Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Bir devrim önerisi (daha): Fedakarlık

28 Eki 09 (0:40) | ayasophia yazdı | Kültürel Köşe | 8 yorum

aydınlanmaThomas Hobbes’u tanırsınız belki. Kendisinin en meşhur cümlelerinden birisi “homo homini lupus” idi. Bunu birilerinden almış olabilir de, teorisinin özüne koyması galiba “liberal sosyal düzen” tarihi içinde ilklerdendir. Kuzey Aydınlanması diyebileceğimiz bu liberal sosyal devletçilik anlayışı, bir anlamda insanın insanın kurdu olduğu “gerçeğine” dayanıyor. Evet, Hobbes denen zât-ı muhterem insanların serbest bırakıldığında birbirini yiyen kurtlara dönüşeceğini ve bu nedenle de düzeni sağlayacak bir “devlet” varlığına gerek olduğunu buyurmuş yüzyıllar evvel. Bunu destekleyen çokça görüş belirtilmiş o yıllarda ve Kuzey Aydınlanması dediğim, İngiliz-Fransız modeli böylece ortaya çıkmış. Bu modele göre, insanlar bu kadar güvensiz varlıklar olduğundan düzeni koruyacak bir şeylere ihtiyaç mutlaka vardır. Madem bu ihtiyaç muhakkak, öyleyse bu güvenlik sistemini gelin el birliği ile sağlayalım demiştir pek çoğu (misal David Hume, J.J. Rousseau).

Almanların idealist bir geleneği ve en çok da Hegel’i vardır. Bu insan insanın kurdudur meselesini, Hegel tarihsel bir şekilde çözümlemiştir. Ona göre de köle ile efendi arasındaki diyalektik etkili olmuştur. Bir de şu var ki, tarihin motoru bu diyalektiğin işlemesine bağlıdır. İlla ki birileri köle, birileri efendi olmuştur ve olacaktır da. Marx’ın gelip de “Hegel’im, güzelim, ters bakıyorsun” demesi biraz da bundandır. Hegel’e göre insanların bireysel düşünceleri ve halleri, dış dünyayı yani materyal dünyayı etkileyen bir içten dışa açılımın evvelidir. Marx ise, materyal dünyanın, yani kabuğun insanın özüne doğru bir kapanım yaptığını kabul eder. İnsanın özü denilen şey, zaman içinde yok olmuştur materyalist felsefede, lakin Marx’ın ilk yazılarında “öz” yerli yerindedir.

Almanların bir de Kant’ı vardır ki, şu muazzam sözü söylemiştir: “Yalnızca ‘iyi niyet’ saf iyi olabilir. O da içeriden dışarıya çıktığı anda birçok kötü şeye sebep olabilir.” Üstelik bu sözünü, “ameller niyetlere göredir” hadisine bir olumlama kabul ederler. Evet ve hayır, şeklinde yaklaşırım ben. Sebebini de saklarım kendime. Yalnız Kant’ta da bu insanın “olumsuzluğu” aşılamamıştır pek. Her şeye rağmen temkinli yaklaşır Kant. İnsanın özüyle ilgili şeyler söylemek yerine, saflığı eleştirmiştir. İnsanın farklı mekanizmalardan doğan bir “ürün” olduğuna yaklaşmıştır kimi yerde. Belki de endüstri devrimine göz kırpmak zorunda hissetmiştir kendini, neticede yeni bir toplum doğuyordur.

İspanya’daki Endülüs etkisinden de bahsetmek isterdim de yazı giderek uzuyor ve sıkıcılaşıyor. Sıkıcılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yazıyı basmadan ağzımdaki baklayı atayım ortaya. Bu insan denen şeye zerre güvenmiyorum ben de. Çünkü içindeki boşlukları biliyorum, kendimden. Zaafları, o zaaflar uğruna hiçe sayabilecekleri erdemleri, güzellikleri, bağları iyi biliyorum. Hal böyleyken, nasıl olacak da “güven toplumu” oluşturacak bir düzene erişebileceğiz? Bunun yolunun tek bir noktadan geçtiği görüşündeyim. Bazıları ağır fedakarlıklar yapacak. Öyle fedakarlıklar ki, karşı taraf şaşıracak. Kötülüğüne mukabele bekleyenler, bu “fedakarlık” karşısında ikinci bir adım düşünemeyecek ve kendinden utanacak.

Bu fedakarlık öyle bir şey ki, hem “insan insanın kurdudur” hezeyanını bastırıyor, hem de “insan ancak çıkarı için yaşar” öngörüsünü yerle bir ediyor. Bu durumda da, tahmini nâmümkün bir toplum yapısı çıkıyor ortaya ki, “statüko” denilen şeyi de zir-ü zeber hale çeviriyor. Hani Faust’ta meşhur adamımız, kıza yaptığı bir iyilikle, yani fedakarlıkla kurtulmuştu ya, aslında bu fedakarlığın tarihsel temeline de iyi bir işaret. Zira biliriz ki, Hıristiyan metafiziği evveliyetle Hz. İsa’nın kendini insanlar adına “kurban” etmesiyle başlar. Bu bakımdan, eski çağlardaki “kurban” anlayışına bir gönderme yaparken, bunun “evrenselliği” ile sıyrılır onlardan.

Demem o ki, fedakarlık bilinen bütün sistemleri çözmenin tek yolu. Değişimin, yahut devrimin, ayak sesleri fedakar ruhların çağlamaya başlamasıyla gelmeye başlar.

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 2 defa okundu...

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Bir devrim önerisi (daha): Fedakarlık” için 8 yorum. Var mı arttıran?

  1. suphi ceyhun | 28 Eki 09 (5:27)

    cok uzun olmus okuyasim gelmedi hic
    bir de icinde bolca isim gecen yazilar kafami karisitiriyor
    biraz daha basit yazsaniz, tanimadigimiz insanlar falan olmasa
    boyle yabanci yazarlar olunca sanki onlari bilmedigimiz icin yazidan birsey
    anlayamayacakmisiz gibi geliyor
    halk adina
    suphi

  2. melke | 28 Eki 09 (12:31)

    Sevgili Hobbes amca, özgürlüğün insana bırakılmamasını tembihlerken çok iyi etmiştir kanımca.

    Fedakarlık dendi mi de Nietzche der susarım. O adam bilmiş bence. Fedakarlık yalana sarıyor. Olmuyor öyle.

    annemin de bi lafı vardır mesela ‘Sen iyisin fedakarsın da, herkes senin gibi mi?’

    Al işte felsefe dediğin budur. Gerekirse annem de bir Filozoftur.

  3. Sakin Kafa | 28 Eki 09 (14:51)

    ne kadar harika bir bakış. ön yargılarılarımızın ve niyet okuma partilerinin bir numaralı düşmanı olurdu. güveni tesis eder. kim nerden başlamalı? biraz düşünmeli.

    tamam canımızı verdik çok uğurda ama bitmesin mi?

  4. goktug | 28 Eki 09 (15:22)

    fedakarlığın kardeş gibi bildiği kuzeni de diğerkâmlıktır… hobbes çok da haksız sayılmaz, hepimiz kurt olmasak da kurtlaşma potansiyeline sahibiz, hem de fazlasıyla… bu yaratığa dönüşme hallerinin en birinci panzehiri ise diğerkâm bir eyleme sarılmaktır bence…

    not: sevgili suphi bey, bir de şöyle düşünün, belki bu yazılar sayesinde tanımadığınız isimlerle de tanışmış olursunuz… belki bu sizin de hoşunuza gider…

  5. Sakin Kafa | 28 Eki 09 (15:55)

    diğerkâm ne ola ki?

  6. melke | 28 Eki 09 (20:26)

    başkalarını kendine tercih etmece. fedakarlık gibim. enayilik tarzı bir şey :D

  7. hybrid | 28 Eki 09 (22:55)

    peygamber efendimiz de insanlara başınıza bir yönetici seçin diye tavsiyede bulunmuş.yani bir kısım anarşistlerin insan kendini yönetebilir,devlete gerek yok ütopyasına karşı bu düşünce.insan fıtrat olarak da bence yöneticiye muhtaç.bu muhtaçlık yaratılmışlıktan geliyor.sığ bi örnek vermek gerekirse ; bi kavşakta trafik ışığı bozulduğu zaman trafik kazaları artar.
    fedakarlık ise schopenhauer tarzı olabilir diye düşündüm hımm evet.

    “Kim olursa olsun, her ne zaman bir insanla ilişki kurarsan,onun hakkında vakar ve kıymetine göre nesnel bir değerlendirme çabası içinde olma.Onun iradesinin kötülüğünü,anlayışının sınırlılığını veya fikirlerinin tersliğini nazarı itibara alma;çünkü ilki seni kolaylıkla nefrete,ikincisi küçümsemeye götürür.Tam tersine dikkatini sadece onun ıstırapları,ihtiyaçları,endişeleri ve acıları üzerine yoğunlaştır.O vakit onunla akrabalığını hissedecek;onun duygularını paylaşacak ve nefret ya da aşağılama yerine şefkat ve merhameti tecrübe edineceksin”

    “her yerde her ulusta,hayatin her durumunda,her çesit kargasada ve önemsiz olayda,acima duygusunun iyi sonuçlarini nasil ortaya koydugunu; haksizliklari nasil önledigini ve ödül olma düsüncesi söz konusu olmaksizin iyi davranislara nasil yol açtigini gören kimse,katisiksiz ahlak degerinin,bu duyguda bulundugunu nasil kavramaz.’…”

    burda insanların acılarından dolayı onlara merhamet edip karşılık beklemeden yardımcı olma söz konusu.tam olarak fedakarlıkla örtüşmese de aynı doğrultuda diye düşündüm.

  8. persephone | 29 Eki 09 (2:37)

    ölü ruhlardan nasıl fedakarlık yapmalarını bekleyebiliriz?

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
    • 1. Kaffa Lympics: “İlk t.. (1)
  • google & sakinkafa

    • mona lisa şifresi
    • al pacino sözleri
    • mona lisanın sırrı
    • 1000 dolarlık banknot varmı
    • ses kaydedici
    • askerde comolokko
    • kalimero
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.