Fırtınada uçan çatı

Yaklaşık 15 senedir İstanbul’ da yaşıyorum. Ben 2,5 yaşımdayken gelmişiz İstanbul’a. Anlayacağınız kendimi bildim bileli İstanbul’dayım. Yeni geldiğimiz yıllarda haliyle köy ağzıyla konuşuyormuşum (hatırlamıyorum o yılları). Martıların tepemizden bağırarak geçtiği bir gün Sakin kafa abime ”Sakin kafa abi martıla alıyalamı?” (Sakin kafa abi martılar ağlıyorlar mı?) diye bir soru sormuşum. Sakin kafa abimde orada bulunanlara dediğimi tercüme etmek zorunda kalmış.

Efendim lafı fazla uzatmadan konumuza geçelim. Söylediğim gibi yaklaşık 15 senedir buradayız. Bu 15 senelik yaşamımda ben böyle bir fırtına görmemiştim. Çok soğuk oldu, kar diz boyu oldu ama tahminimce böyle bir fırtına olmadı burada.

2008 Mart ayının bir gecesinde saat 1.30 civarı hava birden soğumaya başlamıştı. Bende üzerime bir örtü daha aldım ve televizyon seyretmeye devam ettim. Kaldığım odanın karşısında ki evin garaj kapısı kapatılamadığından rüzgarlı akşamlarda ses yapar fakat bu akşam biraz daha fazla ses yapmaya başlamıştı. Rüzgarın şiddeti artmaya başladı. Artık rüzgar olmaktan çıkmış fırtınaya dönüşmüştü. Fazla sürmez diye düşündüm ve pek umursamadım fakat dışarıdaki sesler artmaya başladı. Sesler artmaya başlayınca ne oluyor diye dışarı baktım. Aman Allah’ ım neler oluyor ki dışarıda. Yerde duran ne varsa havada, adeta uçuyorlardı. Gerçeği söylemek gerekirse biraz tırstım. Tekrar yatağıma döndüm ve televizyonu kapattım. Sabah erkenden kalkmam gerekiyordu uyumaya başladığım anda birden bir ses yükselmeye başladı. Önce rüzgar sesi zannettim, fakat hiç de rüzgar sesine benzemiyordu. Biraz sora anladım ki sesin sahibi gemiydi. Sahil eve yakın birde üzerine gece sessizliği olunca geminin korna sesi bize kadar gelmişdi. Uykum dağılmış bir şekilde koltukta oturmaya başladım. Koltukta uyukladığım anda camın korkuluk demirine çok şiddetli bir şekilde bir şey çarptı (en alt katta oturuyoruz). Birden gözlerimi açtım ses evin içinde yankılanıyordu (bu arada geminin korna sesi hala geliyor). Dışarıya baktım tahta parçası pencerenin altındaydı. Hemen babamın yanına gittim, uyandırdım ve cama tahta parçaları geliyor ayrıca gemi sesine benzeyen bir ses var dedim, babam büyük bir soğuk kanlılıkla “fırtına var oğlum yat bir şey olmaz” dedi. Ben babamı ayağa kaldırmakta ısrarlıydım ve en sonunda başardım. Gemi sanki bana inat edercesine babam kalktığında sesi kesti. Dışarıya bakan babam öyle bir ses olmadığını söylerken ses yeniden gelmeye başladı. Babamda şaşırmıştı, bana döndü ve “ gemi herhalde yardım istiyor, hadi artık yat sende” dedi. Tamam dedim ve yatağıma geri döndüm. Ablam annem ne oluyor diye kalkmışlardı, sabah erken kalkacağımdan hemen yattım onlar mutfakta konuşuyorlardı. Yatağıma doğru giderken içimden “ televizyonda hep izliyorum böyle fırtınadan dolayı yangın çıkıyor burada da çıkmasın?” dedim ve uykuya daldım. Bizim binanın yaklaşık 40 m ilerisinde bulunan eski bakkal amcamızın evinin çatısı benim yattığım odanın hemen altına uçarak gelmişti. Sesi duydum fakat pek umursamadım. Çok geçmeden camın önünde bir şey patladı birden gözlerimi açtım içerisi gündüz vakti gibi aydınlanmıştı. Yatağımdan fırladığım gibi koridora bağırarak koştum. Herkes kalktı ve yanıma geldi. Kimse o anı görmemiş ve bana inanmamışlardı. Patlayan şey çatının kocaman florasanıydı. Patlamadan biraz kortum fakat korkumun asıl nedeni yangın çıktı diye düşünmemdi. Pencereden baktığımızda olayın ne denli büyük olduğunu anlamıştı ben ve ev ahalisi. Herkes kimin çatısı uçtu diye ararken bakkal amcanın çatısı adeta sırıtıyordu bizlere. Neyse ki kimseye bir zararı olmadı.

Sabah uykulu uykulu giyindim ve gideceğim yere doğru yol aldım. Fırtına dinmişti, fakat her tarafı dağıtarak birçok evin çatısını yıkarak dinmişti. Birkaç gün sonra öğrendim ki o gemi sesi Pendik sahilinden geliyormuş. Bir gemi karaya oturmuş ve yardım çağrısın da bulunuyormuş.

Bu yazı Sizden Gelenler tarafından yazıldı;

Sizden Gelenler – yayınlanmış 138 yazısı bulunmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 0 defa okundu...

Dünya Alem Duysun Bunu ;

sakinkafa der ki: \\

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>



Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
sohbet muhabbet
  • zehra: 8\a canımız 7\a çorabımız
  • bahar: 6-A hamama lifte bizden bedava……..
  • Caner: Merhaba, Bir iletişim formu bulamadığım için burdan yazıyorum, sitenizde virüs var...
  • aHMET: kardesım eline saglık. biri allah rızası icin su kolu ya da klavyeyi iki kisilik...
  • misican: Ben 18.doğum günümü hatırlamıyorum ama : ”Kaç kurtar ruhunu yalnızlıkla(yalnızlık...
  • mor paspas: hoşgeldiniz sevgili dohoda. çok ilginç bir adınız var. “arabanın açık camında...
  • dohoda: Merhabalar, Sitenize bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine yeni üye oldum. Gördüm ki; yazı...
  • yulimeka: doğum gününüz kutlu olmuştur inşallah ;) videoyu gayet güzel eklemişsiniz de ben ufak...
  • faith no more: Öncelikle arabanın açık olan camından, ay rüzgar çarpacak şimdi diyerek huzursuz...
  • mor paspas: doğum günün kutlu olsun. 6 mayısta doğanların da doğum günü kutlu mutlu olsun.
  • mor paspas: bahar gelir, hoş gelir. siteye uzun süredir girmediğimin ben de farkına vardım. bahar...
  • ayasophia: Doğum günün kutlu olsun! Güzel yaşa… 18. doğumgünümde evde misafirler vardı....
  • Miss Luna: Sandalyeler, burada iki binanın arasına koyulmasıyla şunu ifade ediyor olmalı; burada...
  • cesur: alpaçino başlı başına mukemel bı aktordur çızgısınden ödun vermemiş hiç penbe dızide...
  • Cengiz: Arkadaşlar öncelikle paylaşım için teşekkürler. Programın Windows7 altyapısının...