“Onlar nişanlanıyorken mütevazı bir salonda, dışarıda trafik akıyordu.” İbrahim Sadri’nin çokça alaya konu olan ve “Sen içerdeyken ben” diye başlayan şiirine benzer bu cümle, bir dostun nişanından çıkıp sokakta başıboş dolaşmaya başladığım anda dilime yapıştı. Salonun az ilerisindeki özel bir dershanenin kapısında anne babalar kuyruk olmuştu. Belli ki dershanede önemli bir “deneme sınavı” oluyordu. Anne babalar da pazar gününü boş geçirmeyip, çocuklarıyla ilgilenmeye karar vermişlerdi. Az sonra trafiğin boğuculuğunda yalpalaya yalpalaya ışıklardan kalkan arabaların ilginç dans figürlerine benzeyen hareketlerini izledim. Her şey, az çok, güzeldi.
Evvelâ bu siteyi yakından takip eden genç çifte (ben de yaşlı sayılmam ama böyle demek adettendir) ömür boyu “tamamlanmışlık hissi” diliyorum. Hayatta en önemlisi odur çünkü. Mutluluk ya da huzur gelip geçicidir; eğer ki birisi seni “tamamlıyor” ise, olmuştur. Birinin dağıttığını öbürü toplayacak, birinin çocuklara anlattığını öteki yalanlayacak… Çocuklar annelerinden çok korkarken, babalarına sığınacak; babalarının şu huyunu beğenmezken, annelerine hayran hayran bakacaklar. Bu roller o kadar sık değişecek ki; vals yaparken eşlerin sımsıkı sarılıp sürekli dönmeleri gibi estetik hareketler ortaya çıkacak.
Nişandan ayrılmadan evvel masanıza gelip de, muziplik etmek için, “Şimdi bir şey diyecektim ama evlilikten sonraya saklayayım. Dönüşü zor olsun.” demiştim. Şaşkın baktınız, umarım aklınıza takılmamıştır. Şunu diyecektim esasen, yazarken söylemek daha kolay, “Allah sabır versin her ikinize de…” Çünkü sabrı geniş olan insan, zamanla her şeye alışabiliyor. Hemen parlamadıkça, kendine dönüp sorgulamayı becerebiliyor. İletişim kurabiliyor; ki en önemsediğim şeydir iki kişinin “aşk”laşmasında. Aynı dili konuşmak, derim genelde.
Fazla uzatmaya lüzum yok; genç çifte (halbuki ikisi de benden yaşça büyük) mutluluklar. Yukarıdaki temennileri de nişan hediyesi olarak kabul buyursunlar. Hem de unutmasınlar, onlar o salonda bir türlü dinmeyen bir gülümsemeyi suratlarına takmışken, dışarıda hayat akmaya devam ediyordu… (Bu arada hatırladım da, “nişanlı” kelimesinin İngilizce ve Fransızca karşılığı olan “fiancée” kelimesinin hem telafüzunu hem de yazılışını çok severim ben)
bugün 0, toplam 6 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- cifte tebrikler













Böle durumlarda ne denir bilemiyorum :)
Sen de illa bir esrarengiz hava katacaksın.. Şaşkın şaşkın baktık ama dediğinden ötürü değil, pantolonunun arkasına teneke bağlamışlardı tangur tungur ses çıkarıyordu yürürken o yüzden baktık şaşkın şaşkın..:)
hadi ordan şaşkın :))