Duymayan Kalmadı Şu Feryadını

Cumartesi günüydü. Diğer 6 günde olduğu gibi o gün de dersane vardı. Sabah 9 buçukta üst komşumun gerzek kızının eşlik ettiği Demet Akalın şarkısıyla uyandım. Ne üzülür ne kırılır sadece birazcık düşünür kısmında şarkı yavaşlamış, Bebekte 3-5 tur atarım kısmı için enerji depolanmıştı. O an sağ gözümü açmayı başarmıştım ama sol gözüm bir türlü açılmıyordu.

Bir gözüm kapalı şekilde oturma odasına geçtim. Tv izledim. Arada zaplarken Kral Tv geliyordu. Kıytırık insan manzaralarından sonra Allaha şükredip , hac mevsimi olduğu için aklıma Türk hacılarını getirdim içimi huzur kaplamıştı. Kahvaltıyı ailece yaptıktan sonra ev ahali işleri olduğu gerekçesiyle çarşıya çıktılar. Bense dersanenin başlamasına son yarım saat kala duş almam gerektiğini düşünmüş dersin başlamasına 10 dakika kala duştan çıkmıştım. Kısa bir minübüs yolculuğundan sonra dersin yarısında kapıya vurup girmek için izin istedim. Ders Uğur  Hocanınış (kimya öğretmenim). Uğur hoca disiplinle yavşaklığı dengeleyen bir yapıya sahipti. Bana bakarak yok yok girme içeri almıyorum dedi. Bense yarı kızgın yarı sallamez bir tavırla kapıyı sertçe kapadım. Çokta sert kapamadım aslında Uğur hoca kimya bölüm başkanıydı.

Duyduğuma göre bana yaptığı davranıştan pişman olmuş. Öğretmenler odasında Burak Hocanın (biyoloji) dizine yatıp hüngür hüngür ağlamış Uğur Hocayı sakinleştirebilen ise Elif Hoca olmuş. Elif hoca git git ümit merhametli çocuktur belki affeder diye tenkitte bulunmuş 4. dersin teneffüsünde kendisiyle karşılaştım. Gözleri hala nemliydi. Seninle bi şeyler konuşmak istiyorum dedi. İnsafa gelip dinledim. Pişmanlığından bahsederken yine ağlamaya başladı. İçim burkuldu. Omzuna dokundum Uğur dedim (47 yaşında). Her insan hata yapabilir. Önemli olan hataları tekrar etmemektir. Göz yaşlarını silerken bir yandan da beni başıyla onaylıyordu. Bekle dedi. Sana kendimi affettiricem! Öfleye pöfleye bekledim.

Karşıma çok sevdiğim klasik olmasıyla beraber lezzetinden ödün vermeyen ülker çikolatalı gofretle çıktı. Hediyeyi aldım, sevindi. Kuru kuru mu yicez insan bide Sprayt alır yanına, hıyar dedim hemen üzüldü. Kıyamadım başını okşadım Daha sonra teneffüs bitti. 5. derse girmek için sınıfıma doğru yürüdüm.



İlginizi çekebilecek başka yazılar

İlgili yazı yokmuş


“Duymayan Kalmadı Şu Feryadını” için 5 yorum. Var mı arttıran?

  1. dilinkemigi | 10 Tem 09 (1:51)

    Hikayenin sonunda “o arada annem, kalk oglum, cayin sogudu, dedi” diye bir cümle bekledim nedense. Saflik iste…:)

    Hocan mi var, derdin var.

    (Bu arada aramiza hosgeldiniz. Farkli bir soluk gelmis sitemize. Keyifle okudum)

  2. TheKIV | 10 Tem 09 (9:48)

    tşkkürelr:D ya aslında öle de bitebilirdi ama o anki ruh halim böle uygun görmüş:) bitirmeyi

  3. byesc | 10 Tem 09 (16:52)

    cikolatali gofret kahve gibi hatirlidir bana kalirsa. yalniz su ifadedeki tenkit kelimesi telkin olmasin:
    “Elif hoca git git ümit merhametli çocuktur belki affeder diye tenkitte bulunmuş”

  4. TheKIV | 10 Tem 09 (17:00)

    baba affet inanın bu terbiyesizliği hemen düzelticem:D

  5. byesc | 10 Tem 09 (19:27)

    bir daha olmasin :)

Yorum yazmaca