Kışın ortasında tamamen karla kaplanmış yolda bir anda aksiyon filmlerinin heyecanına kendimi kaptırıp el freniyle 720 derece döndükten sonra yine aynı istikamette yoluma devam ettiğimi gören ve arkadan kendi aracıyla beni takip eden arkadaşımın benim için söylediklerini anımsadım: “Şu adamdan baba olmasını bekleyebilir miyiz?”
Sahiden de, baba olmak neleri gerektirir? Türkiye için düşündüğümüzde, akşam evine asık bir suratla gelen, belki yemek yedikten sonra ve neşesi biraz daha yerine gelen ama ana haber bültenini izledikten sonra tekrar somurtmaya başlayan, sonrasında tuttuğu takımı, bir başkasının tuttuğu başka bir takımı yenince, çocuğu takdir belgesiyle sınıfı geçmişten daha fazla sevinen bir baba… Üç yılda belki bir befa veliler toplantısına katılıp, üzerine düşen tüm vazifesini yerine getirmişliğini düşünmenin verdiği rahatlıkla haftasonunda arkadaşlarıyla okey oynamaya gitmek…
Belki yukarıdakilerini yapabilecek yoğun kıvamda hatta taşlaşmışlıkta olsaydım, muhtemelen arkadaşım tarafından baba olma kriterlerini karşılayan birisi olarak görülebilecektim.
Ama değilim…
Baba olmak, çocuğuna önderlik etmektir. Çocuğun için rol model olmak demektir. Onun hayata açılan gözü, daha yolunu seçmeden, yolun sonundakileri ona gösterecek dürbünü, teleskopu olmak demektir. Onu, hayatın tek düzeliğinden kurtaracak, ona yeni yeni alemler sunabilecek birisi demektir.
Bu vasıfları kendimde gördüğüm için baba olmaya karar verdim ama müesseseyi çocuk üretebilecek bir kıvama getiremeden dağıttım. Ama yılmadım, çevremde bahsettiğim meziyetleri taşımayan babalara sahip olan çocukların, yönlendirilme, bilgilendirilme, deneme, tecrübe edinme ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorum.
Geçenlerde çocuklarımdan bir tanesi üniversite girişinde güvenlik kapısının üstündeki yapıya tırmanılıp tırmanılamayacağını merak etmişti arabayla geçerken. Cevabını bilmediğim bir soruyu cevaplayamazdım. Ben de tırmanmayı denedim. Tırmanmam tehlikeliydi elbet. Ama bunu bir çocuğun denemesi, 10 kat daha tehlikeli olabilirdi. Unutmayın ki, bir çocuk merak ettiyse, kesinlikle dener. Onların bitmez tükenmez motivasyonunun kaynağı da budur. O denemeden benim denemem ve bunun gereksizliğini ona anlatmam gerekirdi. Yaptım. Anlattım. Bir görevi daha başarıyla tamamlamış olmanın verdiği huzurla yatağıma ilerledim. Mışıl mışıl uyudum…
bugün 0, toplam 0 defa okundu...













Abi tekrar hoşgeldin!
Ne kadar hayatın içinde, derin kelimeler kullanmadan derin ve samimi bir anlatım..
Hangi çocuk böyle bir baba istemez bilmiyorum:)
İyi ki yazdın! Devamını bekliyoruz..
her çocuğa böyle bir baba nasip olur inşallah :)
720 derece dönmek mi!
sevgili baba’nın önderliğinde ben de istiyorum aynısından :)