Geçen gün segah abimle kendi halimize küçük çapta bir gezi düzenledik. Dedik işte Ayasofya, Süleymaniye gezelim görelim falan filan. Daha önce ben Ayasofya’yı gezmemiştim de…
Neyse gittik. Hava falan çok soğuktu, rüzgar vardı, yağmur vardı. İstanbul’un kışı vardı.
Fazla uzatmayacağım.
Gittik Ayasofya’ ya gireceğiz. Bilet işlemleri vardı. Ben 18 yaş altı olduğum için bedavadan aldım bileti. Segah abim de sıraya girdi müzekart çıkarttırmak için. Ben aldım bileti abimi bekliyordum. O arada 4-5(ama tam grup 8) kişilik bir grup geldi. Onların konuşmalarına şahit oldum. Konuşmalardan anlaşıldığı kadarıyla toplaşıp gezi için doğudan bir şehirden gelmişler. Onların elinde ne bilet vardı ne müzekart. Düşünüyordum bunların babası muhtar mı diye. Ama oradan
bugün 0, toplam 34 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- www gendas com tr
- Ayasofya Suleymaniye
- 18 yaş altı bilet alabilir mi
- orta son yazılar
- vvvvvv gendas com tr




İnsanlar genelde yaşlandıkça durgunlaşır fakat ben çocukluğumdan beridir genelde durgun bir insanım. Yani, karşımdaki tez canlı insanı çıldırtacak kadar durgun olabiliyorum bazen. Bazen bir yerde saatlerce otururum ve düşünürüm. Hiç canım sıkılmaz bunu yaparken. Aklıma ne geldiyse düşünürüm; geçmişte yaşanmış olaylar, günlük işler, derslerde gördüğüm konuların günlük hayattaki yeri, memleket meseleleri,kendi meselelerim vb.
Bediüzzaman Said Nursî’yi ilk kez Cemil Meriç’ten duymuş olmam gerekir (13-14 yaşlarımda) lakin atlamışım muhtemelen. Sonrasında öğrendiğimde, geri dönüp Meriç’in ne yazdığına baktım. Mesela Jurnal’de şu notu düşmüş, Nur Talebeleri adı verilen kimseler için: “Soğuk ve süprüntülüklerden devşirme, maddeci, sözde maddeci yayınlardan tiksinen, kendilerine insaniyetçi süsü veren bir alay züppenin sapıklıklarına iğrenerek bakan ve bir kurtuluş arayan samimi çocuklar…” Ve hareketin başında duran ‘sarıklı hoca’ için şunları söylemiş: “Said, dağbaşında va’z eden bir mürşit. Hor görülenler, her şeyini kaybedenler, mukaddesleri çiğnenenler ona koştu akın akın.” Cemil Meriç’in Bu Ülke’si, Raffaello’nun 
Gözünüzün önüne beyinlerimize kazınmış olan dünya haritasını getirin. Hani kuzey yarım kürenin üstte, amerika kıtasının solda olduğu. Afrika’yı hayal edin şimdi, güneyinde Güney Afrika ülkesini. Onun biraz sağında Madagaskar var, öyle bi çizgi film de gelmişti herhalde sinemaya. Onun daha da sağında Hint Okyanusun’un ortasında hepi topu 2040 km2 lik bir ada ülkesi Mauritius Cumhuriyeti. Parlementosu da olan gayet demokratik de bir ülke. 

Geçenlerde Şah&Sultan’ı ( neden & işareti kullandığını anlamadım yazarın) okurken, aklıma internetten Alevi türküleri, deyişleri dinlemek geldi, dolaşırken birden bu şarkıyı buldum ve hastası oldum. Aşık Dertli’nin bir deyişini, Niyaz isimli grup icra etmiş, ellerine sağlık diyorum. Bu arada Sabahat Akkiraz’ da yorumlamış sanırım aynı eseri, beni ziyadesiyle etkiledi sözleri ve ezgisi, çok fazla bir şey yazmama gerek yok dinleyin bence.













