Uzun süredir hayatımın rutin halinden kopup başka yollara budaklandığını gözlemliyorum. Öylesine bir gözlem ki bu olayın tamamen dışında kalıp daha kendimle bile paylaşamadığım soğuklukta bir şey. Şimdiye kadar sizinle de paylaş-a-mamamın sebebi de bu sanırım.
Ama şimdi “haaazırım” -sünger bob gibi vurguladığımı hayal edin-
Evet hazırım.
1) Bugün asansörde kaldım. 4. kattan inerken birden durdu, korku içinde alarma bastım, diğer düğmelere bastım, kapıya vurdum. Hiçbir tepki yok. Basılacak bir yer kalmadı. Kalbim çok hızlı atıyor, nefes alamıyordum sanki. Hemen beni uğurlayan arkadaşımı aradım, “güvenliğe haber veriyorum korkma” dedi. Sonra birileri kapıyı zorlamaya başladı. Yaklaşık 3-4 dakika sonra kurtarıldım. Aman yarabbi. Hani o kapalı yer korkusu da varmış meğer bende. Ya da yok sadece panik atak vakası. Bilmiyorum ama çok tırstım. Artık sağlıklı ayaklara sahip olduğum sürece merdivenler tek yolum.
2) Topuklu giydikten sonra ayaklarımda kramp oluştuğunu fark ettim. Hı bir de geçen gün topuğum kırıldı. Hayırsever birinin terliğini giyerek ayakkabı dükkanına doğru hışımla ilerledim. Terliklerin bana çok yakıştığını söyleyerek kırılan kalbimi ve topuğumu beraber onarmaya çalıştılar.
3) Geçen hafta ambulansla hastaneye kaldırıldım, 3 araçlı bir trafik kazasının ardından. Emniyet kemerimi takmıştım, ama yine de sarsılmıştım. İlk müdahaleyi yapan doktor tansiyonumun 5e düştüğünü gördü ve hemen damar yolumu açarak nani nani eşliğinde arkadaki pert araçtaki kadınla birlikte hastaneye nakledildik. Sonrası ve aslında başı da öylesine unutmaya çalıştığım zamanlar ki o yüzden daha deşmeyeceğim. Ama karakolda ifade verdiğim ve sedyede tavanı seyretmenin tuhaf hissini yaşadığım doğrudur.
4) İnsanlara güvenmenin -off ki ne off- çok zor bir eylem olduğunu bana hatırlatan kişilerle tanıştığım da doğrudur.
5) Artık sabahları 06.20 de uyanarak gittiğim bir işim var.
6) Mahallenin köpeklerinden ‘Zeytin’ ile çok sıkı dost olduk. Sabahları hapşırıyor bu ara ama sağlıklı maşallah.
7) Muhtarın köpeği benim balıklarımdan önce çatlayacak diye tahmin ediyorum.
Sanırım anlatmadığım ama daha başka olan bir sürü daha bişiler var. Şimdilik bu kadar diyelim. Gurbette okuyan tüm öğrencileri sevgiyle anarken, “tekrar öğrenci olsam keşke” geyiğine yazıyı çevirmeden uykuya gitmek ümidiyle uzaklaşırken son cümlenin çok uzadığını fark ederek hemen keserim.
Gıcık Not: Yok daha bitirmedim yazıyı. Bir şey daha söylemek istiyorum çok değerli okur. Demek istiyorum ki aslında şey yani istiyorum ki bi tavla atıp pamuk helva yesek ne güzel olurdu.
bugün 0, toplam 3 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- uzaktan bir bakis













hiçbir zaman aynı anda herşey iyi gitmiyor malesef. kazaya dair, geçmiş olsun. yeni işin de hayırlı olsun sevgili mor paspas :)
teşekkür ederim sevgili ayine.