sakinkafaatari oyunları

  1. Eski reklamlar geçidi

    Atalarımız olayı en baştan çözmüş. Bir kadını yola getirmenin kestirme yolu…



  2. Olimpiyat T-shirt’ü: Simit 2008

    Biraz geç oldu ama olimpiyatlar için bir t-shirt tasarımı yapmıştım. Neden böyle bir t-shirt sormayın. Çünkü ben de bilmiyorum. Galiba halkalar yerine simit kullanmak çok muzipçe geldi bir an.

    Ne var ki değildi. Dizelerinin sonu “söz”, “göz” gibi biten şiirlere, şarkılara benzemiş t-shirt. Yani yaptığım yardırmacasına bir klişe. Uykusuz’un, “Adamlar: Anti Klişe Timi” gelip beni dövse tam yeridir.

    Peki neden paylaşıyorum o zaman? Çok basit; yaptığım tasarımın ne kadar klişe olduğunu düşünsem de ortada bir fikir var. Fakirliğin bir nevi simgesi olan simit, kıtaları temsil ediyor.



  3. Espri insanların moralini yükseltmek için en doğru yöntemdir. Her yaştan, her cinsiyetten insanın morali ne kadar bozuk olursa olsun, bir iki yerinde espriyle düzelebilir. Normalde espri başına çok yüksek ücretler alsam da, morali bozuk insanlar için sevabına ya da çok ucuz espri yaparım çoğu zaman.

    Karnelerin dağıtıldığı gündü… Beykoz taraflarında dolanıyordum. Beykoz belediyesinin ufak bir espri işi vardı. İlçede espri azalmış, halk negatif ruh haline bürünmüştü. İnsanlar birbirlerini bıçaklıyor, ağlıyorlardı. Kimsenin yüzü gülmüyordu. Esnaf çileli, vatandaş kızgındı.


  4. Bazı insanlar vardır, düzenlerini kurarlar ve hep öyle yaşarlar. Herşeyleri standarttır kendilerine göre. Mavi pantolonlarıyla her zaman yeşil tişörtlerini giyerler, cuma günleri hep kırmızı elbiselerini…

    Bazılarının standartları ise sürekli bir değişiklik yapmaktır. Evlerine bir hafta arayla gidersiniz ve mobilyalarının yerleri yine değişmiştir. Hemen hemen sizinle aynı sayıda kıyafetleri vardır ancak sizin düşünmeye üşendiğiniz kombinasyonları bulur çıkarırlar o kıyafetlerden ve her gün bambaşka bir görünüme sahip olurlar.


  5. İspanyolca öğrenmek istiyorsunuz veya en azından kulak dolgunluğunuz olsun istiyorsunuz, ama kursa verecek paranız yok. O zaman bu site sizin için uygun olabilir. Tabi İngilizce biliyorsanız.

    Study Spanish, belli bölümlere ayırmış İspanyolca öğrenme sürecini;


  6. 1 Nisan Böyle

    O gün 1 NİSAN’dı. Türkçe dersine girmeden önce hocaya ne şaka yapsak diye düşünmüştük. Bir şey bulamadık ve derse girdik. Derse başladık. Konuyu işledik. İkinci derse girdik. Hoca bu ders konu anlatmayacağını söyledi. Geçen gün bir olay olmuştu. Nur ve Aliye Gül’e çok kötü(şimdi yazsam ayıp olur o yüzden yazmıyorum) bir söz söylemişti. Bundan dolayı herkes birbirine küfür ediyor, birbirine vuruyordu. Bu sözlere dayanamayıp Gül ağlamaya başladı ve İngilizce öğretmenine(sınıf öğretmeni) gitti.



  7. Çalıştığım bir çağrı merkezinde, müşterilerinize cep telefon numaralarını soruyordunuz, kendilerinin bilgilerine ulaşabilmek için. İşte orada farkettim, 532′li numara sahibi olmanın büyüklüğünü(!), azizliğini(!)…

    Telefon eden müşterinin sesinden anlıyordum artık cep telefon numarasının başlangıcını;

    Eğer kişinin 532′li hattı olursa kulaklarım yırtılıyordu “Merhaba Sakin Kafa Bey” sesinden. Akabinde 532 sesi, gür, mağrur, gururlu, semiz ve mutlu bir eda ile: BEŞ YÜZ OTUZ İKİ. Müşterinin özgüveni karşısında kalbim hophop ediyordu adeta.


  8. Kaptan Tsubasa

    Bir döneme damgasını vurmuş bir başyapıttır ‘captain tsubasa’. Hatırlarım her gün yayınlanan yarım saatlik bölümleri nasıl bir sabırsızlıkla beklediğimi ve gözümü televizyondan ayırmadan izlediğimi. Ülkemizde de büyük ilgi gören Tsubasa, hak ettiği saygıyı görmüş ve her yönüyle japon anime kültürünün nadide eserleri arasında yerini almıştır.



  9. ‘Matematik’ Ödevi Teneffüste

    matematikHer sınıfta olduğu gibi bizim sınıfta da ödevlerini yapmayanlar vardır. Matematik dersinin ödevi ama bir başka olur. Ödevlerini yapmayanlar matematik dersine girmeden önce kitaba saçma sapan şeyler yazarlar veya sınıfın ineklerinden alırlar. Eğer sınıfın inekleri de ödevlerini yapmassa herkes teneffüste ödevlerini yapmaya koyulur ve hıphızlı bir şekilde yapardı. Kim doğru kimi yanlış kiminin yazdıklarının konuyla alakası yoktur. Nasıl olsa hoca bakmıyor deyip yaparlar. Yaparlar, ederler falan diyorum ama ben de bu grup içine bazen giriyorum. Çünkü akşam test çözüyorum ” nasılsa okulda ödevi yaparım ” diyorum. Yarın sabahhta perişan oluyorum. Çünkü yapmaya uğraşırken canım çıkıyo.
    Birgün ödevimi yine yapmamıştım. Okula geldim ve sınıfa geçtim ve geldiğim gibi ödevi yapmaya başladım. Tabi


  10. Tasarımcıların yeni dostu: Paint

    Uzun süreden beri, bilgisayar teknolojisiyle, tasarımı bir araya getirmeye çalışıyor bilim adamları. Sonunda bu başarıldı gibi. Microsoft, Windows paketinin içerisinde sunduğu paint isimli programla, tasarım dünyasında bir çığır açacak…


  11. Sakinkafa.com Dizi Rehberi

    VER SANSASYONELİ!
    Mouse’unuzu elinize alın ve arkanıza yaslanın. sakinkafa.com‘un muhteşem dizilerini buradan takip edebilirsiniz… Ne kota derdi, ne divx playerlarla cebelleşme derdi…

    Yeni yayın dönemine bomba gibi giren sakinkafa.com, sizi yazı dizilerinin heyecan dolu dünyasına davet ediyor. Dizi dediğin böyle olur efendim.


  12. Zamanlardan bir zaman, bendeniz, büyük bir beyaz eşya firmasının çağrı merkezinde çalışıyorum. Her gün olduğu gibi o günde 100 civarı bir çağrı sayısıyla günü kapatmak üzereyim (ortalama bir skordu). Yapı itbariyle de sakin bir adam olduğum için kimseyle tartışmamışım o gün. Ama gelgelelim günün son çağrısına…

    Kulaklıktan kulağıma yoğun dalgalar halinde gelen ses bir asabinin sesinden çok daha fazlasıydı. Evet, galiba bir terbiyesizin sesiydi. Daha sorununu söylemeden, cumhuriyet savcılığında memurum diye bağrınıyordu müşteri. Savcı olsa bu kadar iyi