Hani bir reklam vardi birzamanlar, “Iste bu an benim bittigim andir Sedat Abi” diyordu bir cocuk.
Evet. Iste bu da benim bittigim andir sevgili okur. Ben artik yaslanmisim, benden gecmis, ben “out” olmusum yahu!
Ya tamam, teknoloji gelisiyor dedik, iletisim cagindayiz dedik, ayak uydurmak lazim, ögrenmek lazim dedik. Internetle tanistik, cokta memnun olduk sahsen. Msn’e ‘yes we can’ dedik, yuutup’u gördük , sevdik, blog tuttuk yillardir, feysbuka bile girdim ciktim bir ara, aman baskalarindan geri kalmayayim, ben de ‘aptudeyt’ olayim dedim, ‘cekitaavt’ baaabinda (bknz: birde bu dizi filmleri replikleriyle konusmalar cikti) Ama artik yoruldum. Resmen pes ettim abi. Bu Twitter dedikleri sey artik beni asar, yeter be yeteeer, imdaaaat!!!
Artik birde milletin beni ‘tivitlemesine’ izin vermiyciiiim, banane ya! Yani, yolda birileri bizi takip etse rahatsiz oluruz, ama buralarda ‘ay hic takip edenim yok’ diye üzülüyor millet, bu ne kardesim?!
Acik söylüyorum, hic girmedim bu twitter olayina ve de girmeyi hic düsünmüyorum. Cagin bundan sonraki kisminin gerisinde kalmaya raziyim artik. Benim de yolum buraya kadarmis. Bu durumda hernekadar kendimi, “ben anlamiyorsam sacmadir” ya da ” ay ne yapiyorsam aninda yaziyormus, bütün dünya o an ne yaptigini biliyormus. Tövbe estagfurullah, uygunsuz bir aktiviteme denk gelir maazallah” diyen, ortacagda bilim adamlarini degnekle dürten mantaliteye benzer bir mantikla yaklasan insanmisim gibi hissetsem de, tivitleme eylemine katilmak istemiyorum.
Yine de hakkinda birseyler yazmadan evvel, en azindan azicik bilgi sahibi olayim dedim ve biraz arastirdim. Yani bu twitter olayi bir blog gibi birseymis. Ama günlük degil, anlik. “Alisveristen geldim, kollarim koptu” , ya da “Eksi sözlük cok banel”, “Su an burnumu karistiriyorum” gibi , insanin kanini dondurcu mesajlar yaziyormus. Ama yani, bir insan brokolinin yanina yedigi yogurdu millete anlatmakla, nasil varolusunu mesrulastirir efendim?
“Bakalim su an falanca yine ne (halt) karistiriyormus” diye merak edip , takip edenlerin haddi hesabi yokmus . Üstelik koskoca starlar, köse yazarlari, hatta politikacilar da tivitliyormus. Eskiden starlar starligini bilirdi, ulasilmaz olurdu, biz onlara uzaktan bakar ic gecirirdik güzel güzel. Ne gerek var efendim simdi hepsiyle ense tokat olmaya? Stalking bukadar da ayaga düsmez ki yani?
-aman yalappim, bizim sanatci su an sütüdyoya dogru yürüyormus, heyooo, ayh cildiriciiim resmen, yürüyor su an Tonguc! Bildigin yürüyoo adam!
Ama kendini bu durumda veri spesil hissediyorsun eminim, cok informatif oluyorsun yani.
-Erdener abi, bu twöttür ne ise yariyo annamiyom yagne
-Sus Haydar sus, Allahin angutu, feysbuk neyine yetmiyo!
Birsey degil, oraya da ameleler dolacak, o olacak sonunda!
Ama bu twitter de sadece 140 karaktere kadar yazilabiliyormus. Slogan caginin yeni versiyonu…
Tek cümlelik hayatlar yasiyoruz artik…
Üstelik yaratici cinayet senaryolarina imza atabilecek bir site. “Karim tivitliyordu vurdum hakim bey, ben naapiim”
“Arkadas listesi” gittikce kabariyor insanlarin ama yine de cok yalnizlar sanki… Erdil Yasaroglu’nun bir yazisini okumustum biryerlerde. Söyle birsey anlatiyordu:
Sokakta bir genc seslenmis. “Erdil abi..beni tanimadin mi ya? Ben facebook arkadasin Murat” O da “sanirim o yüzden taniyamadim” diyordu…
Eskiden ne yapiyordu insanlar diye düsünüyorum bazen. Nasil vakit geciriyorlardi? Nasil iletisim kuruyorlardi? Artik bütün gün evlerinde, hatta isyerlerinde her dakika, her an birileriyle iletisim icindeler.
Bana göre iletisim degil artik bu…iletizm. Hatta illetizm. (sonu ‘izm’ le biten hersey beni korkutmustur zaten hep)
Elbette herseyin illa bir gerekliligi yoktur ve herseyi yerinde kullanirsan güzeldir. Örnegin cakmakla mum yakan da vardir, sigarasini yakan da…ya da kendi cikardigi dogal gazi yakan da… Bu da öyle birsey midir nedir?…
Zaten ben bu twitteri 2012 yilina kadar anca ögrenir, alisirdim, eh ozamanda zaten kiyamet kopacakmis, kalsin en iyisi.
Ya ben insanlarin kendi elinden mektup almayi, kendi el yazilarini görmeyi özledim…
Telefonda uzun uzun seslerini duymayi, canli sohbetlerini özledim… Fast food yemeklerden, konserve hayatlardan gina geldi artik…
Ama su an düsündüm de… bu Corc Kuluni’ de tivitliyor mu acep? Evet mi? Hadi yaa!!! Allahini seven bana bi ögretsin su mereti nooooolur!
;-)
bugün 0, toplam 2 defa okundu...













abla senin şu Corc Kuluni takıntına bir çözüm bulalım artık. mevzu, “Corc Kuluni çok sevdim, o beni hiç sevmiyor” mertebesinde gidip geliyor :)))
o değil, twitter bana da anlamsız geliyor. slogan hayatlar, tanımını sevdim o nedenle. tek cümlelik yaşıyoruz, hakkaten öyle.
yani bencede aya. artik lütfen görsün beni corc, olmuyo böyle:)
ya laf aramizda, bu corc meselesi benim arkadas cevremde artik bir “running gag” durumuna döndü de, o bakimdan yazilarimda da arada bir esprisi gecer böyle. hani birsey nekadar absürtse , okadar komiktir ya bazen? (gülünc mü desek yoksa) : ) onun gibi birsey iste. kendimi ti ye almayi oldum olasi cok severim de.
ama …yaaaani…. arada bir tivitlessek kendileriyle,nebiliim feysbukta “corc senle arkadas olmak istiyor” dense, fena mi olurdu ha? soruyorum size, fena mi olurduuuu! :)) (valla komik ya, kendim bile güldüm he)
Birde su an aklima geldi. Baslik aslinda “abidik gubidik tivitte gel” olsa da olurmus.
Tanrim, yaraticiligimin doruklarindayim yine!
alternatif başlık güzel olurmuş :)
bir de kotu olan sey, bir girdin mi bi daha cikamiyorsun. ayirdigin zaman, yogunluk falan degisiyor da, temelli cikmak biraz zor. ote yandan ben de twitter olayina iste yine bidaha cikamam diye girmedim; iyi de yapmisim diyorum simdilerde. bunun bir benzerini yine myspace’te yapmistim o zaman da cok sevinmistim. keske facebook’ta da basarili olabilseymisim…
bir de simdilerde turkiye’yi de etkisine almaya baslayan 3G zamazingosu var. bu daha da tehlikeli. hayatin her anini online olarak gecirebilme ihtimali. cekilen fotograflarin aninda facebook’a upload edilebilmesi, (bizim buralarda simdilerde olan) gelen otobuslerin internetten gps vasitasiyla izlenebilip, ona gore durakta hangi otobuse bineceginize karar verebilmeniz vs…
cok urkutucu bunlarin hepsi. “minority report”a dogru gidiyoruz, her animiz tahmin edilebili olacak temelli..