Mahallede sabahtan akşama kadar bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji fazlalığı sebebiyle top peşinde koşturan, mahalle içinde kendince tonla kural icat eden çocuklar olarak, sık duyduğumuz bir cümledir “Adamın devam etti!”. Pişkin bir edaya birazcık “Şark Kurnazlığı” (Bu tabirin kendi içinde oryantalist olabileceği ihtimalini gözardı etmeden) sosu katarak söylenir. Çünkü bir pozisyon esnasında, bireyler ne yaşıyorsa yaşasınlar (faül olur, elle oynama olur) takımın bir başka elemanı eğer oynamaya devam ediyorsa, duruma muhattap arkadaş her an “Adamın devam etti” deyip, her şeyi (kural ihlalidir misal) yok sayabilir. Bu “kurnazlık”, takımda oyuna devam eden oyuncunun yaptığı “düşüncesizlik” ve bilumum mahalle meselesinin aslında toplumsal olarak geliştirdiğimiz bir “oyun kurallarını ihlal ederken maksimum fayda gözetme” diskuruna bağlandığını göstermek istiyorum şimdi…
(Çok iddialı konuştum, bakalım çıkacak mı hakkaten!)
Adamın devam etti, öncelikle insanların toplumsal benlikleriyle ilgili bir durum. Yasadışı yahut kural dışı bir mekanizmayı işletmeden hemen önce, bir başka insandan “onay almış gibi yapma” eğilimini eleveriyor. Bu o kadar salakça bir onay ki, ortamdaki herkes bir şekilde kabulleniyor. Çünkü bu onayın herhangi bir karşı-argümanı üretilemiyor o anda. Mesela yine mahalle maçlarında skor söylenirken, birisi itiraz edecek olsa; “Bak abicim, önce 2-2′ydi. Sonra siz attınız 3-2 oldu. Biz iki gol attık 3-4 oldu. Bu golle 3-5 öndeyiz.” diyerek sağlama yapılabilir. Anlatılan sağlama doğru olmasa bile, olayı açıklayıcı özelliği ile karşı-argüman geliştirmeyi engeller (Bu örnek için “can dostum güzel insan” Enes Yılmaz’a teşekkür ederim). Madem ki karşı-argüman geliştirilemedi maç esnasında, bu salakça “Adamın devam etti” argümanı geçerli olur.
Oysa ki, pozisyonda bir faül olmuşsa, oyunun durması ve kurallar gereği faül atışının yapılması gereklidir. Adamı devam etmişse, aslında güncel futboldaki “Hakem avantaja bıraktı” meselesine gönderme yapılır. Yani televizyonda izleyen çocuklar muhtemelen onu öyle algılamışlardır. Fakat buradaki sorun, toplumsal olarak desteklenen bir argümanın demokrasi sınırları içerisinde (mahallede ne demokrasisi demeyin!) meşruiyet kazanması algısıdır. Yani bir bakıma, kişinin toplum aynasında kendisine bakarken, her daim hoş görünme arzusu ile örtüşen bir algı bozukluğu hâsıl olmaktadır. Kuraldışı yahut yasadışı olsa dahi, eylemin toplumdaki “adamlar” tarafından desteklenmesi halinde, vuku bulmasının önündeki vicdâni engellerin ortadan kalkabileceği sanrısıdır ayrıca.
Bu kadar kompleks hâle getirmişken, şunu da ekleyeyim: İnsan denilen varlık, bu toplumsallık meselesini çok fazla kafasına takıyor bazen. “İnsanlar beni nasıl görüyorlar acaba?” ile başlayan bir sorgulama süreci, zamanla “Böyle iyi miyim?” tarzına evrilen bir imaj belirleme noktasına geliyor. Misal, “Adamın devam etti” meselesi tamamen “Ben bu hareketi yapıyorum (pozisyona aldırmayıp, oyuna devam ediyorum) fakat acaba bir başkası da buna ortak oluyor mu (yani oyunu devam ettirsem bir başka suçlu daha bulabilir miyim)?” şeklinde bir sorgulama sürecinin ürünü haline geliyor. Meselenin bu yanı, bir bakıma kendi küçük dünyamızda, kendi imkanlarımızla kurduğumuz o sosyal network (bağlantı) içerisinde gayet meşru hâle getirdiğimiz bir “yaşama şekli” geliştirebileceğimizi gösteriyor.
Öyle ki, bu yaşama şeklimiz, kendi sınırları içinde oldukça meşru ve kuralları belirli bir küçük toplumsal sınıf oluşturuyor. Ta ki, bir başka yaşama şekli ile karşılaşana ya da kesişene kadar. O zaman kurallar üzerinde yeniden düşünmeye ve meşruiyeti baştan sorgulamaya başlıyoruz. İnsan ve toplum, birbiri içinde halkalar halinde ilerliyor bir bakıma ve her şeyin merkezinde olan “birey” o çemberden ötekine ilerlerken, sürekli yeni kuralların icadından haberdar oluyor. İşte tam bu esnada, “işine gelmeyen” bir kuraldan kaçış için “Adamın devam etti” argümanını kullanıp, mahalle maçlarındaki avantajını sürdürmek istiyor. “Papaza kızıp orucu bozmak” deyimi de, bir anlamda “Adamın oynamıyor, benden hala oynamamı bekliyorsun” şeklinde algılanabilir hale geliyor.
(Bilmem anlatabildim mi? [Gülücük])
bugün 0, toplam 8 defa okundu...













vayy.. Adamin ole dio olm.. Adamin gol dio.. Adamin faul dio.. Adamin aut dio seklide vardir.. Sozu gecen adam kendini cok durust hisseer.. Dogrulari solerim ben aleyhimde de ola die dusunur:)