Bir Pire ve Bir Yabancı

Bir varmış, bir yokmuş.
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir pire varmış. Dediğimiz gibi o zamanlar pireler berber imiş. İsmi lazım olmayan sevgili piremiz de berberlik görevini hakkıyla yapmaktaymış. Pek bir titiz, çalışkan, işine ve evine düşkün helal süt emmiş bir kardeşimizmiş. Seher vakti berber dükkanını açar, havanın kararmasına müteakip evinde olurmuş.

Böyle sıradan günlerden bir gün tam dükkanını kapatmaya hazırlanırken bir müşteri gelmiş. Bu yabancının giyimi, bakışı, tıraşı, duruşu her şeyi farklıymış. Pire ses etmeden hemen hızlıca koltuğa oturtmuş, tıraşını yapmış, saçını yıkamış, ensesindeki kılları üfürtmüş. Yabancıdan hiç ses çıkmamış. Belli ki memnun halinden diye düşünüp tam kolonyasını suratına boca ederken bir çığlık kopmuş. Yabancı koltuktan fırlayıp suratına değen kolonya damlalarından kurtulmaya çalışıyormuş ve bağırıyormuş.

Bu ne böyle?

Zavallı pire elinde kolonya şişesiyle küçüldükçe küçülmüş, üzüldükçe üzülmüş. Parçalanmış ses tellerini toplamaya çalışarak cevap vermeye çalışmış. Sesi dışarı çıkar çıkmaz ölüyormuş. Son bir denemeyle bir fısıltı halinde,

Çimen kolonyası, e-fen-dim…’ deyivermiş.

Yabancı ağzını buruşturmuş, yüzünü ekşitmiş, gözlerini hafif kısmış, dudaklarını birleştirmiş, burnunu havaya kaldırmış ve başını 1-2 santim yukarı doğru havalandırarak ‘hıh’ sesini çıkarmış.

Piremiz ilk defa gördüğü bu tepkinin ne olduğunu anlamamış. Aslında orada yaşanan ve çok sonraki zamanlar -sevgili mor paspas sayesinde- kaynaklara geçecek olan ‘tarihin ilk trip atma eylemi’ imiş. Yabancı anlaşılmadığını görüp çıkardığı sesi yineleyip duruyormuş.

Hıh, hah, hoh, höh, hıh….’ diyerek homurdanıp durmuş ve eklemiş.
Limon kolonyasından başkasını sürmem, sürdürmem!

Artık fenalık geçirmek üzere olan pirecik çimen kolonyasını burnuna sürüp koklayarak ayılmaya çalışıyormuş. Ortalığa yayılan kokudan rahatsız olan yabancı bu sefer daha yüksek tonla bağırmaya başlamış.

Göreceksiniz gününüzü, çimen kolonyasını ortalığa yayan tüm pireler yakılacak. Sizler ezik, kaçmaya mahkum, pis bir varlık olacaksınız. Sizi görenler sizi yok etmek isteyecek, her şey değişecek ve zafer limon kolonyasının olacak!

Böylece ‘ilk trip’in ardından ‘ilk beddua’ da gelmiş. Daha sonraki zamanlarda da bu ikili hep beraber seyahat etmiş, birlikte güçlenip ilerlemiş.

Daha fazla dayanamayan pire umulmadık bir refleks ile sıçramış dışarıya ve kaçmış. Hayatında ilk defa sıçrıyormuş ve bu özellik ondan sonra gelecek olan pirelerin genine işlenmiş. Pire krallığı da o yabancının doldurmaları ile limon kolonyası dökülerek yakılmış. Şehri saran limon kokusunu herkes çok sevmiş ve yeni berber olan cinslere özendirme olarak şişelerce limon kolonyası dağıtılmış.

Tarihte ilk yaşanan bu olayın sonucu ‘trip atan’ yönünde olumlu geliştiği için herkes bu işin faydalı bir durum olduğu dersini çıkarmış. Trip atmak yaygın bir hale gelmiş. Ama hayat bu, tüm umulan sonuçlar her koşulda gülen bir surat ile karşınıza çıkmıyor.
Bu gereksiz davranışı onaylamasak da yapıyoruz. Yapmasak daha sevimli olur, ama hayatın sevimsizliği karşısında biz ne kadar dayanabiliriz.

Limon işte, ekşi bir şey, yüzünü buruşturmaya ve sen fark etmesen de ‘hıh’ diye bir ses çıkarmanı sağlamaya birebir.

Bu yazı mor paspas tarafından yazıldı;

mor paspas – yayınlanmış 108 yazısı bulunmaktadır.

10 Kasım 2008'de sakinkafa.com'da yerini alan yazarımız aynı zamanda sitemizin editörlerindendir. Yaşama dair bir çok konuyu özgün bakışıyla ele alıp okurlarına aynı yazı içersinde birden fazla duyguyu yaşatmayı bilen mühendis yazarımız; izlediği filmleri, dinlediği müzikleri, gezdiği yerleri ve maceralarını kendine has tarzıyla okurlarına sunmaktan keyif duyar.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 5 defa okundu...

Dünya Alem Duysun Bunu ;

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>



Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
sohbet muhabbet
  • zehra: 8\a canımız 7\a çorabımız
  • bahar: 6-A hamama lifte bizden bedava……..
  • Caner: Merhaba, Bir iletişim formu bulamadığım için burdan yazıyorum, sitenizde virüs var...
  • aHMET: kardesım eline saglık. biri allah rızası icin su kolu ya da klavyeyi iki kisilik...
  • misican: Ben 18.doğum günümü hatırlamıyorum ama : ”Kaç kurtar ruhunu yalnızlıkla(yalnızlık...
  • mor paspas: hoşgeldiniz sevgili dohoda. çok ilginç bir adınız var. “arabanın açık camında...
  • dohoda: Merhabalar, Sitenize bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine yeni üye oldum. Gördüm ki; yazı...
  • yulimeka: doğum gününüz kutlu olmuştur inşallah ;) videoyu gayet güzel eklemişsiniz de ben ufak...
  • faith no more: Öncelikle arabanın açık olan camından, ay rüzgar çarpacak şimdi diyerek huzursuz...
  • mor paspas: doğum günün kutlu olsun. 6 mayısta doğanların da doğum günü kutlu mutlu olsun.
  • mor paspas: bahar gelir, hoş gelir. siteye uzun süredir girmediğimin ben de farkına vardım. bahar...
  • ayasophia: Doğum günün kutlu olsun! Güzel yaşa… 18. doğumgünümde evde misafirler vardı....
  • Miss Luna: Sandalyeler, burada iki binanın arasına koyulmasıyla şunu ifade ediyor olmalı; burada...
  • cesur: alpaçino başlı başına mukemel bı aktordur çızgısınden ödun vermemiş hiç penbe dızide...
  • Cengiz: Arkadaşlar öncelikle paylaşım için teşekkürler. Programın Windows7 altyapısının...