Ders çalışmak çoğumuz için zor bir iştir. Hele sevmediğimiz ve zorlandığımız bir ders ise bu, defteri kitabı açma isteğimiz bile gelmez.
Benimse bugün size anlatacağım biraz daha farklı bir şey, ders çalışmanın sıkıcılığı, ders çalışmaktan bıkma durumu, ders çalışmayı sevmeme değil. Anlatacağım o farklı mesele, çalışılan dersin içinde kaybolma durumu. Sakinkafa abimin daha önce bahsettiği gibi ben diferansiyel sınavına gireceğim, haliyle o derse çalışıyorum. Yalnız, benim matematikle ilgili kişisel problemlerim olduğundan mıdır bilinmez, bu diferansiyel denklemler dersi bana pek bir cimri davranıyor. Ortaya beş koyduysam bir alabiliyorum. Kendimi ikinci dereceden yüksek mertebeli havasından yanına yaklaşılmayan diferansiyel denklemlerin içinde kaybolmuş hissediyorum. Notları okurken bir yandan ezberlemeye çalışıyor, bir yandan düşünüyorum; “aga bunlar neden bahsediyor, Laplace neyi ifade ediyor, varlık ve teklik teoremi görüldüğü kadar basit midir?” diye. Belki çoğumuza olmuştur, konuyu tam kavradığımızı düşündüğümüz sırada, sanki elimizde taşıdığımız (havalı olsun diye)bir cam kadeh kötü niyetli biri tarafından saldırıya uğramış gibi her şey bir anda silinir; başladığımız noktaya geri döneriz. Ders çalışmaya başladığımdan beri bana sürekli olan budur. Yani, notlara bakarken kendimi çölün ortasında bir oraya bir buraya koşan bir delidanadan farksız buluyorum. Çünkü grafik yok.
Günün İronisi: Tamamen diferansiyel denklemler üzerine kurulmuş olan ısı transferi dersinden 99 almışım. Evet, 100 üzerinden 99. Çünkü ısı transfer ve yalıtımı bende saplantıya dönüştü. 10 yıldır üzerinde düşündüğüm konuları şimdi ders olarak görüyorum. Formüllere dökmesi çok zor olmadı.
Bu da gösteriyor ki uygulama ile matematik arasında bağlantı yok. Matematik, aynı bir sanat gibi işlenir, belki kimileri için göze hitap eder. Mühendislikse apayrı bir şeydir. Bunları söylerken makina mühendisi bir abimin matematiksiz kariyeri unut dediğini hatırlıyorum. Demek ki bir yerlerde yanılıyorum. Benim düşünceme göre, eğer mühendis olacaksanız matematiği anlamanız gerekmez. Bilin yeter.
bugün 0, toplam 0 defa okundu...













Isı transferinden 99 alan adamı sadece takdir ederim. Hem iğrenç hem keyifli bir derstir.
Matematik belki de dünya üzerine var olmayıp aynı anda elindekilerle tüm dünyayı kendini aratmak suretiyle varlığına avare bırakan tek yalancı gerçek… yaşasın matematik… iyi ki avrsın 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 …
difrensiyel için abim hep der, bunu yapabilen insan mühendis olabilir, diye. zormuş, alanlar öyle diyor. bu ders yüzünden mühendisliği bırakan da tanıyorum. evet, tespitimden yüzde yüz eminim.
yazmazsam çatlarım :))
dif denk dersinden BA almıştım. ya da BB de olabilir. ama öyle iyi bir şeydi.
sanmayın ki anlarım bu işten, şans diyelim :)
bana dif anlatacak birini arıyordum ben de:)
Laplace’ı henüz ( bu hafta ) görmüş biri olarak aynen katılıyorum ve ekliyorum;
Eğer matematik işini bitirdiyseniz ( Türevidir integralidir ya da ikisinin abisi diferansiyeli sorunsuz yapıyorsanız )
sayısal olan tüm bölümlerde başarılı olursunuz…
ben de bu yüzden başarısızım.