
-Tüm kış gözüm gibi baktığım “çok sevgili” şemsiyemi, hafta sonu iki damlalık bir yaz yağmurunda kaybetmiş olmanın hüznü ile-
Şeffaf şemsiyeleri sevmiyorum. Seslerin yankılanması ile büyülendiğiniz kubbeli yapıları anımsatan o “ağır abi” şemsiyeler gibi saklanamıyorsunuz gölgesinde misal, bazen bir gölgenin köşk olabileceğini biliyorken hem… Varlığı yokluğu bir. Kendi kendine kalma lüksünden öyle mahrum. Aşikâr kalp ağrıları, “aklın açtığı yaralar” aşikâr, ateşe atılmış kelimeler…
O şeffaf şemsiyelerle birlikte biraz da keder veriyorlar bize. Yazık 5 liramıza.
bugün 0, toplam 9 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- şemsiyeli sevgili resimleri
- şeffaf şemsiyeler
- yagmur yagmayan bir hava













yaralar oldukça, keder de hep olacak… ve insan doğumundan itibaren başlıyor yaralanmaya… 5 liranıza yazık olmamış bence :)
Bir ara öyle şiddetli yağmaya başladı ki: “Ya yağmur kendine hakim olamazsa” diye düşündüm, der C. Zarifoğlu, günlüğünde. Ben böyle düşünmeye kalmadan ne varsa döküldü üzerime, sırılsıklam oldum. Göğün kapısı açılmış ya, iliklerime kadar ıslandım bugün… şükür ki nasiplendik dedim içimden.
Tramvay durağında beklerken, yaşı epey geçkin şaşkın bakan iki adam, kendi aralarında konuşuyorlardı. “Hava üzüntüden ağlıyor, baksana havayı fazla üzmüşler.” dedi biri ötekine, ciddiyetle..
şemşişe