Dün akşam ofisten arkadaşlara kek yaptım. Üzüm, incir, ceviz, havuç ve tarçınlı kek. Daha önce de yapmıştım, çok beğenmişlerdi, hatta “aşure gibi kek” demişlerdi.
Üzüm ve incirleri karıştırırken “aşure” benzetmesi geldi aklıma, gülümsedim.
Aşure, bana Nuh AS’ı, tufanı ve gemide son kalan yiyeceklerden hazırladıkları aşureyi hatırlattı. Acaba onlarınki de bugün yaptığımız aşure gibimiydi merak ettim.
Nuh tufanı derken Spy Game isimli filmi hatırladım. Robert Redford ve Brad Pitt in oynadığı casus, ajan tarzı bir film. Filmde, Redford asistanına bir soru sormuştu; “Nuh, gemisini ne zaman hazırlamaya başladı?” cevap; “Before the rain. Before the rain…”
Yağmur Guns’n Roses’ in çok eski bir şarkısı “November Rain”in klibini hatırlattı. Özellikle klibin son bölümü kalmış görselimde; güzel bir kır düğünü aniden bastıran şiddetli bir yağmurla dağılıyor, insanlar kaçışıyor, masalar devriliyor, her şey yerle bir oluyordu. Son kare; yağmurla ıslanan bir gülün renkleri kıpkırmızı akıp gidiyor.
Sonra “NewYork’ ta sessiz yağmuru” hatırladım. Çok da önemli değilmiş, bu kez üzülmedim.
Yağmurda takılıp şairin dediklerini anımsarken artık keki fırına vermem gerektiğini fark ettim;
“ Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne, her yalanı yüz şeytan taşıyor olabilir mi?”
Bir Kekin Hatırlattıkları
15 Haz 09 (9:40) | kurbaga prenses yazdı | Kültürel Köşe | 3 yorum
“Bir Kekin Hatırlattıkları” için 3 yorum. Var mı arttıran?
Yorum yazmaca




















“bilmiyoruz..
sonra oturup düşüneceğiz bütün bu olanları..”
Benimde nedense Memento daki kahramanın, vücuduna dövmelerle yaptığı post-it ler aklıma geldi…
Dün akşam itibariyle Memento yu izlemiş biri olarak yorumunu şimdi daha iyi algılıyorum faith no more.
Neyseki kek yapıyor olduğumu unutmadan fırına verebildim:)