
Ailenin “eski toprak”larından dinlediğimiz kadarıyla, eskiden asli fonksiyonunun dışında bir nevi sosyalleşme ortamları olan hamamlar, şimdilerde bu vazifeyi başka türlü yerine getiriyor ve cafe yahut restoran tarzı işletmelere dönüştürülüyor.
İstanbul’un en büyük ve en eski hamamı olan Tahtakale Hamamı da, 6 yıldır kahvehane olarak işletiliyor.
Eminönü Tahtakale’deki “meşhur” Rüstem Paşa Camiinin yanından yukarı çıkarken, caminin sağ çaprazında bulunan bu yapı, İstanbul’un bu en “civcivli” semtinde arada kaynamış sahiden.
15. yüzyılda inşa edilmiş olan Tahtakale Hamamı, geçirdiği badirelerden sonra 1900’lü yılların başında, o sırada bir harabe görünümünde iken ilk yenileme çalışmaları yapılmış. 80’li yıllarda soğuk hava deposu olarak kullanılmış. 90’lı yılların başlarında ise 5 yıl süren bir restorasyon çalışması sonucu bugünkü görünümüne kavuşmuş.
Şu anda işhanı olarak kullanılan hamamın sadece orta kısmı kahvehane olarak işletiliyor.
Mukarnas süslemeli kapısından içeri girer girmez daha, kapılıyorsunuz kubbeli yapıların o büyüsüne. Sonra kadife perdeli bir kapıdan geçip, yapının orta bölümüne gelince, bağdaş kurup oturabileceğiniz rahatlıkta sedirler, işlemeli örtüler, duvarlardaki Osmanlı saray tabloları ve mis gibi bir Türk kahvesi kokusu karşılıyor sizi. Kubbedeki küçük pencereciklerden “sızan” ışık, ortama ayrı bir “hava” katıyor.
Sandviçleri ve elma-portakal-zencefil karışımlı içeceği (bunun başka kombinasyonları da var tabii) ile ünlü bu yere gideceklere bir hatırlatma: mekân saat 19.00’da kapanıyor.
bugün 0, toplam 66 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- hamam cafe
- istanbuldaki sakin cafeler
- kahvehane cafe
- istanbulda sakin kafeler
- istanbuldaki cafeler













pek hoşmuş :)
bence de hoş, merak ettim ama aylar sonra belki. para basmıyoruz ki haftasonu bi uçağa atlayıp kahveye istanbula gidelim :)