Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Freud’un sosyal bilimlere katkısı

25 Kas 09 (2:05) | ayasophia yazdı | Kültürel Köşe | 2 yorum

freudBilinenin aksine, Sigmund Freud filozof değildi. Sosyal bilimci hiç değildi. Avrupa’nın politik tarihi dersinde okumuş olsak da hazreti, Freud politika ile net bir biçimde ilgilenmemişti. Marx’la ne kadar yakındı pek bilemiyorum. Lakin, onu Marxist söylemin tam ortasına getirip koyan Frankfurt Okulu denen, bir grup Alman Yahudisi amcadır. Bunlar, Freud’un temelde insan psikolojisine dair söylemlerini alıp Marx’ın toplumsal tezleriyle harmanlamışlardır ve ortaya 1960 sonrası Marxism’i çıkmıştır. Oysa ki özünde Freud, tarihe ve edebiyata ilgi duyan bir psikiyatristtir. Hastlarından edindiği gözlemlerle, hem psikiyatri bilimine katkıda bulunmuş, hem de edebiyat, felsefe ve tarihle ilgili değişik kuramlar ortaya atmıştır. Hz. Musa ve Yahudiler üzerine, ya da Shakespeare metinleri üzerine yazdıkları ölümünden yıllar sonra akademiye dahil edilmiştir.

Şimdi durduk yere bunu niye anlatıyorsun, diyenler olacaktır. Kısaca açıklayayım; az önce tuvalete girerken aklımda güncel olaylar vardı. Şu kamu personeli grevini düşünüyordum. Sifonu çekip de elimi yıkamaya başladığımda, “Halkın da grev hakkı olabilir mi?” gibi bir şey geldi aklıma. Çünkü neticede kamu personeli devletten şikayetçi, lakin ben de pek çok kamu personelinden şikayetçiyim. İşini iyi yapmamak değil bu sadece, “işini yapmamak!” şeklinde cereyan eden olaylar. Hani sitede de var ya, “Vatandaş pişkin esnafa karşı” aynen öyle “Vatandaş pişkin memura karşı” da olabilir. Sonra ellerimi yıkamam sona erip havluya geldiğimde şu çaktı: “Şimdi bu grev ya. Hak, hukuk mücadelesi. O nedenle kamu personeli son tahlilde haklı görünecek. Oysa kendi günahını hiç düşünmeden meydanda bağırıp çağıracak. Bir kısım sosyal bilimciler de bu olaya destek verecek. İşte bunun adı ‘hakkını arama cesaretini gösteren sıradan insanın fetişleştirilmesi’ meselesi.”

Derken bu “fetiş” kavramının Marx’ın “meta fetişizmi” diye dilimize çevrilen kavramından türediğini düşündüm bir süre. Lâkin tatmin olmadım, Freud’u aradı gözlerim. Sanırım asıl mesele buydu: Cinsellikle ilintili takıntılara Freud’un verdiği tanımlar, bir şekilde sosyal bilimlere dühûl etmişti (ki dühûl etmek de oldukça Freud’cu bir söylem). Bu durumda, Freud’un açtığı yoldan gidenlerde görülen bir farklılaşma sezinlemeye başladım. Şöyle ki, toplumu bir birey gibi algılama, toplumsal vakaları, mesela tarihin kendisini, sanki hafızada cereyan eden bir “içsel” mekanizma gibi değerlendirme düşüncesi işliyor.

Nihayet lavabodan gelip yerime oturana kadar geçen sürede, bu yazıyı yazma kararını verdim. Laptop’u kucağıma alıp da bir adet “Notepad” sayfası açtığım sırada, Freud’un edebiyat üzerine söyledikleri geldi aklıma. Karakterlerin alegorik manalarına ilişkin bir resmi geçit töreni yapıldı zihnimde. Bütün bir işçi sınıfını tek başına temsil eden Charlie Chaplin filmleri, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ürettiği insan tipine alaycı bir bakış atan Orhan Pamuk’un Selahattin Darvınoğlu karakteri, Tutunamayanlar’da anlatılan o garip topluluk… Tiplerin bu şekilde işlenmesi, onların her hareketinde toplumsal bir refleksin anlatılıyor oluşu, Rusya’yı simgeleyen bir Oblomov hikayesi gibi birikti hafızamda.

Freud’un bu büyük katkısı, onu filozof ya da sosyal bilimci yapmasa da, önemli bir kâmus haline getiriyor. Yani ki, terminoloji ustası. Gündelik yaşamdan tutup çıkardığı o tespitler ve bunların kaynaklarına dair yaptığı çıkarımlar, üstelik verdiği isimler, bugün hâlâ aklımızda yer edebiliyor. Hem de çok yerde anahtar işlevi görüp, anlam dünyasının kapılarını açıyor. Anlamların yitirildiği bu çağda bile, farklı kalıpları var eden değişik bir zihinsel altyapı mirası olarak Freud okumaya devam edebiliyoruz.

Bundan yaklaşık iki paragraf öncesini yazarken, aklıma şu da geldi: Freud’u kullanarak oluşturulan bu acayip söylem, aslında İbn Haldun’un tarih anlayışında da yer alan bir şey. İnsanlarla devletlerin aynılaştırılması, kaderlerinin paralellik içermesi; ve dahi her canlı gibi her devletin de bir ömre sahip olması. Toplumsal yaşlanma ve aksaklıkların görülmesi ile insanların eskimesinin ortak etki-tepki mekanizmaları içinde incelenebilmesi. Neyse ki yazının sonunda ne yazacağımı da bu paragrafa başlarken düşünmüştüm.

Freud’un siyaset bilimci gözlüğü ile (Mıymıy’ın komedyen gözlüğü gibi) yazdığı güzel bir kitap da şudur: İngilizcesi “Civilization and Its Discontents” olan ve Türkçe’ye bir yayın evinin “Uygarlığın Huzursuzluğu” olarak çevirdiği (bence güzel çeviri) isimli eseri. İyi seyirler efendim…

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 27 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • freud
  • filozof
  • freud un bilime katkıları
  • civilization and its discontents türkçe
  • filozof Sigmund Freud

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Freud’un sosyal bilimlere katkısı” için 2 yorum. Var mı arttıran?

  1. goktug | 26 Kas 09 (14:30)

    “dühûl etmek” bir söylem midir aya? :)
    Freudçu bir fiil/ eylem/ ifade denebilir belki…
    nasıl da uyuzum, biliyorum ;))

  2. ayasophia | 26 Kas 09 (15:49)

    emperyalizmi eğer bir söylem olarak ele almışsanız – ki ben aldım – söylemdir tabi. yoksa insan insana dühûl eder mi?

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • kısa döenm askerlikte telefon kullanımı
    • ışıklı çocuk ayakkabıları
    • orta okul
    • bir devlet ihalesi
    • yeni çıkan piknik mazemeleri
    • kitabe-i seng-i mezar şiirinin açıklaması
    • eski kafa
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.