Haftasonu annesinin görevi olduğundan bizim oğlanla başbaşaydık. Tüm oyunlar oynandı, oyuncakların canı itinayla çıkarıldı, tüm süpriz yumurta stokları elbirliğiyle tüketildi (keşke bitterini de yapsalar !), koridor futboluyla eve yeterince hasar verildi. Bu şekilde geçen 3 saatin sonunda ben koltuğa yığılmış tv izlerken hain oğlum hala kalkıp onla oynamaya devam etmem için tacizlerine devam ediyordu. Ne yapsamda yerimde kalkmadan pasif bir şekilde hem onu oyalasam hem de kendim oyalansam derken kafamda ampul yandı; neden illüzyonun nimetlerinden faydalanmıyordum?
Gittim içerden bir kaç renkli kalem aldım (illüzyonun birinci kuralı ilginç ekipman), kalemleri elimde döndürürken (elemanın aklı nasıl etsem de babamın elinden kalemleri kapsam elimi, yüzümü, koltukları bir güzel boyasam fikriyle yanıp tutuşmakta) kurbanım yavaş yavaş çekim alanına girmeye başladı. Artık gerekli ortam yaratılınca birden tavandaki bir noktayı gösterip “aa bak oğlum ufo değil mi o?” nidamla izleyicinin bakışları o noktaya döndü ve bende bu arada kalemleri gömleğimin kollarından içeri attım, ee ufo nedir bilmeyen ama hatırım için bakıp orda birşey göremeyen oğlum bana dönünce kalemleride görmediğinden dolayı yüzü düştü. Ama ben n’aptım? Elimi kulaklarının arkasına atıp kollarımda ki kalemleri çıkartıp usta illüzyonistlere yakışan bir tavır la abra kadabra nidası eşliğinde oğlana verince haliyle, izleyicinin aklını almak suretiyle ilgisini can damarından yakaladım. Gözlerinde ki o neşeyle karışık heyecan fırtınası ve vay be pedere bak sen bakışı benide coşturdu tabi. Böyle al takke ver külah bir 15 dakikayı geçirdik, ama zamane çocuğu işte bu dakikadan sonra olayı kaptı (biz çocukken daha basitlerine bile saatlerce bakardık eminim) ve başka aksiyonlara açılmamız için beni tacize kaldığı yerden devam etti.
Not: Çocuk yetiştirmek çok mühim bir görev, onlara öğretirsek dünyayı o bilgilerle algılayıp şekillendiriyorlar. Mesela sandalyeyi kawasaki motorsiklet , sokaktaki kedileri ormanlar kralı aslan yada kendimizi dövüş sanatları ustası ninja olarak tanıtabiliriz . Ama unutmayalım ki kendileri tahminimizden daha zekiler. Bu sebeple benim bu yaptığımı evde denemeyin, maskara edebilirler sizi. Nitekim bizim mahdum bu sabah telefonumu saklayıp sonra vermek suretiyle benle epey bir dalga geçerek haddimi bildirdi bana.
bugün 0, toplam 3 defa okundu...













vay be. ne güzel de eğlenmişsiniz. insanın baba olası geliyor.
baba olmak güzel bişi herhal…
‘sabır sabır ya sabır’ nidalarının en keyifli olabileceği bir zaman olabilir.
bi de oğlunuz kaç yaşında bilmiyorum ama 1 yaşına kadar daha yürüyemeyen çocukları yaklaşık 15 dakika kadar ayna ya da cam karşısında oyalayabiliyorsunuz.
vurur, parmaklarıyla şekiller çizer, yalar, öper, tekme atar… sonra da temizlemek gerekir ya neyse 15 dakka oyalandı ona şükür :)