Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand




  1. Sakinkafa’nın değeri

    28 Eki 10 (23:28) | ayasophia yazdı | Editörden | 0 yorum

    Nohut’un son yatırım müjdesi, uzun vadede sakinkafa.com üzerinden yatırım yapmak isteyenleri heyecanlandırdı. Haberlerin medyada doğrulanması ve yatırım gurularının bu haberlere dayanarak planlar yapmaya başlaması da, kısa süre sonra sitenin “kazan-kazan” stratejisinin tutacağını gösteriyor.

    bugün 0, toplam 3 defa okundu...


  2. Spekülasyonlar ve Fısıltı Gazetesi

    28 Eki 10 (22:29) | Nohut yazdı | Editörden | 0 yorum

    Bir önceki yazım sanırım pek çok kişiyi meraklandırdı. Şimdiye kadarki yayıncılık deneyimimizden merakın güzel bir reklam olduğu kadar spekülasyona açık bir alanda yarattığını deneyimledik.

    bugün 0, toplam 3 defa okundu...


  3. Sakinkafa Tutkusu

    28 Eki 10 (22:13) | Nohut yazdı | Editörden | 1 yorum

    Birkaç arkadaşla girmiştik bu yola.

    bugün 0, toplam 3 defa okundu...


  4. Tüp Baba ;)

    28 Eki 10 (15:36) | yulimeka yazdı | Gündem, Hayattan Detaylar | 4 yorum

    http://www.tupbaba.com/

    Müjdeler olsun Ey Sakinkafa Ahalisi;

    Uzun bir aradan sonra tekrar dönüş yaptım. Yazılarımı daha önce okuyanlar bileceklerdir ki eminim siz sakin kafaların dualarının da büyük katkısı olmuştur Haziran 2010 da yaptığımız son tüp bebek denemesi başarılı oldu ve şu an 5 nci ayı bitirmek üzereyiz. Yarısı gitti yarısı kaldı…

    bugün 0, toplam 7 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • http tupbaba com
    • tüp baba

  5. Shady Bard: “Summer Came When We Were Falling Out”

    27 Eki 10 (23:15) | ayine yazdı | Hayattan Detaylar | 0 yorum

    a

    Summer Came When We Were Falling Out

    Bizim “Baharı görmeden yaz geldi geçti“mizi çağrıştırıyor azıcık ve fakat dinlemeye doyulmuyor.

    bugün 0, toplam 3 defa okundu...


  6. Uyuşturulan beyinlerin tabutları

    25 Eki 10 (17:04) | mor paspas yazdı | Gündem | 2 yorum

    260px-Amanite_tue-moucheSize “Fatmagül’ün suçu ne?” desem, bana şu sıralar etrafta dolanan kendince komik olabilen cevaplardan verebilirsiniz. Hatta “Fatmagül’ün suçu Bihter olmak” gibi bir cevaba da gülmüşlüğüm vardır. Ama ucundan azıcık şiddetin kokusunu aldığınızda duruma bakışınız değişiyor. Hiç komik değil bu şey, alkol dolu, uyuşturucu dolu, şiddet dolu, bir yığın sapkınlıkla döşenmiş bir yol ve yolun sonunda gece kabuslarının bitmeyeceği gündüzlerin de çekilmez olacağı günler, parçalanmış hayatlar, intiharlar, cinayetler ve cinnet geçiren bir toplum var. Ee n’oldu da bunlar oldu? Keyifleri yerinde olsun diye. Ohh ne ala memleket. Para var, hemen koş alkol al, abart, iç, kus, sapıt. Sonra yine para var, canın sıkılsın bu sefer hap al, ot iç hafif hafif başla. Yok o da mı kesmedi. Bu sefer eroin, taş, kokain, türlü türlü dene, arada bir de gıda al, halisünasyon mantarlarıyla. Saksıda kenevir besle, mantar büyüt. Sen bağımlı ol. Çevrendeki her şey yok olsun, okulun, ailen, arkadaşların, sevgilin, paran. Sadece bağımlılar kalsın. Onlar seni kullansın. Sokaklarda dergi sat, yalanlar söyle masumlara kart sat, şehir şehir dolaş, zehri yay, yeni bağımlılar katılsın arana, sapıklık yap, saldır, pisliklerini etrafa yay, devam et. İnsanları, gözlerinin altındaki halkalara göre ayır. Çürüsün gitsin her şey, herkes. Umrunda olmasın, sen bir pislik ol,

    bugün 0, toplam 4 defa okundu...


  7. İşyeri Günlüğü-2

    22 Eki 10 (11:47) | ayine yazdı | Afacan Köşe, İş yaşamı | 0 yorum

    11

     

    7 kişilik ofisimizde topladığımız 3′er liraların toplamı ile alışveriş yapacak olan arkadaşa alması gerekenleri sıralıyor yanındaki:

    “- Çay alırsın, şeker alırsın, artanla nescafe alırsın ama klasik olandan değil gold olanından, büyüklerinden, artanla süttozu alırsın, artanla ….”

    Bütün bu konuşmaları bıyık altından gülerek takip eden ofisteki diğer elemanlardan en az konuşanı patlatır espriyi:

    “- Artanla da Kiptaş’tan eve yazılırız.”

    Tüm ofis yıkılır :)

    bugün 0, toplam 2 defa okundu...


  8. Zamana İsyan Eden Şarkılar: Enigma-Return to Innocence

    20 Eki 10 (15:23) | persephone yazdı | Kültürel Köşe | 3 yorum

    enigma-return-to-innocenceAdem ve Havva cennetten arza ilk gönderildiklerinde, ikisi de birbirinden ayrı, uzak birer ülkede açmışlardı gözlerini. Yıllar sonra, dualarının neticesinde affedilip, birbirlerini bulduklarında sevinememişlerdi bile. Cezalıydılar çünkü. Pişmandılar. Dünya onlar için daha zor, daha çetrefilli bir sınavın başladığı yerdi artık. Cennetteki onca güzelliği bırakıp, yalnızca “merak” yüzünden şeytanın oyununa katılıp, o yasak meyveyi yediklerinde Tanrı’nın sözünden çıkmışlardı. Artık yeniden masum olamazlardı, bir kere lekelenmişler, bir kere çırılçıplak kalıp utanmışlardı…

    Dünyaya geldiklerinde yeniden başlamanın zorunluluğu duruyordu önlerinde. İstedikleri yemekler, istedikleri eğlence ve oyunlar yoktu artık. Her birini yalnızca hayatta kalmak adına, kendi güçlerini sarf ederek bulmak, yapmak, kurmak durumundaydılar. Kadının çilesi çocuk doğurmak, erkeğinki ise ekmeğini kazanmaktı. Bazen düşünürüm, cenneti hatırlayıp bu dünyanın maddi ve manevi çirkinliklerine tanık olduklarında, acaba Adem ve Havva cennetteki o saf hallerini özlememişler midir? Oturup konuşmamışlar mıdır hiç, yahu niye ısırdık ki o meyveyi diye?

    bugün 0, toplam 14 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • zamana isyan eden şarkılar
    • enigmanın en iyi şarkısı
    • return to innocence hangi film
    • isyan eden yırtıcı şarkılar
    • enigmanın en iyi parçaları

  9. Rastgelelik üzerine bir deneme

    18 Eki 10 (17:00) | ayasophia yazdı | Hayattan Detaylar | 2 yorum

    sayilarÖlü Ozanlar Derneği’ni izleyen herkesin hafızasında, sol elle diş fırçalamaya çalışan öğrenciler yer tutuyordur muhtemelen. Onların bu tuhaf çabası, aslında bugüne kadar yaşadıkları tek-yönlü hayattan kurtulma hamlesi olarak görülüyordu. Bunu onlara öğreten, gayet tipik bir İngiliz ismine sahip hocaları John Keating’di. Bu ufacık farklılık, zamanla farklı kararlar alabilme cesaretini kazanmayı getiriyordu galiba. Bu filmden yıllar sonra, bir Fransız filmi olan Sınıf’ta (Entre Les Murs, 2008 Palme D’or ödüllü) çok kültürlü bir ortamda öğretmenlik yapmaya çalışan, tipik Fransız ismine sahip François Marin’di. Onun sınıfında, neredeyse “rastgele” denilebilecek bir karma mevcuttu. John Keating, ne kadar İngiliz kültürünün aşırı düzenleyici etkisini, rastgelelikle kırmaya çalışıyorsa, François Marin de, bu rastgelelikle oluşmuş ‘sınıf’ı bir arada tutmaya çalışıyordu.

    bugün 0, toplam 9 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • ölü ozanlar derneğindeki metaforlar
    • rastgelelik
    • çalışan öğrenciler
    • ölü ozanlar derneği filminin metaforu
    • sayılar ve x

  10. En Radikal Soruları Çocuklar Sorar -bebek ismi-

    17 Eki 10 (12:58) | ayine yazdı | Afacan Köşe | 1 yorum

    2

    Annesiyle birlikte yeni doğmuş kuzenini görmeye giden 4 yaşındaki Begüm, bebeğin ismini öğrendiğinde garipsemekle kızmak arası bir ses tonuyla günün sorusunu soruyor:

     ”-Hiç bu kadar küçük bebeğin adı Hatice olur mu?”

    bugün 0, toplam 19 defa okundu...


  11. Sistem Off’ta

    13 Eki 10 (22:14) | Sizden Gelenler yazdı | Hayattan Detaylar | 2 yorum

    yazan: Skywalker

    Bilirsiniz çoğu bankanın çalışanları için düzenlediği seminerler olurdu eskiden. Şehir dışına çıkılır, önemli psikologlardan iletişim dersleri alınır, grup çalışmasını motive etmek için çeşitli yarışmalar düzenlenirdi. Geriye de y otelinin sabunları ya da z otelinin kalemleri ile dönülürdü. Eskidendi evet çünkü artık bankalar özelleşmenin dibine vurduğundan yetkililerin tecrübelilik(!) oranı artıyor ve bu da onları daha akılcı çözümler üretmeye yönlendiriyor. İşte bu çözümlerden biri de bu eğitim seminerlerini internet üzerinden yürütmek olmuş…

    bugün 0, toplam 3 defa okundu...


  12. Emre Aydın Şarkılarındaki Ontolojik Yalnızlık -Soğuk İçiniz-

    13 Eki 10 (13:50) | ayine yazdı | Kültürel Köşe | 7 yorum

    3700941583_0b41a77d51_o

    Emre Aydın, bir röportajında kendisine şarkılarında çoğunlukla işlediği yalnızlık teması sorulduğunda;  şarkılarındaki yalnızlığın, insanın doğumuyla gelen yalnızlık olduğunu söylemişti, anlatmaya çalıştığının varoluşsal yalnızlık olduğunu. Misal, Afili Yalnızlık’ın aşk şarkısı olmadığını.

    İnsan hakikatte yalnızdır; eşine, çocuklarına, anne-babasına, sevgilisine, en yakın arkadaşlarına rağmen yalnızdır. Öyle ya, “yapayalağuz”dur şaire göre.
     
    “Rabbim sen olmasan kimin aklına gelirim ben” diyor Tenekeci, S. Çobanoğlu kalbini “Allah’a kadar“  fırlatıyor.

    bugün 0, toplam 9 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • yalnızlık ın ekleri
    • yalnızlık soguk

  13. yeni başlayanlar için Hollanda 2 : yemek ve mutfak kültürü

    12 Eki 10 (9:57) | kirpininmordikeni yazdı | Hayattan Detaylar, Sakin Turizm | 0 yorum

    Hollanda’ya geldigim ilk günlerde karar vermistim Hollanda’da mutfak kültürünün, insanlarda yemek zevkinin gelismemis olduguna. Koskoca kampuste birakin yemekhaneyi dogru duzgun kantin dahi yoktu. Varsa yoksa yalnizca banka kartlariyla çalisan içecek ve abur cubur makineleri.. Alisveris yaptigim marketlerde gördüklerim de ilk çikarimlarimi destekler nitelikteydi. Ne kadar çok ambalajli gida tüketiyordu bu insanlar böyle. Her seyiyle hazirlanmis, mikrodalgada birkaç dakika isitilmayi bekleyen hamburgerler, sandviçler, pilavlar mi dersiniz, yoksa sadece zeytinyagi eksik dilimlenmis karistirilmis salatalari mi, ya da haslanip soyulup dogranmis patatesleri mi.. Evet, insanlarin aksam yemekleri bu hazir ve standart gidalardan olusuyor. Kahvaltilari ekmek üzerine sürülen cesitli ezmeler, reçeller, soslar ve cikolatalardan, ögle yemekleri de evden getirilmis sandviç yahut meyvelerden.. Evlerin mutfaklarinda aspiratör olmamasi da son derece normalmis, demistim bu yemek pisirmeyen, mutfakta vakit geçirmeyen insanlari gördükçe..

    bugün 4, toplam 812 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • türk yemekleri
    • karnıyarık
    • TÜRKİYE YEMEKLERİ
    • hollanda yemekleri
    • türk yemekler

  14. Büyünün bozulduğu an(lar)

    6 Eki 10 (1:22) | ayasophia yazdı | Hafakan | 11 yorum

    joyful_momentÜç arkadaş oturuyoruz: X, Y ve ben. Y, yakın zamanda aşık olduğunu hissettiği, ancak bunu hissettirmekte geciktiği için sevdiği kadın bir başkasıyla nişanlanan bir dost. X ve ben, biraz da onu dinlemek için bir aradayız. X’in hayata bakışındaki rasyonelliği bildiğimden, özellikle davet ettim. Ben, çoğunlukla yaraya derinlik katmakla meşhurum etrafta. Pek umut verici değildir, tesellilerim. Y’nin derdini dinliyoruz. Aslında az çok vakıfız konuya ama son bir kez, yeni kelimelerle anlatmasını bekliyoruz hikayesini. X’in yüzünde, daha önce görmediğim bir perde var. O da, üzülmüş belli ki duruma. Y’nin sevdiği kadının hiçbir suçu yok, ben biliyorum. Y de biliyor aslında… Derken X sazı alıyor eline…

    bugün 0, toplam 11 defa okundu...


  15. Kış İçeceği..

    5 Eki 10 (23:53) | kirpininmordikeni yazdı | Hayattan Detaylar | 1 yorum

    simdi bu gunesli havalarda nereden cikti bu icecek demeyin efendim. Hollanda’da hava sicakligi 10-15 derece arasinda gidip geliyor son zamanlarda. sicak iklim insani olan ben de daha geldigim gun sifayi kapip kis moduna girmis bulunmaktayim. kalin kiyafetler giyinip battaniyelere bürünmelere çoktan basladim, hala da kisilan sesim yerine gelmedi, düzgün nefes almaya baslayamadim. bu halime aciyan bir arkadasimin annecigi de bana telefonla bir çay tarifi verdi. kis icecegi dedigim sey de bu çayin tarafimdan gelistirilmis hali. hemen malzeme listesini verelim:

    bugün 0, toplam 31 defa okundu...

    Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

    • kış içecekleri
    • kış içeceği
    • kış içecekleri nelerdir
    • bir kis icecegi
    • güzel kış içecekleri

  16. Islak Coğrafya

    4 Eki 10 (2:10) | sahidüş yazdı | Kültürel Köşe | 7 yorum

    IMG_0018Kimi nedenlerle, ülkenin tartışmasız en çok yağış alan, dünyanın da bu konuda ön sıralarında yer aldığını düşündüğüm ve baba ocağımın bulunduğu yöreye kısa bir seyahat halindeyim.

    Buraya ulaşma yollarından biri çok ilginç bir hal aldı son yıllarda. Ülkenin kuzey doğusunun sıfır noktasında bulunan Artvin’e (Hopa) varmak için daha önceleri Trabzon’a kadar uçar ve geri kalan yolu karayolu ile kat ederdik. Son yıllarda Türk Hava Yolları’nın sıra dışı bir uygulaması ile çekilen karayolu çilesi asgariye indirildi. Ancak sanırım tuhaf bir his yaşatıyordur bu yeni güzergah, benim gibi diğer yolcularda da. Zira yurt içinde yaptığınız bu seyahatinizde kısa bir yurt dışı bölümü de yaşıyor, sonrasında vatan topraklarımıza geçiş yapıyorsunuz…

    bugün 0, toplam 4 defa okundu...


Sayfa: 1 / 212


  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • Mor Paspas’a Özel (1)
    • “Locke’d Out Again” – Lost Fin.. (2)
    • Yakın Tarih Beyaz Perde’.. (2)
    • Basın Yayın Kurulu İlmühaberi (2)
    • Başkaparmak’tan Aforizma.. (2)
    • Her Konu (2)
    • Dünyanın En Huzurlu Fıkrası (2)
    • Sokak Sanatçılarından Stand By.. (2)
    • Alexa Toolbar’ın önemi (2)
    • Geçmiş Zaman Olur Ki… (2)
  • google & sakinkafa

    • pierre loti tepesine nasıl gidilir
    • bbc ispanyolca kitap
    • bir devlet ihalesi
    • basılı en büyük dolar banknot
    • ingilizce telefon konuşmaları
    • büyükçekmece adliyesi sabıka kaydı
    • gölge resim
  • sohbet muhabbet

    • misican: Tahmin edebilmek bir nevi kontrol edebilmek demek,sanırım tam da bu yüzden hayatlarımız...
    • misican: Animasyon sevdalısı olaraktan izleyesim geldi tanıtımı okuyunca;)
    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.