Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Eflatun’un (Platon) mağara alegorisi

18 Mar 09 (8:59) | ayasophia yazdı | Kültürel Köşe | 13 yorum

Madem konu “görmek”ten, “göz”den açıldı… aklıma düşmüşken yazayım dedim. Platon isimli Antik Yunan filozoflarından bir filozof vardır, illa ki duymuşsunuzdur ismini. Platon, Arap alfabesinde “p” sesi olmadığı için, bize “Eflatun” diye geçmiş. Yani kimisinin Eflatun, kimisinin Platon dediği bu adam aslında aynı zât-ı muhterem. Kendi güzel fikirleri olmasına rağmen, genelde hocası olduğunu iddia ettiği Sokrates’in sözlerini alıntılamış. Her ne şekilde olursa olsun, her “yazar/düşünür” gibi sözlerini bugünlere kadar ulaştırmasıyla birlikte şu fani dünyanın “ölümsüzlük illüzyonuna” ulaşmış. İşte o adamın meşhur bir “mağara alegorisi” vardır. Eski metinleri incelerseniz, pek çoğunda “temsiller” ile olayları açıklamak hakimdir. Yani yazar kişi, anlatmak istediği konuyu, küçük bir hikayecik ile destekler. Bu üslubu dinsel metinlerde de (Tevrat-İncil-Kuran) bulabileceğiniz gibi, büsbütün Mitoloji kaynaklarına da bu gözle bakabilirsiniz.

Platon’un mağara alegorisi düşünceler dünyası denilen dünyayı, filozofun bu dünyadaki vazifesini ve eşyanın manasına dair hikmetleri anlatmak için anlatılmış ufak bir model. Eflatun Efendi buyurur ki, bir mağara düşünün. Tek bir kapısı var ve oradan ışık geliyor. İnsanlar olsun, sırtları o kapıya çevrilmiş durumda. Hepsi de mağaranın büyük duvarına bakıyor olsunlar. Bu insanların, boyunlarına ve ellerine ve ayaklarına zincirler bağlansın. Kafalarını ışığın geldiği kapıya çeviremesinler yani. Birbirlerini de net bir biçimde göremesinler ama zincirlerle bağlı olsunlar. Bütün görebildikleri, duvardaki gölgeler olsun yani. Bu gölgeleri yorumlayarak, konumlarını, diğer insanların hallerini, mağaranın dışını, eşyanın tabiatını anlamaya çalışsınlar. Platon, bu mağara modeli üzerine sayfalarca döşenmiş tabi. Ben burada kısaca bahis açıyorum…

İşte insanlar, o “ışık” denilen şeyden bihaber, sadece gölgeler üzerinden düşünürlerken, filozof (ehl-i hikmet) denilen adamlar/kadınlar zincirlerden kurtulup mağaranın dışına çıkabilen, ardından gelip mağaradaki insanlara ışığı (hikmeti) ve dışarıdaki dünyayı anlatabilen insandır. İnsanlara dönüp, “bakın efendiler, dışarıda şöyle bir dünya var, onu gördüm” diyendir. Fakat Eflatun, akıllı bir adamdır ve şunu da demiştir: “Mağaranın dışını görebilen insan, bunu mağaradakilere anlattığında, ‘anlaşılmamak’ ile imtihan olacaktır.” Bu öyle bir imtihandır ki, filozof (âkil adam) bu vazifeden vazgeçebilir. Anlaşılmamak, bütün dünyası gölgeler olan birine ışıktan ve nesnelerin gerçek hallerinden bahsetmenin sancısına işaret eder. Bu öyle bir durumdur ki, mağaradan kaçıp ışığın geldiği dış dünyaya kaçanlar çoktur. Asıl hikmet sahibi, her şeye rağmen dönüp o insanlara “gerçeği” (hikmeti, varlığı, hakikati) anlatmaya çalışandır.

Hasan Ali Toptaş’ın meşhur kitabının isminin, Gölgesizler olması boşuna değildir. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ının karakterinin ismi boşuna Selim Işık değildir. İncil’de “let there be light” (müsade edin ışık görünsün -var olsun-) diye boşuna denmemiştir. Kuran’da, Allah’ın dünya ile ilişkisi en güzel “Nur Suresi”nde anlatılmıştır, boşuna değildir. Tasavvuf, haybeye aynalarla ilgilenmemiştir. Batılı ressamlar, rönesansla birlikte boşuna ışıkla takıntılı resimler yapmaya başlamamışlardır. Kocaman kiliselerde ışığın içeriyi nasıl aydınlatacağına dair yapılan onca mimari hamle de boşuna değildir. İnsanlar bir dönem boşuna “güneş”e tapmamışlardır…

Sabah sabah bu kadar “anlam” yeter sanırım…

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 4, toplam 1.485 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • platon
  • platon un mağara alegorisi
  • platon ile eflatun arasında nasıl bir benzerlik vardır
  • mağara alegorisi
  • platon mağara metaforu

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • Türk Sinemasında “Hacı-Hoca” Ekolü Ya Da “İmaj Hiçbişeydir”in Sorgulanabilirliği (4)
    Kerim Balcı, başka da güzel la...
  • Yeni Filmler, Gölgesizler (0)
    Gölgesizler isminde bir film g...
  • En sevdiğim 4 yerli roman (4)
    1) Saatleri Ayarlama Enstitüsü...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Eflatun’un (Platon) mağara alegorisi” için 13 yorum. Var mı arttıran?

  1. dilinkemigi | 18 Mar 09 (9:17)

    Zaten ülkece su günlerde “günesi görüyoruz” hep birlikte… ama aydinlanabiliyor muyuz emin degilim.

    (ya, nasil da böyle lafi gedigine koyup gidiyorum var ya..peh)

  2. ayasophia | 18 Mar 09 (18:20)

    hakkaten ayşe abla, böyle “hazır cevap” olmana hayranım :) güneşi görmek de aslında böyle bir mağaradan çıkma ile ilgili bir metafor aslında. mahsun bey’in böyle bir amacı var mıydı bilemiyorum fakat yoksa da, haberdar etmeliyiz kendisini :)

  3. dilinkemigi | 18 Mar 09 (19:30)

    Aa olmaz olur mu efenim? Mahsun Bey’in tek amaci bizi aydinlatmak. Böyle de bir sevgi ve baris kelebegi misyonu yüklenmis gidiyor kendileri.
    Allah basimizdan eksik etmesin, sagolsun.

    Ben kendilerine sadece sunu sormak isterdim:

    Büyük emek, cok basarili bir film, güzel mesajlar, tamam hepsine eyvallah ve tebrikler. Fakat yillar evvel malum bir sahsi, sadece “kürtce klip cekmek istiyorum” dedigi icin (ki, su an kürtce devlet kanali bile var, bu yüzden memleket falan batmadi yani) catal bicak atanlar ve Serdar Ortac zibidisi 10. yil mars-showunu yaparken alkis tutanlar arasinda kendileri de vardi. Bu nasil oluyor simdi? Galiba kendisi bu zaman zarfi icinde, gercekten günesi gördü ve fena aydinlandi.

    Ama hep derim, susuzluk hic birsey, gelisim hersey. Bravo.

    (Bu arada cok pardon, konuyu biraz seyaptim galiba)

  4. Sakin Kafa | 19 Mar 09 (1:33)

    bu arada serdar otaç denen 7 notalı arkadaş, ahmet kayaya ve çevrediklere o 10. yıl marşı şovunu yaptığında ya asker kaçağıydı ya da ona benzer bir durumu vardı.

    serdar ortaç sinema endüstrisine girse ve hasbel kader güneşi gördüm filmini yapmış olsa, peşine güneşe baktım, güneş var, güneş tepemizde, güneş geldi, güneş gidebilir, güneş gitsen de pek umraydı hahhayt, güneş nolur gitme diye binlerce film yapar. sonra da filmleriniz neden hep birbirine benziyor dendiğinde, bir güneşle kaç tane farklı film yapabilirsiniz ki derdi.

    yeni başlayanlar için: “7 notayla kaç farklı şarkı yapılabilir ki.” serdar ortaç

  5. ayasophia | 19 Mar 09 (4:49)

    konu nereden nereye geldi…
    “ehl-i hikmet” diyorum, “felsefe” diyorum, siz hala fani hayatlar peşindesiniz :)

  6. dilinkemigi | 19 Mar 09 (5:45)

    bak , ben dedim konuyu hepten seyaptik falan diye… insan benden sonra gelir, efenime söyliim, bir yönetici olarak konuyu yine toparlar dimi? yok. bu hepten dagitip birakmis. kiniyorum!

    (sen hic merak etme ayasofya kardesim, ben simdi hemen toparlarim, konuyu baglarim, siiisst..)

    efenim, MAGARA dedik de aklima geldi. ibrahim tatlises de bir magara adamiymis. ayrica EFLATUN bu senenin moda rengiymis. NUR yerlitas’in yalancisiyim.

    (eyvaaaah… ben gidiim, birkac sene ortadan kayboliim, hepten batirdik sanirsam….cafer!…caaafeeer!)

  7. Görsek de mi saklasak? : Sakin kafa sakin vücutta bulunur | 6 Nis 09 (22:19)

    [...] gözler görsel kültürle imtihan olurken, bir yandan mağaranın dışında olup bitenleri anlatanlar mevzu bahis olunca birden bire mütevazi bir görüş üçlemesi husule geliverdi. Hiç [...]

  8. Aslın Surete Mağlubiyeti: “Sevmek Zamanı” : Sakin kafa sakin vücutta bulunur | 15 Haz 09 (0:37)

    [...] kadar sinemada da güzel duran “gölge” ile Ayasophia’nın da bir yazısında bahsettiği Platon’un mağara alegorisine  gönderme yapıyor yönetmen. — Bu kadar, “suret”, “asıl”, “aşk” demişken;  [...]

  9. yağmur | 11 Ağu 09 (11:05)

    merhaba ayasophia platon un mağara alegorisi ve descartes in balmumu örneği ile ilgili ödevimi araştırırken yazını okudum ve sakinkafa ya üye oldum. Ödevimde bana yardımcı olursan çok sevinirim. sana nasıl ulaşabilirim?

    Teşekkürler

    editör’ün notu: tarafınıza bir adet elektronik posta gönderildi. (çok resmiyim allah’ım…)

  10. hybrid | 12 Ağu 09 (12:12)

    cemil meriç de “mağaradakiler” kitabının girişinde buna benzer bi şeyden bahsediyordu. hatta aynı şeyi anlatmıştı yahu. ben eflatun’dan bihaber olduğumdan şimdi oturdu taşlar bende.gidip bi daha okuyayım kitabı.

  11. ayasophia | 12 Ağu 09 (13:46)

    taşlar oturduğuna göre, bence okumayın, hatırlayın :)

  12. hybrid | 12 Ağu 09 (16:47)

    evet o da mümkün :)

  13. Eflatun’un Mağara Alegorisi « Güzel Haber! | 12 Ağu 11 (2:31)

    [...] sakinkafa.com Paylaş:PaylaşFacebookTwitterEmailPrintLike this:BeğenBe the first to like this post. « [...]

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
    • 1. Kaffa Lympics: “İlk t.. (1)
  • google & sakinkafa

    • ses kaydedici
    • askerde comolokko
    • kalimero
    • pierre loti nasıl gidilir
    • bir bakış attın kalbimi yaktın sözleri
    • eski kafa
    • tombala çinko kaç
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.