Modern futbolda çok yönlü oyunculara alışkınız. Defans oyuncuları gerektiği zaman hücuma katkıda bulunuyor, forvetler pres yapıyor, orta sahaya yardımcı oluyor… Futbolcular yavaş yavaş komple futbolcu olmaya doğru ilerliyor. Kazma defans oyuncularındansa, top tekniği yüksek, iyi pas yapan defanslar türüyor. Forvetlerden sadece gol atmaları değil, rakip defansı yıpratmaları, savunmaya katkıda bulunmaları bekleniyor. 15-20 seneye kadar böyle değildi tabi, o zamanlar iyi bir forvet olmak, Tanju gibi olmaktı.
Tanju Çolak, Türkiye’nin ilk Avrupa gol kralı olmuş, oynadığı 281 maçta 240 gol atmış, bir maçta en çok gol atma rekorunu elinde bulunduran (92 sezonunda Karşıyaka’ya 6 gol), Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli forvetlerindendi. Onun oynadığı zamanlar, mahalle arasındaki maçlarımızda, forvetten hiç çıkmayan oyunculara, “Tanju gibi beleşe yatma!” diye kızardık. Tanju bizim gözümüzde beleşçilerin simgesiydi. Ama o, iyi bir beleşçiydi. Ayağının içini çok iyi kullanır, gelişine harika voleler atar, topu 90′a çakardı. Onun işi buydu ve gerisine karışmazdı. Diğer futbolcular, gelen ortalara gelişine vurup topu tribünlere yollarken, o gol yapardı. Belki de şımarıklığı bundandı.
88 sezonunda, o zamanların en önemli kupası olan Şampiyon Kulüpler kupasında çeyrek finale çıkma yolunda ilk maçta Neuchatel Xamax’a 3-0 yenilen Galatasaray; 2.maçta rakibini 5-0 yeniyor ve yarı finale çıkıyordu. Tanju Çolak o maçta 3 gol atmış, Galatasaray tarihinin en önemli maçlarından birisine adını yazdırmıştı. O zamanlar, daha Avrupa’da başarı gösterememiş Türk takımları, birbirlerini Avrupa kupaları maçlarında destekler, bu maçlar milli mesele gibi görürlerdi. Maçtaki 3. golünü, 88. dakikada atmıştı Tanju Çolak, maç 5-0′dı. Galatasaray artık çeyrek finaldeydi. Xamax son dakikada formalite icabi bir serbest vuruş kullanırken tribünlerden, “Türkiye Türkiye!” sesleri yükseliyordu. Türkiye takımları Avrupa’da ciddiye alınmadığı o sıralarda, yıllarca beklenen bir gurur anıydı bu ve sadece bu maç bile Kralın, Kral olması için yeterliydi aslında.
Ama Tanjunun adı sadece golleriyle duyulmadı. Hülya Avşar’la olan aşkı konuşuluyordu medyada, futbolu bıraktıktan sonra da, kaçakçılığı ortaya çıktı. Hülya Avşar’la ayrılığı, kaçakçılıktan yakalanıp hapishaneye düşmesi, hapishaneden çıktıktan sonra başarısız yorumculuk deneyimleri, bazı reklamlarda oynamaya çalışması… Evet, futboldan sonra, başarısızlıklar, şanssızlıklarla dolu bir hayattı onunkisi. Gelen topu kalenin içine sokmaktan başka birşey yapmak ona göre değildi belki de… Ve Hakan Şükür gibi hem pres yapan hem gol atan yırtıcı forvetlerin zamanı geldiğinde ise, Tanju’nun futbolu eski bir hatıra olarak kalacaktı. Gelen topların 90′a çakıldığı ve sadece bunun yeterli olduğu, Avrupa maçlarında bütün Türkiye’nin birlik olduğu, forvetlerin beleşe yattığı eski hatıralarda şimdi Tanju Çolak.
90′lar dünyasında gezmeye devam etmek isterseniz;
http://www.sakinkafa.com/tag/ikonografi-90s/
bugün 0, toplam 671 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- TANJU COLAK
- Tanju
- tanju çolak galatasaray
- tanju çolak resimleri
- tanju çolak golleri












