Bugün canım pek koşmak istemiyor; Sergen Yalçın

Sergen YalçınOkulda dersten başka birşey düşünmeyen inek tiplerimi daha çok severdiniz yoksa ödevi yapmasa da kafaya takmayan, rahatlıkla okuldan kaçabilenleri mi? Hele bir de bu okuldan kaçan adam, zekiyse ve çalışmadan da dersleri bir şekilde kurtarabiliyorsa, onlara hayranlığınız 2 kat artmaz mıydı? Belki sizin artmazdı, benim artıyordu. Bu adamların zeka potansiyelini iyi kullanmadığından, kendisini gösteremediğinden ötürü olsa gerek, bu arkadaşlarımın çok zeki olduğunu ulu orta anlatırdım, eminim ki biraz da abartırdım: Zeki ama çalışmıyor, zeki ama dersleri sallamıyor, kafasından 3 haneli rakamları çarpıyor, bir soruyu 5 kişi oturduk yapamadık, ona sorduk 1 dakika da çözdü… Herkesin kariyer manyağı olduğu bu zamanlarda, bu zeki, yetenekli ama sallamayan insanlar özellikle aykırı, ilginç geliyor bana. Sergen Yalçın tam da böyle bir adam.

Genç yetenek dedikleri zaman aklıma ilk gelen isim Sergendi. Daha 18 yaşında attığı frikik golleriyle hatırlıyorum onu. Bu çocuk ileride çok ünlü olacak diye konuşulur dururdu. Usta sol ayağı, top tekniğiyle, tipik bir yetenekli bir oyun kurucu, bir 10 numaraydı Sergen. Daha futbola yeni yeni gözümü açtığım zamanlarda, duydum onun adını ve hep bekledim olgunlaşıp bir dünya yıldızı olmasını. İngiltere’de 60 metreden kül tablasını isabet ettiren, ayağıyla basket adam adam olarak tanınıyormuş, bilmiyorum bunlar gerçek mi? Çünkü Sergen’in etrafında örülen efsaneler, beklentiler kendisinin de çok üzerindeydi.

Çok kişiye göre Türk futbolundaki en büyük kayıptı Sergen. Bu yetenekli genç oyuncu yıllar geçtikçe büyüyor, ama bir türlü istediği patlamayı gerçekleştirmiyordu. Gece hayatı, at merakı hep futboldan önce geliyordu onun için. İnsanlar onun yeteneklerini kullanmasını, başarılı olmasını isterken; o bunu umursamıyordu. Kimsenin lafına aldırmadı, oynamak istediği kadar futbol oynadı, bunu sadece para kazanmak için yaptı ve yaşamak istediği gibi bir hayat sürdü. Yeteneği olduğu için kendisini futbola adamak zorunda değildi. Biz ondan Avrupa’da bir yıldız olmasını bekliyorduk belki ama, o burada kalıp biraz para kazanmak istiyordu sadece. Koşmaya üşeniyordu belki, o yüzden bir at alıp kendi adını koydu, kendi yerine onu koşturttu yarışlarda.

Formsuzluğu, bekleneni verememesi, fazla kiloları onu hiç bırakmadı. 4 büyüklerin hepsini gezdi ilk önce, onun için futbol sadece paraydı, kim olursa olsun, düdüğü parayı veren çalardı onun prensibi. Bu yüzden atılım yapmakta olan küçük takımlar, parayı bastırıp onu alabiliyordu. Sergen bir küçük takımlar için atılım yapma simgesi olmuştu; İstanbulspor, Siirt Jetpa, Eskişehirspor, bu yıldızla heyecanlandırdılar taraftarlarını.

En son Eskişehir’de antremanlara çıkmadığı için kadro dışı bırakılmıştı. Evet bu yıldızın orada bile yeri yoktu. Halbuki biz onu Barcelona’da, Manchester United’da, Milan’da hayal ediyorduk. O ise sadece keyfine bakıyordu ve sanırım bizim onun hakkında ne düşündüğümüzü de pek umursamıyordu.



İlginizi çekebilecek başka yazılar

İlgili yazı yokmuş


“Bugün canım pek koşmak istemiyor; Sergen Yalçın” için 3 yorum. Var mı arttıran?

  1. ayasophia | 6 Ağu 08 (14:08)

    sergen’e demişler, kilo vermeyi düşünmüyor musun diye. üstad cevap vermiş: “kilo versem jokey olurdum, niye futbolla uğraşayım”… :D

  2. Sakin Kafa | 7 Ağu 08 (4:09)

    ayağıyla basketine ben şahidim. tv den görmüştüm. üstelik öylesine vurmuş gibi vurduydu.

  3. stalker | 7 Ağu 08 (17:14)

    ayağıyla attığı basketi ben de hatırlıyorum. yağmur çamur nedeniyle salonda idman yapıyorlardı. biriyle iddiaya girdi hatta, atarsın atamazsın diye. 2 ya da 3. denemede üçlük bölgesinden zınk deyu sokuverdi topu.

Yorum yazmaca