Espri insanların moralini yükseltmek için en doğru yöntemdir. Her yaştan, her cinsiyetten insanın morali ne kadar bozuk olursa olsun, bir iki yerinde espriyle düzelebilir. Normalde espri başına çok yüksek ücretler alsam da, morali bozuk insanlar için sevabına ya da çok ucuz espri yaparım çoğu zaman.
Karnelerin dağıtıldığı gündü… Beykoz taraflarında dolanıyordum. Beykoz belediyesinin ufak bir espri işi vardı. İlçede espri azalmış, halk negatif ruh haline bürünmüştü. İnsanlar birbirlerini bıçaklıyor, ağlıyorlardı. Kimsenin yüzü gülmüyordu. Esnaf çileli, vatandaş kızgındı.
Beykoz sınırları içinde biraz gezip espri yapmam gerekiyordu. Yanımda muhasebeciler yaptığım esprileri kayıt altına alıyorlardı. Yürürken ufukta Beykoz İlköğretim okulunu gördüm, oraya doğru yönümü değiştirdim. O sırada çorbam çıksın diye birkaç espri daha bombaladım sağa sola. Yanda bir manav gördüm, hemen bir mesleki espri yapmalıyım diye aklımdan geçirdim ve: “Hey manav, sen dükkanı kadına bıraksan, kadın olur womanav”; diye bir espri attırdım hemen. Manav ve çevresindekiler ağlamayı bırakıp halay çekmeye başladı neşeyle. Muhasebeciler espri hemen kayıt altına aldılar. Muhasebeciler için oldukça zorluydu bunu yapmak. Bir yandan esprilerime kahkahalarla gülüyorlar, bir yandan da sürekli evraklar hazırlıyorlardı. “Abi dur biraz daha küçük espri yap” diye yalvarsalar da, “Beykozda espri çok az, ancak böyle espriler kurtarır burayı” diye cevap verdim.
Yürümeye devam ediyorduk. Yürürken espriler ayağıma geliyordu adeta… Tam karşıdan karşıya geçecektik ki, yoldan çok hızlı bir araba geçti. Yanımdaki muhasebeci “asfalt ağladı be!” diye arkasından söylendi. İşte espri tam ayağıma gelmişti. Ben de durur muyum bu ayağıma gelen espri karşısında? Durmam tabi ki… İlk önce bir an sessizce bekledim, baktım ortam bu esprimi kaldırmaya müsait mi? Bakışlarımı yukarıya kaldırdım. Gözlerimi kapadım. Duygulanmıştım gelecek olan bu harika esprim karşısında. Yavaş yavaş cebimden bir mendil çıkardım ve mendili yere attım usulca… “Ağladıysa gözlerini bunla silsin” sözleri döküldü ağzımdan.
Bir an sessizlik oldu, bu çok ağır espriye karşı ne yapmaları gerektiğini kestiremedi muhasebeciler ve çevremizdeki halk. Sonra birbirlerine sarılıp, “tutun beni ölücem şimdi gülmekten” diye diye gülmeye başladılar. Herkes sarmaş dolaş olmuş, gülmekten ölmemek için birbirlerine destek oluyorlardı. Birbirini bıçaklayan halk esprilerim karşısında tek vücut olmuşlardı. Muhasebeciler kaydı falan bırakmışlardı artık, yerlerde sürünüyorlardı. “Üstadımız yeter ne olur, daha espri yapmayın, öldürmeyin Beykoz halkını gülmekten” diye yalvarıyorlardı.
Muhasebecileri ardımda bırakıp ilerlemeye başladım. İlerideki okula doğru gidiyordum. Bugün karne günü, orada bana ihtiyacı olan bir öğrenci olduğunu hissediyorum…
(devamı gelecek)
bugün 0, toplam 6 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- infilak
- muhasebeci esprileri













üstad büyüksün..
dewamını sabırsızlıkla bekliyorum..
jesus christ bu, kurtarıcımız! ohşş ellahımm
adam deli çıktı. sevabına espri :) tuttum bunu
çok iyiydi bu ya :)
abi şu cümle özellikle baş tacı: “Beykoz belediyesinin ufak bir espri işi vardı.”
Devamı burada… (Reklama karşılık reklam :))
http://www.ilk5.net/?p=527
sen zahmet etmeseydin ben atardım:)
kendimi gülmemek için zor tutuyorum:D millet ilk günden deli dicek bana:D