Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Dünyayı değiştiren kadınlar: “Judith”

31 Oca 10 (17:41) | persephone yazdı | Kültürel Köşe | 5 yorum

Judith-Holofernes

Güzellik ve çirkinlik konusunda öteden beri “gözün”, insana oynadığı hep şöyle bir oyun vardır;  “güzel olan iyidir, çirkin olan kötüdür.” Göz bu oyunda doğrudan aklı da kısıtladığı için aksini düşünmek biraz zordur. Daha çok reklam dünyasında iş gören “güzel olan iyidir” stereotipini -bu genellemeyi- altüst eden, tarihte “femme fatale” (kötücül kadın) diye bilinen bir kadın tiplemesi vardır. Eşsiz güzelliğiyle erkeği baştan çıkaran, kendine kul köle haline getirdikten sonra da istediğini vermeyip avucunda oynatan, bir nevi süründüren hatta öldüren kadın modelidir. Çok güzel olduklarından ve o masum çekiciliğin ardına sığındıklarından, tuzaklarına düşmemek zordur. Uç noktada durdukları için gözlerinizi büyüterek bakarsınız ve inanmak istemezsiniz. “Kıskanmak” filmindeki Seniha gibi hem çirkin hem de kötü olmak, durumu çok daha kabul edilebilir bir kulvara sokuyor ve Seniha’yı pek de yadırgamamıza izin vermiyor, oysa bu bahsettiğimiz femme fatale kadın imgesinin etki alanı çok daha büyük. Çünkü aklı ve gözü perdeleyen güzellik ve saf görünümüyle kadın bütün kozunu kullanabiliyor, böylelikle güzellik kadının elinde bir güç simgesine dönüşebiliyor. Bu kadınların, genel imajın dışında çok farklı bir yerde durduğu da kesin ve işte bunlardan biri de Judith.  

Çoğunlukla kadın vücudunu resmeden Gustav Klimt’in, Judith’i resmeden “Judith 1 ve Judith 2” diye isimlendirdiği iki tablosu vardır. Bu tablolara baktığınızda iki farklı yüz ifadesi görseniz de, yarı çıplak ve elinde bir erkek kellesi taşıyan kadın, Judith’i göreceksiniz. İki sene önce mitoloji dersinde, Gustav Klimt’in “The kiss” tablosunu ararken karşılaşmıştım Judith tablolarıyla. Tevrat’taki hikayesini de geçenlerde sevdiğim bir hocadan dinleyip, gözümden bir perde daha sıyrılınca Judith’in hikayesini sizinle de paylaşayım istedim.

Matrix’teki geminin adından da hatırlayacağınız üzere Babil kralı Nebukatnezar’ı bilirsiniz.  Nebukatnezar savaştan galip çıkarak ayrılınca, yardımcısı Holofern’e, Judith’in yaşadığı şehrin halkını, çıkan savaşta kendisine yardım etmedikleri gerekçesiyle cezalandırmak istediğini söyler ve gidip orayı tarumar etmesi için emir verir. Holofern şehri kuşatır ve uzun süre şehrin suyunu da kesip insanları büyük bir sıkıntıya iter. Judith güzelliğini kullanıp Holofern’in ilgisini çekmeyi başarır. Holofern bir hafta kendi çadırında gece gündüz eğlence düzenler ve Judith’i çadırına alır. Judith, Holofern’le yalnız kaldığında onu sarhoş eder ve kılıcıyla boğazını kesip, kafasını vücudundan ayırır. Holefern’in başını kestikten sonra ise, kelleyi bir çuvala koyar ve su kenarına gider. Kelleyi mızrağa geçirip Holofern’in suyunu kestiği nehrin başına diker. Sabah kalktıklarında askerler, komutanları Holofern’in başsız gövdesini ve mızraktaki kellesini görünce kuşatmayı kaldırır ve ülkelerine dönerler. Judith ise, artık halk tarafından kahraman bir kadın olarak ilan edilmiştir. Bir rivayetle Halofern’i, onunla birlikte olduktan sonra öldürdüğü, diğer bir rivayetle de hiç birlikte olmadığı söylenir. Nihayetinde, birlikte olsun ya da olmasın bunu ülkesi için yaptığından, Yahudilerce hep “namuslu” olarak addedilir Judith.

Güzelliğin, işte tam da buradan bakınca, kadının elindeki yaptırımı çok yüksek bir güç olduğunu fark ediyorsunuz. Çünkü, gören her gözün zaafıdır güzele kapılmak. Sanatçılar neden güzele aşıktır mesela? Ya da neden Pygmalion, daha da ileri gidip yaptığı kadın heykeline aşık olmuştur? Holofern’in gözüne perdeyi indiren “şey” nedir?

Gustav Klimt’in tablolarında ise, birinde (Judith1) elinde Holofern’in kellesiyle zevk ve hazzın doruğunda bir yüz ifadesi görürsünüz, çünkü aynı zamanda şiddet acayip bir şekilde zevk vericidir ve tabi bir de “küçük ölüm” gerçekleşmiş olup bu ifade onun da bir yansıması olabilir. Diğerinde(Judith 2) ise kaşları hafif çatık, kızgın bir bakışı vardır Judith’in ki bu tablonun altında da ayrıca parantez içinde Salome yazar, hatta bu yüz ifadesiyle yapılan Judith tablolarının hepsinin altında bu isim yazar. Salome ve Judith arasındaki bağ manidardır. Ancak, aradaki bu bağı, Salome’un hikayesiyle bir sonraki yazıya saklayalım çünkü Salome bir tane değil..

Not: Yukarıdaki resim Caravaggio’ya ait, Klimt’in Judith tablolarına bakmak da size kalsın efendim.

Bu yazı persephone tarafından yazıldı;

persephone – yayınlanmış 36 yazısı bulunmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 75 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • femme fatale tarzı
  • holofernes mitoloji
  • dünyayı değiştiren kadınlar salome
  • güzellik ve çirkinlik
  • gustav klimt judith holifernes

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • Dünyayı değiştiren kadınlar: “(Lou Andreas) Salomé” (7)
    Lou Andreas Salomé deyince...
  • Dünyayı değiştiren kadınlar:“ Havva vs Eve ” (4)
    İlk olarak başlığa bir göz at...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Dünyayı değiştiren kadınlar: “Judith”” için 5 yorum. Var mı arttıran?

  1. ayasophia | 1 Şub 10 (23:23)

    http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=20673&y=DucaneCundioglu

    geçenlerde bunu okumuştum. sanırım birlikte okunabilir. bir de femme fatale deyince aklıma Monica Bellucci geliyor ister istemez :)

    ha bir de unutmada; Ömer Lütfi Mete’nin unutulmaz dizesi: “güzelliğin zulme çaldığı sınır…”

  2. persephone | 2 Şub 10 (3:22)

    geçen salı dersinde judith’in hikayesini kendisinden dinlemiştim dücane hocanın. ama yazısını az önce okudum ve gördüm ki, benim yazıyı okumadan direkt kendisine geçiniz efendim, oyalanmayınız..:)

    bir de Monica gelmesin aklınıza, tepkisini ölçmek istemiyorsanız eğer:) yoksa biliyorsunuz “bir gamzelik rüzgar” yeter.

  3. herangibiri | 3 Şub 10 (18:13)

    ‘güzel’lik… en azından kendisinden sonra gelen isim vs.’leri mi düşünmeliyiz, yoksa sıfatlığıyla yani en başta kendine ait olan yerini muhafaza mı etmeliyiz? açıkçası kavramlara yüklenen anlamlar ve zihnimiz bulanıklaşıyor; söz konusu bugün insanlara dayatılan vaziyet neyi anlatıyor;kazanan güzelliği mi…

  4. persephone | 7 Şub 10 (3:22)

    “göz”ün oynadığı oyun tam da bu işte. sonradan eklenen boyalı bir sıfat değil, fıtri bir güzelliktir bahsettiğim, ki zaten ilki sadece gözü boyar diğeri ise içine çeker. diğer boyutuna ise hiç girmeyelim zaten.
    “bugün insanlara dayatılan vaziyet” kapsamında da hiç bir şey beni ilgilendirmiyor, zira bu tarz söylemleri ardına saklanılan bir kaçış yolu olarak görüyorum sadece..

  5. ece | 30 Kas 11 (23:56)

    merhaba yazınızı ve butur bilgilere sahip olmanızı cok taktir ettim.. acaba hanig okulda ve hangi bolumde okuyorusunuz? mitoloji dersi dediğiniz içn merak ettim
    tesekkurler

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • Anneler günü dedik de… (1)
    • Sakin Kafayan (1)
    • Güzel Kardeşim Emergency (1)
    • Come on, let’s twitt aga.. (1)
    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Yok Öyle Bir Bayram (1)
    • Ka(a)til bahcivan! (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
  • google & sakinkafa

    • smileadsl nasıl iptal edilir
    • bir bakiş attin kalbimi yaktin
    • lou andreas salome
    • nasa da çalışmak
    • sarı yumruk graffiti
    • pierre loti nasıl gidilir
    • bisiklet
  • sohbet muhabbet

    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
    • sananee: aslında çok gzl bi oyun ama oynansa ahh bide
    • taen: Sanatı sadece bir şeyler aramaya yönlendirmesi ile sınırlandırmak ne kadar doğru?
    • bugra: yazınızı çok geç gördüm ama yine de yazmak istedim resimle ne kadar alakadarsınız bilemem...
    • ayine: Açılış filmi tam bir fiyaskoydu; bizim küçük emrah filmleri ile cilalı ibo karışımı bişey....
    • met: Bu yaziyi okuyup yorum yazana da verirlermi ki ¿!?
    • taen: bu akrostiş sıralı değil galiba:)
    • Nohutumsu: dünki mi? dünkü mü? dünkö mö? -> bonomo.
    • can: “benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin o şehri sevmene benziyor, bir şehri...
    • yulimeka: @ayine; “kurşun geçirmez camlardan halkın sesi nasıl geçer” dedim ve Pink...
    • mor paspas: enee. biblo da verirler dimi :)
    • ayine: Konya Belediye Başkanına gönderdim yazını Mor paspas. Belediyenin “Başkana...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (210)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (58)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.