Bu Almanya havasi insani resmen bunalima sokar.
Söyle pencerden disari bakiyorum da deminden beri…Mayis’in tam ortasindayiz, yaza yaklastik ve su havaya bakiniz… kapali,puslu, islak… gri bir gökyüzü.
Aslinda insanin “icindeki hava” önemlidir herzaman. Cünkü disarisi güllük gülistanlik da olsa, hic keyfiniz yoksa, moraliniz berbatsa, o günesli gökyüzü de neselendiremez sizi. Ya da tam tersi…disarida firtinalarda kopsa, yagmur da yagsa, cok mutluysaniz, icinizde actigini hissedersiniz o günesin…
Ama disaridaki havanin, insanin keyfine, psikolojisine nekadar etki yapabilecegini hepimiz yasamisizdir mutlaka hayatimizda bir kez olsun.
Nekadar hassastir su insan ruhu… nasil bir melodi, bir sarki, türkü bile o ruha ilac etkisi yapabiliyorsa, o ruhu o an alip bambaska alemlere sürükleyebiliyorsa, disarida yagan bir yagmur, gök gürültüsü, simsekler, kar , boran, firtina… ya da camdan iceri sizan günes piriltilari, rengarenk karsimiza cikan bir gökkusagi…masmavi bir gökyüzünün, kipkizila döndükten sonra, gözlerimizi ve zihnimizi büyüleyen o muhtesem gün batimi da ruh halimizi bir anda alip götürüverir biryerlere…
Evliya Celebi’nin “delilik mevsimi” tasviri, ilkbahar icin duydugum en hos ifadedir örnegin.
Hele Orhan Veli’nin o malum siirini okudugumuzda, hangi “havalardan” bahsettigini tahmin etmemiz zor degildir…ve havalarin ruh halimize bazi durumlarda nasil yansidigini, bir kez daha hatirlatir bize cok hos bir sekilde…yüzümüzde kimi zaman buruk, kimi zaman sicak, kimi zaman kurnaz bir gülümseyle.
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alistim,
Böyle havada asik oldum..
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum
Siir yazma hastaligim
Hep böyle havalarda nüksetti..
Beni bu güzel havalar mahvetti…
Birazdan kararmaya baslayacak yavas yavas disarisi… disardaki gri renkler, siyaha yüz tutacak… yine uzun bir gece baslayacak…
En iyisi sicacik bir cay icmeli, koltuga yerlesip, bahtaniyenin altina sokulmali…
Icimizi isitan cayi yudumlarken, günesli günlerin, harika günbatimlarinin, gökkusaklarinin hayalini kurmali… firtinali hatiralari rüzgara birakip, günesli geleceklere dogru yol almali…
Bazi seyleri pamuklara sarip, sarmalayip yüregimizin en güzel kösesine yerlestirip,
bazi seyleri ise…unutmali.
Unutmali…
bugün 0, toplam 0 defa okundu...













efendim, bu güzel havlar insnı vezir de ediyor rezil de..Havanın güzelliği içinize işlemiş, yüzünüze vurmuş bir şekilde apartmanın merdivenlerinde rastladığınız komşunuzun nemrut suratı, sizin selam vermenize karşın duymazdan gelip devam etmesi bile bozmamalı bu büyüyü..:)
Boşverelim, unutalım, unutunca hayat daha güzel…
Geçmişte yaşamayı bırakıp an’ı yakalayalım.Ne dersiniz?