Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Batman’in Sarsılmaz Karizması

31 Tem 08 (10:36) | ayasophia yazdı | Kültürel Köşe | 7 yorum

Öyle böyle değil, kahramanımız uzun yıllardır bu varlık sahnesinde seyrediyor. Her yönetmen bir şeyler değiştiriyor, bir şeyler ekliyor, çıkarıyor. Şimdi de Christopher Nolan’ın Kara Şovalyesini izledik sinemalarda. İtiraf ediyorum, iki defa Türkçe düblajlı versiyonunu izledim. Pişman değilim. Yine olsa yine izlerim. Fakat filmin büyüklüğü, düblajın küçüklüğünü göstermiyor insana.

Nolan’ın sineması zaten çoktan rüştünü ispat etmişti. Memento ve The Prestige gibi önemli filmler dışında, Batman serisine de Batman Begins’i katmıştı. Filmlerinde bir kurgu ustası olduğunu göstermiş, zaman ve mekan üzerindeki oynamalarla izleyiciyi bir sağa bir sola yatırmayı adet edinmiş, kamerasını ustalıkla kullanıp Hollywood filmlerine yeni boyutlar kazandırmıştı. Batman Begins’te, nasıl bir Batman ve nasıl bir Gotham City tasarlamak istediğini gösterirken de, gerçekçi bir sinema diliyle fantastik bir kahramana hayat vermek istediğini, fakat fantazi dünyasının aslında gerçek dünyanın da bir parçası olduğunu da göz ardı etmeyeceğini gördük. Üstelik şimdi elinde The Joker var…

Heath Ledger ölmeseydi, bu film bu kadar ilgi görmezdi diyenler, gidip filmi izlesinler ve “It’s simple, kill the Batman” repliği ile gaza gelsinler. Oyunculuğun olağanüstü olması bir yana, artık Joker dendiğinde Jack Nicholson yerine akla gelecek olmak da bir aktörün rüyası olabilir. Joker’in Batman’le beraber seyirciyi de sürekli şaşırtan üslubu ve simgelediği kötülüğün hakkını veriyor olması, “en iyi kötü adamlar” listemizi alt üst etti açıkçası. Mafyayla dalga geçtiği bölümler de, suç filmleriyle Batman’i ayrıştırdığı noktaydı.

Evet efendim, The Dark Knight bildiğimiz suç filmlerinden değil. Hatta bahsedildiği gibi bir suç filmi de değil. Batman’in kendisinin de itiraf ettiği gibi, “Mafyanın kuralları var, bu başka bir şey”. O nedenle belki de Joker’i her gördüğümüzde içimizde tarifsiz bir hayranlık uyanıyor. Saygı duymadığımız bu palyaçoyu çok seviyoruz. Heath Ledger keşke ölmeseydi gibi, adamı dinden çıkaracak cümleler sarfediyoruz. Film boyunca onun kazanması için çırpınıyoruz.

Ve belki de bu sarkastik hislerimiz bizi filmin sonunda aslında Joker’in kazandığı gerçeğini uydurmaya itiyor. Joker’in Gotham City halkının içindeki son iyilik kırıntısını da alıp götürmek istemesi ve Batman’i madara etme çabaları aslında kısmen sonuç veriyor. Harvey Dent’e yaptıklarıysa bütün bir hikayeyi altüst etmeye yetiyor. Nolan’ın, filmin karakterleri ile filmin doğasını örtüştürme çabaları (The Prestige’deki sihirbazları hatırlayın) bu filmi de zirveye taşıyor bence. Harvey Dent’in başına o meşum kaza geldiği için yüzünün yarısı yanıyor belki fakat onu asıl bu ikili duruma sürükleyen Joker’dir bilesiniz.

Son olarak, Tim Burton mu yoksa Christopher Nolan mı tartışmaları içinde Gotham City’e bakmak isterim. Burton’ın gotik hastalığını beğenenler için Gotham City’i ışıltılı bir şehir yapmak bizzat Batman’e hakaret olarak algılanıyor. Fakat başta da dedik biz, Nolan’ın sineması fantastik ile gerçek arasındaki çizgilerle oynamak istiyor. Burton gibi karikatür bir film çekmekten ısrarla istiğna buyurup, Nolan tarzı bir Batman hikayesi tasarlıyor. Olay Gotham City’de geçiyor fakat mekan Chicago ya da New York’ta da olabilir. Nolan tarzı budur arkadaş, beğenmeyenler Jack Nicholson’lu versiyona devam edebilirler.

Postmodern süper kahramanlığın da dibine vurarak bitiriyor filmi yönetmen. Kara Şovalye olarak bırakıyor Batman’i. Üstelik süper kahramanımız “iyiliğe ilham olmak” istediği halde. Ama Batman’in kaderi bu, sayın seyirciler. Bir kere kendisi ilhamını yarasadan almış… Karanlık onun kaderi. Bu arada “sonar” hareketi çok klastı bence. Beğenmeyenler varmış, duymayayım.

Demeyim diye çok direttim ama duramadım: ABD yine süper güç ve bu sefer Hong Kong’ta geçiyor hikayenin bir kısmı. Çin uyruklu bir iş adamının ABD’de yolsuzluk yapması falan da var ki, güncel dünyaya nasıl bir göndermedir bilemiyorum. Hatta nasıl bir oryantalizmdir onu bile kestiremiyorum. Nolan’a da yakışmadı ama neyse efendim…

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 13 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • sarsılmaz batman

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • Wolwerine’de cehennemi tatmak (4)
    Malumunuzdur belki, X-Men isim...
  • Cennetten bir köşe: Mauritius Cumhuriyeti (5)
    Gözünüzün önüne beyinlerimize ...
  • Geçmiş Zaman Olur Ki… (1)
    Nostalji iyi midir yoksa kötü ...
  • “Hayatı” Tabir İçin Bir Yusuf Gerek (4)
    --- yazı spoiler içermektedir-...
  • Ali’nin Büyülü Dünyası (3)
    Bugün Ali bizdeydi. Beraber Ge...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Batman’in Sarsılmaz Karizması” için 7 yorum. Var mı arttıran?

  1. aco | 31 Tem 08 (19:08)

    bazı yerler spoilerımsı lütfen dikkat edelim, ben daha seyretmedim… ama güzel kiritik eline sağlık…

  2. Sakin Kafa | 1 Ağu 08 (7:29)

    Açıkçası Burton’ın Batman’ini hem ürkütücü hem eğlenceli bulmuştum. Eleştiriyi okuduktan sonra, fantastik ürkünçlüğün ve soğukluğun, yerini gerçek korkulara bırakacağını düşündüm. Daha kötü olduğunu düşündüm demek değil bu. Ama daha farklı hazlar alacağım heralde.

    Bu arada, yazının “…izleyiciyi bir sağa bir sola yatırmayı adet edinmiş…” kısmında kafamı bir sağa bir sola salladığımı farkettim :)

  3. safa | 1 Ağu 08 (17:32)

    ingilizce blmeyenler var kardeşim lütfen türkçe konuşalım…:)

  4. ayasophia | 1 Ağu 08 (20:38)

    Geçen gün kanaltürk’te, jack nicholson’lu batman’i hatırladım bir kez daha. evet gotham baya farklı, joker de baya farklı. işin içinde tim burton’dan gelen bir “fantastik dünya” sosu var. ancak christopher nolan, filmlerine acayip bir entelektüel boyut katan ciddi bir yönetmen. o yüzden farklı filmler yani…

  5. çekirge | 13 Ağu 08 (1:12)

    tim burton&michael keaton roxxx baby

  6. pascal | 26 Ağu 08 (15:01)

    iki joker de farklı. zaten merhum ledger ölmeden önce jack nicholson’la karşılaştırıldığı söylendiğinde onun oynadığı jokerin daha eğlenceli bir tip olduğunu, kendi karakterinin ise daha karanlık ve korkunç olduğunu bu yüzden karşılaştırmanın doğru olmadığını söylemişti. aslında çizgi filmlerden ve romanlarından alıştığımız joker daha çok ledger’da hayat buldu diyebiliriz.

  7. Sakin Kafa | 26 Ağu 08 (15:56)

    batman kara şövalye yi de izledim nihayet. ayasophia nın anlatmaya çalıştıklarını daha iyi anladım. filmden de delice zevk aldım.

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • dünyanın en büyük yaratığı
    • kurdele
    • tasrali olmak
    • dekorasyona dair
    • smile adsl nasıl kapatılır
    • volfied oyna
    • pierloti
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.