ayasophia

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Yazarlara ufak hatırlatmalar…

selcuk-erdem-334Şu İnternet denilen deryada, kendi halinde seyreyleyen Sakinkafa.com isimli sitenin değerli yazarları!

Malumunuz, hepimiz aynı gemideyiz. Sitenin geleceği, hepimizin geleceği… (Tamam, burayı abarttım)

Son dönemde çok sayıda “yeni” yazar görüyorum. Seviniyorum. İnsanların “paylaşmasını” seven birisi olarak, yazarak paylaşmak adına güzel gelişmeler. Site de bir anlamda hedefine ulaşıyor böylece. Sakin sakin yolunda ilerliyor.

Sitede, lisede okuyan da var, üniversite öğrencisi de var, çalışan da var, ev hanımı olan da var (?), dünyanın değişik yerlerinde olan da var. O nedenle güzel çeşitli bir içerik edinebiliyoruz. Devamını Oku...

bugün 0, toplam 4 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

Yeni yıl mesajı…

picasso99Siyasi ve ideolojik kamplaşmalar, aşk-nefret ilişkileri, dostluklar, ‘kesin inançlılık’ ve bir sürü kabuk sıyrılıp da olaylar “öz” halinde bir sanat eserinde yahut bir tarih belgesinde saklı kalınca, her şey daha da insanîleşiyor. Ancak maharet, her şey olup bittikten sonra değil, tam da sürüp giderken bunu fark edebilmekte. Bir yılbaşı gününü/gecesini yaşarken, aslında herkesin aynı zaman diliminde ancak farklı algılarda var olduklarını hissettim. Her sabah işim gereği okuduğum ondan fazla gazeteden bulanan zihnim, bir anda böylesi ışıldayan bir gerçekle kendine geldi. Gazetelerdeki insanlık dışı üçüncü sayfa haberlerini, kendisine sürekli düşman üreten siyaseti, her bir eylemi, her bir hamleyi kendi fikrine yontan köşe yazarlarını bir kenara bıraktım ve değişik grupların 2010 yılına girişlerini izledim. Devamını Oku...

bugün 0, toplam 25 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

Vazgeçmek üzerine…

wings of windsKonuşmayı ve yazmayı çok seviyorum, evet. Okumayı ve dinlemeyi de seviyorum. Gün boyunca tonlarca bilgi zihnime çarpıp duruyor bu yüzden. Binlercesi de ağzımdan akıp gidiyor. Bu trafiğin ortasında, insanlar bir “ben” görüyordur muhtemelen. Lâkin, ben sanki saydam bir cam’mış gibi, öylece duruyorum. Hiçbir bilgi, “ben”i heyecanlandırmıyor. Her şey sanki olması gerektiği gibi oluyor da; ben öylece durup izliyorum gibi. Dostlar ediniyorum; arkadaşlıklar ekleniyor hayatıma, bazıları aradığını bulamıyor “ben”de; ben hiçbir şey aramadığımdan, her biri “farklı” bir şeyler katıyor bana. Kiminden bir şarkı, bir şiir, bazısından ilginç hikayeler, kimisinden bir cümle; hayatın kendisi aslında. Bu “başka hayatlar” çoğu zaman gelip geçiyor; ben kırıp dökmeden, incitmeden, mümkün mertebe üzmeden, devam etmeye çalışıyorum yaşamaya. Devamını Oku...

bugün 0, toplam 17 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

Zamana İsyan Eden Şarkılar 11: Leonard Cohen – Famous Blue Raincoat

lcohenNihayet geldi bu şarkıyı yazmanın vakti. Çünkü şarkıda da dediği gibi “the end of december…/aralığın sonu” geldi çattı. Her ne kadar şarkıdaki diğer imgelere uyamasam da (mesela, sabahın dördünde ve Clinton Caddesi’nde yazmak da isterdim) zamanıdır sanırım Leonard Cohen bahsini açmanın.

Şarkının konusu bir erkekten bir diğerine mektup şeklinde özetlenebilir. Eğer ki söyleyeni L.Cohen kabul edersek, mektubu yazdığı adam karısını ayartmış birisi olmuş oluyor. Yani L.Cohen abimiz, en yakın arkadaşıyla karısının ilişkisini öğrendikten baya bir zaman sonra bu mektubu arkadaşına yazıyor. O mektubun girişindeki dostâne hava, ağırlığı daha da arttırıyor. Diyor ki L.Cohen; Devamını Oku...

bugün 0, toplam 50 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

Kapalı yazmak / açık yazmak

yazmakİlkokulda “yazmak” hiç aklımda yoktu. Hatta kompozisyon derslerinde, “işsizlik” konusunda yazılar yazan manyaklar vardı sınıfta; buna rağmen hiç öyle dertlerim olmamıştı. Sadece bir şiir yazmıştım, o da bir şarkıdan esinlenerek. Ortaokulda, sonraları, şiir ve deneme yazmaya başladım. Orta-3′teki yıllık ödevim, Cemil Meriç’in Jurnal (2cilt) kitabından esinlendiğim bazı makaleler yazmaktı. Hep hayıflanırım o yazıları kaybettiğime. O ödevden bir makaleyi bir tanıdığıma gösterdiğimde, bana yerel bir dergide yazmayı teklif etmişti. İnsan deneme yazarken daha “açık” olabiliyordu sanırım. Sonra lise yıllarında ilk kez öykü formatında şeyler yazmaya koyuldum. Deneme yazmayı içselleştirerek bir nevi “içe yolculuk” yapmaya başladım. Oradan dışarı taşanları da karakterlerin sırtına yükleyerek bir şeyler karalıyordum. Öykülerimi yakınımda, sevdiğim insanlara okuttuğum için de “esaslı eleştiriler” alamadım hiç. Devamını Oku...

bugün 0, toplam 3 defa okundu...

Mes que un club*: FC Barcelona

FCBarcelona0809

1994 yılında dünya kupası ABD’de yapılmıştı. Maçlar gece yarısı oynanıyordu Türkiye saatiyle. Avrupa’dan da izlenebilsin diye maçları neredeyse öğlen sıcağında oynatıyorlardı ancak yine de olmuyordu. Elimde bir ajanda, takım kadrolarından maç özetlerine kadar yazdığımı hatırlıyorum. İtalya ile Brezilya arasında oynanan final maçını VHS kasede kaydetmiştik. Üstelik maç uzatmalara ve penaltılara gidince, evdeki Rambo 3 kasedini feda etmiştik kaydetmek adına. Arşivci bir aile değiliz de, o zamanlar babamla abimin ortaklaşa bir arşivcilik hastalığı tutmuştu. Fikir ilk kimden geldi, bilmiyorum. Neticede, evde “dünya kupası” sezonu ilk ve son kez böylesine coşkulu yaşandı. 98′deki kupada, final maçını bile izlememiş; 2002′dekinde ise ben yatılı okulda olduğumdan ailecek bir araya gelememiştik. Devamını Oku...

bugün 0, toplam 18 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar


Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük

sohbet muhabbet

  • zehra: 8\a canımız 7\a çorabımız
  • bahar: 6-A hamama lifte bizden bedava……..
  • Caner: Merhaba, Bir iletişim formu bulamadığım için burdan yazıyorum, sitenizde virüs var...
  • aHMET: kardesım eline saglık. biri allah rızası icin su kolu ya da klavyeyi iki kisilik...
  • misican: Ben 18.doğum günümü hatırlamıyorum ama : ”Kaç kurtar ruhunu yalnızlıkla(yalnızlık...
  • mor paspas: hoşgeldiniz sevgili dohoda. çok ilginç bir adınız var. “arabanın açık camında...
  • dohoda: Merhabalar, Sitenize bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine yeni üye oldum. Gördüm ki; yazı...
  • yulimeka: doğum gününüz kutlu olmuştur inşallah ;) videoyu gayet güzel eklemişsiniz de ben ufak...
  • faith no more: Öncelikle arabanın açık olan camından, ay rüzgar çarpacak şimdi diyerek huzursuz...
  • mor paspas: doğum günün kutlu olsun. 6 mayısta doğanların da doğum günü kutlu mutlu olsun.
  • mor paspas: bahar gelir, hoş gelir. siteye uzun süredir girmediğimin ben de farkına vardım. bahar...
  • ayasophia: Doğum günün kutlu olsun! Güzel yaşa… 18. doğumgünümde evde misafirler vardı....
  • Miss Luna: Sandalyeler, burada iki binanın arasına koyulmasıyla şunu ifade ediyor olmalı; burada...
  • cesur: alpaçino başlı başına mukemel bı aktordur çızgısınden ödun vermemiş hiç penbe dızide...
  • Cengiz: Arkadaşlar öncelikle paylaşım için teşekkürler. Programın Windows7 altyapısının...