Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Gündelik Hayat Yanılgıları

29 Eyl 09 (11:27) | Sizden Gelenler yazdı | Hayattan Detaylar | 4 yorum

desktop-temizleme

yazan: maya lilithowsky

Hepimize oluyordur sanırım ya da en azından bana çok sık oluyor. Karamsar ve de hayata karşı inançsız biri olmama rağmen gündelik işlerde umudumu hiç kaybetmiyor, her yeni gün aynı yanılgılara düşmeyi yineliyorum. Zaman zaman sinir bozukluğu yaratsa da aslında yapılması gerekenleri yapmamı ve de rutinin ilerlemesini de sağlıyor bu durum, aksi takdirde iyice vurdumduymaz, evini belediyenin temizlediği, bitlerini maymunların ayıkladığı biri olur çıkarım.

Şimdi bu yanılgılar, bu durumlar nedir bir bakalım.

Mesela markete gidiyorum, neredeyse her insan gibi.Alışveriş yapıyorum, eve gelip çeşit çeşit yemek yapıyorum her gün. Her alışveriş yapışımda ”artık en az bir iki hafta markete pazara uğramam “diyorum, her yemek yapışım da bu sefer süper olacak diye umut ediyorum, bir de sanki o kadar çok ve o kadar güzel olacak ki bir süre yemek de yapmayacakmışım gibi hissediyorum. Böyle hissetmesem mesela hayatımı bakkaldan peynir ekmek, makarna alarak geçirir, hep bunları yerim. Bu karbonhidrat dolu beslenmeyle de bir süre sonra üç kuruşluk aklımda bir kuruşluk olur.

Sonra banyoyu temizliyorum mesela. Lavobaları fırçalıyor, küveti ovuyorum,kirec-sokucu muslukları parlatıyorum. Hep bir daha pislenmeyeceğine olan bir inançla. “Hep böyle bembeyaz, pırıl pırıl kalacak”. Zaten çamaşır suyunun kokusundan kafam da güzelleşiyor, iyice inanmaya başlıyorum. Ama ne oluyor ha ne oluyor ? Daha durulamak için suyu akıtır akıtmaz su damlacıkları yer ediyor beyaz zeminde. Koku iyice ciğerlerime işliyor, resmen bad tribe giriyorum. “Her yer hep böyle lekeli olacak. Bir kerecik dizi evlerindeki temiz olsa her yer. bir kerecik. Olmaz mı ?” Ama bu hissi baştan hissetsem iyice kokana kadar temizlemem. İyi ki yanılıp duruyorum.

kas-almakKaşlarımı alıyorum. Hafif bir kızarıklık. Acı denemeyecek kadar küçük bir acı. Yüzümü soğuk suyla yıkayıp, alınan yere nemlendirici sürüyorum. Dışarı çıkacaksam biraz pudra, açık renk far. “Ne kadar güzel oldum, aydınlık kattı bu far bana. Kaşlarım yeter benim be! Bir bakış bakarım, kalbini yakarım rım rım”. Sonra ne oluyor ? İki gün sonra o güzellikten eser yok, hem de hiç yok. “Şu ne, şu? Allahım kaşlarım çıkmaya başlamış bile. Nasıl da inanmıştım bu sefer en az bir hafta aydınlık yüzümle gezecektim”. Ama buna inanmasam hiç uğraşmam.

Yağ çözücü ve kireç sökücü kullanımı da bu boş hayallerim sayesinde yaptığım şeyler. Bu zımbırtılar zaten kötü kokarlar, eliniz falan bir acayip olur. Hele bir de alerjiniz varsa yanan, kaşına ellerinize mi ağlarsınız, tıkanan nefesinize mi? Ama işte inanıyor insan çaydanlıkların, tencerelerin sonsuza dek parlayacağına.

Erkekler için de mecburi durumlar hariç traş olmak böyle bir şeydir belki de. Yoksa insan niye yarın yeniden traş olacağını bile bile o eziyeti çeker ki ? Bence “bu sefer üç gün traş olmama gerek kalmaz” falan diyorlardır her traş oluşlarında ya da çok yakışıklı olduklarına, bunun da biraz süreceğine inanıyorlardır.

Son olarak bir de “belki bu sefer vurmaz” durumu var ayakkabılar ile ilgili. Bir ayakkabı almışsınız, nasıl da beğenerek. Giydiniz, herkes yaklarınıza bakıyor, siz de ayaklarınıza bakıyor, önünüze bakmayı ihmal ediyorsunuz, davosa-gelmemher vitrinde kendinizin düşmanı oluyor ayaklarınıza bir bakış atıyorsunuz. Ama ne oluyor ? Ayaklarınız yavaş yavaş büyüyor sanki, ayakkabı ise gittikçe küçülüyor elbette, Topuk kısmı yanmaya başlıyor, baş parmağınız boy atıyor, ayakkabının burnunu delmek istiyor. “Bir daha da giymem” diyorsunuz RTE edasıyla, “Daha giymem”. Sonra tekrar giyiyorsunuz, belki açılmıştır…

Bu yazı Sizden Gelenler tarafından yazıldı;

Sizden Gelenler – yayınlanmış 136 yazısı bulunmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 5 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • sinir bozuklugu
  • karamsar masaüstü resimler

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Gündelik Hayat Yanılgıları” için 4 yorum. Var mı arttıran?

  1. Nohut | 29 Eyl 09 (11:58)

    Bazı anlarda insan sanki dünyaya yeniden başlıyormuş gibi hissediyor. Temizlik de böyle bir şey. Odasını düzenledikten sonra yepyeni, çalışkan, disiplinli, düzenli bir insan olacağım bundan sonra sanıyor insan..

  2. mor paspas | 29 Eyl 09 (18:00)

    ayakkabı durumunu daha bugün yaşadım :)
    “belki bugün daha rahat olur” umuduyla giydim.
    günün sonunda da “bi daha topuklu giymek yok” diyerek çıkarttım.

    ama yine de tükenmez umutlarla sarılmış dünyamda yeni bir cümlem var:
    “belki yarın daha rahat olur”

  3. ayasophia | 29 Eyl 09 (19:17)

    traş olduktan sonra hiç düşünmedim onu. zira bunun periyodu belli oluyor ve gerçekçi bir insanım kahretsin :)

    daha da ilginci şu aslında, temizlikten sonra gelen iyimserlik havası çok kısa sürmüyor. yani bir iki saat falan değil, birkaç güne yayılıyor.

    insanın içindeki “umut” hiç tükenmiyor velhasıl. orhan pamuk bile aşık olabiliyorsa… hayatta her şey mümkün!

  4. hybrid | 29 Eyl 09 (19:30)

    bence temizlik yapmak hayattan çalınan zaman :( sanırım ben umutsuz bakıyorum hep :) ama tüm gün temizlik yapıp koltuğa yayılınca acayip huzurlu oluyor insan. bi mutluluk kaplıyor. bi süre kafa boşalıyor.ertesi gün hadi bakalım yeniden “allah’ım ev git gide kirleniyor!!” stresi sarmaya başlıyor.lavabodaki saç teli, yere düşen bi iki yemek kırıntısı, mobilyaların üzerinde oluşmuş ince toz örtüsü felaket tellalı gibi geliyor.bi de şu ayrıyetten incelenmesi gereken konu ki;onca kıyafet varken dolabın başında “öff giyecek hiç bi şeyim yok” diye boş boş bakınmak. her kıyafet alışınızda mutlu oluyorsunuz bi iki giyiyorsunuz sonra o da sıradanlaşıyor gözünüze görünmüyor dolaptaki kalabalık arasında kayboluyor. bu da enteresan gelir bana hep.oysa ki baştan onu alırken ne çok heyecanlanılıyor.şımarıklık düpedüz!

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • dük filmleri
    • facebook grup kurma
    • ingilizce sik kullanilan cumleler
    • atari salonu oyunları mustafa
    • clint eastwood
    • israil
    • mabel matiz merak ediyorum şarkı sözü
  • sohbet muhabbet

    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.