Çeviri başlı başına bir uğraş… Her iki dili bilmek, bilmenin ötesinde hissetmek gerek. Güzel bir çeviri “dimağı çatlatan” bir lezzet oluşturur ve kitabın yazarını ve okumayı sevdirirken, kötü bir çeviri sizi hem yazardan hem de okumaktan nefret ettirebilir.
Dikkat ederseniz burada çevirmene duyulacak sevgi veya nefret nötrdür. Hiç bahsedilmemiştir. Çünkü hiçbirimiz bir kitapla muhatap olurken çevirmenine dikkat etmeyiz. Çevirmenlerin bu kadar önemli rollerine rağmen her daim edebiyat dünyasının gizli kahramanları olmuşlar ve hep öyle kalmışlardır. Hiçbir zaman meşhur bir çevirmen tanınmamıştır.
bugün 0, toplam 19 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- güzel arka fonlar
- bir zamanlar anadoluda muhtarın kızı cemile
- ütü yapmış




Malumunuzdur belki, X-Men isimli çizgi-roman ve film serisinde Wolwerine isimli bir karakter var. Bu arkadaşın diğer ‘mutant’lardan farkı, her ne kadar darbe alırsa alsın, yaralanırsa yaralansın, hatta kurşun bile yese, vücudunun kendini bir süre içinde yenilemesi. Şu anda da TV’de onun için özel yapılmış X-Men Wolwerine isimli filmi izliyorum. Arkadaş, Rocky Balboa gibi, dayak yedikçe geriliyor, gerildikçe düşmanlarına galip gelme hırsı artıyor… 













