sakinkafaatari oyunları

  1. Ben bu Almanya’yı döverim!

    format2

    Tamam, burada büyüdüm, buraya alıştım, seviyorum kendisini, aramızdan su sızmaz. Ama bazı durumlarda çok sinir ediyor beni yahu!

    Örneğin geçen Pazar günü. Resmi tatil olan mubarek ‘Pfingsten’ günü. Heryer kapalı ve yine evde önemli birşey eksik. Tamam, alışverişimi yaptım bir kaç gün öncesi ama fazladan yağ (çiçek yağı) almayı unutmuşum iste, ne var? O gün de bitmiş ve acilen lazım oldu. Sabahın köründe yine yollara düstüm ve açık benzinlik aradım önce. Hepsi açık değil tabii o gün. Etraftaki 2-3 tanesini dolaştım, hiçbirinde yağ yok, iyi mi? (Ama bugün alışverişimi tam yaptım, eksik noksan acil birşey çıkmaz umarım yarın hayırlısıyla.)

    Almanların bir lafı aklıma geldi o ara dolanırken: “Was man nicht im Kopf hat, muss man in den Beinen haben” = Kafanda olmayan, bacaklarinda olacak. (Oooldu…suyundan da. Herbişeyi de bilmeseler olmaz)

    “O sabah bütün benzinliklerini dolaştım Köllün’ün…onu aradım raflardaki yağ izlerinde. Canım doya doya kızartma yapmak istiyordu.”


  2. Kadınlar Birbirini Çekemez

    survivorBöyle bir genel kanı dolanıp duruyor ortalıkta. “Kadınlar birbirini çekemezmiş.” Sonuçta kadınları kötüleyen bir şey olduğu için ben de buna hak veriyorum. Sonuçta kadınlara bir leke sürülüyor ne güzel.

    Ama Survivor’u izliyorum da kadınlar ne güzel takım olmuşlar ne bir hizipçilik var ne içten pazarlılık, ne kavga ne gürültü… Erkek grubu ise birbirlerini yiyor. Ben bu işi anlamadım arkadaş. Kadınlar kötüyse, birbirlerini yesinler lütfen. Bak öndeki vatandaş ne güzel dudaklarını ısırıyor ne kadar sempatik bir görüntü. “Ay aman bizim takıma bir bela gelmesin!” diye korkuyor adeta…

    Kadınlar bu kadar sempatik ve birbirlerini kollayan bir grup olursa kadınları kötülemek zorlaşır lütfen bu sebeple bu kızlar birbirlerini bir an önce yesinler.. Acun ayarla sen bir şeyler.


  3. Aşk (Üzerine Yazan Çakma Kadın Yazar)

    Aşk…

    Kimisi için sadece 3 harfli bir kelime, kimisi içinse hayatın anlamı…

    Ben aşkı sınırlandırmamayı seçmeyenlerdenim…

    Her şeye aşık olabilir bir insan.

    Herkese demiyorum okuyucu dikkat edin.

    Her şeye!


  4. Tekerlemeç

    tekerlemeçAltı kere altı otuzaltı
    Hakem dedi penaltı
    Rıdvan dedi atalım
    Tanju dedi kaçalım…

    ve

    Yedi kere yedi kırkdokuz
    Nereden geldin bitli domuz?

    Anonim

    Sakinkafa, aynı zamanda kültürümüzün değerli öğeleri olan manilerimizi kayıt altına alarak kaybolmasını önlüyor. Aklınızda kalan değerli mani ve tekerlemeç varsa lütfen yazın. Kaybolmasın.

    Google görsel aratmasında “tekerlemeç” yazınca bu fotoğraf çıktı ondan bunu koydum başka bir anlamı yok.


  5. “Cover”ı Herkes Kıvıramaz!

    Sahibinin sesiyle sevdiğimiz şarkıları başkalarının yeniden yorumlaması, o şarkıdan nefret etme nedeni olabiliyor bazen.

    Özcan Deniz’in “Gemiler”e, İbrahim Tatlıses’in “Seninle Olmak Var Ya”ya yaptığını,  şimdi Müslüm Gürses “Gönül”e yapıyor, vallahi yazık ediyor:


  6. Sözüm meclisten dışarı…

    hiyarGeçenlerde bir sahafa yolum düştü. Kitaplar arasında gezinirken, Barış Manço şarkıları çalıyordu. Tam o anda, küçükken abimin geceleri bana söylediği o şarkı çalmaya başladı. Çok eğlenirdim bu şarkıyla ben. Absürt türün en başarılı örneklerinden. “Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum…” diye başlayan o garip hâle bazen girip girip duruyorum. Tam da şarkıda başgösterdiği gibi bir his bu. Durduk yere geliyor, yemyeşil bir hüviyete bürüyor insanı, sonra tam dilim dilim doğranıp cacık olayım derken… O da olmuyor a dostlar! Neyse fazla uzatmayayım lafı… “devamını oku”ya tıkladığınızda, o şarkının sözleri karşılayacak sizi. Absürt şarkılar antolojisine giriş olsun bu da… Belki devamı da gelir.


  7. Kur’an’a Saygı!!!

    Kur'an

    Geçenlerde evde eşimle oturup çay keyfi yaparken konu döndü dolaştı dini meselelere geldi. Bir konuda karşıt görüşler ileri sürdük. Konu ile ilgili bir ayeti tam hatırlamak ve eşime de okumak için kitaplıktan meali kapıp geldim, ayeti buldum ve eşime okumaya başladım. Bu arada eşim “İyi güzel hoş da sen şimdi bana ayet okuyorsun ama abdestin var mı?” diye sorunca hemen “Neden” sorusu geldi


  8. “Alıştım Susmaya”nın En Tatlı Hali

    Emre Aydın’ın “Alıştım Susmaya” sını Hakkari’deki bir ilkokul öğretmeni, öğrencilerine söyletmiş. Acayip tatlı bişey çıkmış ortaya :)


  9. Evet, hepinizin coğrafya dersinden bildiğiniz gibi taş kömürüyle meşhur Zonguldak’ımdan bahsediyorum. Tatil dönüşü ne getireyim diye her sorduğumda insanlardan “Oranın neyi meşhurdu? -Ha evet taşkömürü!- Gelirken taş kömürü getir.” şeklinde cevaplar almama sebebiyet veren memleketim.

    Aslında önemli ölçüde doğru bu tespit; çünkü Zonguldak’ta dağ bayır taş kömürü! O nasıl oluyor derseniz en iyisi coğrafi özellikleri tek tek inceleyelim: ilk özellik olarak taş-toprağa bakarsak, asfalt ve yeşillik dışındaki her yer kristalinden kayasına kadar her boyutunun bulunduğu kara taşlardan oluşur. Öyle ki var olan tek sahil de bu taşların kumlaşmış formu ile kaplıdır. Bilmeyen birini bunların taş kömürü olduğuna inandırmak -tecrübeyle sabittir- da hiç zor değildir…


  10. Hoca-Ogrenci Iliskileri

    kaplumbağa terbiyecisiBen bugun bunu gordum sevgili okur. Aslinda daha oncede gormustum ama tekrarlanmis oldu, yazmama da sebep oldu. Gecen seneki danismanim Cin asilli Amerikan bir kadindi. Bir Turkle evlenerek guzide ulkemize gelmis Usak sehrinin kutuğune kayit olmus. Kari koca ikisi de bolumumuzun sevilen hocalarindandi, en azindan ben seviyordum. Hic cocuklari olmadigi icin de biz ogrencileri kendi cocuklari gibi gorup, yakindan ilgileniyor, bir cok konuda yardimci oluyorlardi. Bu cocuk olarak gorme mevzundan bircok sohbette bahsetmisler, bircok aldigimiz mail “dear kids” diye basladigi icin alismistik…


  11. Mavimavimavimavi.

    İnsanın sınırsız özgürlüğü keşfettiği bir nevî renk değil midir? Maviye bakınca insan huzur dolu bir tat hissetmez mi kapalı gişesinde? Kuşlar gibi süzülerek uçmak,balıklar gibi dalgalarla bogusma cesareti istemez mi?
    Evet bahsettiğim ve şahsi hayatımda en değerli iki; mavi.
    Gökyüzü ve deniz.
    Bunların beraberınde tabii ki ufuk çizgisi.
    Gökyüzü ve deniz ne anlamlara kâdirdir..
    Bizler kaybettiğimiz yakınlarımız tarafından izlendiğimizi düşünerek gökyüzüne bakıp anmaz mıyız? Mavi;umut,beklenti…
    Bir diğeri ise, filmlerde izler,romanlarda okuruz yeri geldiğinde artist olup uygularız.
    Demek istenilen şu efendim…


  12. Bir Tıpçının İtirafları – 1

    Ali babanın çiftliğindeki ya da Alp Dağları’ndaki ineklerin ne kadar huzurlu olduğunu düşünmekteyim bugünlerde. 9 aylık okul hayatının 8 ayını “Az kaldı abi ya sınav bitsin rahatlıyacaz.” diyerek geçirince madem inek olacaktık bari süt aşkıyla uçan ineklerden olaydık diyor insan buralarda. Napıyorum derseniz yaklaşık on bin tıp öğrencisinin yaptığını yapıyorum. Çalışıyorum, yemek yiyorum sonra çalışıyorum.


  13. Beton Orçun Geliyor

    Site boş durmasın bari, Light Selami’nin oğlu Beton Orçun’un videosunu izleyin…


  14. Engineering Approach -biraz prodüktivite-

    Santiye

     
    yer: büyük bir inşaatın  şantiyesi

    Şantiyede dolaşılırken, ayrı ayrı birçok yerde işçilerin arabesk yahut içli türküler dinlediği fark edilmiştir.

    ayine: Çok kederli şeyler dinliyorlar ya hu. Eğer halet-i ruhiyeleri dinledikleri müziğe göre değişiyorsa çok fena.


  15. What?

    what


  16. Sinema Sanattır 3: Bruce Almighty

    bruceMorgen Freeman için söylenen bir laf vardır: “Adam Tanrı’yı bile oynadı, daha ne yapsın?” Evet, “Bruce Almighty” ya da Türkçe haliyle, “Aman Tanrım!” Morgen Freeman’ın Tanrı’yı oynadığı önemli bir film. Önemi, sanatsal anlamda sinemada çığır açmasından değil. Zaten bu seride bahsedeceğim filmlerin çoğu, popüler kültürden olacak. Çünkü o popülerlik içindeki “inceliği” görmeyi daha çok seviyorum. Tüketilsin diye yapılan görsel üretimin, kristalleşmesini ve kalıcı olmasını istiyorum. O nedenle de, size şimdi Bruce Almighty’nin (Almighty kelimesinin “Her şeye kâdir” şeklinde çevrildiğini söyleyerek) kâdir olamadığı bir ana dikkat çekeceğim…