Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Arkadaşlık ve Levye

14 Nis 09 (17:58) | Sakin Kafa yazdı | Hayattan Detaylar | 10 yorum

arkadaslikEn güzel dostluklar levyeyle başlar diye bir atasözümüz vardır, bilirsiniz. Ben de bu yüzden artık yanımda levye taşıyorum. Levye deyip geçmeyin binbir türlü işlevi vardır bir levyenin. İngiliz anahtarı gibi birşey yani, ya da bir pense… Ya da kimbilir bir maymuncuk… Bazense sırtında olanca yüküyle bir kaplumbağa. Bazense yeni bir dostluğa açılan kapıdaki bir anahtardır levye.

Duygu Sömürüsüne Giriş

Abi, o kadar yazıyoruz şurda. Bildiğimiz, bilmediğimiz herşeyi paylaşıyoruz. Sonra dandik bir site gibi muamele görünce sitemiz, insan üzlüyor tabi. Derdim buydu. Ne işim olur benim levyeyle. İnşaatta çalıştığımda pense, kerpeten, keser falan kullanırdım. Tamam sökü demiri de kullandım (sökü demiri levyenin biraz daha büyüğü galiba). Ama bir levyeyle hiç işim olmadı. Olmaz da. Ben gönül adamıyım. İşime bakarım, şarkı söylerim, müzik dinlerim, sörf yaparım (şimdilik internette sadece).

“Lütfü’nün Çılgın Tekmeleri ve Demir Yumruk Genki”

İlkokul üçüncü sınıfa kadar mahalle mektebinde okuduktan sonra, ailem beni okuldan aldı ve Şemsi Efendi ay pardon Eczacıbaşı İlköğretim Okulu’na verdi. Yeni okulumda çocuklar daha temiz kıyafetliydi, daha sterildi, daha sarışındı herkes. Beni dışladılar bir süre. Esmerim diye veya fakir bir mahalleden geldiğim için üzerimdeki korkaklığı sezdiklerinden olsa gerek. Sınıfta benden daha esmer olan Lütfü isimli bir arkadaş vardı. Sanırım sınıfın benden önceki eziğiydi. Ben gelince artık o da dede-torun ilişkisine girdi kendince sanırım ve bana karşı anlamsız bir savaş açtı. Birgün beni kabullenmiş olan birkaç arkadaşla sohbet ederken, arkamdan yaklaştı boğazımdan kavrayıp beni yere çaldı. Sonra üstüme çıkıp yüzüme vurmaya başladı. Kimse kurtarmaya çalışmıyordu. Ben yerde yatıyordum ve tüm kafalar bana tepeden bakıp bakıp “Lütfü! Lütfü! Lütfü!” diye bağırıyordu. Sonra teneffüs bitti ve öğretmen geldi. Ben de kurtulmuş oldum. Yalnız sırama geçerken, Lütfü’ye şunu söyledim: Bir dahaki tenefüs sınıfın ortasında kavga edeceğiz, herşey serbest, ağlayan kaybeder, kaybeden diğerine bulaşmaz bundan kelli.

Ve tenefüs geldi çattı. Genki denen boksörlü çizgi filmi izlemiş gaz bir velet olarak çıktım sınıfın ortasına. Lütfü yaklaştı ve göğsüme bir tekme indirdi. Sonra bir tane daha. Üçüncü tekmeyi yemeden kendime geldim ve geri çekildim. Tekmeden sonraki toparlanması esnasında Lütfü’nün suratının orta yerine okkalı bir yumruk indirdim. Ağlamaya başladı. Bir dahaki tenefüs yanına gidip acıyıp acımadığını sordum. Lütfü yüzüme baktı ve “özür dilerim Sakin Kafa” dedi. Sonra arkadaş olduk. Sonra sınıf başkanlığı mertebesine kadar yükseldim o sınıfta. Daha sarışın arkadaşlar edinebilme lüksünü yaşadım. Sınıf atladıkça rengi açılıyordu çevremdekilerin adeta. Bense şimdi benden sopayı yedikten sonra aklı başına gelen siyahi arkadaşım Lütfü’yü özlüyorum.

Tüm bunları niye anlatıyorum bilmiyorum. Şevval Sam‘dan Ahmedum türküsünü dinliyorum. Kimsenin olmadığı bir yer bulun kendinize. Hiç bir darbe, hakaret, alay, yumruk, tekme ile muhattap olmayacağınız bir yer yani. Çevrenizde herhangi biri varken bunu yapmanız mümkün değil. O yeri bulduktan sonra da daha önce kaybettiğiniz iyi bir yakınınızı hatırlayarak bir türkü dinleyin. Genelde önce iyiler gittiği için böyle özlem duyduğunuz bir yakınınızı bulmakta zorluk çekmezsiniz diye düşünüyorum. Allah sağ olanları da başımızdan eksik etmesin.

Bu yazı Sakin Kafa tarafından yazıldı;

Sakin Kafa – yayınlanmış 193 yazısı bulunmaktadır.

1 Nisan 2008'de kişisel blog olarak yayınlamaya başladığı sakinkafa.com'un kurucusu olan (eski) yazar, kolektif bir şekilde büyümesini sürdüren blogumuzun (fi tarihinden kalma) Ar-Ge Sorumlusu olup blog yönetimini Genel Yayın Yönetmeni Nohut ile birlikte sürdürür(dü). Elektronik mühendisi olan (eski) yazarımız internet, blogging, web tasarımı, pazarlama ve reklam konularıyla yakından ilgilidir. Arkadaşları ve kuzenleriyle vakit geçirmeyi, sinemaya gitmeyi, futbol ve basketbol maçı izlemeyi, seyahat etmeyi ve strateji oyunlarını (Go, Satranç, Age of Empires) çok sever; yaşadığı maceralardan ve edindiği izlenimlerden hatrında kalanları okurlarıyla paylaşır(dı önceden). Ama bir gün site bozulup da açılmaz hale geldiğinde, gece geç saatlere kadar uğraştı ve siteyi yine o tamir etti. (01:45 110125) Şu anda başka bir çalışmaya odaklanmış olan ve çeşitli dolaplar çeviren yazar, yine dev bir projeyle (nefret ediyorum bu kelimeden), sevenlerine merhaba demeye hazırlanıyor. İronik bir şekilde, bunun yine 1 Nisan gününde olmasını planlıyor. (Tabi bu 1 Nisan hangi senenin 1 Nisan'ı olur kendisi de bilmiyor)

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 12 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • levye
  • arkadaşlık gif
  • GİF arkadaşlık dostluk
  • sökü demiri

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • 90′lar Çizgi Filmleri (60)
    Bugünlerde izlediğim tek çizgi...
  • Küçüklüğümün Çizgi Filmi Ninja Kaplumbağalar (12)
    Küçükken birçok çizgi film v...
  • Cennetten bir köşe: Mauritius Cumhuriyeti (5)
    Gözünüzün önüne beyinlerimize ...
  • Komedi ve Trajedi (1)
    "Stranger Than Fiction" isimli...
  • 90lar çizgi filmleri – Jetgiller – Jetsons (4)
    Otopark krizine paydos! Bir dü...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Arkadaşlık ve Levye” için 10 yorum. Var mı arttıran?

  1. mor paspas | 15 Nis 09 (12:41)

    sakinkafa bey,
    ingiliz anahtarı, levye, alyan, kontrol kalemi gibi şeyler ne demektir?
    konuya bu kadar yakınkene bir ara bizim için resimli sözlük yapar mısınız?

  2. Sakin Kafa | 15 Nis 09 (15:35)

    yaparım tabi. isteyin yeter ki. segah bey daha ilgili ve bilgilidir böyle alet erdavat konularında ama onun şimdi vizeleri var. ben yaparsam biraz kendimden de katarım baştan söyleyeyim. bana hissettirdiklerini falan da yazarım.

    örnek vereyim. bir çekiç ben de her zaman göz kırpma dürtüsünü uyandırır. vurmasa da…

    ya da bir ingiliz anahtarı bana her zaman babamın işlerini hatırlatır, evde yaptığı tamirat işlerini. takım çantasını getittirirdi bana hep ve ben içinden ingiliz anahtarını çıkarır bi köşeye geçip dakikalarca ucunu bir açar bir kapardım… misal genç osman işte..

  3. aybars | 15 Nis 09 (22:55)

    kavga dövüş anında
    birine vurduğunda
    hiç acımaz yamultur
    ingiliz anahtarı

    şekline baktığında
    sanırsın konuşacak
    duygusuzun tekidir
    ingiliz anahtarı

    sıkar ya da gevşetir
    sadece vidaları
    açmaz kilidini kalbin
    ingiliz anahtarı

    doğayı ağaçları
    binbir çeşit kuşları
    anlamaz lakin bakar
    ingiliz anahtarı

    işim olmaz hiç senle
    zora düşsem de gelme
    aybars der ki zalimsin
    ingiliz anahtarı

  4. Sakin Kafa | 15 Nis 09 (23:51)

    ingilizler bulmadı onu
    ben buldum
    geceler boyu rüyalarımda
    onu gördüm durdum

    sonra bir gün çıkageldi
    bana; artık çağırma beni dedi
    ve tekrar dile geldi:
    ben bir levye gibi namussuz değilim

    ben ona söyledim ki
    sen bir levye gibi namussuz değilsin
    ama az hain de değilsin
    seni gidi ingiliz anahtarı

    takım çantamın gözbebeği
    ustaların baştacı
    ne de çok severim seni ben
    ey kenardan ayarlamalı
    caanım ingiliz anahtarı

  5. aybars | 16 Nis 09 (1:02)

    belli sen de ustasın
    kullanmakta aleti
    belki üstüne yoktur
    gezsem tüm vilayeti

    mucici kimdir bilmem
    belki de sakin kafa
    icat etsen ne olur
    attıktan sonra rafa

    hareket etmez gazla
    aybars verir kararı
    ne az sıkar ne fazla
    aybars verir ayarı

  6. ayasophia | 16 Nis 09 (1:07)

    halk şiirine postmodern yaklaşımlar… hadi bakalım.

  7. Sakin Kafa | 16 Nis 09 (2:11)

    değil sakin kafa ingiliz anahtarının mucidi
    şu doğrudur ama, yok üstüne gez vilayeti

    atsam da ben rafa, yarar işime bir gün elbet
    yatıyorsam da safa, bakma, olmadığımdan şirret

    sakiniz dediysek de sessiz kediyiz demedik
    sen veredur ayarı, burdayız biz daha ölmedik

  8. aybars | 16 Nis 09 (4:17)

    farkettim ki hoş değil
    “ayar vermek” sözleri
    parlamasın hınzırca
    kötülerin gözleri

    kastettiğim anahtar
    yandan ayarlamalı
    kısaca da ingiliz
    böyle algılanmalı

    bilirim kolay değil
    kırıp sonra onarmak
    gözü çıktı besbelli
    niyetimdi kaş yapmak

    insana mahsus hata
    galiba hata ettim
    yanlış anlaşıldıysa
    affedilsin sözlerim

    sil dilersen alınmam
    yakışıksız durdu çok
    kırılırsa gönüller
    birşeyin anlamı yok

    deli aybars neyledi
    yaktı viran eyledi
    gelmem gayrı davosa
    bunu böyle söyledi

  9. aybars | 16 Nis 09 (4:22)

    siteye gelirim ama:D davos sırf kafiye ve uysal kediye atıf:D

  10. ayine | 28 Kas 10 (23:28)

    “kedi” mevzusu yeniden gündemde.

    şiirler de iyiymiş hani :)

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • Sakin Kafayan (1)
    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Siyasetçiye bel altından vurma.. (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Böyle gelenek ne gerek? (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
  • google & sakinkafa

    • sevgili fotoraflar
    • türk yemekleri
    • türk reptilian
    • rüyalari kontrol etmek
    • mavi balina
    • 90 lıların dinazor ailesi çizgi film izle
    • kaf dağı nerede
  • sohbet muhabbet

    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
    • sananee: aslında çok gzl bi oyun ama oynansa ahh bide
    • taen: Sanatı sadece bir şeyler aramaya yönlendirmesi ile sınırlandırmak ne kadar doğru?
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.