncaklar...
Dünyanın 4 bir yanından gelmiş oyuncaklar var bu müzede.
Related posts:Paketi hiç açılmayan oyuncaklar (?) Neden yapıldığını bilmediğim birşey var. Yani aslında biliyorum da anlam...
Dantel örtüler
Çocukluğumdan beri, birçok evlerde görmüş olduğumuz, hemen hemen evde ne kadar eşya varsa üzerine neden bir dantel örtü örtüldüğünü hiç anlayamamışımdır.
Artık günümüzde eskisi kadar rastlamasak da, hala daha vardır bazı evlerde.
Televizyon, buzdolabı, telefon, mutfak robotu, sehpa, (o Allahın emri zaten) çamaşır makinası, vs. aklınıza ne gelirse... Yeminle, evin birinde kaloriferlerin ve çöp kutusunun üzerinde bile görmüştüm! Eminim o evin tuvaletinde, tuvalet sifonunun üzerinde bile vardır o dantel örtülerden.
Oldum olası el işini de sevmem. Annemin "boş boş kitap okuyacağına, birşeyler örsene sen de, çeyizine hazırlık" laflarına da pek kulak asmazdım aslında, ama nişanlandığımda annemin ve bazı yakın teyzelerin "aaa kızım, örsene sen ...
Profil Resimleri Neler Söyler?
Sumakonthemanti(doğru yazabildim sanırım)nin yazısında, ufoyu msn’de profil resmi olarak ekleyenler olduğunu okuyunca, profil resimleriyle alakalı nette geçenlerde gördüğüm bi yazı geldi aklıma. Üşenmedim, çevirdim efendim :)
resim: bulanık
ne düşünülmesi isteniyor: sanatsal yönü olan biri
gerçek: sivilceli bir yüze sahip
resim: japon çizgi film karakteri
ne düşünülmesi isteniyor: eksantrik, sıra dışı. belki Japon
gerçek: bilişimci
resim: çok yakın çekim, kırpılmış.
ne düşünülmesi isteniyor: gizemli
gerçek: şişman
Related posts:Anca Laf -5- Neler neler çıkarıyolar Az önce (17 Ekim 2008 – 14:45) bir “anca laf”...Yıldız Tilbe Resmi Gitsin Diye Yazdığım Yazının Başlığı Nohut Bey’in yazısına koyduğu Yıldız Tilbe fotoğrafını gördükçe içim gıcıklanıyor...Sen misin Resim Yazılısı Yapan! Nihal Kuru isimli okuyumuzun okul anısı: ...
Annelik: Global Kültürlü Müessese
Annem, her zaman söyler(di): Saat kaç oldu, hala yatmadın mı? / Ödevini yaptın mı? / Okumanı yaptın mı? / Testlerini çözdün mü? / Sütünü içtin mi?
Annelik müessesesinin soru ve istekleri evrenselmiş efendim. Buyrun seyre:
Related posts:Lincoln Burrows’un Michael Scofield’a mektubu Merhaba Michael, Ben Abin Lincoln. Sen bu mektubu okuduğunda, ben...Anca Laf -3- Uyuyor musun? - Uyuyor musun? - … - Evladım soru sordum, uyuyor...
Sakinkafa.com olarak ataride futbol oynayanları destekliyoruz
Related posts:İki senede bir futbol oynayan adamın acısı Dün kuzenlerle bir takım kurup, mahalledeki arkadaşlarımıza karşı halı saha...Sakinkafa Video: Cet Kıvamı Sakinkafa.com 15 Aralık 2008 üretim tarihli “CET KIVAMI” eserini sunar....Vedat Özdemiroğlu Sakinkafa Yazarı Olsaydı “Kadinlar, alis-veris ve cinnet üclüsü” başlığına atıfta bulunuarak özlü söz...
Dev Mehtap Projesi: Dünya ve Ayı Birbirine Bağlamak
Proje no : 0001
Projenin adı : Dev Mehtap Projesi
Projenin amacı : Ay ve dünyayı birbirlerine yaklaştırmak.
Gerçeklik payı : %0.0000017 (Her zaman bir olasılık vardır)
Öncelikle ekvatorda yaşayan dünya vatandaşlarını evlerinden barklarından ve yurtlarından tahliye ediyoruz. Neden mi?
Related posts:1. Kaffa Lympics Olimpiyatları: Dünya tarihindeki ilk Trip Atma Olayı Evet sevgili yazarlarımız, başlıktan da anlayabileceğiniz gibi, Kaffa Lympics Olimpiyatları...hola dünya Açılışı Gülben Ergen’in şarkı söylemediği bir ana denk getirmek isterdim....Domates soslu Dünya ‘ Zamanında bana âşık bir şahs-ı muhteremi şimdi bir...
Ulaşım teknolojisinin son noktası: At
Birkaç filozof vardı ismini hatırlamadığım; insanoğlunun teknoloji dediği şeyin aslında doğayı taklit etmek olduğu tezini öne süren. Bir farkla; teknoloji insanın kendi yaratma eyleminin neticesidir diyorlar. Her neyse, güzel bir giriş olmadı, farkındayım... Mesaj kaygısına son deyip, anlatmak istediğimi anlatayım.
Dün yeni açılan bir at çiftliğine gittim ve hayatımda ilk defa ata bindim. Çiftliğe gittiğimizde atı hazırladılar, getirdiler.
Related posts:Ersin Karabulut ve Yazarımız Nohut Bey’in Benzer Noktası Ersin Karabulut’u bilen bilir, Yazarımız Nohut Bey’i bilmezsiniz ama ben...Şuursuz İnternet Kullanımı Siz hiç gezinti araç çubuğu olmayan “browser” gördünüz mü? Ben...
Ses Kaydedicisiyle uzun kayıt yapmak için
Ses kaydı dediğin ses kaydedicisinde yapılır. Acid'miş, Soundforge'muş ben anlamam. Adı üstünde ses kaydedicisi. Arkadaş arasında, dur bir komiklikler yapalım, şöyle bir kaydedelim denir. Başlattan girilir açılır, ses kaydedicisi. Sonra türlü espriler havada uçuşur. Esprilere de genelde bir tek yapanlar güler. Ses kaydedicisinin bir sorunu vardır tabi, 60 saniyeye kadar kaydeder. 60 saniye dolarken stopa basıp tekrar kayıt tuşuna basmak lazımdır yeni zaman açılsın diye.
Related posts:Uzun adımlar, daha uzun adımlar Nevi şahsına münhasır, minik, dengesiz ama güvenli adımlarım var. Kulaklarımda...Plajda Felsefe Yapmak Geçenlerde, Ağva’da uzun bir aradan sonra plajda uzanıp güneşlenme ve...Ölmeden önce yapmak istediğim birkaç şey Makul adamım ben, ...
Efsane oyun Volfied
Bilgisayar ile ilk tanışmam “volfied” adlı “seni sevmeyen ölsün” sloganını hakkıyla taşıyan oyunun varlığı ile oldu. O vakitler sevgili kuzenlerimizin evine güle oynaya giderdik. Çünkü tüm sülalede sadece onların evinde bilgisayar vardı. Bayram olsun, kandil olsun, tatil olsun ‘hadi onlara gidelim’ diye başlayan saf hayallerimiz vardı. Dünya harikası olağanüstü bir alet idi. Atari neydi ki onun yanında. Kocaman uzuvları ile heybetli görüntüsünün önünde 4 kişi toplaşıp ‘volfied’ sırası beklerdik. O muazzam klavyeye dokunmadan önce parmaklarımızla masada alıştırma yapardık.
Bilgisayar = Volfied demekti. Daha sonraki zamanlarda
Related posts:Efsane Kadrolar Yaşıtlarımın gözündeki efsane basketbol kadrosu kimdir? Evet, Koraç kupası kazanan...Sultaniyegâh Sirto (Oyun Havası) ...
VPEK -2- Mısırcı Çocuğun Pençeleri Arasında
İzmir'deydim Ağustos başında. Gelmişken Çeşme'de denize girmek istedik. Çeşme'ye gitmek de pek bir zormuş İzmir'den. Sıfır süspansiyonlu "eshot" (iett'nin İzmir versiyonu) otobüsüyle uzunca bir yolculuk yaptıktan sonra Üçkuyular garajına vardık. (Otogar mı garaj mı artık bilemedim orasını). Her otogarda olabilecek, herşeyin ve tostun da olduğu büfemsi bir yere oturduk, birazdan kişibaşı 9 ytl vereceğimiz Çeşme otobüsüne
Related posts:VPEK-6 Halkbank’ta Kuyruk Çilesi Bizim belediyemiz, eksik olmasın her sene üniversite öğrencilerine burs verir....Arılar arasında Arılar bana göre dünyanın en zeki ve en güzel hayvanlarıdır....Vatandaş Pişkin Esnafa karşı 7- Sevgi&Barış&Dostluk Cafe Harika sahiliyle ünlü olan memleketimde, denize sıfır ve ‘’lüx’’ bir...
Michael Scofield’ın Sara’ya mektubu
Sevgili Sara,
Sen bu mektubu okuduğunda ben herhangi bir binanın inşa planını karıştırıyorumdur muhtemelen, ya da elimi kana bulamadan suçlularla savaşıyorumdur ne şiş yansın ne kebap misali. Hayatını mahvettim, biliyorum...
Hayatını mahvettiğim için çok üzgünüm Sara. Ama görüyorsun ki herşey kader. Alnımızda ne yazıyorsa o. Ben Fox River Cezaevinde mapusluk yatmasaydım (biliyorsun ki hapse de mahsus düştüm abimi kurtarmak için) seni tanıyamayacaktım. Belki dışarıda, kafede, arkadaş ortamında falan tanışırdık ama bu kadar birbirimize
Related posts:Lincoln Burrows’un Michael Scofield’a mektubu Merhaba Michael, Ben Abin Lincoln. Sen bu mektubu okuduğunda, ben...Şok chat! Sakinkafa.com bir habercilik başarısına daha imza attı ve Avrupa...Bomba Esprilerim 10: Okulun ...
Aktivite adamı bungee jumping yapıyor
Önceleri sadece sözü geçerken dinlerdik büyüklerimizden. Bungee Jumping diye bişey varmış abi, adamlar kendilerini 100 metreden atıyolarmış aşağı, çok heyecanlıymış Türkiyeye gelse de biz de yapsak. Sonra sonra televizyonlarda yurtdışı Tv kanallarından , internetten alınmış görüntüler sulanıp sabunlanıp gözümüzün içine sokuldu anahaber bültenlerinin magazin parçacıklarında bungee jumping.
Sonra biz büyüdük, yurtdışında ne varsa gecikmeli de olsa ülkemize geldiği gibi o da girdi günlük hayatlara. Standlar kuruldu, vinçler getirildi, başladı ülkemiz gençleri bu çılgın aktiviteyi yapmaya. Aktivite adamıyız dedik verdik halka heyecanı . Bungee jumping yapmayan adamdan aktivite adamı olmaz dedik biz de denemeliydik.
Related posts:Aktivite Adamı geliyor! Hayatımızı renklendiriyor! Sıkıntıdan evde patlıyor. ...
90lar çizgi filmleri – Jetgiller – Jetsons
Otopark krizine paydos! Bir düğmeye bastınız ve hoop arabanız bir çanta oluverdi. İşte bu arabanın sahibi sevgili George Jetson. Kibar çıtı pıtı eşi Jane ile beraber mutlu bir gezegende yaşıyorlar. Yürümek, kıyafet seçmek, yemek yapmak, traş olmak gibi oyalayıcı işlere vakit ayırmak yok. Kızları Judy oje sürmek, saçlarını boyamak için pıt bir düğmeye basıyor ve her şey tamam. (Hele sağ elime oje sürerken hiç beceremiyorum ve ahh keşke diyorum) Judy sonra da kocaman dudak şeklindeki Dayday ismindeki dijital günlüğü ile sohbet ediyor. Evin yaramazı ama aynı zamanda akıllısı Elroy. Çeşit çeşit ödevlerle gelip evde deneyler yapıyordu ve sevimli köpeği Astro ...
Moment bildiğinin farkında olmayan Rasim Usta
En azından lise mezunu olan her sayısalcı arkadaş bilir ama momenti bilmeyenler için kısa bir özet geçecek birazdan Rasim Usta. Ama bundan önce, dersleri yaşamdan kopuk birer ütopya veya sopsoyut kavramlar bütünü olarak bizlere sunan hocalarımıza biraz değinmek isterim.
Bir fencimiz vardı ortaokul-lisede, nasıl ezberlettiyse, "velocity is the rate of change of position in a fixed direction" demişti bize. Sanırım orta ikinci sınıftık. Sanki bir iş başarmış gibi de, ara ara velocity'nin tanımını sorar, ezberlenmiş cümleleri tekrar tekrar duymaktan garip bir zevk duyardı. Bu cümleyi öğretti ve bütün sene yattı desem yeridir. Kişisel hiçbir garezim yoktur kimseye ama bana sorarsanız bana ...
İsmail YK bir yazımı daha mahvederken…
Başlıkta karar veremediğim bir husus var, İsmail YK, bir "yaz"ımı daha mı, yoksa bir "yazı"mı daha mı mahvetti? Her şekilde, Allah belamı verdi sanıyorum ve her yaz memlekete geldiğimde, İsmail YK'nın bütün şarkılarını ezberlemek zulmüyle karşı karşıyayım.
Madem, serde sosyal bilimcilik var, İsmail YK ile ilgili ucundan kıyısından birkaç analiz ve hayatıma yaptığı geri dönülmez etkiden bahsedeyim istiyorum.
Related posts:İsmail Dümbüllü’nün Kavuğu İsmail Dümbüllü ismini sağda solda duymuşsunuzdur belki. Kendisi ortaoyun efsanelerinden...İş yaparken, Çalışırken falan… İş yaparken bazen acayip odaklanıyorum. Deli gibi yazıyorum çiziyorum. Birkaç...Yeni ve dev bir yazı dizisi daha Şimdiye kadar Türk Sanat Müziği hakkında çok şey ...
Oynasa da, oynamasa da efsane: Şeytan Rıdvan
Zaferlerdense, büyük zaferlere gidilen yoldaki şanssız başarısızlıklar akılda daha çok kalıyor. Yıllar önce bir halı saha maçında kornerden gelen topa ceza sahasının epey dışından rövaşata-vole karışımı vuruş yapmıştı bir arkadaşım. Top direkte patlamıştı. O zaman içim çok gitmişti, bu harika vuruş gol olmalıydı diye düşünmüştüm. Maç sonrası değerlendirmelerde ise, birisinin söylediği söz aklımdan hiç çıkmadı. Aslında direkte patlaması daha iyi oldu, artık o vuruş hiç unutulmaz. Evet, bakın hala o vuruşu unutmamışım, nereden baksanız 8-10 sene geçmiştir. Rıdvan'ın hikayesi de böyle bir hikaye işte...
Related posts:Efsane Kadrolar Yaşıtlarımın gözündeki efsane basketbol kadrosu kimdir? Evet, Koraç kupası kazanan...Efsane oyun Volfied Bilgisayar ile ...
Askerlikte İlk Gece Korkusu
Askerliğe dair en iç burkan anılarımdan biridir, hiç unutmam birliğime teslim olduğum ilk günün gecesi bölük astsubayının odasında kısa tanışma konuşmasından sonra bana imzalamamı söylediği bir nevi vasiyetim de olan, herhangi bir şekilde çatışma veya benzeri bir durumda hayatımı kaybedersem tazminatımın ailemden kime verilmesini istediğimi belirttiğim taahütname idi. İmzalayıp odadan çıktıktan sonra koğuşa giderken hissettiklerimin tarifi yok. Düşünün yaş 26, işe güce 8 ay ara vermişiz, yardan aileden ayrı doğunun ücra bi şehrindeyiz, karnımız aç hava soğuk, 150 kişilik birlikle ve koşullarla tam tanışma kaynaşma safhasında ilk günün gecesine geçerken neyle karşılaştık. Ama böyle bir psikolojiyle başlayan askerlikte sonradan daha ...
‘Adam Olacak Çocuk’lar adam oldu mu?
İtiraf edelim: Hepimiz çocukken bir kez olsun o programa çıkmayı istemişizdir. Uzun saçlı, uzun bıyıklı o adam bize sorular sorsun, biz de cevap verelim ya da vermeyip susalım ya da orada öylece durup onun ışıl ışıl gözlerinden cevapları yakalayalım. Gri saçlarını savura savura oradan oraya koşuşturan Barış Abi'yle birlikte annelerin izlediği o programda, mikrofonun arkasında duruyor olmak... işte çocukluk hayalim.
Related posts:Işıklı çocuk ayakkabıları… Bugün florya sahilinde gezinirken, çocuğun birine acayip özendim. Normal ayakkabısı...Genç Adam Rıza (03): Otobüste Bu yolculuğun garip bir yolculuk olacağı daha dedesiyle telefonda yaptığı...Balık adam Phelps Olimpiyat oyunlarını geride bırakırken, benzerine zor rastlanacak bir başarıya...
Sensible Soccer
O zamanlar ne Fifa vardı, ne de CM. Bilgisayar oyuncuları futboldaki hünerlerini Sensible Soccer'da gösterirlerdi. 2 disketten oluşan (2.88 mb) bu futbol klasiğini oynamak ustalık işiydi. Top sürerken, top ayağınızdan çıkar, şut çektikten sonra joystick'i kendinize doğru çekip aşırtma vuruşlar yapar, topa vurduktan sonra joystick'le sağa ya da sola falso verirdiniz. (bu falsolar ve aşırtma vuruşlar pek çok jostickimin kırılmasına mal olmuştu) İlk Sensible Soccer oyunu Amiga için çıkmıştı, ben de o oyunla bilgisayar oyunu dünyasına girmiştim. Oyunda tek Türk takımı olarak Galatasaray vardı. Tanju'lu, Hayrettin'li, Uğur'lu kadrosuyla Türkiye'yi temsil ederdi oyunda.
Related posts:Halı Saha Geyikleri İşte fütursuzca oynanan bir ...
Yanlış giden nedir Best?
Yetenek bir çeşit Allah vergisidir, Sonradan kazanılmaz. O sizin içinizde bir yerlerdedir. Ancak üzerine gider, doğru kullanırsanız, gelişerek olgunluğa ulaşır. İşte bazı insanlar bu yetenekle dünyaya geliyor, fakat geliştirmeyi değil onu son damlasına kadar tüketmeyi seçiyor. George Best’ de bunlardan sadece biri.
1960-1970 döneminde İngiliz futboluna damgasını vurmuş, aslen İrlandalı bir futbolcuydu George Best. Zamanın Manchester United teknik direktörüne bir telefon geliyor ve “Galiba 15 yaşında bir dahi buldum.” deniyordu.
Related posts:Frekans nedir? Frekans kelimesinin Türkiye’deki tarihi, BBG evlerinin, magazin programlarının ve akabindeki...Bugün canım pek koşmak istemiyor; Sergen Yalçın Okulda dersten başka birşey düşünmeyen inek tiplerimi daha çok severdiniz...Hayat Dersi 5: Yanlış ...
Hayat Dersi 2: Yarım Kalan İş
Yarım kalan bir iş, insanın kendine olan güvenini sarsan en önemli şeydir bence.
Yarım kalan iş, insanın sırtında kocaman bir kamburdur,
Related posts:Hayat Dersi 3: Başlarsan Biter Herkesin bildiği bir hususu, yine herkesle paylaşmak isterim a dostlar....Hayat Dersi – 1 Başımıza gelmesi imkânsız diye düşündüğümüz şeyleri yaşamaktan ibarettir hayat… —————————————————————————————–...Hayat Dersi 5: Yanlış bile doğru olabilir Bazen bizi doğru sonuca götüren şey yanlışlarımızdır. Her durum için...
Işıklı çocuk ayakkabıları…
Bugün florya sahilinde gezinirken, çocuğun birine acayip özendim. Normal ayakkabısı vardı çocuğun, fakat ufak bir hamle ile patene dönüşebiliyordu. Bunu görünce de hemen çocukluğumun ışıklı ayakkabıları geldi aklıma. Topuklarına basınca kırmızı ışıkları yanan ve akşam gezmelerinde ilgi çekme vesilesine dönüşen o acayip ayakkabılardan hiç olmamıştı bende.
Related posts:Yolu Susam Sokağı’ndan geçmeyen ölsün Çocuklara küçük ama faydalı bilgiler veren, eğitici-öğretici bir program...Trene Koşan Çocuk Günlerden bir gün, evimden okuluma gitmek için saati belli bir...Geçmiş Zaman Oyunları Bundan 11 sene önce, ben hayatımın en kaygısız günlerini...
Yolu Susam Sokağı’ndan geçmeyen ölsün
Çocuklara küçük ama faydalı bilgiler veren, eğitici-öğretici bir program olarak hafızalarda yer eden bu yaşama sevinci dolu programla ilgili yazarken, "ya benimsin ya toprağın" arabeskliğine girmek de, bu yazarın yaşadığı coğrafyaya olan vefası olarak algılansın isterim.
Zaten bu uzun cümleyi okuyup da sıkılacaksınız muhtemelen. Ama Susam Sokağı çok eğlenceli bir hatıra olarak çocukluğunuza çağıracak.
Related posts:90′lar Çizgi Filmleri Bugünlerde izlediğim tek çizgi film Sünger Bob. Yazımızın giriş resminde...Geçen haftama damga vuran şarkı: Bir Bakış Baktın (Bağdat Yolu) Geçen hafta tüm mesailerim boyunca sadece iki şarkıyı döndürüp durdum...Baryamınız kutlu olsun ve yazarlarımıza duyuru Sevgili yazar arkadaşlar, öncelikle hepimizin baryamını kutlarım. sevgili ...
Küçüklüğün Muhteşem Hafifliği
Bum bum bum
daldan hop dala uçtum
sonunda bir dala kondum
nedir bu daldaki durum
OOO OOoo oooo
Uğruna ölünesi, dinlendiği için de intihar edilesi, hop hop hop hoplatası, kurtlandırası, kurtlandırdığı gibi kurtları döktüresi eskice, yamalıca bir çocukluk şarkısı... Seden Gürel’den tekrar tekrar nefret ettirebilitesi de var üstelik. (Nefret edenler için) .
Related posts:Kaybolmak… (üç noktanın dayanılmaz hafifliği) Sakinkafa.com’da kaybolan yazıların sahibi olaraktan, kaybolmak üzerine bir yazı islendi...İtiraf Etmenin Dayanılmaz Hafifliği Edebiyat hocamız demişti ki henüz üniversite ilk sınıfta, “Batı’da romanın...Muhteşem İkili Yiyecekler İşte, insanların farklarının ortaya çıktığı nokta: Damak tadı. Benim beğendiğimi...
Yurt disinda Türkiye maçları nasil izlenir
Yurt disinda mac takip etmek ekstra eforlarin, saat ayarlamalarinin, ic heyecanlarin/firtinalarin yasandigi bir ortam gerektirir. Canli olarak maclari izlemek icin cesitli taklalar atmaniz, bazen de cevredeki insanlara renk vermeden bunu gerceklestirmeniz gerekebilir.
Yontemler: Internetten mac yayinlarini canli olarak veren cesitli web siteleri ya da programlar ya da digiturk’un yurt disinda yasayanlar icin hizmete soktugu yuksek cozunurluklu yayin (tabii ki bedava degil)…
Related posts:Galatasaraylı olmanın ayrıcalığı: Şampiyonlar Ligi Maçları Öncelikle Fenerbahçe, Beşiktaş vs. takımları tutan arkadaşlara sataşma niyetim...Günaydın Türkiye… Yine sabah olmuş, egom tavan yapmış bir biçimde Dhafer Youssef...Klasik Spor Manşetleri Şu soldaki manşeti gördüğümde, yuh artık demiştim. Hamaset edebiyatı...
Ayarsız Heyecan: Street Hoop
Atari efsanesinden bahsetmiştik daha önce. Yolu atariye düşüp de bu oyunun başında takılı kalmayan yoktur sanırım. Hatta atariye ilk girdiğimizde o ses kalabalığının içinden 'slam dunk' 'hooook shot' 'down town' ' tree point basket' efektlerini hemen seçerdik. Çok ayrıydı bu oyun. Hani o dönemin kuralları olan basket oyunları aksine mahallede 3 e 3 yapılan ve kural koyarken sürekli çuvallanan, koyulan kuralların da bi türlü uygulanamadığı basket maçlarımız gibiydi. Bizdendi. Ama bizden olduğu kadar da hayalperestti aynı zamanda.
Related posts:Efsane oyun Volfied Bilgisayar ile ilk tanışmam “volfied” adlı “seni sevmeyen ölsün” sloganını...Bir devrin bitişi: Atari salonu Özellikle çocukluğu 90’larda geçen ...
Geçmiş Zaman Oyunları
Bundan 11 sene önce, ben hayatımın en kaygısız günlerini yaşarken, tek derdimin karneme 4 getirmemek olduğunu düşünürken, bilgisayar almıştık. O zamanlar herkeste bilgisayar yoktu tabi. Hatta bilgisayar aldığımızdan bir kaç gün sonra bir kuzenim "Nasıl, çok şey öğrendiniz mi bilgisayardan?" demişti. İnsanlar bilgisayar konusunda o kadar bilgisizdiler yani.
Related posts:Sensible Soccer O zamanlar ne Fifa vardı, ne de CM. Bilgisayar...Efsane oyun Volfied Bilgisayar ile ilk tanışmam “volfied” adlı “seni sevmeyen ölsün” sloganını...Bilgisayar Oyunlarından Yadigar Sesler Hiç uzatmayacağım lafı. Almanca Fifa 98* Das pe doydıd. (ne...
Acidci misin? Metalci mi?
Herşey bir sabah okula giderken duvarda gördüğüm tebeşirle yazılmış şu sloganla başladı "asilik asalettir , acid ise rezalettir" yanında da smiley üstüne kurukafa çizilmişti.
Ben ortaokul sıralarında başladığım metal serüvenine ilk günlerin heyecanıyla tam gaz devam ediyordum. Ama aynı anda gizlice technotronic vb. de dinlediğim oluyordu. Fakat gördüğüm bu slogan bana artık bir yol seçmem gerektiğini bangır bangır bağırmaktaydı. Kim yazmıştı ? neden yazmıştı? hem acid hem metal dinlesek ne olurdu?
Related posts:Sen misin Resim Yazılısı Yapan! Nihal Kuru isimli okuyumuzun okul anısı: Merhaba, orta okulda resim...Küçükken “balya” yemek Hatırlar mısınız bilmem arkadaşlar. Ama ben gayet net hatırlıyorum. Şimdi...
Rap ve Hiphop Dünyasında Gezinirken
1995 yılıydı, Cartel müzik piyasasına bomba gibi düştü. Ben ilkokulda olmama rağmen hatırlıyorum, sözleri hala aklımda olan bir şarkıdır. "Gel gel gel, Cartel'e gel" diyordu bir grup Gurbetçi Türk ve Alman "rapper". Ondan önce Türkiye'de Rap müzik lise ve üniversiteli gençlerin dinlediği bir müzikti sadece. Tupac Shakur, Puff Daddy, Run DMC... gibi isimler vardı piyasada. Yabancı kaseti her yerde bulamamanın getirdiği zorluklara rağmen elden ele geçerdi o şarkılar ve insanlar bir şekilde Rap müzikle tanışmıştı. Türkiye'de MTV dinlenme oranının artmasıyla ve Eminem faktörüyle de Rap müziği çoluk çocuk dinlemeye başladık.
Hiç ilgili yazı yokmuş, ne ilginç di mi?
Halı Saha Geyikleri
İşte fütursuzca oynanan bir erkek oyunu size: Halı Saha Maçı!
Ne var canım halı saha işte, deyip geçmeyiniz. Kendine göre ritüelleri, olurları, olmazları olan bir habitattır halı saha.
Maddeler halinde yazıyorum. Ayağınızı denk alın!
1. Ben en son 1,5 sene önce halı saha maçı yaptım abi: Ne zamandır oynamadığını baştan söyler ki, sonra oyunda koşamayınca falan arkadaşları laf ederse, "abi ben demiştim, kondisyon sıfır" cevabını verebilsin...
2. Beyler küfür yok! : Oyunda biri sinirlenip küfür ettiğinde aramızdaki en babacanımızın ortaya atılıp çıkardığı sestir.
Related posts:İki senede bir futbol oynayan adamın acısı Dün kuzenlerle bir takım kurup, mahalledeki arkadaşlarımıza karşı halı saha...Oynasa da, oynamasa da efsane: ...
Amerika’dan sehir ici otobus manzaralari
Nohut'un otobus yazisini gordukten sonra beterin beterini gostermek icin bu yaziyi girmek boynuma borc oldu.
Efendim benim simdilerde yeni tasindigim Amerika'daki bu sehirde otobus sistemi cogu yere gore daha gelismis(mis). Guya... Acikcasi gelismis hali buysa, digerlerini dusunemiyorum bile. otobusler genelde 15-20 dakikada bir calisir. Yagmur yagar, aksar; hafta sonu kolej ligi maci vardir, sehirde hafif bir trafik olur; gene aksar bu otobusler.
Related posts:Amerika’dan Kutuphane Manzaralari Yeni yeni alismaya calistigim bu yeni universitenin sistemi lisansta mezun...Rus milleti iyidir, Amerika milleti kötüdür lan! (gibi geliyor bana) Bu fotoğraf çok şeyi anlatır aslında. Çocukken, her yayınını merakla...Uçak mı, Tren mi, Otobüs mü? (İstanbul-Ankara) Efendim ...
Yeni Başlayanlar İçin ‘Bast-ı Zaman’
Biz kronik İstanbullular (dün bir çocuğun tişörtünde gördüğüm ‘kronik öğrenci’den ilhamen), baba evinden çıkarken gelinin, “hem ağlarım hem giderim”i gibi, şikâyet ederiz ama severiz, hem aşkla bu şehri, “bu şehre benzeyen yanlarımı”zı…
Kaç zamandır Cumalar hemen geliyor, hafta sonları hemen geçiyor. Annelerin yüzlerine telefonlar kapatılıyor “müsait olduğumda arıycam”larla, gazetede “mutlaka okumalıyım” denen kısımlar özenle kesiliyor, ‘müsait’ olunduğu zaman okunmak üzere, lakin bir vakit sonra topluca çöpe… İlham geliyor, yazacak vakit olmuyor, o kadar yani. Serdar Ortaç şarkıları dahi karşılık buluyor bünyelerde: “hayat, beni neden yoruyo(r)sun”.
Zaman ile mekân birbirleriyle çok alakalı kavramlar. Fotoğrafik hafızası olanlar bilir bunu en iyi. Mevzu, “Time is ...
Mahallemizdeki Bakkal
Ferhan Şensoy'un "Kahraman Bakkal, Süpermarket'e Karşı" diye bir kitabı vardır. Ben okumadım. Ama başlığı çok kullanışlı. Eskiden mahallelerin orta yerinde bakkallar olurdu. Turgut Özal döneminden itibaren, içinde her şey olan o bakkallar (hani stok dönemleri geçmişti artık) çocuklar için Alaaddin'in Cin'i gibiydi.
Bir gofret, bir sakız, bir de yumiyum almanın bedeli de bir avuca sığacak kadar bozuk paraydı işte. O bakkallar hiç fiş vermedikleri için belki de bütün resmiyetten uzaktaydılar. Ben çocukken süpermarkete girdiğimde o fişi almamak için kaçmaya bile çalışırdım.
Related posts:Yolu Susam Sokağı’ndan geçmeyen ölsün Çocuklara küçük ama faydalı bilgiler veren, eğitici-öğretici bir program...Çocukluğumun parçası olan markalar 1) Cheetos: ...
Zaman söylemenin incelikleri
"Bi saniye", "Bi dakka", "İki dakka", "3-5 dakka"
Evet bunlar konuşma arasındaki zaman birimlerimizdir. Birisi bir şey uzatmanızı istedi mesela, ama başka bir şeyle uğraşıyorsunuz, "Bi saniye" dersiniz... Şunu uzatır mısın diyene, "İki dakka" denilmez, ayıptır, onu umursamamaktır. "Bi saniye" dersiniz, gerekirse 2 dakika sonra uzatırsınız farketmez. Ama "iki dakka" diip, 1 saniye sonra uzatsanız bile karşı tarafa büyük saygısızlık olur.
Related posts:Yeni Başlayanlar İçin ‘Bast-ı Zaman’ Biz kronik İstanbullular (dün bir çocuğun tişörtünde gördüğüm ‘kronik öğrenci’den...Bursa’da Ortaokuldayım O Zaman… İsmini vermeyen bir okurumuzun okul anısı: Bursada ortaokuldayım o zaman....Geçmiş Zaman Oyunları Bundan 11 sene önce, ben hayatımın en kaygısız günlerini...