<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sakin kafa sakin vücutta bulunur &#187; Ikonografi 90&#8242;lar</title>
	<atom:link href="http://www.sakinkafa.com/category/ikonografi-90lar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sakinkafa.com</link>
	<description>Sakin Kafa</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 22:27:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bir çocuk düşü: Elektrik kesintisi</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/bir-cocuk-dusu-elektrik-kesintisi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/bir-cocuk-dusu-elektrik-kesintisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 18:47:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ayasophia</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik kesintisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=9349</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-9350" title="elektrik" src="http://www.sakinkafa.com/images/elektrik-300x224.jpg" alt="elektrik" width="300" height="224" />Bu yazıyı, meşhur ikonografi 90&#8242;lar köşemize koymak istedim. Çünkü o zamanlar daha sık elektrikler kesilirdi. Ben o zaman küçüktüm haliyle. Evde olurdum akşamları. Özel televizyonların semirmesiyle birlikte, televizyon evdeki hakimiyeti topyekün eline geçirmişti. Annem, babam, iki abim ve ben, sanki televizyonun hüküm alanına misafirliğe gelmiş gibi otururduk. Kumandayı elimizde tuttuğumuz halde, bu iktidar sahibi olduğumuz anlamına gelmiyordu. Herkes koltuğuna oturur ve o akşamki &#8220;show&#8221; izlenirdi. Kumanda belki yalnızca, televizyonun mutlak otoritesinin altında bir başka otoriteyi işaret ediyordu. Mesela annemin elindeyse, akşam filmlerinden birisini ya da eğlence programlarını; babamın elindeyse spor ya da haber-tartışma programlarını izliyorduk.<span id="more-9349"></span></p>
<p>Bu büyüyü kıran, televizyonun tahakkümüne son veren, aileyi yeniden birbiriyle konuşan insanlara döndüren olayın, basit bir elektrik kesintisi olması kadar da absürt bir durum olmasa gerek. Hani aslında fakir ve az gelişmiş bir ülke olduğumuzu gösterdiğine dair binlerce istatistikî verinin konusu olabilecek basit bir elektrik kesintisi, aslında güzel bir aile olduğumuzu anlatıyordu bize. Mum yakılıyor, yalnızca sokaktaki arabaların farlarından sızan ışıklar, karanlığı daha katlanılır kılıyordu. Daha küçükken, abime soruyordum: &#8220;Arabaların neden ışıkları yanıyor?&#8221; O zamanlar her şeyi bildiğini düşündüğüm abim cevap veriyordu: &#8220;Onlar aküye bağlı çünkü&#8230;&#8221; Hemen o anda aklımda, &#8220;Peki aküler nereye bağlı?&#8221; diye bir soru peydah oluyordu ama sormuyordum. Her şeyi de abime sormamak lazımdı.</p>
<p>Sonra annemle oynayacağımız oyun başlıyordu. &#8220;Hadi bakalım, 10&#8242;a kadar say, bak 10 dediğinde gelecek elektrikler.&#8221; Sayardım ve çoğunlukla gelmezdi. Bazen gecenin tam sonunda giderdi de, televizyon da kapanınca herkes yatmaya giderdi. Tam uykuya dalacakken aniden ışıklar yanar, televizyon açılır ve gece paramparça edilirdi. Belki bir film daha izlenirdi. Yahut gece yarısı yayınlanan televizyon programları. Mesela Aziz Üstel&#8217;in Engin Noyan&#8217;la birlikte yaptığı tarihin ilk &#8220;talk show&#8221;u; Huysuz Virjin&#8217;in absürt komedileri, Okan Bayülgen&#8217;in henüz yirmili yaşlardayken yaptığı o tek kişilik şovlar&#8230;</p>
<p>Karanlık akşamlarda bazen babam olmazdı. Onun dışarıda bir yerde ne yaptığını merak ederdim. Cep telefonunun olmadığı o zamanlarda, hep de merak ettiğim şekliyle elektrikler olmadığında da çalışan ev telefonuyla babamı arardım. Gece yarısına kadar açık olan dükkanda olurdu bazen. Bazen olmazdı. O zaman merak etmeye başlardım. Anneme hissettirmeden ama. Annem hissederse çünkü beni evhamlı olmakla suçlardı. Yıllarca kendini ikna etmek için söylediği sözlere inanmadığım için beni yine suçlardı. Babamın eve geç geldiği gecelerde benim yastığımda Tanrı&#8217;yla konuştuğumu, ve ancak böyle teskin olabildiğimi, bilse yine beni suçlardı.</p>
<p>Elektrik kesintilerinin bir başka güzel yanı, evin içi sıcacık olsa bile üşümektir. Sanki elektrikler gittiğinde, kocaman bir çığ düşer üzerimize. Birbirimize sokuluruz. Yakın durunca her şey daha anlaşılır olacaktır. Eflatun&#8217;un mağarasındaymışız gibi, gölgelerimizi bile el yordamıyla buluruz. Elektrikler kesildiğinde, görmek, bilmek ve tanımak için çaba harcarız ki, insan olmaya bir adım daha atarız. Bizi tembelliğe iten, &#8220;varoluş&#8221;un bir &#8220;çaba&#8221; olduğunu unutturan, &#8220;yaşayakalmak&#8221; (Alev Alatlı&#8217;nın kelimesi) denilen dehlizde bizi hapseden o büyük tembelliğin tutsağı kılan&#8230; Her neyse o şey, elektrikler kesildiğinde sanki onun ağır yükü kalkar, karanlığın hafifliği çöker üzerimize.</p>
<p>Bu kadar güzellemesi yapılabilecekken, altyapı çalışmaları ve bilumum teknolojiyle üstüne üstüne gidilmesi de gösteriyor ki, orada bir yerde elektriklerin kaybolabildiği bir dünyada kalmış çocukluğum&#8230; (bugün nedensiz bir ağırlık var üstümde)</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 5 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>ikonografi</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/bir-cocuk-dusu-elektrik-kesintisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>M. Bison&#8217;un Hayat Hikayesi</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/m-bisonun-hayat-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/m-bisonun-hayat-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 06:31:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nohut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[mr bison]]></category>
		<category><![CDATA[street fighter karakterleri]]></category>
		<category><![CDATA[street fighter mbison]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=8902</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/m-bison.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8903" title="m-bison" src="http://www.sakinkafa.com/images/m-bison-263x300.jpg" alt="m-bison" width="263" height="300" /></a>Street Fighter karakterlerine hız kesmeden devam ediyoruz. Sıradaki karakter, oyunun baş kötüsü&#8230;</p>
<p>Street Fighter&#8217;ı oynayanlar bilir, bilgisayara karşı oynayınca M. Bison karakteri en son karşımıza çıkar ve onu yendikten sonra oyun mutlu sonla biter. Peki kimdir bu M. Bison?</p>
<p>Bir değişiklik yapalım ve bu hafta bir bilgisayar oyununun kötü karakterinden bahsedelim. Çocukluğumuzda genel olarak Mr. Bison diye bilinen ancak gerçek adı M. Bison olan bu karakter, Street Fighter isimli efsanevi dövüş oyununun baş kötü karakteridir.<span id="more-8902"></span></p>
<p>Uluslararası suç örgütü Shadoloo&#8217;nun lideri olan M. Bison&#8217;un geçmişi tam olarak bilinmese de, bir Sovyet ajanı olduğu düşünülmektedir. Tayland&#8217;da darbe yaparak buranın kısa süreliğine diktatörlüğünü yapan M. Bison, darbesinin başarısızlığı sebebiyle Mriganka adasına kaçmış ve daha sonra lideri olacağı Shadoloo grubuna katılmıştır.</p>
<p>M. Bison&#8217;un ışınlanma, kendi etrafında dönerek rakibinin üzerine saldırma hareketlerini yapabilmektedir. Bu yeteneklere bir radyoaktif kaza sebebiyle sahip olmuştur M. Bison. Mriganka adasındaki madenciler yüksek radyoaktivite saptarlar bir gün ve bunu M. Bison&#8217;a bildirirler. M. Bison bölgeye gelir, bu sırada yüksek radyoaktivite yüzünden işçiler ölür, ancak M. Bison yaşamaya devam ediyordur. Tabi ki bir farkla, radyoaktivite DNA sistemini değiştirmiştir ve bu sayede insanların yapamayacağı özel hareketleri yapabilmektedir M. Bison. Geliştirdiği dövüş stiline daha sonra &#8220;Le Drit&#8221; ismi verilecektir.</p>
<p>Shadoloo grubunun lideri olması da bu gücü kazandıktan sonra olur. Bu grubun lideri olduktan sonra bütün dünyada korku yaratır M. Bison. Sadist ruhlu bir insan olan M. Bison bütün dünyaya ajanlarını yollar. Street Fighter&#8217;ın 3 tanınmış karakteri de bu ajanlardandır: Sagat, Vega, Balrog&#8230; M. Bison&#8217;un söylemiş olduğu &#8220;Hayatta kalmana sevindim, hala acı çekebiliyorsun.&#8221; sözü ne denli sadist bir ruha sahip olduğunu gösterir.</p>
<p>Street Fighter&#8217;ın baş kötü karakterinin S.S.C.B. askeri üniformasına benzer bir üniforma giymesi, Street Fighter&#8217;ın da soğuk savaşın bir ürünü olduğu şüphesini getiriyor. Zira aynı oyunun Guile isimli karakteri, oyunun iyileri tarafında yer alıyordur ve Amerikan ordusunda bir albaydır. İkisinin de ortak noktası psikolojilerinin bozuk olmasıdır, ancak Amerikan Albayı Guile&#8217;ın psikolojisinin bozulması son derece insancıldır. Guile Vietnam&#8217;da bir arkadaşının ölümünden psikolojik hasar görmüştür. Ancak M. Bison&#8217;a insani bir yönünden yanaşamayız. M. Bison salt kötülük yapan bir psikopattır.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 95 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>m bison</li><li>mr bison</li><li>m bison hareketleri</li><li>mr bison street fighter</li><li>Street Fighter mr bison</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/m-bisonun-hayat-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Guile&#8217;ın Hayat Hikayesi</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/guilein-hayat-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/guilein-hayat-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 06:21:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nohut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[street fighter guile]]></category>
		<category><![CDATA[street fighter karakterleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=7296</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/guile.jpg"><img class="size-full wp-image-7295 alignleft" title="guile" src="http://www.sakinkafa.com/images/guile.jpg" alt="guile" width="180" height="311" /></a>Street Fighter serisinin asker karakteridir Guile. Tam adı Colonel (Albay) William Guile. Amerikan Birleşik Devletleri ordusunda asker olan Guile, ABD tarafından M.Bison&#8217;a karşı ayaklanmak çıkarmak için en iyi arkadaşı Nash ile Kamboçya&#8217;ya gönderilir. Uğradığı ihanet sebebiyle Kamboçya ormanlarında M.Bison&#8217;un adamları tarafından yakalanır ve M.Bison&#8217;un kalesinde arkadaşıyla birlikte işkence görürler.</p>
<p>Guile kaleden kaçsa da, Nash Guile kadar şanslı değildir, M. Bison tarafından öldürülür. Künyesi ise arkadaşı Guile&#8217;dadır. (Guile&#8217;ın arada elinde görülen metal künye arkadaşı Charlie Nash&#8217;e aittir.) Yaşadıklarından sonra depresyona giren Guile, birgün savaş uçağı kullanırken uçağın titreşiminin pilot kabinine etkisini kesen parçalar yoğun titreşimlerini Guile&#8217;ın vücuduna aktarırlar. Bu kaza Street Fighter&#8217;ın &#8220;Sonic Boom&#8221; atan karakterinin doğmasına sebep olacaktır.. Evet, Guile bu titreşimleri enerji olarak havaya atabilmek de, çoğumuzun &#8220;Aleks Pu&#8221; olarak bildiği Sonic Boom&#8217;u yapabilmektedir. Ayrıca Guile genel olarak &#8220;kesme&#8221; adı verilen zor bir tekmeyi de havada atabilmektedir. <span id="more-7296"></span></p>
<p>Guile, bu güçlerini farkettikten sonra M.Bison&#8217;dan öcünü almak istemektedir, bu sebeple Street Fighter&#8217;a katılır. Dövüşünü kazandıktan sonra saçlarını sanıldığı gibi tarakla değil, elindeki Jilet ile tarıyordur. Yeşil -haki:)- asker atleti ve altında kamuflaj pantolonuyla dövüşen Guile&#8217; uzun boyludur ve kolunda Amerikan bayrağı dövmesi vardır.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 1, toplam 18 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>guile hikaye</li><li>albay guıle</li><li>guile hikayesi</li><li>guile nin hayatı</li><li>super street fighter 4 hayat hikayeleri</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/guilein-hayat-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süper Baba&#8217;nın Alim&#8217;i</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/super-babanin-alimi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/super-babanin-alimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 11:15:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nohut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=6828</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/alim-super-baba.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7006" title="alim-super-baba" src="http://www.sakinkafa.com/images/alim-super-baba.jpg" alt="alim-super-baba" width="211" height="273" /></a> Efsane dizi Süper Baba&#8217;da herkes kendisinden bir parça buluyordu.</p>
<p>Genç kızlar Zeynep&#8217;in özgürlük çabalarıyla aralarında özdeşlik kurardı heralde. Küçük kızlarda o minik Payende Çizmeci&#8217;nin oynadığı kızla belki aralarında bir bağ kurmuştur. Onlar beni ilgilendirmiyordu. Beni ilgilendiren &#8220;Alim&#8221;di. O benim ve arkadaşlarımın Süper Baba&#8217;daki parçasıydı.</p>
<p>Aynı yaştaydık Alim&#8217;le. Beraber büyüdük. Aynı senede Anadolu Lisesi sınavına girdik, kız arkadaşı yurtdışına gittiği zaman Alim ile beraber ağladım, Galatasaray Lisesi&#8217;nde bir çocuk ona sataştığında benim de içimde bir kin oldu, Aikido öğrenip çocuğu dövdüğünde ben de gururla, başım dik yürüdüm.<span id="more-6828"></span>Boyu kısaydı Alim&#8217;in benim gibi sonradan uzadı o da, öykü falan yazmayı severdi, bazen amcasına, babasına şakalar yapardı, güler dururdu ortalıkta. Leğende banyo yapardı, babası onu yıkardı ilk bölümlerde. Sonra kendi yıkanmaya başladı. Babasının dedesi o giyinirken odaya girince çık diye bağırmıştı! Dedesi de ona &#8220;çok meraklıyız sanki senin pipine.&#8221; diye cevap vermişti. Beşiktaşlıydı Alim, ne güzel adamdı.</p>
<p>Süper Baba hala zihnimdeyse, bunu Alim&#8217;e borçlu. Alimli sahneleri bekler dururdum. Alim&#8217;in ön planda olduğu sahnelerde soluğum kesilirdi. Alim&#8217;in Galatasaray Lisesindeki çocukla kavga edeceği bölümü izlemeden önce bütün gün okulda arkadaşlarla Alim&#8217;i konuşmuştuk. Alim bir kıza aşık olup, kızdan karşılık alamayınca Alim adına utanırdım. Alem benim için Alim&#8217;di, Alim benim alemim&#8230;</p>
<p>Alim, Alim, süper babanın oğlu süper Alim!</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 84 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>süper baba alim</li><li>süper baba aikido</li><li>süper baba</li><li>alim aikido</li><li>aikido süper baba</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/super-babanin-alimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Michael Jackson Hatırasına Saygı</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/michael-jackson-hatirasina-saygi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/michael-jackson-hatirasina-saygi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 07:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ayasophia</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[kareografi]]></category>
		<category><![CDATA[klip]]></category>
		<category><![CDATA[michael jackson]]></category>
		<category><![CDATA[pop müzik]]></category>
		<category><![CDATA[sakinkafa tv]]></category>
		<category><![CDATA[siyah]]></category>
		<category><![CDATA[woody allen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=3711</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(Ayasophia&#8217;nın 21 Şubat tarihli yazısı)</p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/michael-jackson-hatirasina-saygi/"><img class="alignleft size-medium wp-image-3712" title="michael-jackson-photograph-c12142637" src="http://www.sakinkafa.com/images/michael-jackson-photograph-c12142637.jpeg" alt="" width="233" height="288" /></a>İkonografi 90&#8242;lar başlığını sakinkafa.com için önerdiğimde aklımdan, 90&#8242;lı yıllara damgasını vurmuş fakat 2000&#8242;lerin trendi içinde yok olmaya başlamış şeyleri gündeme getirmek vardı. Meselenin ekonomik ve siyasi dönüşüm içinde değil de, kültürel ve sosyal anlamda gerçekleşen değişimler ile daha da gerçekçi bir biçimde anlaşılacağını hep düşünmüşümdür. Zira, ekonomik ve politik değişimler sadece başlangıçtırlar ve hiçbir zaman önünü göremezler. Sonuçlar, kültürel ve sosyal değişimlerle ilgilidir hep. Zira nihayet bütün kağıt işleri, bürokratik göstergeler, istatistik kurumları&#8230; hepsi de nihayet gelir ve insanda sonlanır. İnsanın bu kültürel çorba içinden neleri yiyip, neleri yemeyeceği bir şekilde ortaya çıktığında, değişimler daha net ortaya çıkar. İnsanın doğasının, rakamlarla yahut modellemelerle kuşatılamayacağı gerçeğini de anladığımızda, İkonografi 90&#8242;lar başlığında yazılan şeylerin aslında sadece o dönemin sürekli değişen şartlarında insanlığa dair alınmış notlar olacağını bir kez daha hatırlatayım.<span id="more-3711"></span></p>
<p>Gene uzattık girizgah olayını. Oysa ben Michael Jackson üzerine konuşacaktım. Kendisini 2000&#8242;lerin çocukları, bir korku öğesi olarak biliyorlardır muhtemelen. Oysa o çocukların abileri, ablaları hatta belki anne-babaları için Michael Jackson, pop müziğin lorduydu. Şimdilerde, küçük çocuklara yaptıklarına dair iddialarla, yahut estetikten düşen burnuyla, hatta Dubai şeyhiyle yakınlaşıp Müslüman olmasına dair söylentilerle yer yer medyada görünen ve kaybolan bir düşkün kral kendisi. Oysa ki zamanında, Woody Allen kendisi için; &#8220;fakir, siyah ve erkek olarak doğdu; muhtemelen zengin, beyaz ve kadın olarak ölecek&#8230;&#8221; demişti. O derece gündemi meşgul eden, tam da 90&#8242;lı yılların küresel çapta değişime uğrattığı popüler kültürü tek başına ifade eden bir şahıstı kendileri. Her klibi televizyonlarda olay olur, adeta kısa film havasındaki klipleri, hiç kimsenin birebir taklit edemediği dansları, bir anda herkesin diline dolanan hit&#8217;leri, şimdiki insanlara hiçbir şey ifade etmese de, 90&#8242;larda yaşamış, gençliğini yahut ilk-gençliğini oralarda harcamış insanlar için çok şeydir.</p>
<p>Çünkü Michael Jackson&#8217;ın konser kayıtlarını izlediğinizde, bir pop-starının nasıl insanların gözünde &#8220;tanrıların yeri&#8221;ni alabileceğini görürsünüz. Pop müzik ikonu olan bir adamın, seyirciye her yaklaştığında nasıl çığlık atıldığını gördüğünüzde, insanların sanki bekledikleri Mesih gelmişçesine nasıl heyecanlandığına şahit olacaksınız. Sonrasında, kendi elleriyle tahta oturttukları o yarı-tanrı pop kralını, nasıl şimdilerde medya aracılığı ile yerin dibine soktuklarını göreceksiniz. 90&#8242;lar, bir başka yanıyla da tüketim denilen nesnenin zirve yaptığı zamandı. Ürettiği şeyi önce maksimum zevk alacak biçimde yüceltiyor, sonra da obur bir çocuk gibi döke saça tüketiyordu insan. Michael Jackson&#8217;ın bu tüketimden sıyrılması imkanı yoktu zaten&#8230;</p>
<p>Neden beyaz olmak istediğine, neden onca estetik ameliyat geçirdiğine dair söylentiler mevcut hakkında. Önce, siyah olmanın ABD&#8217;de hiçbir zaman bir avantaj olmayacağını düşündüğü için ve siyah-beyaz ayrımına bir protesto olması için yaptığı söyleniyor. Fakat kendisi bu kadar politik idealleri olan birisi mi emin değilim. Gerçi şarkıları arasında oldukça &#8220;mesaj kaygılı&#8221; olanlar mevcut. Bir diğer teori de şu yönde: Michael Jackson&#8217;un çok güzel bulduğu bir kadın şarkıcıya benzemeye çalıştığı, aynen onun gibi bembeyaz tenli olmak için uğraştığı ve yüzünü de ona benzetmeye uğraştığı söyleniyor. Bir başka insanın ne yapacağını ya da ne yapmayacağını söylemek madem karşımıza &#8220;ahlakî&#8221; meseleleri yığacak, sadece şunu demekle yetineceğim: Michael Jackson&#8217;ı siyahtan beyaza çeviren şeyi, onun rüyalarından, psikolojik varlığından, kafasının içinde dönüp duran şeylerden, çocukluğundan&#8230; hasılı bizzat kendisinden ayrı düşünmenin hiçbir faydası yok tabi&#8230;</p>
<p>Neyse fazla uzatmadan, Barack Obama&#8217;ya değdirip bitireceğim. Evet, Michael Jackson&#8217;ın Obama&#8217;nın başkanlığı hakkında ne düşündüğünü, en az Martin Luther King Jr. yaşasaydı ne düşünürdü kadar merak ediyorum. Keşke bir gazeteci kendisine sorsa meseleyi. Siz beyaz oldunuz ama şimdi siyahlar başkan oldu, ne düşünüyorsunuz dese. O zaman sanırım, neden beyazladığının sebebi de çıkar ortaya. Şimdi siz sevgili okuyuculara tavsiye olarak birkaç şarkı ismi söyleyeceğim. Youtube&#8217;a girip, dinleyiniz, dinletiniz&#8230; 90&#8242;lı yılların pop-ikonu olan bu zâtı tanıyınız efendim&#8230;</p>
<p>Smooth Criminal (kişisel favorim), Black or White, Thriller, Billy Jean, Beat It, They Don&#8217;t Care About Us, You Rock My World, Bad, Ghost&#8230;</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 1, toplam 29 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>michael jackson kime benzemek istedi</li><li>michael jackson cocukları neden beyaz</li><li>michael jackson neden tenini beyaz yaptı</li><li>michael jackson şarkılarını başka kliplerle taklit edenleri izle</li><li>michael jacksona benzemek</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/michael-jackson-hatirasina-saygi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>No Coşkun No Fitamin</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/no-coskun-no-fitamin/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/no-coskun-no-fitamin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 13:26:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sakin Kafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[aşığım sana]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk anıları]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun sabah]]></category>
		<category><![CDATA[dr. alban]]></category>
		<category><![CDATA[içerenköy]]></category>
		<category><![CDATA[philips]]></category>
		<category><![CDATA[slumdog millionaire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=4438</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4444" style="border: 0pt none;" title="no_coke_dr_alban" src="http://www.sakinkafa.com/images/no_coke_dr_alban-264x300.png" alt="no_coke_dr_alban" width="264" height="300" />Sene bin dokuz yüz çift sıfır. Anneannemlerin İçerenköy&#8217;deki güzel apartman dairesindeyim. Segah&#8217;la belki de yüzlerce anımızın geçtiği bu ev bizim için bir lunaparktan daha az eğlenceli değildi. 6 tane odası olan bir evin bir çocuk için ne anlama geldiğini bilmeniz için tekrar çocuk olmanız gerekir. Ben şimdi çocuk oldum ve anlatıyorum.</p>
<p>Bu anımda segah bey yok. 1,5 sene önce kaybettiğim sevgili dayım var, ben varım, dayımın arkadaşları var, Coşkun Sabah var ve Dr. Alban var.<span id="more-4438"></span></p>
<p>Sanırım 8-10 yaşında falandım. Sene 1991 veya 1992 idi. Dayımın kahverengi, ahşap görünümlü, büyükçe ve Philips marka bir kasetçaları vardı. Teyp, büyük görünümüne karşın tek kasetçalarlıydı. Anneannemlerde oynamayı sevdiğim gözde oyuncaklarımdan olan bu teybi, yine kardeşim segah ile oyun odası bellediğimiz, her zaman dedemin hacdan getirdiğini zannettiğim 10 tane yer minderi ile donanmış, gözümüze spor salonu kadar büyük görünen salona taşıdım. İçinde dayımın kasetlerinden biri vardı. Açtım biraz dinledim &#8220;no haş haş no fitamin&#8221; falan diyordu. Evet, Dr.Alban&#8217;ın efsane şarkısıydı çalan. Tabiki ben daha efsaneydim. Kendi sesimden birşeyler katmak istedim şarkıya. &#8220;Rec&#8221; tuşuna basmaya çalıştım ve basılmıyordu. Daha önce halamın oğlu olan kuzenim F. Bey&#8217;den öğrendiğim numara geldi aklıma. Kasetin ince tarafındaki iki deliğe bant yaptıştırmak. Oradaki delikleri kaparsanız çekim yapılabiliyordu.</p>
<p>Evet, ben de kapadım delikleri bir selobantla. Sonra söylemeye çalıştım ben de aynı şarkıyı. Ama olmuyordu. No haşhaş no vitaminden sonrasını uydurmaya çalışıyordum ama şarkı ingilizce olduğu için beceremiyordum. Sonra ben de dönemin popüler şarkılarından &#8220;Aşığım Sana&#8221; yı hatırladım, Coşkun Sabah&#8217;tan. Ve başladım söylemeye&#8230; Aşığım sana, doyamıyorum, ne de güzelsin bakamıyorum&#8230; Bu yüzdendir ki &#8220;Slumdog Millionare&#8221; de kör edilip &#8220;Darshan Do Ghanshyam&#8221; diye şarkı söyletilen çocuğu dinlediğimde kendimi hatırlamıştım ister istemez. O yaşın kaldıramayacağı kadar acılı ama ancak o yaşta olabilecek kadar içten&#8230;</p>
<p>Ve ben &#8220;Aşığım Sana&#8221; diye diye yaptığım yeni Dr.Alban, Coşkun Sabah karışımı tarzı teybin içersinde bırakıp annemlerle birlikte evin yolunu tuttum. Bir hafta sonra anneannemlere tekrar döndüğümüzde, dayımın arkadaşlarıyla mutfakta sohbet ettiğini gördüm. Yanlarına girdiğimde dayımın arkadaşları dayıma &#8220;bu o mu&#8221; diye sordular gülerek. Dayım da, evet diye gülerek cevap verdi. Ne olduğunu çözememişken, dayım sordu: Sakin Kafa, benim bir yabancı kasetim vardı, gördün mü onu? Ben çok utanmıştım. Dayım utanmam gerekmediğini söyledi ve güldü. Arkadaşları da güldüler. Oysa ben benzer nedenlerden dolayı abilerinden sopa yiyerek büyüyen çocukların hikayelerini çok dinlemiştim. Bünye sopa istiyordu. Neyse ki dayım öyle biri değildi. Bana verilecek en güzel cezayı verdi ve şarkıyı bir de onların yanında söylememi istedi. Ben de başladım söylemeye: Aşığım sana&#8230;</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 4 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>darshan do ghanshyam</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/no-coskun-no-fitamin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Faith No More ile evrim teorisi</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/faith-no-more-ile-evrim-teorisi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/faith-no-more-ile-evrim-teorisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 09:08:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>faith no more</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[faith no more]]></category>
		<category><![CDATA[mike patton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=4410</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Modern müziğin kısa tarihinde ismi anılmaya değer, ilham kaynağı çok grup vardır. Bunlar hep öncül, farklı ve eksantrik yönleriyle ön plana çıkmış, zaman içinde bazıları gelişimlerini devam ettirmiş <img class="size-full wp-image-4416 alignleft" style="border: 0pt none;" src="http://www.sakinkafa.com/images/fnm.png" alt="Faith No More" width="260" height="260" /> ve çıkış noktalarında epey uzaklara gitmiş bazıları ise değişmiş gelişmiş sonunda ticari kaygılarla ( misal Metalica ) başa dönmüştür. Ama olay deneysel ve özgün olup aynı zamanda da bitmeyen bir popülariteye sahip olmaksa (ki bence budur) Faith No More un üstüne tanımam ( belki biraz da Red Hot Chili Peppers) .</p>
<p>Olay 1982 yılında Faith No Man isimli Billy Gould (bas), Roddy Bottum (Klavye) ve Mike Bordin (davul) den müteşekkil grubun gitarist Mark Bowen şutlanarak yerine Jim Martin in alınması ve isimlerininde Faith No More a devşirilmesi ayrıca vokale de tam bir serseri olan Chuck Mosley alınarak kadronun tamamlanmasıyla başlar.</p>
<p><span id="more-4410"></span>Bildiğim kadarıyla 1985 yılında çıkan ilk albümleri &#8220;We Care A Lot&#8221; rock, metal ve hiphop un ilk örneğidir. Bu farklı tarzları onlara 1987 de ikinci albümleri &#8220;İntroduce Yourself&#8221; yapma şansı sağladı. Onlar bu parlak başarının üstüne yatıp beklemediler her şarkılarında temellerini oluşturan rock ve metal müziğin üzerine funk hiphop gibi farklı türleri harmanlayıp yollarına yılmadan devam ettiler.</p>
<p>1988 yılında Chuck Mosley abimiz uyuşturucu ve uyum sorunları sebebiyle gruptan şutlandı. Yerine Mr.Bungle isimli gruptan tam bir vokal dehası (ve deli ) olan Mike Patton alındı. Bu abinin verdiği enerji ve heyecanla 1989 da bence asıl çıkışları olan &#8220;Real Thing &#8221; albümü yapıldı ve tam olarak patladılar.  Neyse efendim peşisıra 1992 &#8220;Angel Dust&#8221; , 1995 &#8220;King For A Day&#8230;Fool For A Lifetime&#8221; ve 1997 &#8221; Album Of The Year&#8221; albumleri yapıldı. Yılın albümü çıktıktan sonra 1998 yılında inanılmaz şekilde dağıldıklarını açıkladılar. Bence bu dağılma aşırı miktarda yükleme sonucu dağılan bir reaktöre benzetilebilir, artık kaplarına sığmıyorlardı sanırım.</p>
<p>Dağıldıktan sonra Jim Martin ve Roddy Bottum naptı bilemem ama Mike Bordin eskiden beri Ozzy abi ve bilumum gruplarla çalışmış hala da devamm etmektedir, Billy Gould nefis alternatif metal gruplarına prodüktörlük yapmaktadır. Mike Patton ise aynı enerji ve delilikle hala Fantomas, Tomahawk, Peeping Tom gibi projelerde yer almaktadır.</p>
<p>Öyle farklı bir müzik yapmışlardır ki Metallica, Ozzy Osbourne ve Anhtrax gibi birçok efsane kendilerini dinlemekten haz aldıklarını ve etkilendiklerini çekinmeden açıklamıştır. Bugün karşımıza çıkan Linkin Park, Korn, Limp Bizkit gibi  gözde gruplar ve daha birçok benzerleri en önemli referans noktası Faith No More olmuştur.</p>
<p>&#8220;Faith No More varolduğundan beri türünün tek örneği olan bir yaratık gibiydi -yarı kedi yarı köpek de diyebilirsiniz- müziği de en az elemanları kadar şizofren olan bir yaratık&#8230; Tüm elementler bir arada uyum içinde çalıştığında her şey mükemmeldi, kimya zaman zaman zayıflasa bile.&#8221; Billy Gould</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Not:</span></p>
<p>Yazıyı yazarken gördüğüm bomba haberle neşe doldum. Bu yaz gerçekleşecek bir turne ve belki sonrasında yeni bir album için Jim Martin dışında bir araya geleceklermiş.</p>
<p>Örnek olarak bir kaç video, resim ve müzik koymayı düşündüm ama beceremedim. Meraklısı netten bulup dinler artık.</p>
<p>Hadi hayırlısı&#8230;</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 3 defa okundu...</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/faith-no-more-ile-evrim-teorisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>90lar çizgi filmleri &#8211; Jetgiller &#8211; Jetsons</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri-jetgiller-jetsons/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri-jetgiller-jetsons/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2009 19:27:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[çizgi film]]></category>
		<category><![CDATA[eski çizgi filmler]]></category>
		<category><![CDATA[jetgiller]]></category>
		<category><![CDATA[jetsons]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji çizgi filmler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=4166</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/90lar-cizgi-filmleri-jetgiller-jetsons"><img class="alignleft size-full wp-image-4167" title="jetsons-collectibles-104-7-12-5" src="http://www.sakinkafa.com/images/jetsons-collectibles-104-7-12-5.jpg" alt="" width="250" height="310" /></a>Otopark krizine paydos! Bir düğmeye bastınız ve hoop arabanız bir çanta oluverdi. İşte bu arabanın sahibi sevgili <strong>George Jetson</strong>. Kibar çıtı pıtı eşi <strong>Jane</strong> ile beraber mutlu bir gezegende yaşıyorlar. Yürümek, kıyafet seçmek, yemek yapmak, traş olmak gibi oyalayıcı işlere vakit ayırmak yok.  Kızları <strong>Judy</strong> oje sürmek, saçlarını boyamak için pıt bir düğmeye basıyor ve her şey tamam. (Hele sağ elime oje sürerken hiç beceremiyorum ve ahh keşke diyorum) Judy sonra da kocaman dudak şeklindeki Dayday ismindeki dijital günlüğü ile sohbet ediyor. Evin yaramazı ama aynı zamanda akıllısı <strong>Elroy.</strong> Çeşit çeşit ödevlerle gelip evde deneyler yapıyordu ve sevimli köpeği <strong>Astro </strong>ona eşlik ediyordu.</p>
<p>İşte dizide en sevdiğim karakter robot hizmetçi <strong>Rozi</strong>. Duygusal robot arada bir yağlanıp kendine geliyordu. Eski model olduğu için hayıflanıp kendini robot çöplüğüne atıverirdi zaman zaman. Rozi sen onları boş ver<span id="more-4166"></span>, gel bize =)</p>
<p>Jetgil ailesinin patronu -tabiî ki kel- <strong>Mr. Spacely</strong>. O da ufak tefek eşiyle atışan bir adamcağızdı.</p>
<p><strong>Hanna-Barbera</strong> yapım şirketi tarafından üretilen bu çizgi film ilk 1962’de yayınlanmış. O yıllarda gelecek hakkında ütopyalar kurarak Amerikan yaşam kültürüyle bir aile şekli işlenmiş ve adını da <strong>“Jetsons” </strong>koymuşlar. Bizimkiler de onu <strong>“Jetgiller”</strong> diye harika bir şekilde çevirmişler.  Dizinin müziği de uzun yıllar telefonumda zil sesi olarak beni neşelendirmiştir.<br />
Sizi de neşelendirsin efendim.</p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri-jetgiller-jetsons"><img class="alignleft size-full wp-image-4168" title="photo_spacely4" src="http://www.sakinkafa.com/images/photo_spacely4.jpeg" alt="" width="162" height="131" /></a><em>“Meet George Jetson.<br />
His Boy Elroy.<br />
Daughter Judy.<br />
Jane his wife.”</em></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Önemli Dilek :</span> Jetgiller halamgiller olsun, benim ojeler düzgün sürülsün.</strong></p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 3, toplam 530 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>jetgiller karakterleri</li><li>jetgiller karakterleri isimleri</li><li>jetgiller</li><li>jetgiller karakter isimleri</li><li>jetgiller karakterler</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri-jetgiller-jetsons/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acidci misin? Metalci mi?</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/acidci-misin-metalci-mi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/acidci-misin-metalci-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2009 17:33:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>faith no more</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[acid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=4158</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-4162 alignleft" title="acid-vs-metal" src="http://www.sakinkafa.com/images/acid-vs-metal.jpg" alt="" width="170" height="170" />Herşey bir sabah okula giderken duvarda gördüğüm tebeşirle yazılmış şu sloganla başladı  &#8221;asilik asalettir , acid ise rezalettir&#8221;   yanında da smiley üstüne kurukafa çizilmişti.</p>
<p>Ben ortaokul sıralarında başladığım metal serüvenine ilk günlerin heyecanıyla tam gaz devam ediyordum. Ama aynı anda gizlice technotronic vb. de dinlediğim oluyordu. Fakat gördüğüm bu slogan bana artık bir yol seçmem gerektiğini bangır bangır bağırmaktaydı. Kim yazmıştı ? neden yazmıştı? hem acid hem metal dinlesek ne olurdu?<span id="more-4158"></span> O  küçük yaşlarda beni günlerce düşündürdü. Bunu yazan kimdi hedef ben miydim ? İçime giydiğim metallica tişörtüm beni buna karşı muska gibi korur muydu? O tişört  ki 12 yaşındaki bendenizin okul idaresine karşı aslında iktidara yaptığım ilk başkaldırı semboluydu, çünkü yasaktı. O tişört ki gidip binbir eziyetle teşvikiyede (sarayın alt katındaydı sanırım ) bulunan bir pasajın içindeki dükkanda zorla bulup bi ton paraya bastırmıştım. O tişört ki babamdan &#8220;helal olsun oğlum , biz seni adam ol diye okula gönderelim sen git sapık ol&#8221; azarını yiyip kös kös odamda oturmama sebep olan tişörttü.</p>
<p>Herneyse bunca badire ve eziyetle geçen yıllardı işte , bir de üstüne bu tip hizipler o ergenliğe girişteki bünyemi yoruyordu. Ama ben naptım dışarıya karşı tavizsiz metalci tavrımı da korudum, evde gizlice acid de dinledim.</p>
<p>Şimdi ben baba oldum 2 yaşındaki oğlum annesiyle nefret etmemize rağmen tvdeki  arabesk-rap sentezi kliplerin hastası ama oturup tv de mtv superrock da izliyoruz, zıplayıp rock klipleri eşliğinde kafa da sallıyoruz, reggea dinliyoruz, jazz dinliyoruz kısacası yelpazeyi geniş tutuyoruz. Demek ki neymiş orta yol varmış, demek ki neymiş asgari müştereklerde birleşilip, farklılıklarımız rengimiz olabiliyormuş, strese gerek yokmuş.</p>
<p>&#8220;Asilik asalettir&#8221; baki kalarak,</p>
<p>rest in peace acid, rest in peace proto ergenlikle geçen 80 sonu ve 90lar&#8230;</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 10 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>acidci</li><li>acidci klipleri</li><li>acidci misin metalci mi</li><li>küçük sırlar suyun kuru kafa tişört markası</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/acidci-misin-metalci-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sefer tası</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/sefer-tasi/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/sefer-tasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 21:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[pamuk helva]]></category>
		<category><![CDATA[sefer tası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=3813</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/sefer-tasi"><img class="alignleft size-full wp-image-3816" src="http://www.sakinkafa.com/images/cotton_candy_by_garypumpkin.jpg" alt="" width="220" height="161" /></a>Geçen gün sefer tasına muhallebi koydum ve hastanenin yolunu tuttum.</p>
<p>Şekersiz, diyet bir muhallebi hazırladım kendi ellerimle. Bilmişlik yaptığıma bakmayın ilk defa böyle bir şey yaptım. Pişirdikten sonra da götürmek için tabak-çanak ararken, dolabın en üst köşesinde 3lü parlayan taslar bana göz kırptı. Evet bunlar ‘<strong>sefer tası</strong>’ydı ve evden dışarıya bir şey götürülecekse onların göreviydi bunu taşımak. Gururla bu görevi kabul ettiler ve içlerinden bir tanesini seçip öne doğru ittiler. Ben de doldurdum muhallebiyi içine, aldım tasımı çıktım.</p>
<p>Şimdi gündemden yazdığım bu konuyla yine geçmişlere doğru yelken açıyorum. Şöyle bir arkaya bakmadan yapamıyorum, rüzgarla 90’lara gidip duruyorum her seferinde. Bu seferki <span id="more-3813"></span>yolculuğumuzda ‘sefer tası’ ile oluyor.<br />
(Yaşlanmanın ilk belirtileri bunlar mı acaba? Bugüne küstükçe, dünden gülümseyişleri çıkartmak, koklamak&#8230;)</p>
<p>Yok sevgili okur bu yazımızla şu an yağmasını umduğum yağmurun pek alakası yok. Ama sokakta sevdiğim ıslak köpeklerin bir ilgisi olabilir. Sevgimi ona sunduktan sonra bagajdan çıkan ve onunla paylaşabileceğim tek şey olan kepek ekmeğinin de yazıya katkısı olmayabilir.</p>
<p>Biraz önce saate bakarken gördüğüm an olan <span style="color: #ff0000;"><span style="#ff0000;"><strong>22:22</strong></span></span> birden gülümsememe neden oldu. Ortaokul yıllarında alıştığım ‘sevgilin seni düşünüyor’ geyiğine inanmak istedim. Hem bugün de <strong>03.03.09</strong>. Uyumlu bir gün. Sevdiğim beni bol bol düşünsün. Ben öyle umayım ve bunun için bahaneler üretip saatin akrep ve yelkovanından medet umayım. Umut denen şey <span style="color: #800080;"><span style="#800080;"><strong><span style="#800080;">pembe</span></strong></span></span> bir şey zaten. Pamuk helva gibi, ağza atar atmaz eriyip giden.</p>
<p>Konuyu bağlamak adına son sözümüzü bir tavsiye şeklinde sunalım.</p>
<p>Başta bahsettiğimiz sefer tasına umut doldurup aç karnına üç öğün alalım.</p>
<p>Geçmiş olsun efendim.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 13 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>sefertası bandırma</li><li>3 lü çanak kafası</li><li>sefer tası bandırma</li><li>sefertası</li><li>sefertası nerde</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/sefer-tasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Nefesim : Kdz. Ereğli</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/ilk-nefesim-kdz-eregli/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/ilk-nefesim-kdz-eregli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2009 12:09:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz ereğli]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı çileği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=3616</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/ilk-nefesim-kdz-eregli"><img class="alignleft size-full wp-image-3617" src="http://www.sakinkafa.com/images/salincak.jpg" alt="" width="195" height="268" /></a>Lacivert sana çok yakışıyor. Her an coşabilme enerjini içine saklayarak sakin sakin bakıyorsun. Hep böyle masum muydun sen? Arada beyazlıklarla gülümsüyorsun. Köpüklerin parlıyor. Balıkların zıplıyor sürü halinde. Martılar yuva yapıyor bacalarına. Yüksek fırınların çalışıyor tüm gücüyle.</p>
<p>Az önce girerken içine şaşırdım trafik yoğunluğuna, kalabalık sokaklarına, <em>jeep</em>’lerle dolu yollarına, yeni dükkanlarına, yeni sitelerine. Kapanan işyerleri, fabrikada grev söylentileri, gözaltına alınan ergenekoncular… Öylece bakakaldım, ekose eteğimin savrulduğu kaldırımlar buralar mıydı? Güzelliği ne kadar hızlı harcıyorduk, tükeniyordu temiz hava ve ben gün geçtikçe neden daha çok özlüyordum martı çığlıklarını?</p>
<p>İlk kez hava doluyor ciğerlerime, çarpık çurpuk yürüyorum, okumaya başlıyorum. Sivilcelerim çıkıyor, küsüyorum. İlk aşkla buluşuyorum, gül yaprakları dökülüyor tenime&#8230;</p>
<p>Hayat, senin <strong>lacivertinle beyazın</strong> arasında öylesine temiz. Annemin koynu <span id="more-3616"></span>en rahat köşem, çileğin en tatlı çilek. <strong>Mor</strong> kupamdan su içerken sığlara çıkamıyorum, diplere özlemle dalıyorum. Yağmur yağıyor, annemle dolma yapıyoruz. Sahil kenarında kedilerle simitimi paylaşıyorum. Kış güneşi kavuruyor içimi, ısındıkça ısınıyorum, gözlerim kapalı.</p>
<p>Sen doğup büyüdüğüm şehir, <strong>Kdz. Ereğli</strong>’m. Konu sen olunca sulugözlü yazıyorum. Tuhaf bir bağ bu, minnet borcu belki. Sundukların için teşekkür ederken marşımı söyleyerek karabatakları seyre dalıyorum.</p>
<p><strong>“yeşiliyle mavisiyle mis kokulu çileğiyle,<br />
barış dolu Ereğli’miz” </strong></p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 6 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>yeşiliyle mavisiyle barış dolu ereğlimiz</li><li>yeşiliyle mavisiyle mis kokulu</li><li>yeşiliyle mavisiyle mis kokulu çileğiyle ereğli</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/ilk-nefesim-kdz-eregli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1. Çinko ve Tombala</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/1-cinko-ve-tombala/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/1-cinko-ve-tombala/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 11:13:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[noel baba]]></category>
		<category><![CDATA[tombala]]></category>
		<category><![CDATA[tombala oyna]]></category>
		<category><![CDATA[tombala oynamak]]></category>
		<category><![CDATA[tombola]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı eğlencesi]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı oyunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=3386</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/1-cinko-ve-tombala"><img class="alignleft size-full wp-image-3387" src="http://www.sakinkafa.com/images/doll-head-pencil-sharpener.jpg" alt="" width="256" height="194" /></a>Şu yılbaşı denen zımbırtının sevilecek tek yanı bana ‘tombala’ oynamayı hatırlatması. Öyle yeşiller kırmızılar bıdı bıdı noel geyikleri uçup gitsin. Bu devirde noel babaya inananların başına ne geldiği müstehcen bir fıkra ile de belirtilmiş. Lakin şimdi söylemeye gerek yok, inanıyorum ki bu yazıyı okuyanlar öyle şeylere kanmazlar. O şişko kırmızı beyaz adam gelip sizin şöminenizden-ki kimin şöminesi var- hediye mediye atmaz. Bilirsiniz, kostümü ticari kaygılardan öteye gidemez.</p>
<p>Sevimli bir tombala yazısı yazmaya çalışırken yine içimdekileri biraz döküp konuyu saptırma yolları aradığımı düşünmeyin. Konumuz ‘Tombala’ :)</p>
<p>Tombala, İtalyanca ‘<strong>Tombola</strong>’ <span id="more-3386"></span>kelimesinden dilimize geçmiştir. Zamanında İtalya’nın güneyinde hayır yapmak için ya da gelir elde etmek için ortaya çıkmış bir oyundur.<br />
1 den 90 a kadar rakamların olduğu taşlar vardır ve biz de elimize aldığımız tombala kartlarıyla torbadan çıkan sayıları takip ederiz. Bir sıradaki sayıların hepsi çıktıysa ‘<strong>1.Çinko</strong>’ diye bağırırız. Zaten oyunun en havalı kısmı burasıdır. Herkes daha başta pür dikkat oyuna odaklanmaya çalışırken hemen birisi ‘1.Çinko’ diye bağırır. Sinir olursun o kişiye, şans işte der geçersin. Sonra 2. Çinko’yu sen yapsan da sesin kısık çıkar. Bağırmana gerek yoktur zaten. İşler bundan sonra kızışır asıl, herkes birbirinin kartlarına bakar, hangi sayıların açıkta kaldığına bakarak o sayılar için ‘inşallah’ çıkmaz diye dileklerde bulunur. Sen böyle boncuk boncuk fitne fesat terlerken bir ses ‘<strong>Tombala</strong>’ çığlığı ile olayı bitirir.</p>
<p>Ama ona inanmak istemeyen kartını tek tek kontrol eden kişiler de çıkar. Hatta torbadan sayıları çektirmeye devam eden, inatla tombala yapmaya çalışan, eğer istediği olmazsa ‘taşlar eksik işte’ diyerek küsüp giden mızıkçılar doludur etrafta. Bu da bir ‘trip’ tir tabii ama dünya tarihindeki ilk trip sayılmaz sanırım :)</p>
<p>Gelelim bizim tombala maceralarımıza. İlkokuldayken her yılbaşı oynardık mutlaka. Bozuk paralar sermayemiz idi. Tüm Aralık ayı boyunca bozuk para biriktirip, alacağım tombala kartlarının hayalini kurardım. Zaten oyun sonunda kazansak da kaybetsek de tüm bozukluklar yine çocukların olurdu. Ağabeyim ile paylaşırdık ya da ben cadılık yapar ondan daha çok alırdım, o anki ruh haline göre adalet işlerdi. Dün de sırf biraz ısınmak için girdiğim bir markette raflardaki yılbaşı ürünlerinden ‘tombala’ yı gördüm. Tabii hemen yanında bir uykusuz bir kutu da çikolata alarak marketten çıktım. Eve geldim hemen oynamak için ve kendime tombala arkadaşları buldum. Sağolsunlar beni kırmadılar. Kalemtıraşın çöplerini kopararak sermaye olarak kullanıp güzelce oynadık. 1. Çinko, 2. Çinko, Tombala hep benim naralarımla can buldu. Bir sevindim bir sevindim ki sormayın. Tüm kalemtıraş çöpleri benim oldu.<br />
Gece uykuya dalarken uğurlu kartımı düşündüm, rahatça uyumuşum…</p>
<p>Yılbaşı için de tüm tombala severleri mekanıma bekliyorum, çöpünüzü alın gelin efendim :)</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 263 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>tombala çinko</li><li>1 çinko</li><li>tombalada çinko</li><li>tombalada çinko ne demek</li><li>tombalada kaç taş var</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/1-cinko-ve-tombala/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kupon Biriktirmek &#8211; National Geographic</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/kupon-biriktirmek-national-geographic/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/kupon-biriktirmek-national-geographic/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2008 11:33:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[arcopal]]></category>
		<category><![CDATA[arkopal yemek takımı]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[doğanın gücü]]></category>
		<category><![CDATA[gazete promosyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kupon biriktirmek]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sabah kampanya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=3163</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/kupon-biriktirmek-national-geographic/"><img class="alignleft size-full wp-image-3164" src="http://www.sakinkafa.com/images/twilightzone_national_geographic_2004_10.jpg" alt="" width="174" height="169" /></a>Yıllar sonra kupon biriktirmeye başladım. En son &#8216;Cosmos&#8217; televizyon için biriktirmiştik sanırım. Şimdi evin hiç uğranmayan bir köşesinde örtüsüyle sükut içinde duruyor.</p>
<p>Şimdi de <strong>&#8216;National Geographic Altın Belgeseller Seti &#8211; Özel Kutusunda TAM 20 VCD&#8217;</strong> için kupon biriktiriyorum. İki gündür kuponlarımı güzelce kesip çekmeceme yerleştiriyorum. Makasla kesmek için nokta nokta işareti var ya, tam orasından itinayla kesiyorum. Hatta pek bi duygulanıyorum, hoş bir anı diye keyifle yapıyorum bu işi. Bu belgesellerin yarısını izlemişimdir, hatta bir kısmı da evde mevcuttur. Ama bunlar beni 49 kupon biriktirmekten alıkoyamaz.</p>
<p>Kampanya Cuma günü başladı. İlk başta <span id="more-3163"></span>&#8216;Hemen gazete almaya gerek yok, nasılsa 3 kupon birden, 7 kupon birden verirler sonra&#8217; dedim.  Ama artık devir başka devir.  Herkes akıllı =) Üç-beş kupon birden vermek yerine ilk günlerde her gün yeni bir kampanya başlatıyorlar. Yani herkes sonunda 49 kupon biriktirmiş oluyor =)  SMS (kısa mesaj) yoluyla da bayilere de kampanyaya ön kayıt işleminizi yaptırıyorsunuz. Daha o kısmı beceremedim gerçi. Eski bir kupon biriktirici olarak teknolojiye uyum sağlayacağım yavaş yavaş. Eskiden bu iş çok daha ciddi yapılırdı. Eksik kuponlar el altından kapatılırdı. 90&#8242;larda çoğu çeyizler kuponlarla tamamlandı. Söylesenize kimin evinde <strong>&#8216;Arkopal&#8217;</strong> yemek takımı yok. Eğer öyle bir ev var ise acıyarak bakabilirim sadece. Hatta bizim evdeki &#8216;ikinci arcopal yemek takımını&#8217; bizimkilerden izin kopararak hediye etmek isterim sevgiyle.</p>
<p>Kuponla belgesel biriktirmek de günümüzün kampanyası. Bazen insanın canı şiddetli bir şekilde belgesel izlemek ister. Şöyle bir hayvanlar aleminde gezinmek, doğanın büyüsüne kapılmak ve &#8216;<strong>Vay be, neler neler var, şu dengeye bak</strong>&#8216; demek. Her zaman aynı şeyleri de izleseniz, tekrar tekrar görüp şaşırmak istersiniz, doğaya, insanlara, dünyaya tekrar bağlanabilmek için. İlkyardım malzemesi gibi bir şeydir belgeseller. Şimdi ben de &#8216;<strong>Özel kutusunda tam 20 Vcd</strong>&#8216; ilaçlarımı alıp ecza dolabıma yerleştireceğim.</p>
<p>Siz de isterseniz, işte size <a href="http://www.sabah.com.tr/">reçete.</a></p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 1, toplam 608 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>www sabah com tr/bayikodu</li><li>www sabah com tr/bayiadres</li><li>www sabah com tr kupon kayıt</li><li>kupon nasıl biriktirilir</li><li>gazete kuponları nasıl biriktirilir</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/kupon-biriktirmek-national-geographic/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>57</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geçmiş Zaman Oyunları</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/gecmis-zaman-oyunlari/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/gecmis-zaman-oyunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2008 10:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>segah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[eski bilgisayar oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[fifa 98]]></category>
		<category><![CDATA[grand theft auto]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[time commando]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=3144</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/gecmis-zaman-oyunlari/"><img class="alignleft size-medium wp-image-3145" src="http://www.sakinkafa.com/images/gta1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Bundan 11 sene önce, ben hayatımın en kaygısız günlerini yaşarken, tek derdimin karneme 4 getirmemek olduğunu düşünürken, bilgisayar almıştık. O zamanlar herkeste bilgisayar yoktu tabi. Hatta bilgisayar aldığımızdan bir kaç gün sonra bir kuzenim &#8220;Nasıl, çok şey öğrendiniz mi bilgisayardan?&#8221; demişti. İnsanlar bilgisayar konusunda o kadar bilgisizdiler yani. <span id="more-3144"></span>Bizimse önceliğimiz tabi ki oyundu. Teknolojiyle erken yaşta yakından tanışmanın bize bir katkısı oldu mu bilinmez, o günlerden hatırladığım ve unutmayacağım bir kaç oyun var.</p>
<p>O zamanlar &#8220;ortason&#8221; daha küçük, konuşmasını yeni öğreniyor. Biz &#8220;sakinkafa&#8221; abimle her vaktimizi bilgisayar oynayarak değerlendirmek istiyorduk. Her yaştan kuzenlerimiz de bize eşlik ediyordu. Tabi babam bilgisayarın derslerimizi kötü etkileyeceğini hissedince bazı sınırlamalar getirmişti.</p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/simcity2000.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3146" src="http://www.sakinkafa.com/images/simcity2000-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p><strong>&#8220;Simcity 2000&#8243; </strong>ile başlamıştı bütün maceramız. Yollar, elektrik hatları, su boruları çekip şehir oluşturmaya çalışıyorduk. İlk zamanlarda, harcamalarımızı kısmak için hizmetleri sınırlı tutuyor, sonra da bu şehir niye battı diye düşünür dururduk. Bu oyundan aklımda kalan en büyük anı ise düşen uçakların bütün şehirde önü alınamaz bir yangın çıkarttığı. Öyle ki, eğer oyun çita hızındaysa birkaç dakika içinde(gerçek zaman) bir şehir toptan yanabilirdi. Biz de işin kolayını bulmuştuk. Havaalanı etrafını su ile çeviriyorduk.</p>
<p><strong>&#8220;Time Commando&#8221; </strong>ise ayrı bir maceraydı. Adı üstünde zamanda yolculuk yapan bir adamın hikayesi. Tüm silahları kullanarak uzay çağına kadar bir sürü adam öldürülen bir oyun.</p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/fifa_98.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3150" src="http://www.sakinkafa.com/images/fifa_98-300x187.jpg" alt="" width="300" height="187" /></a><strong>&#8220;Fifa 98&#8243;</strong> vardı bir de. O zamanlar kuzenimiz M. Bey&#8217;in futbol bilgisine hayran olurdum. Avrupa liglerinde hangi takım kimi yenmiş, hangi futbolcu kaç gol atmış bilirdi. Bense bu futbolcuların ve takımların isimlerini dahi bilmezdim. Fifa 98 oynaya oynaya oluşturdum engin futbol bilgimi. Hâlâ Vialli&#8217;yi Chelsea&#8217;de oynuyor sanarım da şaşar kalırsınız. Yani Fifa 98 ile başlayan futbol maceram orda kaldı.</p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/images/shoot_castle_2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3147" src="http://www.sakinkafa.com/images/shoot_castle_2-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><strong>&#8220;Grand Theft Auto&#8221;</strong> elimize geçmişti. Böyle bir oyun olamazdı, ne kadar heyecanlı, ne kadar polisiye bir oyun. Şimdiki San Andreas imiş Vice City imiş onlara hiç benzemezdi. Kuşbakışı bakardın bir kere oyuna, arabalar desen minik birer karınca. Oynaya oynaya bıkmadığım bir oyun varsa o işte budur. Geçenlerde aklıma geldi yine buldum internetten. Bir güzel oynuyorum keyfini çıkartıyorum. Hepinize tavsiye ederim.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 0, toplam 52 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>fifa 98</li><li>ismail yk hangi takımı tutuyor</li><li>bilgisayar oynama</li><li>karışık pide kaset</li><li>90 lar</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/gecmis-zaman-oyunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>90&#8242;lar Çizgi Filmleri</title>
		<link>http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri/</link>
		<comments>http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 17:38:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mor paspas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ikonografi 90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar]]></category>
		<category><![CDATA[90'lar çizgileri]]></category>
		<category><![CDATA[arı maya]]></category>
		<category><![CDATA[atom karınca]]></category>
		<category><![CDATA[çakmaktaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[çizgi film]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk anıları]]></category>
		<category><![CDATA[dalton kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[eski çizgi filmler]]></category>
		<category><![CDATA[jetgiller]]></category>
		<category><![CDATA[kalimero]]></category>
		<category><![CDATA[kaptan mağara adamı]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji çizgi filmler]]></category>
		<category><![CDATA[okuma saati]]></category>
		<category><![CDATA[sakinkafa tv]]></category>
		<category><![CDATA[şirinler]]></category>
		<category><![CDATA[son dinazor denver]]></category>
		<category><![CDATA[speddy gonzales]]></category>
		<category><![CDATA[sponge bob]]></category>
		<category><![CDATA[sünger bob]]></category>
		<category><![CDATA[sünger bob aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[susam sokağı]]></category>
		<category><![CDATA[tsubasa]]></category>
		<category><![CDATA[yakari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sakinkafa.com/?p=3116</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri"><img class="alignleft size-full wp-image-3118" src="http://www.sakinkafa.com/images/sungerpatric.jpg" alt="" width="195" height="162" /></a>Bugünlerde izlediğim tek çizgi film Sünger Bob. Yazımızın giriş resminde de bir kıyak yapıp konumuz 90’lar olsa da onlara yer verdik =)</p>
<p>Küçükken bol azar işiterek bol çizgilerle sabah kahvaltıları yapardık. Azarlar da şu şekilde olurdu; “Önüne bak, önüne” “Bak hala duruyor tabağındakiler, kapatıcam şu televizyonu”. Neyse unutun bunları, biz şimdi işin hoş kısmından bahsedeceğiz.</p>
<p>Şöyle bir geçmişe gidip zorladım hafızamı. Ne kadar bol ve renkli çizgi filmler vardı. Kimisi hala zaman zaman gösteriliyor.<br />
Kaç nesil büyüdü bu çizgilerle…</p>
<p>Ben büyümedim daha, çok daha çok<span id="more-3116"></span> çizgi film istiyorum. Okullarda “okuma saati” uygulaması gibi “çizgi film izleme saati” olsun. Teşvik edilsin, herkes izlesin. Öğrenciler, müdürler, hademeler hepsi bir salonda her gün yarım saat çizgi film izlesin.<br />
Yaşasın çizgiler!</p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri"><img class="alignleft size-full wp-image-3119" src="http://www.sakinkafa.com/images/denver.jpg" alt="" width="157" height="159" /></a><strong>Son dinazor Denver</strong> – Gözlük takar gitar çalardı.<br />
<strong>Arı maya</strong> – Fazla duygusaldı arıcık. Çekirge arkadaşı vardı.<br />
<strong>Çakmaktaşlar</strong> – Yabadabaduuu. Fred ile Barni aralarında çok komik kavgalar ederdi. Onları barıştırmak Wilma ve Betty’ye düşerdi. Hımm bi de arabalarını ayaklarıyla koşarak çalıştırırlardı ya =) Bowling denen şey onların sayesinde işledi içimize. Galiba çizgi filmin adı ‘Taş Devri’ idi.<br />
<strong>Şirinler</strong> – Eğer iyi bir çocuk olursanız siz de şirinleri görebilirsiniz. Şirin Baba Cuma’ya gitti, gelecek…<br />
<a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri"><img class="alignleft size-full wp-image-3131" src="http://www.sakinkafa.com/images/arimaya1.jpg" alt="" width="185" height="138" /></a><strong>Müfettiş Gadget </strong>– Uçan pervaneli şapkası. Hadi gadget kollar.<br />
<strong>Pembe panter</strong> – Şimdilerin telefon melodisi oldu unutulmaz müziği.<br />
<strong>Temel reis</strong> – Ispanak falan yalanmış şimdi anladık.<br />
<strong>Hollywood yıldızları</strong> – Bianca diye kötü bir kız vardı.<br />
<strong>Jetgiller</strong> – En sevdiğim çizgi filmlerden. Robot hizmetçi favorimdi =)<br />
<strong>Kalimero</strong> – Kara bi civciv. ama bu haksızlık değil mi?<br />
<strong>Yakari</strong> – Kızılderili yavrucak.<br />
<strong>Atom karınca<br />
Scooby doo</strong> – Skubi dubidu ver aryu…<br />
<a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri"><img class="alignleft size-full wp-image-3121" src="http://www.sakinkafa.com/images/kalimero.gif" alt="" width="143" height="157" /></a><strong>Tom jerry<br />
Ninja kablumbağalar</strong> – Pizzayı sevdik onlarla, zavallı usta splinter ve hep sarı giyen gazateci kız April.<br />
<strong>Ayı yogi </strong>– Sürekli yiyen piknik yapan bir aile idi.<br />
<strong>Susam sokağı</strong> &#8211; Başlarken güzel bir şarkısı vardı. Çocuklar koşuyor, dans ediyor, şemsiye açıyor. Gün güneşli, insanlar neşeli, sen de gel oyna, susam sokağında… minik kuş, edi büdü, kurabiye canavarı, öğretici şarkıları, bambaşka bir uygarlık.<br />
<strong>Tsubasa</strong> – Gol oldu mu olmadı mı, bekle bir dahaki bölümü.<br />
<strong>Şeker kız candy</strong> – Hayranları tapardı bu kıza. Bir arkadaşım onun ayakkabılarına benzer bot almıştı. Pek havalıydı kendi çapında =)<br />
<a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri"><img class="alignleft size-full wp-image-3132" src="http://www.sakinkafa.com/images/yakari1.jpg" alt="" width="191" height="153" /></a><strong>Sevimli hayalet casper</strong> – Kötü amcaları vardı, bir de sevimli cadı bir arkadaşı.<br />
<strong>Tweety</strong> – Bi kedi gördüm sanki?<br />
<strong>Bugs bunny</strong><br />
<strong>Speddy Gonzales</strong> – Meksika şapkalı farecik.<br />
<strong>Daffy duck<br />
Micky mouse<br />
Road runner</strong> – bip bip.<br />
<strong>Gufi<br />
</strong><a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri"><img class="alignleft size-full wp-image-3123" src="http://www.sakinkafa.com/images/tazmanyacanavarfd.gif" alt="" width="124" height="152" /></a><strong>Richie rich</strong>- Sevimli köpek Dolar<br />
<strong>Varyemez amca</strong> – Amcamızın cin, can, cem yeğenleri vardı. Hep beraber dolarlar içinde yüzüyorlardı.<br />
<strong>Tazmanya canavarı</strong> – Oyuncakları, anahtarlıkları yok satıyor.<br />
<strong>Hayalet avcıları</strong> – Müziği hala aklımda. Teknoloji harikası hayalet çeken süpürgeler&#8230;<br />
<strong>Heman</strong> – Gölgelerin gücü adına.<br />
<strong>Shera</strong> – Heman’in kardeşi idi kanımca. Ya da hemşerisi. Bilemem.<br />
<strong></strong></p>
<p><a href="http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri"><img class="alignleft size-full wp-image-3133" src="http://www.sakinkafa.com/images/kapt2.jpg" alt="" width="89" height="118" /></a><strong>Kaptan mağara adamı</strong> – Geliyor…<br />
<strong>Redkit</strong> – Düldül, rin tin tin. Dalton kardeşlerin isimleri de bulmacalarda çıkar.</p>

<p class="sayac_bilgi">bugün 13, toplam 1.275 defa okundu...</p>
<h2>Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar</h2><ul><li>90lar çizgi filmleri</li><li>kalimero</li><li>90 ların çizgi filmleri</li><li>90lar çizgi film</li><li>90 lar çizgi filmler</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sakinkafa.com/90lar-cizgi-filmleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>60</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->
