Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Doktorları Anlayabilme Rehberi

28 Mar 09 (20:53) | ayine yazdı | İş yaşamı | 7 yorum

Aylar sonra nihayet geçenlerde iki doktor arkadaşımla buluştuk. Yalnız kısa bir süre sonra, konuşulanlar günlük meseleler olmasına rağmen benim anlamadığım latince kelimelerle devam etmeye başladı diyalog: anksiyete, ajite, konjenital, korele vb. Misal, “canım sıkılıyor” kadar kolay ifade edebileceği ruh halini, “baş edemediğim duygu-durum bozukluğu yaşıyorum” diyorlar! “Hiç koopere değilim”den sonra isyan ettiğimde artık ben, “aa, ama bunda anlaşılmıycak ne var” deyince arkadaşım (ki yarım saat önce bişeyler kopyalamaya çalışırken (onun ifadeleriyle) “küçücük yedek diske kocaman notebookun 4-5 katı fazla şey sığdığına” ikna olamayan veya ctrl F gibi bir fonksiyonu öğrendiğinde ‘evreka’msı bir mutluluk ve heyecan ile hayatını ne kadar kolaylaştıracağını söyleyen kendisi değilmiş gibi) başladık doktorları asosyal yapan şeylerin çözümü üzerine konuşmaya. Doktor olmayanlarla diyalog kuramamak, hastane dışında anlatacak/paylaşacak bir şey bulamamak şeklinde ortaya çıkan semptomların nedenleri üzerine…

Liseden hemen her arkadaşı tıp okumuş ve ev arkadaşı da doktor olan biri olarak yıllar geçtikçe bu arkadaşlardaki değişimi gözlemleyebilme fırsatım oldu. Mutlaka bu yazdıklarımdan farklı hayatlar yaşayan arkadaşlar da yok değildir ama biz burada bir genelleme yapacağız (bütün genellemelerin yanlış olduğunu bilerek).

Tıp fakültesi

Bu arkadaşlar, 18 yaşında tıp fakültesine kayıt yaptırdıkları gün başlarlar uzun ve yorucu bir maratona. Sınavdır, stajdır, hastalardır, hocalardır derken 6 yılın sonuna gelirler, Tabii bu 6 yılda siz “üniversiteli” olmanın güzelliklerini yaşarken, akıllarında hep TUS vardır onların, feragat ederler birçok şeyden. Yurt ile okul arasında tekdüze bir hayat yasarlar. Buluşulacağı zaman yer tarif edildiğinde “Mecidiyeköy’e nasıl gelicem peki” diyecek kadar kopukturlar hayattan (bkz: based on a true story). Bu engelli koşunun en önemli basamağı olan TUS’u kazanmak, nirvanaya ulaşmaktır onlar için.

TUS’tan sonra

TUS’u kazanamayanlar Türkiye’nin herhangi bir yerine mecburi hizmete gönderiliyorlar. Hayatlarına 2 yıllık bir parantez açarak. Ancak tayin olunan yerde çalışılacak, o TUS elbet bir gün, elbet bir gün kazanılacaktır.

Asistanlık süreci

Kazananlar ise 5 yıl sürecek asistanlık sürecine girmişlerdir. Hani hastanede vizitlerde annesini takip eden civciv misali hocayı takip eden güruh, işte onlar… Her işi asistanlar yapar, parayı prof.lar kazanır. Asistanların da kendi aralarında bir hiyerarşi vardır askerlikte olduğu gibi. Bir gün önce başlayan daha kıdemlidir mesela.

Asistan, yemez, içmez, uyumaz. Her daim hocanın dediğini yapmaya hazır ve de nazırdır. Haftanın birkaç günü nöbet tutarlar, cerrahi bölümlerde iki günde bire kadar çıkar bu sayı. Nöbet ertesi yine günlük rutinler devam eder, uykusuz kalınan gece ertesinde eve gidip uyumak diye bir şey söz konusu değildir yani. Çoğu asistan istifa etmeyi geçirir aklından ama o TUS döngüsüne yeniden girmeyi göze alamaz.

Bu zor sürecin iyi tarafları da yok değildir. Şöyle ki; nöbet tutmaktan eve nadiren uğrandığı için doğalgaz faturası çok az gelir. Bir de harcayacak vakit olmadığı için(her boş vakit uyuyarak değerlendiriliyor çünkü) kazanılan para az da olsa cepte kalır.

Uzmanlık

Buradan sonrasını “gözlem” değil, edindiğim bilgilere göre aktaracağım efendim:

5 yıllık asistanlık maratonunu başarıyla geçen arkadaşlar artık “uzman”dırlar ve yine Türkiye’nin herhangi bir iline atamaları yapılır. 5 yıl boyunca burada çalışmak zorundadırlar.

Bütün bunlardan sonra yani 30’lu yaşlarının ortalarına geldiklerinde, istedikleri şehirde yaşama hakkını kazanmış oluyorlar. Mobil hayattan stabil bir hayata geçiyorlar. Ve çok para kazanmaya başlıyorlar. Eğer çok fazla hırs yapmazlarsa kazandıkları parayı harcayacak vakitleri de oluyor.

Başkalarının hayatları için kendi hayatlarını ertelemiş bu insanlar ancak uzman olduktan sonra hobiler edinmeye başlıyorlar. Bu yüzden şaşırmamak lazım 40’ında ney üflemeye başlayan adama.

Bu yazı ayine tarafından yazıldı;

ayine – yayınlanmış 160 yazısı bulunmaktadır.

İTÜ İnşaat Müh. mezunu. Yeni olan herşeyi heyecan verici buluyor (eskiden "maymun iştahlılık" dediği bu şeye şimdilerde "beslenme" diyor). İstanbul'u çok seviyor, ve kedileri. Şükrediyor. - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Sitemize 17 Mart 2009 tarihinde "Gören gözlere bir sitemdir" yazısıyla hoşgelen Ayine, yazılarını özellikle kültür sanat alanında yoğunlaştırmış ve tasavvuf ile ilgili yazılarıyla sitemize yeni bir soluk getirmiştir.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 18 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • asistanlıktan feragat
  • asistanlık feragat
  • ney üfleme
  • tıpçı uyumaz
  • tus kazanamayanlar ne yapar

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • Cin Ali EKG Öğreniyor (2)
    Bi doktor arkadaşım, geçen yıl...
  • Bilişimci ve Tıpçıları Topluma Kazandıralım! (19)
    İki meslek çok alakasız gi...
  • Tüp Bebek Nasıl Yapılır – 2 (3)
      Değerli Sakinkafa ahalisi...
  • Uykusuz ve Gevşeklik (12)
    İnsana sormazlar mı haftalardı...
  • Vedat Özdemiroğlu Sakinkafa Yazarı Olsaydı (1)
    "Kadinlar, alis-veris ve cinne...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Doktorları Anlayabilme Rehberi” için 7 yorum. Var mı arttıran?

  1. naciye | 31 Mar 09 (16:34)

    :) çok güzel bi yazı

  2. peri | 4 Nis 09 (20:59)

    böyle bir rehber hangi yüzyılda olsakta icat edilemez galiba… ama anlaşılmaz oldukları bu kadarda süründükleri anlamına gelmiyoo..çok ezmişsin sevgili ayine aralarında çokta sosyal olan türleride mevcut:)

  3. DOKTOR | 4 Nis 09 (22:05)

    Bir doktor olarak yazınızın bazı kısımlarını biraz sert bulsam da doğru tespitleriniz için de sizi tebrik etmek ve eklemek isterim doktorluk kıskanç bir meslektir.Hobilerimize,arkadaşlarımıza vakit ayırmamızdan hoşlanmaz.

  4. Kimin Gözü Neyi Filtrelemiş? : Sakin kafa sakin vücutta bulunur | 7 Nis 09 (8:47)

    [...] Hey! Yazı görmeye tahammülü olmayan “Posta” okuyucusu 150 pt büyüklükte 3 satır yazı olmalı bir gazetede. Gerisi resim olmalı. Kim okur minicik bir sürü yazıyı. Resmen mallık kuzum.Yazıların beni rahatsız edeceği korkusu, yoksa ben okumayı sevmeyen hödüğün teki miyim korkusu ve benze korkular sarmış dört bir yanımı… Ben filtreledikçe, kelimeler gözüme geliyor. Yorgunum rehberli doktor. [...]

  5. leyla | 12 Nis 09 (14:31)

    ben sana söyleyim ayine,
    asistanlık süreleri bitince hemen uzman olamazlar,zorla bi süre çalıştırılıp devlete borçlarını ödeyip o zaman diplomalarını almaya hak kazanırlar.
    zorunlu hizmete giderken eşlerini,çocuklarını nereye bıraktıklarının önemi yoktur.sadece giderler..
    onlar gönüllü tıp eğitimi alırlar,okul bitince girdikleri sınavda birkaç puan fark ile ilerki hayatlarında havalı yada ezik yaşayacakları belirlenir.sonrada zorunlu hizmete gönderilirler.
    acınacak halde olduklarını düşünürler,bu sırada
    hayatın gerçek anlamlarını,ufak ayrıntılardaki güzelliği ıskalalarlar.oysa çok şanslıdırlar.çünkü yaratılanların en güzelini inceleyen bilim dalını seçmişlerdir.kendilerini çok güzel yetiştirebilirler…
    recep akdağ da kimdir?sistemler geçici,aldıkları eğitim,gayret gösterilerse donanımları ve dolayısıyla mutlulukları kalıcıdır.

  6. Bilişimci ve Tıpçıları Topluma Kazandıralım! : Sakin kafa sakin vücutta bulunur | 30 Ara 10 (17:34)

    [...] ‘protez’ bir lisanları var kendi aralarında. Tıpçıların bu mevzudaki hallerine şu yazıda değinilmişti daha [...]

  7. mq | 8 Oca 11 (2:44)

    “5 yıllık asistanlık maratonunu başarıyla geçen arkadaşlar artık “uzman”dırlar ve yine Türkiye’nin herhangi bir iline atamaları yapılır. 5 yıl boyunca burada çalışmak zorundadırlar.”

    5 sene mecburi hizmet değil canım. Atandığı bölgenin gelişmişlik durumuna göre 1 veya 2 sene arasında bu süre değişiyor. Ancak süre dolduktan sonra diplomanı alabiliyorsun. Devlet mecburi hizmetini tamamlamadığın sürece sana muayene açma yada özelde çalışma imkanı tanımıyor, ki bu başka hiç bir meslek grubuna yapılmayan bi haksızlık… Fakülteyi bitir, mecburi hizmet, uzmanlık al yine mecburi hizmet, yan dal yap yine mecburi hizmet. Bi de üstüne askerlik.

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • rocky 4
    • happy birthday hollandaca
    • mavi balina
    • mabel matiz merak ediyorum şarkı sözleri
    • klasik volfied oyna
    • mona lisa\nın sırrı
    • 90 tank download
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.