Evin gündüzleri oturulan salonunu geceleri sinema salonuna dönüştürme çabalarıma gün geçtikçe bir yenisi ekleniyor. Masa başında oturup film izlemek bir işkenceye dönüşünce, insan ister istemez yeni projeler geliştiriyor kendine,tabi evinizde sinema sistemi yoksa… Var diyorsanız ne ala, sizden keyiflisi yok o zaman.
Saat yarım gibi herkes pür sessizliğe bürünmüşken odalarında,odamdan laptopu kaptığım gibi kendimi salona atıyorum. O saatte ev sakinleri onuncu rüyasını görmeye başlamışsa ya tek başınıza yada birkaç arkadaşınızla birlikte hoş iki saat geçirme ihtimaliniz büyüyor demektir. O saatte yanlışlıkla odaya biri girdiğinde ne yani burası bizim salon mu şimdi? dedirtebiliyorsanız, değişimden nasibinizi almışsınız demektir. Yalnız artık külkedisindeki gibi bir durum hasıl olduğundan,gün sabahı bulmadan yatağınızda olmanız gerekiyor çünkü uyuyakalmışsanız artık salon balkabağına dönüşmüştür ve bir beyaz yalana ihtiyacınız var demektir…
Neden kendi odamda değil de salonu tercih ediyorum, sorusunun cevabıysa çok basit. Dediğim gibi geceleri salonun büyüklüğü size kendinizi sinemada hissetmenize yardımcı oluyor ve -artık sinema salonundan daha keyifli geliyor burası ne de olsa istediğiniz şekle girebiliyorsunuz -perdeleri çekip elinize dolusundan bir patlamış mısır tabağı alıp ayağınıza pufu çektiniz mi ve koltuğa yayılıp birkaça da mum yaktıysanız güzel bir dram veya romantik film izleyebilirsiniz.Korku filmi için zifiri karanlık en iyisi… Komedi filmi için birkaç arkadaş lazım öyle tek başına izlenmiyor -insan en çok yanındakinin güldüğünü görünce mi gülüyor ne?- tabi gecenin bir yarısı cin çarpmış gibi gülmeye başlanmışsa komşulardan veya ev sakinlerinden biri kalkıp bu saatte kim bu dengesiz diyebilir, en iyisi kapınızı kilitleyin ve açmayın yoksa canlı bir drama bizzat şahit olabilirsiniz:) veya aksine sizi o şekil görünce izleyici sayınız da artabilir mesela -aaa bu şu Coleridge’in Kubla Khan şiirinde geçen ilk mısralar değil mi burası da Xanadu mu yani ne işi var bu filmde (Citizen Kane-Yurttaş Kane) diyerek biri gömülüp kalabilir, bazısı bu filmde (A Street Car Named Desire-İhtiras Tramvayı) adamım Marlon Brando mu oynuyor diye coşarak yapışıp kalabilir yahut bu Pride and Prejudice(aşk ve gurur)deki Elizabeth bu da Darcy mi yani diyerekten yavaştan köşeye sıkışabilir… Yalnız en kötüsü başa sarmaktır çünkü artık bir süre sonra sorulara cevap vermekten filme devam edemeyebilirsiniz, siz en iyisi önceden reklamını yapın.
Bir de filmin yanında soğuk bir şeyler canınız çekiyorsa, yazın en iyisi dondurma, şu külahlılardan mesela chocolate ring kesin çözüm, dışarıda keyiflice yalayamadığınız dondurmayı gece istediğiniz şekilde -ister yalayın ister yutun-yiyebilme imkanınız var tabi bir gün öncesinden buzluğu doldurmuşsanız.
Bu galiba finallerden kendini odasına zor atmış birinin kafasını dağıtmak adına başvurduğu yollardan biri ama şaka maka galiba ben bu işe baya kaptırdım kendimi, mesela bu gece bizim salonda-ismi de var Cinepersephone:) -Good Will Hunting (Can Dostum) günü, oturalım ve seyredelim…
bugün 0, toplam 172 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- ev sineması
- ev sinema salonu
- evde sinema
- evde sinema keyfi
- ev sinema













valla süpermiş. aslında sakinkafa ekibi olarak bir akşam “evde sinema” keyfi yapabiliriz bence :) önce bir “ev” lazım. ardından da “sinema” :))
Sevgili persephone ve sumakonthemanti yazılarınızı geç yayınlayabiliyoruz. Neden peki? Çünkü biraz üşengeçiz. Nokta ve virgüllerden sonra boşluk bırakılması gerekiyor. Ancak maalesef bitişik yazıyorsun ve tek tek düzeltmek gerekiyor. Buna da maalesef üşeniyoruz. Sumakonthemanti’nın güzelim “Amatör Rock vs. Popüler Yaşam” yazısı da bu yüzden bekliyor. Zaten düzeltilir gibi düşünebilirsiniz ama, bunca işin arasında biraz angarya geliyor o sebeple sürekli erteleniyor.
1) . , ? ! gibi işaretlerden sonra boşluk bırakalım.
2) Cümleye büyük harfle başlayalım.
Şu iki ana kurala bile uysak hataların çoğu gitmiş olacak. Önemsiz gelebilir ama bunlara dikkat etmezsek burası foruma ya da chat ortamına dönüşür. Kimseyi kırmadım umarım. Bu güzel yazıyı bile kaç gün sonra yayınlayabildik.
Sevgili Nohut, öncelikle nasıl yazacağımı henüz bilmediğimden kaynaklanmış bu sorundan ve değerli vaktinizi aldığımdan dolayı gerçekten çok üzgünüm :( Ama bu hatırlatmaya ihtiyacımız vardı demek ki, bundan sonra çok daha dikkatli olacağımdan emin olabilirsiniz :) Kurallara karşı bir antipatim olsa da hatırlatmanız için teşekkür ederim. -Nasıl doğru kullanabilmiş miyim şimdi?-
ya bu nası kötü bi tasarım olmus, eski tasarımı geri getirin okuyamıyorum bile böylee
daha bitmedi ondandır :)
Bu sinema salonu projesi kafama çok yattı. Aslında yapılabilir sakinkafalarca, ama evet bir ev lazım :)