Çocukluğumdan beri, birçok evlerde görmüş olduğumuz, hemen hemen evde ne kadar eşya varsa üzerine neden bir dantel örtü örtüldüğünü hiç anlayamamışımdır.
Artık günümüzde eskisi kadar rastlamasak da, hala daha vardır bazı evlerde.
Televizyon, buzdolabı, telefon, mutfak robotu, sehpa, (o Allahın emri zaten) çamaşır makinası, vs. aklınıza ne gelirse… Yeminle, evin birinde kaloriferlerin ve çöp kutusunun üzerinde bile görmüştüm! Eminim o evin tuvaletinde, tuvalet sifonunun üzerinde bile vardır o dantel örtülerden.
Oldum olası el işini de sevmem. Annemin “boş boş kitap okuyacağına, birşeyler örsene sen de, çeyizine hazırlık” laflarına da pek kulak asmazdım aslında, ama nişanlandığımda annemin ve bazı yakın teyzelerin “aaa kızım, örsene sen de birşeyler, evleneceksin bak ayıp…en azından 12 kişilik bir masa örtüsü falan ör, anca bitirirsin zaten bir senede” dediklerinde, onların da verdiği gazla ve ayıp olmasın diye (aslında “dostlar alış verişte görsün” düsüncesiyle) başlamıştım ben de bir “12 kişilik dantel masa örtüsü”ne.
Şimdi bu 12 kişilik masa örtüsü denilen olayın yanında, en az 20-30 tane de ufak ufak kareler halinde örtüler örmek öngörülürdü. Farzdi, sünnetti. Çünkü evin her kösesine, koltuklara, eşyalara, tüm nesnelere… Yani, tüm direnme ve kaçma şansı olmayan cansız şeylerin üzerine birer örtü gelirdi.
Derken, başladım ben de örmeye. Aradan 6 ay geçtiğinde annem bana ve elimdeki sürünen şeye bakıp “Neyse.. 8 kişilik olsa da olur.” demeye başladı. Dügüne 3 ay kala “en azından bir fiskos masası olsun bari” dedi. 2 ay kala hepten ümitsiz bir ses tonuyla iç geçirip “sehpanın ortasına ufak bir örtü olur artık, ne yapalım” dedi.
“Fiskos masası”.
Fiskos ne ya? Ben fiskosumu istediğim yerde, istediğim masada yaparım, ayrıca bunun için öyle bir örtü gerekmez illa. Laf!
Anneme bir yıl boyunca “Anne..bak yapma şunları, ben kullanmam, şimdiden söyleyeyim” dediysem de dinletemedim tabii ki. Hem ördü, hem aldı… Çok yazık oldu aslında.
Yazlarda Türkiye’ye izine gittiğimde, annemin hala daha o örtülerden vazgeçmediğini görürüm.
Birgün sordum… “Ya anneciğim, niye herşeyin üzerine bir örtü örtülür ki? Üşüyor mu bu eşyalar? Tamam hadi buzdolabını anladık da, soğuk ne de olsa..üşüyebilir diyelim. Televizyonun, telefonun üzeri niye örtülür? Bu mutfak robotunun, kahve makinasının, hatta ve hatta şu “gırgırın” üzerine niye bir örtü gelir?!!” diye.
Annem “aaa kızım olur mu canım hiç örtüsüz, çıplak çıplak?!”
-” Hönk?? Çıplak Çıplak mı? Çıplak derken? Allahım sen aklımı koru. Ben telefonların da edebi, adabı olduğunu, onların da bir “öteki dünyası” olduğunu ve ilerde orada “çıplak” durdukları için yanacaklarını nerden bileyim? Söylesene baştan?!
-”Kızım bırak şu zevzekliği Allah aşkına!”
Kabul etmeliyim, zevezklik yapmak bazen çok eğlenceli oluyor.
Zavallı Babacığımın da korkulu rüyasıdır bu dantel örtüler evin içinde. Telefonun ahizesini örtüyle beraber kaldırır koyar genelde, cünkü sinirle fırlatıp attığında bir kenara, annemle tartışma konusu olur herseferinde.
Bir gün bana dedi ki “Kızım, bak şimdi ne yapıcam. Bu örtüyü alıp kenara koyucam ve annen kalktığında bak ne yapacak, dikkat et!”
Annem öğlen uykusuna yatmıştı bu arada. Kalktığında daha gözleri yarı açık, uykulu uykulu bir uyurgezer edasıyla otomatikman aldı o örtüyü ve telefonun üzerine örttü, tuvalete geçerken. Kendisi bile farkında değildi.
Sonra birgün eline aldığında ahizeyi “aaa…telefon çalışmıyor, bozuk!” diye seslendi. Bunu duyan babam içerden cevap verdi “gece üstü açık kaldı galiba…üsütmüş olmasın?”
Babam “kızım, Allah seni inandırsın, şu evde uzun süre biryerde sabit kalmamaya çalışıyorum. Yoksa benim kafamada örter bu annen şu lanet örtülerden” dedi.
Biz babamla kıs kıs gülerken, annemin homurtuları geliyordu. *kikir*
bugün 0, toplam 130 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- dantel televizyon örtüsü
- dantelli televizyon
- televizyon dantel
- dantel televizyon
- televizyon örtüleri













Burhan ın dantel örtüleri vardı ya, adam duvardaki tabloya bile dantel örtmüştü.
Sizinki de bişey mi, çocukluğumda hatırlıyorum, bizim vitrin deki bardakların bile tek tek dantel kılıfları vardı. (80 liler belki bilmezler, vitrin:şimdiki gümüşlük ün daha büyük olanı. içinde televizyon için bile yer vardı:))
Yazınınızı güle güle okudum. Çok sevdiğim canımdan kıymetli eşimde aynı anneniz gibi ve bende babanızın durumundayım . Demek bizim evimizden başka evlerde de aynı vakalar yaşanıyor. Ama ben genede o kültüre saygı duyuyorum .Çünki sevgi var incelik var.
Tesekkür ederim yorumlariniz icin.
Prenses…söyle birsey sanirim, degil mi?:)
http://www.dantel.us/images/bonc2_1.jpg
Ama beterin beteri varmis. Buyurun:)
http://www.dantel.us/images/klozet1_1.jpg
Murat Bey, cok haklisiniz. Ben tabii isin girgirindayim, maksat mizah olsun ve tamam, ben belki kullanmasini sevmiyor olabilirim, o ayri… ama su da bir gercek ki, bu isler gercekten el emegi, göz nuru. Okadar harika seyler yapiyorlar ki bayanlar, sanki makinadan cikmis gibi, muhtesem güzel seyler de var aralarinda. Cok büyük ve saygi duyulasi bir emek, bir maharet hepsi… dediginiz gibi, icinde sevgi var, sabir var.
Herzaman derim, insanlar neyle ve nasil mutlu olacaklarsa onu yapsinlar, yasasinlar. Yeterki ne kendilerine, ne de baskalarina zarar vermesinler.
(Nasil toparladim ama durumu? kihkih. Yok yok..gercekten öyle)
Gözleriniz kitapların arasında kalmışsa böyle dantel işlerine dökeceğiniz nuru da kalmamıştır:)
Ama gelenek işte bir ucundan tutuluyor ya da tutturuluyor mutlaka…
Sakin kafa editörlerinden de var dantel sevenler, sol üst köşeye bakınca bu gayet net anlaşılmakta.
ayy 88 liyim ama hala o vitrinlerden malesef ki bizim evde de var ve içindeki tüm eşyanın üstü dantel dolu. annem hadi toz al dediğinde kendimi çatıdan atasım geliyor. onları teker teker kaldır dikkatlice al tozunu ve tekrar yerleştir. Sigorta kutusunun üstünde bile dantel var tam bi fiyasko :(((
editör’ün notu: biliyorum o danteller sana çok demode geliyor ama annen çok değer veriyor. o nedenle onun hatırı için belki de üzülmemelisin ve mutlu olmalısın. bir gün annenle uzaklaştığında o dantelleri bile özleyeceksin.
editör’ün kendine notu: öncelikle başkasının yorumunu kendi özlemlerin için kullanmak hoş bir davranış değil. sevgili yorum-okur ziyaretçiler bu kısmı atlayabilirler. buse’den de özür dileriz (ben ve alter-ego’m)
buse cok güldüm sen sigorta kutusu deyince.
gizlice birisi sizin evi cekmis olabilir mi? bknz. :
http://img514.imageshack.us/img514/3416/fotoraf0024s.jpg
:))
[...] yıllarda annelerinin öğretmek için gönüllü olmaya heveslendiği “geleneksel el sanatı” dantele burun kıvıran kızlar, yıllar sonra vakitsizlikten şikâyet etseler de, kurdele nakışına merak salıp, bütün bu [...]
örtüyü kaldırdığınızda tozdan o dantelin modeli çıkar masanın üzerine. işte bence en komik şey o tozdan oluşan şablonda saklı.
‘koş anne koş bak dantelin örneğini çıkar tozdan’ desem
hemen gelir çıkartıverir :)
canım annem benim, marifeti bol hatun.