sakinkafaatari oyunları

  1. Bakış Açısı

    bakis_acisiİş hayatında veya gündelik hayatta karşımıza çıkan gargameller hakkında rüyalarda dahi iyi şeyler düşünmediğimiz ne sizin ne benim ne de yüzyılın sırrı. “Her şeyin mantıklı bir açıklaması vardır” ı düşünürken, gördüklerimizden ziyade görmediklerimize yani karşınızdakinin ne olabileceği veya olamayacakları hakkında düşündüğümde aşağıdaki küçük tanımlamalar ortaya çıktı. Sizde yeni şeyler ekleyebilirsiniz.

    Biri diyaframını kullanarak en mühim işi yapıyormuş gibi ciddiyetle “yok…” diyorsa,
    Onun Zebellah Kuşunun seçilmiş esrarengiz son binicisi olmadığı anlamına gelmez.

    Biri karşına geçip en ukala maskesini takıp treni ilk defa görmüş gibi seni süzüyorsa,
    Onun Alplerin eteklerinde otlayan lila renkli ineklerin gizli hayranı olduğu anlamına gelmez.


  2. İsmet Özel’in muradı nedir?

    Şair geçen aylarda bolca spekülasyona sebep olacak bolca kelam etti. Benim gibi her meseleyi ismet bey’in düşünce zaviyesinden değerlendirmeyi adet edinmiş ateşli romantik taşralı gençler de hemen vardır üstadın bir bildiği diyerek herhalde kendilerini teselli ettiler. Ama şunu bilmeliydik ki Rasim Özdenören’in olayın akabinde yazdığı gibi ”zırva tevil götürmüyordu”. Koca şair en önce benim gibi bağlılarını üzdü.


  3. elektrikBu yazıyı, meşhur ikonografi 90′lar köşemize koymak istedim. Çünkü o zamanlar daha sık elektrikler kesilirdi. Ben o zaman küçüktüm haliyle. Evde olurdum akşamları. Özel televizyonların semirmesiyle birlikte, televizyon evdeki hakimiyeti topyekün eline geçirmişti. Annem, babam, iki abim ve ben, sanki televizyonun hüküm alanına misafirliğe gelmiş gibi otururduk. Kumandayı elimizde tuttuğumuz halde, bu iktidar sahibi olduğumuz anlamına gelmiyordu. Herkes koltuğuna oturur ve o akşamki “show” izlenirdi. Kumanda belki yalnızca, televizyonun mutlak otoritesinin altında bir başka otoriteyi işaret ediyordu. Mesela annemin elindeyse, akşam filmlerinden birisini ya da eğlence programlarını; babamın elindeyse spor ya da haber-tartışma programlarını izliyorduk.


  4. Eleman Aranıyor

    eleman5 ila 10 yıl arası bir zamanda, daha kısa aralık vermek isterdim fakat yetenek bu kadar, iş ilanları aşağıdaki gibi olacak. Kehenetim budur ki inşallah tutmaz.

    Takımımızı Sırtlayacak Ekip Arkadaşı Arıyoruz

    Genel Nitelikler;


  5. 2513581812_f744136f9f
    -En radikal cevapları veren de bazen çocuklardır!-
     
    İşten eve çok geç gelmiş annesi, bir an önce Serdar’ı uyumaya ‘ikna edip’ kendisi de yatıp dinlenmek istiyordur.


  6. Gecenin Bir Vakti

    bisküviGece bir vakti hiçbir erinme emaresi göstermeden ve sonrasında da herhangi bir pişmanlık duygusuna esir olmadan bilakis heyecan ile markete gidip bisküvi (betit beurre) aldım. Bu ışık nereden çaktı nasıl, nereme çaktı bilmiyorum tek bildiğim çocukken sıkça yaptığımız çaya bisküvi batırarak yemeyi durduramadığım bir arzu ile istediğimdi.

    Hayretlerimin 10 kişi olup aralarında voleybol maçı oynamalarına asıl neden olan ise aynı istek ve arzuyu sonraki günde ve ondan sonraki günde hissetmemdi. Hakkında yazı yazıp ölümsüzleşmesine neden olduğum malum eylemi, anlatmanın yersiz olacağını düşündüğüm ritüeller eşliğinde gerçekleştirirken yaşadığım doyum ve sonrasında bünyeme dolan inanılmaz huzurun neyi ifade ettiğini bilmeli miyim onu da bilmiyorum. Çocukluk anılarımdan beynimin seçtiği tuhaf olduğunu kabul ettiğim ve bence fena da olmayan geçmişim, şu anda piyasadaki hiçbir kimyasalın ulaştıramayacağı, çocukluğumda içinde bulunduğum saflığı da hatırlamama neden oldu.


  7. Veda.

    vedaYazan-Yöneten: Zülfü Livaneli

    Oyuncular: Sinan Tuzcu

    Serhat Mustafa Kılıç

    Dolunay Soysert

    Ezgi Mola

    Özge Özpirinçci

    Burhan Güven

    Fikret Kağan Olcay

    Bartunç Akbaba


  8. rakamOfisteki bir arkadasimizin gönderdiği soruyu aynen ekliyorum:

    Aşağıdaki sayılar mantıksal sırada yazılmıştır. Şimdi sırada hangi sayı olmalıdır? 
     
    1, 2, 6, 42, 1806, ____???

     

    Eğer mühendis isen, üç dakikadan daha az bi sürede çözmüş olman gerekirdi,                                                                      

    Eğer mimar isen, üç saatte,
    Eğer doktor isen, altı saatte,
    Eğer muhasebeci isen, üç ayda, ve
    Eğer avukat isen,hiçbir zaman!!!
     


  9. bal kabağıYokluk ve sıkıntı insanın yaratıcılığını artırırmış, benim durumum da biraz ona benziyor. Bulunduğum yerde, kimi arkadaşlarımın yaptığı gibi çalıştığı işyerinin altına gidip en güzel tatlıları satın alıp yiyemiyorum. (O arkadaşım kendini çok iyi biliyor, dünya ona güzel zaten :) ) O yüzden de istediğim bir şey olursa kendim yapmam gerekiyor, elimden geldiğince. Geçen dönem Azeri bir arkadaşımla Türk akşam yemeği için sınıftaki diğer insanları davet etmiştik. Ben de bu bahane ile en çok sevdiğim tatlılardan biri olan bal kabağı tatlısı yapmıştım.

    Tanıştığım insanların çoğu bu tatlıyı pek beğenmiyorlar. Ben de nedense kendime bir vazife edinmişim gibi, arkadaşlarıma bu tatlıyı sevdirmeye çalışıyorum; ki üniversitede bu konuda fikirlerini değiştirdiğim arkadaşlarım da oldu. Aslında güzel yapılmayınca, saman gibi bir tadı oluyor bal kabağı tatlısının. O yüzden güzel yapan birini bulmalı ya da kolları sıvayıp kendiniz bu işe girişmelisiniz. Tarif aşağıda…


  10. Seksi Köşe Yazarı

    kadınHayat seyrim insanların “muhafazakar” dediği bir mecrada yürümüş görünse de (resmi kayıtlar, okul, çalışılan kurum… vs.) çok küçük yaştan beridir elime ne geçerse okuyorum/izliyorum. Gazete, dergi, televizyon programı, film, kitap, albüm… Öyle herhangi bir şeyle ilgili, “Bunu dinlemem, bunu izlemem, bunu okumam!” tavrım olmadı pek. Bu, herkese tavsiye edeceğim bir yaşam biçimi değil, lakin merak biraz da buraya sürüklüyor insanı. Herhalde siperde savaşan bir asker olsaydım, “Neler oluyor yahu?” deyip kafamı uzatır ve tez zamanda kurşunu yerdim. Konuya bağlarsak, malum medya dünyasında bir “sit-com” gazeteciliği tabiri dolaşıyor. Bu tarz gazeteciliğin önemli unsurlarından birisi de, başlıkta belirttiğim üzere, seksi köşe yazarı.


  11. selcuk_erdem_olasilikEfendim bu yazı, sitenin dizi oluşturabilme yetisine sahip birkaç yazarından biri olan sevgili ayine’nin “Engineering Approach” dizisinin son halkası olan –biraz olasılık hesabı – mini öyküsüne yorum olarak tasarlanmıştı, ancak bir yorum için fazla uzun olacağı endişesiyle ayrı bir yazıya dönüştü.

    Evet, olasılık hesaplarında koca koca üniversitelerde sayısal ağırlıklı öğrenim gören pek çoklarının bile kafa karışıklığı yaşamasının temelinde, olasılık çeşitleri konusunun müfredatımıza henüz girmesi olduğunu düşünüyorum. Olasılık hesabını sadece “İstenen durumların sayısının bütün durumların sayısına oranı” şeklinde öğrenen bireyler, ister istemez ayine’nin anlattığı öyküdeki ‘mühendis olmayan’ kişi gibi, anlamakta zorlanabiliyorlar bazı olayları.


  12. milli piyangoYer: Eminönü

    Zaman: Yılbaşından birkaç gün öncesi

    Nimet Abla’nın önündeki meydanı doldurmuştur Milli Piyango bileti sırasındaki insanlar.

    mühendis olmayan arkadaşı: - Bak o umutla böyle saatlerce kuyrukta beklemeyi göze alıyor insanlar.
    mühendis: - Bilmiyorlar ki buradan da alsalar, Türkiye’nin herhangi başka bir yerinden de alsalar şansları değişmiyor.
    mühendis olmayan arkadaşı: - Nasıl yani? Ama hep Nimet Abla’dan çıkıyor büyük ikramiyeler?


  13. “Genç çifte tebrikler…”

    peace_love_understanding“Onlar nişanlanıyorken mütevazı bir salonda, dışarıda trafik akıyordu.” İbrahim Sadri’nin çokça alaya konu olan ve “Sen içerdeyken ben” diye başlayan şiirine benzer bu cümle, bir dostun nişanından çıkıp sokakta başıboş dolaşmaya başladığım anda dilime yapıştı. Salonun az ilerisindeki özel bir dershanenin kapısında anne babalar kuyruk olmuştu. Belli ki dershanede önemli bir “deneme sınavı” oluyordu. Anne babalar da pazar gününü boş geçirmeyip, çocuklarıyla ilgilenmeye karar vermişlerdi. Az sonra trafiğin boğuculuğunda yalpalaya yalpalaya ışıklardan kalkan arabaların ilginç dans figürlerine benzeyen hareketlerini izledim. Her şey, az çok, güzeldi.


  14. Monte Kristo Kontu Ezel’i Dover

    If Satosu
    Monte Kristo Kontu en az iki kere okudugum favorim olan klasiklerden. Kardeslerimle okumaya doyamadigimiz, orasini burasini didikledigimiz eserlerden biri. Haliyle daha Ezel dizisi ortaya cikmadan yayilan ‘Monte Kristo esintili bir dizi cekiliyormus’ soylentilerine kayitsiz kalamadim. Okumayanlar icin hikayenin sonuna dair ipucu vermeden kitabi ozetleyecek olursak:
    Edmon Dantes isimli genc, iyi yurekli bir denizciyi anlatiyor Monte Kristo Kontu. Ortacag Fransa’sinda Napolyon doneminde geciyor. Edmon gemide kaptan yardimciligina yukseldigi, sevgili nisanlasi ile evlenecegi dugun gununde bilmedigi bir nedenle tutuklanarak If satosuna hapsedilir.


  15. elhamraOcak ayında güney İspanya’ya gitme fırsatım oldu, yeyip içtiklerim benim olsun gördüğüm güzellikleri anlatayım istedim.Öncelikle şunu söyleyeyim, eğer Avrupa’da schengen sınırları içinde yaşıyorsanız, böyle bir geziye çıkmanız çok kolay. Zaman ve para sorunlarınızı çözdüğünüzü varsayarsak tabii. Avrupa içinde çok yaygın olarak uçuşlar düzenleyen ryanair bu iş için biçilmiş kaftan diyebilirim hem de İspanya’nın birçok şehrine sefer düzenliyor. Uçuşunuzdan bir iki ay önce bilet alabilirseniz çok ucuz miktarlara bulabilirsiniz.


  16. Tüp Bebek Nasıl Yapılır – 1

    tup

    Uzun bir aradan sonra tüm Sakinkafa ailesine tekrar selam ederim.

    Yaklaşık bir aydır eşimle birlikte memleketimizin güzide bir üniversite hastanesine sabah 08:00 da intikal edip öğleden sonra ikiye kadar beklemek mecburiyetinde bulunmamız ve ikamet ettiğim şehirde olmamam nedeniyle siteye giremedim. Ancak gelip gördümki sakinkafa da değişen bir şey yok… Yine sakin bir kafa eşliğinde yazılmış nefis yazılar.

    Neyse gelelim bu yazının kaleme alınma sebebine…