Geçen gün iş molasında arkadaşlarla oturduk. Molalarımızda yine işten bahsederiz biz. Ben istemem bahsetmeyi, hatta iş arkadaşlarım da istemezler ama hep işten bahsedilir yine de. Öylesine kapanmıştır gözümüz dünyaya, kamburumuzda yükselen bu gökdelenin gölgesinde.
Arkadaşlardan biri yakınıyordu. Geçen gün, iş yerinde bir rahatlama olmuş. Ellerde yapılacak işler kalmamış ve herkes bir an şaşırmış, yanlarında şakalaşacak arkadaşları olduğunu farketmiş (ben o gün izinliydim) ve bir birbirlerine laf atmaya, ufaktan aralarında şakalaşmaya başlamış arkadaşlar. Sonra yukarılardan bir ses yükselmiş, “işler bitmez, o işler bittiyse şu işleri yapın”. Böyle işte… Sonra gökdelen yükselmiş…
Dün yine o ses bağırıyordu başımızda, iş sözleşmelerimizden bölümler okuyordu… “İşlerin yetiştirilememesi halinde 3 saat boyunca, işvereniniz ücretsiz mesaiye kalmanızı isteyebilir”.
Yuh be kadın. Elinde bir kırbacın eksik. Oynama gururlarıyla insanların. Bari sana yarasa bu yaptığın.
Ne biçim bir tavır seninkisi. İnsanlara iş yaptırılır da kölelik nedir be hacım.
bugün 0, toplam 2 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- kırbaç












