Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Ev alma , komsu al

30 Nis 09 (1:52) | dilinkemigi yazdı | Hayattan Detaylar | 0 yorum

Hayatimizin disinda gibi görünen,  ama aslinda hayatimizin bir parcasi olan ve hep yanyana yasadigimiz insanlar… komsular, komsularimiz.

Ilginctir bazen onlarla yasadiklarimiz. Olumlu, olumsuz…bazen varliklariyla bizi mutlu eden, bazense “keske olmasaydilar” bile dedirten insanlar.

Ve bu insanlarla ayni anda, aslinda birbirimize bazen fiziksel olarak dokunabilecek kadar yakin bir mesafede olup, ama iki kita arasindaki mesafeden daha uzak bir mesafemiz vardir.

Hani su Can Yücel’in “En uzak mesafe” siirinde dedigi  gibi:

En Uzak mesafe ne Afrika’dir

Ne Cin,

Ne Hindistan,

Ne Seyyareler,

Ne yildizlar geceleri isildayan…

En uzak mesafe iki kafa arasindaki mesafedir birbirini
anlamayan…..

Komsularla birbirini anlama, tanima asamasina bile gelmeyiz cogu zaman. Buna firsat bile vermeyiz. Aralarinda belki de konussak, biribirimizi tanisak, dost olsak, cok iyi anlasabilecegimiz insanlar da cikacaktir. Bazilariyla selamlasmayiz bile… sadece ayni büyük cati altinda yasayip, ayni kapidan girip cikariz, adresimiz aynidir, sadece bunlardir paylastiklarimiz.

Hani eskiden hersey daha güzeldi denir ya hep? Eskiden komsuluk iliskileri de daha güzeldi sanki. Herkes birbirini tanirdi, iliskiler daha sicak, daha samimiydi. Simdi ise,  artik selamlasmiyor bile insanlar birbirleriyle. Eskiden her hafta sonu misafirlikler olurdu, hatirlarim. Simdi ise artik yok o eski ilsikiler, herkesin kendine göre hizli bir yasami var, misafirliklere cok fazla vakit ayrilmiyor, artik hersey randevuyla. “Öylesine bir ugradim gecerken, bir ziyaret edeyim dedim” demeler gittikce azaliyor.
Cocuklugumda cok iyi hatirlarim aniden gelen misafirlerimizi… annemin hemen mutfaga girip, kisacik bir zaman icinde adeta yoktan var ettigi sofralari…

Simdi ise günler, haftalar öncesinden haberlesip, randevulasmadan gerceklesmiyor  misafirlik.
Tamam kabul ediyorum, böylesi benim de daha cok isime geliyor, ben de böyle olsun istiyorum, haberim olsun istiyorum biri gelmeden evvel ama önceki insanlari bu niye bukadar rahatsiz etmiyordu acaba?
Neden onlar icin büyük bir sorun yaratmiyordu böyle seyler? Onlar daha mi anlayisli ve hosgörülüydü? Biz mi daha rahat insanlar olduk artik… daha keyfine düskün… Tamam eskiden annelerimiz calismiyordu, evdelerdi, herzaman müsait olabiliyorlardi ama simdiki zamanda da calismayan ve evde olan kadinlar da haberlesmeden misafir kabul etmiyorlar.
Sadece zaman mi degisti ve zamanin getirdigi degisiklikler mi bunlar? Fazla düsünmeden kabul etmek mi lazimdir bazi seyleri…

Ya bu arada itiraf edeyim, ben bu yaziya baslarken aslinda matrak bir yazi yazma fikrindeydim, aklima komsuluk konusunda bin türlü muzurluklar gelmisti. Niye yine duygusal bir moda girdim ben allaseniz? Yazi nasil bir sekil aldi yine kendi kendine? Iste , genelde böyle oluyor…bir düsünceyle basliyorum, aklima o an ne gelirse… farkli farkli yönlere de kayabiliyor konu.

Evet, ne diyordum? Komsuluk iliskileri.

Cikalim artik su bayiltici moddan yahu.

Komsularin en sirini kimlerdir? Hm? Hani su, ellerinde tabaklarla kapiya gelen, “komsuda piser, bize de düser” sözünün dogrulugunu kanitlamak istercesine, bize o yaptiklari güzel yemeklerden, tatlilardan, pastalardan, böreklerden getirenler yok mu? Ne hostur… Hele karninin en ac oldugu, hicte yemek yapamadigin bir zamanda gelirlerse degmeyin keyfimize! Ama o tabaklari geri vermek vardir tabii birde. Öyle gidip kapiya, “buyur komsu.. tabagini getirdim” demek olmaaaz. “Yuh görgüsüz sey” derler adama. Sen de birsey yapip , ona götürmelisindir tabagiyla birlikte, ya da birsey yapamadinsa, icine ufak tefek , sana da baska birinin getirdigi, haftalardir evde durup yüzüne kimsenin bakmadigi bir kutu cikolata, bisküvi falan filan koysan da olur. Yeter ki bos olmasin. Ayiptir, günahtir, yakisik kalmaz.
Ama sirf bu yüzden, disardan bu sekilde gelmis olan, evlerinde 12 kisilik yemek takimi olabilecek miktarda tabak canak biriktirenleri bilirim ben. Birtürlü geri verilemez ve sonra, “bu kimin tabigiydi yaa, allah kahretsin unuttum” diye vicdan azabi cekilir (ah ahh…. benim yatacak yerim yok, ben biliyorum…ama benim de bircok tabagim geri gelmemistir öyle, belirteyim yani) Sonra da su meshur Nasrettin hoca fikrasindaki duruma benzer olay:

Hoca komşusundan ödünç aldığı kazanı iade ederken içine bir tencere koyar ve kazan doğurdu diyerek verir. Halinden memnun komşu ikinci kez kazanı aldığında aradan uzun zaman geçmesine rağmen gelmeyince evine gittiği hocadan “senin kazan öldü cevabını alınca”
-Olur mu hocam hiç kazan ölür mü? der, Hoca’da
-”Doğurduğuna inandın da öldüğüne niye inanmazsın be adam!

( Bidakka, ben size simdi ciddi ciddi Nasrettin Hoca fikrasi mi anlattim yazimda? Inanmiyorum yaa… Ayse come ooooon…)

Komsularin en giciklari da,  sabahtan aksama kadar camda disarisini ve milleti gözetleyen, kimin ne yaptigini, nezaman gelip nezaman gittigini, kimin evine kimlerinin girip ciktigina dikkat etmekten baska isi gücü olmayan insan tipleridir. Önceki hayatlarinda muhtemelen ya CIA ajani, ya polis köpegi, ya da ot olan bu insanlari, günün hangi saati olursa olsun, perdenin ya önünde ya arkasinda rastlamak mümkündür.

Ama bir de su Almanlara baktikca bizim komsuluklarimizi öpüpte basimiza koymak gerek. Bizlerde (en azindan benim öyledir) biribirimizden aldigimiz iki yumurtanin, bir fincan sekerin lafi olmaz. Geri verilmesini beklemeyiz.
Bu Alamanlarda öyle mi ya? Iki tane kesme sekeri bile geri isterler birbirlerinden valla.

Söyle konusmalarin gectigini bilirim iki Alman arasinda:

-Hans..birsey diyecegim sana. Hani sen gecenlerde yagmurlu bir günde bana gelmistin ve saclarin islak diye benim evde benim sac kurutma makinami kullanmistin ya?
-Evet?
-Ceyran parasi geldi de dün. Artik fazlalik olan o bir euroyu benim banka hesabima yollarsin olur mu?
-tamam..neydi hesap nosu?
-ama acele etmene gerek yok.. bugün carsamba.. cumaya kadar rahat rahat yollarsin.

(Evet abarttim! Mizah icerikli bir yazida hersey mubahtir, banane)

Bir de su Almanlarin “merdiven sirasi” yok mu… ooffff… her hafta evdeki kiracilardan birindedir merdivenleri silme sirasi. Ama eger olur da, bir hafta unutuverirsen ya da vakitsizlikten silemediysen vay haline!

Benim eskiden oturdugum evdeki alman komsum emekli bir adamdi (zaten hep bu emeklilerden cikar öyle uyuzlar…isleri gücleri yok tabii, hep milletle ugrasirlar) herseye karisirdi.

Vakti cok oldugundan, kisin kar yagdiginda evin önündeki karlari süpürür, yola kül dökerdi (kömür sobamiz vardi ozamanlar…ozamanlar dedigim henüz 6-7 sene öncesiydi) kaymayalim diye. (“Komsu komsunun külüne muhtac” lafi da burdan geliyor sanirsam)

Ama herseye maydonoz olmasa olmazdi.
Simdiki evimde de var öyle birtane emekli amca. Merdiven sirasini bir kere aksatsam tepeme biner hemen. Allah kimseyi can sıkıntısıyla terbiye etmesin. En ufacik birsey olsa bizden bilir, Allahin nazisi.  Bir gün fena girecegiz birbirimize ama hayirlisi.

En son birkac ay önce söyle bir diyalog gecti aramizda. Orjinal metni veriyorum, tercümesi icin alt yazilari takip ediniz:

Ben sabahin köründe nöbetten gelirken kapida yakaladi beni ve karsima cikti yine…(Mesele yine , haftada bir kez silmem gereken merdivenler tabii ki)

-Frau ‘dilinkemigi’!

+Herr Müller-Lüdenscheidt! (Bu, Loriot diye bir komedyenin meshur bir repligindendir)

-Ihre blöden Witze können sie sich sparen.
(O igrenc esprilerinizi kendinize saklayin)

+Ihnen auch einen wunderschönen guten Morgen…es ist immer wieder schön , den Tag mit ihnen zu beginnen. bitteschön, wollen sie mir was sagen? (Size de günaydin… güne sizinle baslamak herzaman cok güzel oluyor… buyrun, bana söylemek istediginiz birsey mi vardi?)

-Ist ihnen nichts aufgefallen? (birsey farketmediniz mi?)

+Haben sie ‘ne neue Frisur? (Sac seklinizi mi degistirdiniz?) [adamcagiz kel bu arada..]

-Sie haben das letzte mal die Treppen nicht geputzt!(gecen sefer merdivenleri silmediniz)

+Tut mir leid, ich war das letzte mal im Krankenhaus und wurde operiert! (affedersiniz, gecen sefer ben hastanedeydim, ameliyat oldum)

-das interessiert mich nicht, die Treppen müssen geputzt werden! (beni ilgilendirmiyor, merdivenler silinmesi lazim)

+okay, das nächste mal werde ich dem Chirurgen sagen: “Herr Doktor, ich bin zwar erst gestern operiert, aber kann ich heute schon nach Hause? Ich bin nämlich heute d’ran mit Treppenputzen” (tamam, birdahaki sefere Doktora derim, “Doktor bey, ben daha dün ameliyat oldum ama.. lütfen eve gidebilir miyim? Merdiven silme sirasi bende de bugün”)

-…..!!…. das interessiert mich nicht! sie haben dafür zu sorgen, dass die Treppen geputzt sind!! (beni ilgilendirmez, merdivenlerin silinmesiyle ilgilenmelisiniz!)

+Heill!! (kolumu havaya uzatarak)

-..!!!!!! (evine girip , kapisini sertce kapatir)

+na also..geht doch.. (bak..isteyince oluyormus..)

Ahanda suraya yaziyorum. Bir gün bana birsey olursa, biryerlerden cesedim cikarsa falan (tamam tamam..Allah korusun) ve kim vurduya gidersem, katilim bu Adolf bozuntusu komsumdur! Haberiniz olsun, acikliga kavusturursunuz olayi  bir zahmet.

Hepinize iyi komsular ve güzel komsuluk iliskileri diliyorum:)

Bu yazı dilinkemigi tarafından yazıldı;

dilinkemigi – yayınlanmış 49 yazısı bulunmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 11 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • nasrettin hoca ev alma komşu al
  • ev alma komşu al nasrettin hoca
  • Evalmakomsual nasrettin hoca fikrası

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • Sakin Kafayan (1)
    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Siyasetçiye bel altından vurma.. (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Böyle gelenek ne gerek? (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
  • google & sakinkafa

    • türk yemekleri
    • türk reptilian
    • rüyalari kontrol etmek
    • mavi balina
    • 90 lıların dinazor ailesi çizgi film izle
    • kaf dağı nerede
    • yemekte dinlenebilecek müzikler
  • sohbet muhabbet

    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
    • sananee: aslında çok gzl bi oyun ama oynansa ahh bide
    • taen: Sanatı sadece bir şeyler aramaya yönlendirmesi ile sınırlandırmak ne kadar doğru?
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.