Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand




  1. Değişim, Gençlik ve Sabite

    30 Eyl 10 (0:06) | ayasophia yazdı | Hayattan Detaylar | 3 yorum

    metamorphosisNe zaman memlekete gitsem, neredeyse hiçbir şeyin değişmediğini görerek, ne yalan söyleyeyim, biraz da umutsuzluğa kapılıyorum. Kabul, belediye sürekli orayı burayı yıkıp yerine yeni yapılar kuruyor, minik yeğenim günden güne daha da büyüyor ve ufak kelimelerle konuşmaya çalışıyor. Çiçekçi dükkanındaki çiçekler, her hafta tazeleriyle, büyük saksı bitkileriyse en azından birkaç ayda bir yerlerine gelen yenileriyle yer değiştiriyor. Tamam, “aynı nehirde iki kez yıkanamıyor” insanlar. Ama ben, belli bir yaşın üstündeki insanlardan bahsediyorum: Annemden, babamdan, amcamdan, babaannemden, dedemden… Yaşlanıyorlar muhakkak, hatta ne kadar kendimize itiraf etmekte zorlansak da, ölüme yaklaşıyorlar, tıpkı kendimiz gibi. Yine de, ne zaman memlekete gitsem, onlardan daha hızlı değişiyor olmanın hüznünü yaşıyorum. Günden güne, bazen an-be-an, değişip duruyorum…

    bugün 0, toplam 1 defa okundu...


  2. Genç Standupçının Gösterisi

    25 Eyl 10 (1:37) | Nohut yazdı | Hafakan | 2 yorum

    Sayın seyirciler standup gösterime hoş geldiniz.

    “Merhaba benim adım Stand soyadım Up. Hehe. Merhaba bugün sizlere stand up yapacağım. Hop kalktım. Hehe. Stand Up yapmak için malzemeler, bir stand bir up. hehe. Stand Up yapmadan önce durun bir sit down yapayım. Hehe. Stand Up yapmak için ilk önce ters dönmemek lazımdır başaşağı olursanız upınız down olur. Hehe. Yok lan stand up size. Hehe of yea.”

    Hindistan’ın gelmiş geçmiş en büyük komedi üstadı sayılabilecek, Bollywood’un da kurucularından Ahmeed Hussein Nasr, böyle başlamıştı ilk stand up’ına. Evet biraz radikal bir başlangıçtı. Peki sizle neden paylaştım? Çünkü…

    Hint fakirleri hayatlarını baş aşağı geçirdiği için kafaları iyice kanlanıp böyle olabiliyor. Bunun için biraz kuru ekmek basmaları lazım kafalarına. Yahu arkadaşlar ben çok yanlızım be Atam! Atam sana çok saygı duyamadım ben belki kabul ediyorum da şimdi yanlızım. Atam seni eleştirmenin entellektüellik olarak telakki edildiği bir devletteyiz. Aman Allahım keşke herkes elele hep beraber tribüne yapsak. Bütün dünya. Tribün bomboş ama herkes aşağıda. Ulan ne salağız amma organizasyon yaptık tüm dünya elele tribüne koşcak diye stat inşa ettik, selam çalıştık ama izleyen kalmadı bari birimiz kameraya alsaydı.

    İşte Allah niye yarattı çünkü güzellik temaşa edilince güzellik olur. Böyle bir açıklaması da vardı. Tribün de adam olmayınca da işte biraz saçma oldu ya sanki. O yüzden biz de yaratıldık işte bunda anlamıcak bir şey yok. Off hala da anlamadıysan sen biraz artniyetlisin. Yahu arkadaşlar siz bu yazıyı okuyorsunuz ya çok sağolun.

    bugün 0, toplam 4 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • kötü standupçılar
    • standupçılar

  3. Aşk

    25 Eyl 10 (1:17) | Nohut yazdı | Hafakan | 8 yorum

    Size biraz aşktan söz etmek istiyorum. Şimdi aşk, sevme, hoşlanma, heyecan duyma falan gibi bir his var ya. Bu his bence biraz çok tuhaf. Yani şöyle ki insanın kalbi ağzına geliyor. Ve bu heyecan ve aşk gibi bence ama aynı zaman da bazen bir sakinlik ve uyku gibi de olabiliyor. Bu da sevme gibi. Ama ikisini aynı kişiye karşı hissediyorsun ve kalbin bir hopluyor bir duruyor. Ve bir kişiye karşı ikisini de hissediyorsun aa bunu demişim kafam karıştı dur.

    Haa bir de kafalar uyuşacak. Şimdi şu da var mesela ben bir ulusalcı insanı sevmem. Çünkü konuşurken sanki başka bir diyardaymış gibi konuşuyor gibi geliyor bana. Ve herşeyi ona anlatmadan o da benle biraz aynı düşünsün istiyorum. Sürekli AKP’ye laf edince ben şimdi ne dicem sürekli buna diye düşünemem. Çünkü biraz da saçmalıyorlar şimdi Allah’ı var değil mi yani? Tayyip Erdoğan’da saçmalıyordur lafım yok ama sürekli sinirli bir politik tartışma ortamı beni gerçekten yoruyor.

    Neyse işte kafalar uyuşmadan da böyle heyecan ve huzur hissedince iş çok fena oluyor. Çünkü kafalar uyuşmayınca ama yanında huzurlu hissedince hemen duygusal bakıp “amaaaan sevgi anlaşmak mıdır ki?” böö falan diyebilirler.. Ama evlensek çocuk olursa annesi sürekli böle mi konuşur çocuğum benim ya yazık ona. Annesi ona kızar. Şaka kızmaz.

    Sonuçta o da belki bana lan bu iyi çocuk ama Amerikan uşaklarını destekliyor sanırım bu da bir Amerikan uşağı diyordur. Ben Amerikan uşağıyım belki kabul ama sonuçta iyi bir tarzım var. Kaliteliyim ve uşak denilip geçilecek bir delikanlı da değilim şimdi. Aaa o kadar da olsun hani ;) Fıstık.

    Allah birdir. Bu kuşkusuz ama kuşkulu olan bir şey var ki sevdiğiniz insanı sevmek sevgidir. Bence sevgi bu değildir. Sevgi sevmediğin insanla aynı şeyi düşünüp beraber surat asmaktır. Keşke ulusalcı o şahıs liberal demokrat olsa ve Taraf gazetesi okusa. Aptal aptal gazete okumayın Taraf okuyun referanduma evet verin ve biraz da kusura bakmayın ama Amerikan uşağı olun artık siz de ya. Amerikan uşağı olunca çok eğlenceli bir hayat sizleri bekliyor olacak.

    bugün 0, toplam 9 defa okundu...


  4. En Radikal Soruları Çocuklar Sorar -büyüyünce-

    23 Eyl 10 (13:18) | ayine yazdı | Afacan Köşe | 6 yorum

    aaa

     

    Serdar: Ben büyüyünce artık ‘abi’ olmiycam.
    Ayine: Ne olacaksın peki, ‘baba’ mı?
    Serdar: Hayır, jaandarma.

    bugün 0, toplam 12 defa okundu...


  5. Einstein and Eddington

    22 Eyl 10 (17:44) | kuzeydeki güney insanı yazdı | Bilgi Davarcığı | 4 yorum

    ase_einsteinSevgili okur, bu yazi 2008′de yayinlanmis ‘Einstein and Eddington’ filmi uzerine yazildi ve spoiler icerebilir/icermektedir. En bastan soyleyeyim, sonra kimse alinmasin. (Yaziyi bitirdikten sonra okudum ki full spoiler olmus)

    Filmin en cok takdir ettigim yonu, iki bilim adaminin iliskini aktarirken kurulan hikayenin akici oldugu kadar, tarihsel gerceklerle de celismemesi.  Elbette, insanalarin ilgisini cekmek icin, ufak tefek eklemeler, cikarmalar yapmislar ama genel cerceveyi iyi korumayi basarmislar. Mesela Einstein’in Almanya’ya gittiginde gorusmeye basladigi kuzeninin kendisinden daha yasli olmasi gerekirken, filmde daha genc bi kadin tarafindan canlandirilmasi gibi. Bu kadar kusur kadi kizinda da olur deyip, asil hikayeye gecelim efendim.

    bugün 0, toplam 10 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • 2005 eınsteın yılının önemi
    • Einstein and eddington 2008
    • einstein and eddington film özeti
    • einstein and eddington özet
    • einstein merkür

  6. İki bisküvi arası lokum

    20 Eyl 10 (16:35) | persephone yazdı | Hayattan Detaylar | 0 yorum

    bisküvi-lokum

    Yıllar evvel, Tokat’ın bir köyünde geçmiş bu olay. Siz deyin bir asır önce, ben diyeyim daha azı.

    O zamanlar, köyde market ne kelime, bakkal bile bulunmazmış. Zorunlu ihtiyaçları en yakın kasabadan, haftada bir köye uğrayan seyyar bakkal getirirmiş, üç tekerlekli arabasıyla. Bildiğiniz, eski devirlerden kalma takas usulü alışveriş olurmuş, al yumurtayı, sütü, peyniri; ver çayı, sabunu, bisküviyi… Köyün çocukları bir isim bulmuş ve “Ettare” diye çağırmaya başlamışlar bu seyyar bakkalı. Ettare’nin geleceği saat, çocuklar köy meydanında toplaşır, köy halkına da seslenerek haberdar ederlermiş. Bakkal yaşlı bir amcaymış, bisküvileri paketiyle değil, sayarak verirmiş çocukların ellerine: bir avuç yüne, üç beş büskivi… Çocukların tek eğlencesi bisküvi ve fındıklı lokummuş. İki bisküvi arasına lokumu sıkıştırıp yerlermiş.

    bugün 0, toplam 16 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • lokum
    • bis küvi lokum
    • bisküvi yastık
    • market bisküvisi
    • bisküvi arası lokum

  7. Endülüs Bozlağı

    20 Eyl 10 (10:47) | ayine yazdı | Kültürel Köşe | 0 yorum

    Şairliği hakkında pek bir fikrim olmamakla birlikte, Celal Fedai bir söyleşisinde insana şiir yazdıran şeyin keder olduğunu söylemişti. Ve bozlak dinlemenin insanı şair yapacağına dair bişeyler.

    Şairin nerdeyse her cümlesinde geçen bu “bozlak” nedir acep diye internetten bulup dinlediğimde gördüm, bi keder vardı evet, ama insanı şair yapar mıydı bilemedim.

    bugün 0, toplam 4 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • ispanyol bozlağı

  8. Yarın saat 13:00 gibi toplanıyoruz

    18 Eyl 10 (12:09) | Nohut yazdı | Hayattan Detaylar | 7 yorum

    Aslında gönlüm kahvaltıdan yana ama uyuşuk insanlar uyanamaz. Ya da şiş gözlerle gelir canımı sıkar.

    Yarın 1 gibi Üsküdar civarlarında oluruz… Gelmek, görmek, yenmek isteyen avangart@gmail.com a telefon numarasını ve nikini yazsın, saat 13 gibi Üsküdar’da olsun. İskelenin orada toplaşıp biyerlere geçeriz.

    bugün 0, toplam 4 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • sagat sakin kafa

  9. Duyduk duymadık demeyin!

    15 Eyl 10 (18:50) | ayasophia yazdı | Hayattan Detaylar | 13 yorum

    Sakinkafa yazarları, Atinalılar!

    Bilmem farkında mısınız, sitemizin kurucusu, medar-ı iftiharımız, hürgeneral Sakin Kafa askerden döneli bir hayli oldu. İş buldu çalışıyor hatta… (Hatta benden bir şey rica etmişti ama unuttum, bu hususta da kendisine mahcubum.) İnsanlar yaşlanıyor, site de belli bir zamanı aştı…

    Neyse fazla uzatmadan konuya gireyim: Sakin Kafa yazarlar buluşması düzenliyoruz. 19 Eylül ya da 26 Eylül Pazar günlerinden birisini belirleyip, müsait bir mekanda (sosyal otlangaç da olabilir, tercihe göre) buluşalım, görüşelim. Bu husustaki fikrini ve kararını bildirmek isteyenler: avantgard@gmail.com ya da ayaaltun@gmail.com mail adreslerine iletebilir. (sadece Nohut’un adresini vermedim ki, ona gıcık olanlar bana yazsın:)

    Duyduk duymadık demeyin, ahaliden tanıdıklara da iletin efendim…

    bugün 0, toplam 4 defa okundu...


  10. Güdümlü Terlik ve Fikirlerin Benliğimizde İz Düşümleri

    15 Eyl 10 (18:44) | Sizden Gelenler yazdı | Hayattan Detaylar | 1 yorum

    yazan: dilsizmutercim

    Annesinin güdümlü terliğinden can havliyle kaçarken tosladığı bir nesne sonucu alnında koca bir yarayla ev kavgaları gazisi listesine eklenen bir dostumla hasbihal ediyoruz. İki kaşının arasında sadece kaşlarını çattığında görülen, çok sevdiği/m hilalimsi bir iz var. Eski güzel günlerden bir logo gibi yüzünde duruyor. Demek ki yeri geldiğinde insan yaralarını bile sevebiliyor. Yaşamın bedenimize attığı imzalardan sadece biri. Elbette bir de bunun görünmez mürekkeple ruhumuza yazılan, kazınan bir yüzü de var. Gerçi bir yara seviliyorsa yara olmaktan da çıkıyordur herhalde….

    bugün 0, toplam 0 defa okundu...


  11. Kırk Ney Bir Ahenk

    15 Eyl 10 (0:01) | ayine yazdı | Gündem, Kültürel Köşe | 7 yorum

    40ney1nefes

    Aralarında Yansımalar’ın ağır abisi Aziz Şenol Filiz’in de bulunduğu 40 neyzen, “Kırk Ney Bir Ahenk” isimli konser için bu akşam bir araya geliyor. Hem Sarayburnu’ndaki Sepetçiler Kasrı’nda. Meraklılarına duyurulur.

    bugün 0, toplam 7 defa okundu...


  12. Think Tank Cafe-1

    13 Eyl 10 (13:46) | ayine yazdı | Akıl Defteri | 4 yorum

    11

    Sizce mutsuzluğun tanımı nedir?
    Mevlana İdris: “Kendisini hep başkalarına anlatmak ya da hep başkalarını anlamak zorunda hissederek yaşamak.”

    (Taraf gazetesi, 20 Soru.)

    bugün 0, toplam 3 defa okundu...


  13. Kro 13. Dev Adam

    13 Eyl 10 (12:10) | Nohut yazdı | Spor | 3 yorum

    kroTarihe not düşeyim, Türkiye ABD Dünya Basketbol final karşılaşmasında takımı coşturması gereken seyirci, aksine takım tarafından coşturulmaya çalışıldı. Yarı Final maçında da durum aynıydı. Amerika hücum yaparken ıslıklamalarını, yuhalamalarını bekledim. Yok ama tırt çıktılar! Ne zaman oyuncular elleriyle coşturmaya çalıştılar, o zaman akıllarına geldi. 

    Basketbol zengin sporu ya, beyefendiler oturup izleyeceklermiş… Yanlarına kız arkadaşlarını getirmişler, efendi gibi maç izliyorlar. Milli futbol takımımız maçı erkek erkeğe izlerken nasıl coştular, ama Sırbistan maçında Arda Turan’a bakıyorum, Sinem Kobal’ın yanında kuzu gibi izliyor maçı. Öf!

    Maçtan sonra Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ü ıslakladı bir de krolar. Arkadaşım maç boyu o ıslıkları Amerika’yı baskı altına almak için kullansanıza. Neyseki bu tip adamların bu densizlikleri 1 değil 5 değil 10 değil, alıştık artık millet olarak hoşgörüyoruz.

    Nerede nasıl davranması gerektiğini bilmiyor bu godamanlar, hepsi kro. Neyseki aslanım Hidayet arayıp özür dilemiş, bu kroları kusuruna bakma demiş.

    In conclusion, takımın seyirciye sürekli teşekkür ettiğine bakmayın, basketbol moda oldukça, basketboldan anlamayan bilinçsiz seyirciler doldurmaya başladı tribünleri. Kadınlar hemen oralarda da süslenip boy göstermeye başladı. 10 sene önce seyirci oyuncuları 24 saniye biterken bile uyarırdı. Rakibi kızdırmak için ellerinden geleni yapardı. Dün rakibi korkutup, bizim çocukları cesaretlendirebilseydik, dünya şampiyonuyduk. Bu gerizekalı godamanları maça almayın ve benim gibi (ayrıca 2 arkadaşım daha var) profesyonel seyirciler koyun oraya. Takımımıza destek vermek için kimi yuhlamamız gerektiğini iyi biliriz en azından.

    bugün 0, toplam 8 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • kro adam
    • kıro tip

  14. “Hayatı” Tabir İçin Bir Yusuf Gerek

    2 Eyl 10 (12:25) | ayine yazdı | Hayattan Detaylar, Kültürel Köşe | 4 yorum

    flckr— yazı spoiler içermektedir—

    Mesnevi’de geçen “anne karnındaki ikizler” hikâyesini bilirsiniz: Henüz doğmamış ikizlerden biri ‘doğum sonrası bir hayat’ın varlığını sorgulamaya başlar. “Belki” der, “belki buradan daha aydınlık bir yer vardır, belki uçacağız, belki ağzımızla şahane yemekler tadacağız” ve fakat bir türlü ikna edemez kardeşini bulunduğu yer dışında bir ‘dünya‘ olduğuna.

    Sınırları bazen bizzat kendimiz var ederiz. Hadiseleri zihnimizdeki kalıplar ve yalnız belli değişkenlerle kavramaya çalıştığımızdan, küçük detaylara takılıp kalır, resmin tamamını göremeyiz.

    Küçük Prens’in arkadaşının, buluşmayı ertelemesi gibi -”saat 4’te buluşacaksak, 3’te mutlu olmaya başlarım” diyordu-,  aylardır beklediğim İnception/Başlangıç’ı, gösterime girdikten haftalar sonra izliyorum, hem şehir plancısı bir arkadaşımla, ne keyif!

    bugün 0, toplam 7 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • şehir plancısı karikatür
    • edgar allan poe yazıları

Sayfa: 1 / 11


  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • Anneler günü dedik de… (1)
    • Sakin Kafayan (1)
    • Güzel Kardeşim Emergency (1)
    • Come on, let’s twitt aga.. (1)
    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Yok Öyle Bir Bayram (1)
    • Ka(a)til bahcivan! (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
  • google & sakinkafa

    • d nyan n en buyuk balinası resimleri
    • pierre loti
    • üç renk mavi indir
    • ömer erem
    • vista volfied indir
    • dev mavi balina
    • al pacino film sozleri
  • sohbet muhabbet

    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
    • sananee: aslında çok gzl bi oyun ama oynansa ahh bide
    • taen: Sanatı sadece bir şeyler aramaya yönlendirmesi ile sınırlandırmak ne kadar doğru?
    • bugra: yazınızı çok geç gördüm ama yine de yazmak istedim resimle ne kadar alakadarsınız bilemem...
    • ayine: Açılış filmi tam bir fiyaskoydu; bizim küçük emrah filmleri ile cilalı ibo karışımı bişey....
    • met: Bu yaziyi okuyup yorum yazana da verirlermi ki ¿!?
    • taen: bu akrostiş sıralı değil galiba:)
    • Nohutumsu: dünki mi? dünkü mü? dünkö mö? -> bonomo.
    • can: “benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin o şehri sevmene benziyor, bir şehri...
    • yulimeka: @ayine; “kurşun geçirmez camlardan halkın sesi nasıl geçer” dedim ve Pink...
    • mor paspas: enee. biblo da verirler dimi :)
    • ayine: Konya Belediye Başkanına gönderdim yazını Mor paspas. Belediyenin “Başkana...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (210)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (58)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.