Hayatım boyunca, büyüklerimden duya duya kulağımı aşındırmış bir laf bu. Tam “anca laf” kıvamında… Ne halt yediğimi fark etmeden önce ben de çok kullanırdım, daha doğrusu herkesin genel hatlarıyla da olsa, benim gibi insan olduğunu fark etmeden önce.
Ailece veya arkadaşlar halinde, yani grup olarak çarşıya çıkıldığında, alışveriş merkezine, sinemaya, lunaparka gidildiğinde falan etraf kalabalıksa, grup içersinde yaşça en büyük olan kişi “ipini koparan gelmiş” demelidir. Cet kıvamındaki kişi bu sözü sarf etmek suretiyle, çok değerli olan kendisini ve grubunu ortamdan soyutlayıp, kalabalığın kalan kuru kısmını değersizleştirir ve ötekileştirir. Böylelikle grup daha bir gruplaşır, akrabalık/arkadaşlık ilişkileri pekişir.
Kuzenlerimle birlikte AROG‘a gittim bu akşam. Alışveriş merkezine girer girmez, yaşça en büyük olan kuzenim D. Hanım “İpini koparan gelmiş” deyiverdi. Bu cümleyi de süsledi sonra “bu ne kalabalık ya!”. Resmen kızgındı diğer insanlara. Kendisine, “sen de o kalabalıktan birisin” dedim. Önce gülümsedi, sonra tekrar devam etti: Ben o kadar bekledim insanlar gezsin diye bayram tatilinde. Kulaklarıma inanamadım :). Tabiki kuzenim tamamen ciddi değildi bunu söylerken (ya da öyle miydi?). Muziplik gördüm gözlerinde. Bu sempatiklik ve asabiyet karışımı tavrından ötürü kendisini kutluyorum.
“Bu ne kalabalık ya” ve “ipini koparan gelmiş anacım” tezi üzerinde kız arkadaşımla da bir süredir çalışmaktaydık. Çalışmak derken: Söyleyip söyleyip gülüyorduk işte. Ve böylelikle, AYEDAŞ’ın mum ışığında laptopta yazı yazmak keyfini bana yaşattığı şu zaman diliminde, tezi tamamlamış olduk.
Tüm ipini koparmışlara gelsin bu yazı. Bendensiniz…
bugün 0, toplam 6 defa okundu...













bir de “ışığı gören gelmiş” versiyonu vardır. hatta devamında “o zaman ışığı kapatalım” diye de espri devam ettirilir… hey gidi :))
ne demişler ışık gördün mü koş ip buldun mu kopar. karıştırdım galiba ;)