Nohut’un otobus yazisini gordukten sonra beterin beterini gostermek icin bu yaziyi girmek boynuma borc oldu.
Efendim benim simdilerde yeni tasindigim Amerika’daki bu sehirde otobus sistemi cogu yere gore daha gelismis(mis). Guya… Acikcasi gelismis hali buysa, digerlerini dusunemiyorum bile. otobusler genelde 15-20 dakikada bir calisir. Yagmur yagar, aksar; hafta sonu kolej ligi maci vardir, sehirde hafif bir trafik olur; gene aksar bu otobusler. Sabah okul ve is saatidir; gene gecikir butun otobusler. Aksam is cikisi, “okullar dagiliyor” falan derler; gene karman corman olur otobus saatleri. Oyle ki, bu aksamalar 1.5 saati bile bulabilir. Yani yuruyerek gitseniz eve daha cabuk varabilirsiniz bazi durumlarda.
Bir de bu Amerikalilar personal space olayini abarttiklari icin, ayakta dogru duzgun dizilmeyi bilmezler. hemen uc bes kisi ayakta kaldigi zaman, otobus agzina kadar dolar (zira alani efektif kullanamazlar); sofor de sanki koy muhtari… Hemen “i`m full, no more people” (otobus dolu, daha cok kimseyi alamam) diyerekten mal gibi ortada birakir durakta insanlarin kalanini.
Enteresan bi sehir yani vesselam. Tas catlasin 150bin kisi yasar, bunlarin 100binden fazlasi zaten kendi arabasina sahiptir ama 20-30 bin kisiyi bile tasimaktan acizdir burasinin mal otobusleri. Sen Istanbul’da saydirirsin yarim saat otobus beklediginde, ortalama bi Anadolu sehrinden daha ufak olan bu kasabada 1.5saat otobus beklersen cok fazla uzulmemelisindir. Zira Amerikalilarin hepsi zaten gayet normal bir durummus gibi hic sikayet etmeden gelen ilk otobuse koyun gibi binerler. Sen de sasirir kalirsin. Halbusem “ah ulen Turkiye’de olacakti ki” dersin; sanki askerdeymissin de “sivilde karsima cikma” diyorsun…
1-2 sene once Amerika’nin en yasanilasi sehri secilmis bulundugum yer. tabi ki bu, yine beyaz tenli, arabasi olan, cebinde parasi olan biriyseniz gecerlidir. (lan bunlar zaten Istanbul’da bende olsa, Istanbul da cok yasanilasi bir yer olurdu diye hayiflanirsin ama cok gectir. Doktora carklari islemeye baslamistir…
bugün 0, toplam 23 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- amerika manzaraları
- amerika şehir manzaraları
- çizgi film otobüs beklerken yağmur yağar
- yağmur manzaraları
- otobüs yazısı resimleri













Başkaparmak insanların evlilik hayallerini yıktı. Floridian da Amerika hayallerini yıkacağa benziyor. Sakinkafa bilinenlerin bilinmeyen yanlarını anlatmayı kendine vazife kabul etti sanırım.
Samimi anlatım için teşekkürler.
“… ama çok geçtir. Doktora çarkları işlemeye başlamıştır”
Çok sağlam bir tespit.
Sağyın floridian’a bizi bilgilendirdiği için teşekkür etmeyi bir borç, bir vazife, bir ödev biliyorum;
Kendisinden gerek doktora, gerek amerika’da öğrenci halleri olsun yazılarını bekliyoruz.
Bir de ayrıca pek zeki, muhterem bir insan olduğu için kendisine saygımız kabardı efem. (kabardıkça kabarıyor ziraaa)
Kendisi hem eleştirmenlik, hem hayat koçluğu hem de yazarlık yaparak doktora hayatının tekdüze bir yaşam olmadığını cümle sakinkafa’lıya kanıtladı.
Dağlar tepeler olan ama ferhat gibim delinen okuma yığınlarından sonra üşenmeyip yazılaar yazdığı için daha ilk yazısıyla (eseri mi desek) kalbimizde taht kurmuştur..
“Okuma yığınları” tabiri bir çok insana yabancı. Açar mıyız biraz daha :))
okuma yığınları:
türlü türlü makaleler, kitap parçalarından oluşan, okuma demetleri.
her hafta 1000 sayfaya kadar okunmanız beklenebilir.
akademik ingilizce dilini anlamak bi dert, konuyu anlamak başka derttir.
sağolasın nohut kardeş…
öncelikle hoşgelmişsin floridian abicim :) amerika hatırası namında pek çok fotoğrafı burada paylaşacağını öğrendiğimde sevinçten ta oralara gelip gözlerinden öpesim geldi ama sonra hemen vazgeçtim. cimbomlu olduğunu nohut’un belirtmesi önemli. amerika’dan cimbomu nasıl destekleyeceğin de merak konusu :)
Birçoğumuz gibi destekleyecek; gazete yorumlarıyla yetinecek. (Evinde ligtv olanlara değildir sözüm)
cok pesimistik olmus degil mi; dur simdi insanlari “doktoradan sogutmak” gibi bir seye imza atmis olmayayim. ikinci yazim daha farkli olsun o zaman.
hatta ucuncu yazim da Amerika’da Cimbom’u nasil destekledigim uzerine olsun. :)
Cumleten hos bulduk…
[...] dusunmeye basladim. Zaten okula varmam 10 dakikayi bulmuyordu eger otobus zamaninda gelirse (ki bu eskiden bahsettigim gecikmeler artik iyice azalmisti, ta ki gectigimiz haftaya kadar). Boyle olunca da gun icerisinde halletmem [...]
Bulundugunuz yerde otobus sistemi nisbeten gelismis gorunuyor anlattiklarinizdan. bizim bu taraflarda 40 dk da bir otobus var okulun o taraflara. haftasonlari calismiyor o da. haftaici de aksam 6 dan sonraya kalirsaniz donecek vasita bulamiyorsunuz. otobusle tek gidebileceginiz yer de okul, baska ihtiyaclariniz icin ise arabasi olan bir arkadastan baska seceneginiz olmuyor. bu ulkede otobusleri kullaninca farkediyorsun ki; insanlarin gercekten hic acelesi yok. otobus duraga dogru yaklasirken epey ilerden bir amcam otobuse binecek belli yaklasiyor duraga dogru. otobus durakta duruyor amcayi beklemeye basliyor. amcanin keyfini bozasi yok, ayni aheste adimlarla yaklasiyor butun otobus bekliyoruz gelecek de otobuse binecek diye. bir seferinde otobuse binerken arkadasin ayagi basamaga takildi, hafifce dizinin ustune dusuverdi. oyle ciddi bir dusme hadisesi de degil kalkti devam edecek. sofor mudahele etti. rapor tutulmasi gerekiyormus. hepimizi indirdi sonra gelen otobuse bindirdi arkadasi geride birakip yola devam ettik. sonradan gorevliler gelmis olayi kayit altina alip fotograf cekmisler, kendilerinin bir sorumlulugu olmadigina dair sanirim. boyle de bir ulke hasili. bir de otobusten inis icin dugmeye basmiyor, arac icinde boylu boyunca gerilmis ipe asiliyorsunuz. aklinizda bulunsun.