Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Haberin Yok Ölüyorum

29 Ağu 09 (14:13) | ayasophia yazdı | Hayattan Detaylar | 5 yorum

MetamorphosisÖN NOT: Uzun zaman önce yazdığım bir yazı… Ufak değişikliklerle burada da paylaşmak istedim…

Başlık bir şarkı adı ama neredeyse şarkıdan hiç bahsetmeyeceğim. Yaşlı amcaların/teyzelerin dediği gibi, bir apartmanda yalnız yaşayan bir adam/kadın ölse, kokusu duyulana kadar kimsenin haberi olmaz, demek istiyorum. Yaşlı amcalar/teyzeler, bütün yaşlılıklarını bu tür endişelerle geçiredursunlar, hayat çok hızlı akıp gitmekte. Bulutların havada devinimini izlediniz mi hiç? Bir keresinde kartal şekline girmişti bulutlar. Fotoğrafını da çektim. Çok güzeldi. Peki hiç bulutlardan fal baktınız mı? Mesela, kartal şeklini gördüğümde, düşmanlarıma karşı gözü pek olacağımı hissettim. Fal da bir nevi histir zaten. Bazen deve çıkar bu fallarda. Kısmet demektir. Halen Arap etkisi devam etmektedir kültürümüz üzerinde. Bol bol yağmur yağsın da, camdan bakan Arap kızlarını bir bir camdan atalım. Hayır aslında sevmediğim şey Araplık yahut Arap kızı değil… Bir başkası olmak, İngiliz olmaya uğraşırken de sakıncalı.

Neyse vazgeçtim, bulutlara bakarak fallanmaktan. Daha gerçekçi şeyler anlatacağım aslında. Beylik cümleler de kurabilirdim bu konu hakkında ama en basit haliyle anlatmak daha samimi olur diye düşünüyorum. Orhan Pamuk gibi mesela; adam kendi hayatını anlatıyor bariz bir şekilde ve çok da samimi oluyor bu konuda. Ben de çocukluğumda çok sevdiğim, mahallece “ağabey” dediğimiz birinden bahsetsem, çok samimi olurum galiba. Kendisi şu anda mahkum. Alkollü araba kullanırken 7 kişinin ölümüne yol açtığı gerekçesiyle. Yakın zaman sonra çıkacak oradan. Gençliği heba olmuş birisi olarak da, geleceğinin ne olacağını tahmin dahi edemiyorum (Bu yazı yazıldıktan sonra görüştüm kendisiyle ve güzel bir gelecek kurduğunu öğrendim. Bir endişem daha izâle oldu, mutluyum!). Hapishaneler, gerçekten de ıslah ediyorlar mıdır? Bazen kendimize küçük cezalar veririz ya hani, oda hapsi gibi, ev hapsi gibi. Gerçekten ıslah eder mi? Ruhunu boyunduruklar altına almış ve her yanına bir başka duvar örmüş modern bir insan olarak, bedeni hapsetmenin ne artısı ya da eksisi olabilir ki? Beden acı çektikçe, ruh yükselir diyorlar. Hep merak etmişimdir; isyan etmekten, boş vermekten, vazgeçmekten, nihilizm’den, anarşi’den, sistemin esiri olmamaktan bahseden filozoflar, edebiyatçılar veya müzisyenler kendilerini nasıl bir disiplinin esiri haline getirdiklerinin farkındalar mı? Her gün saatlerce bir odaya kapanıp okuyan, çalışan ve yazan bir adamın, isyan etmekten kastı ne olabilir ki? Neyse, bunu anlatmayacaktım, konu döndü dolaştı.

Tren istasyonlarını düşündünüz mü hiç? Paulo Coelho, seven iki insanı, o tren raylarına benzetiyor. Hep paralel gidecekler. aralarında, yer yer otlar, çakıl taşları ya da kaldırımdan arta kalan taşlarla yapılan küçük kaldırımlar olacak. İletişime geçmek, sadece bunlarla mümkün olsaydı (ot, çakıl taşı ya da kaldırımlar) nasıl bir iletişime sahip olurduk? Aslında tren istasyonlarının sorunu bu değil. Çok yalnız oluşları. Kocaman ve yalnız. Otobüs duraklarının apartmanlar arasında kayboluşunu izledikçe, iyi ki büyük büyük otobüs durakları yapmamışlar, yoksa onlar da yalnız kalacaktı diye düşünmüşümdür hep. Bu yalnız istasyonlarda, yalnız insanlar dolaşmaz sadece. Bazen 10-15 kişilik arkadaş grupları gelir, bütün neşeleriyle ağır hüznün dingin havasını bozarlar ve giderler. Oysa istasyon hep oradadır. Ona sonsuza dek eğlenebilecek bir gerekçe vermeksizin, beş on dakika eğlendirmek, işkence midir, yoksa büyük bir hayır mı?

“İntihar eden herkes kadar sebebi olan” bir adama rastladım. İntihar etmektense, herkese intihar edeceğini söyledi. Hatta bir gün bir intihar mektubu bırakıp evini terk etti. Mektubu bir arkadaşına postaladığı için de, “Cesedi nerede?” sorusunu kimse sormadı. Arkadaşı bile. İntihar etmedi ama ölmüş numarası yaptı. Bu sayede, kendisine yeni bir kimlik satın al-mış. Yani öyle diyor. Ben pek inanamadım. Halen sanrılar devam ediyor sanki. Eski sevgilileri, anne ve babasının aynı trafik kazasında ölümü, çok sevdiği ama bir türlü söyleyemediği lise aşkı, bizzat kendisinden kaynaklanan acılar, kederler, hüzünler… Hepsi gözlerinde bir yere yerleşmişler. Tıpkı istasyonların taş duvarları gibi. Orada artık şen bir kahkaha duyulamayacak, çünkü o trenler kaç ayrılığa vasıta oldular kim bilir. (Burada anlattığım intihar etmeyen adam, bir hikaye karakterim. Evet tanıştım onunla!)

Aman neyse, anlatmak istediğim arada bir yerlerde kaynadı. Haberiniz yok, ölüyorum işte! Durum o kadar içler acısı değil (şaka yani.. intihar etmeyen adam gibi…)

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 4 defa okundu...

sakinkafa der ki: \"Benzer yazı yoktur, Beğenilen yazı vardır\"

  • Dandik tezahüratlar (184)
    Nereden çıktı bu tezahüratlar ...
  • Nefes Filmi (89)
    İlk defa kuzenim H. ...
  • hola dünya (78)
    Açılışı Gülben Ergen'in şarkı ...
  • Nasa (75)
    NASA Ulusal Havacılık ve Uzay ...
  • İletişim ve Reklam (68)
    Reklam vermek için e-mail: yoy...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Haberin Yok Ölüyorum” için 5 yorum. Var mı arttıran?

  1. herangibiri | 29 Ağu 09 (15:35)

    süper!!

  2. hybrid | 30 Ağu 09 (5:39)

    büyümek bu.
    bir de ölüme neden olma deyince büyük zatlardan biri hep şöyle dua edermiş ” allah’ım kimsenin ölümüne sebep beni kılma” çünkü olacağı vardır vesile biz oluruz allah korusun.asıl konu ile biraz alakasız oldu ama paylaşayım dedim :)

  3. persephone | 30 Ağu 09 (16:39)

    Hayat bu işte;
    Kanatlanıp gitmek dururken
    Dört duvar içinde hapsolursun
    Yaşamak için bir neden ararken
    Ölmek için bulursun.

    Bu sıralar dönüp dönüp dinlediğim Manga’nın ‘hayat bu işte’ şarkısından.

    birinci paragrafa yorum gerek, ikinci paragraftaki soruya uzunca bir cevap gerek,üçüncü paragrafa bir dize, son paragrafa biraz ironi gerek, yok vazgeçtim, şimdi susmam gerek:)

  4. cawen | 2 Eyl 09 (3:08)

    i could just read and i thought about an analogy with the flying butterflies…i think i’m inside a deep reflexion now. That’s the aim : )

  5. hickimse | 20 Eki 09 (22:20)

    oku oku gözlerim yorulsada bu adam yazarken gözleri hiçmi ağrımıyo kardeşim :)

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • frat uur grsoy
    • Amberin Zaman
    • pierloti
    • sakin radyo
    • tank 90 neden açılmıyor
    • bir bakış attın kalbimi yaktın sözleri
    • tank 90 indir
  • sohbet muhabbet

    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
    • ayasophia: bir keresinde bir japon filmini ciddiye alıp izleyeyim dedim, onda da japonca bazı...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.