Bilgisayar almak istediğimizde tüm seçenekleri önümüze koyar, ucuz fiyata iyi bir bilgisayar almaya çalışırız. Hatta bilgisayar mühendisi arkadaşlar varsa onlara da danışırız. Ya da araba alacağımız zaman mutlaka bir ustaya götürüp kilometresinin doğru mu, daha önce kazasının veya değişen parçasının olup olmadığını araştırırız. Bir arabayı en fazla 5 yıl, bir bilgisayarı ise en fazla 3 yıl kullanırız. Halbuki bir ömür paylaşacağımız eşimizi seçerken başka konularda gösterdiğimiz titizliği pek de göstermeyiz. Araba almayı düşünen birisi en az 10 arabayı gözden geçirdiği halde, evlenmeyi düşünen birisi elinden kaç numuneyi geçirmiştir ki? Gerçi konu insan olunca gözden geçirme, kilometre testi yaptırma, seçenekleri yan yana koymak pek mümkün olmuyor. Ama, iyi ekmeği mıncıklamadan seçmenin bir yöntemi olduğu gibi, iyi eşi de mıncıklamadan seçmenin kolay yolları mevcut. Bu yazımızda ilk önceliğimize bakalım…
1. Eşiniz anne olmayı becerebilecek birisi mi?
1.1 Eşinizin anne olup olamayacağına çocuk yaparak reel ortamda test yapmaya gerek kalmaksızın kolay bir metodolji ile karar verebilirsiniz. Tek yapmanız gereken, annenizin özelliklerinin eşinizde olup olmadığını irdelemek…
1.1.1 Örneğin işi olmasa da sabah kalkıyor mu? İyi bir annenin en belirgin özelliği, çocuğunun güne güzel başlamasını sağlamayabilmesi, onun en temel ihtiyacı olan uyanma, hazırlanma, kahvaltı gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmesidir. Sabah güne erken başlamayı bilmeyen, öğleye kadar yatmayı kendisine adet edinmiş birisinin çocuğu ve eşi için erken kalkması neredeyse imkansızdır. Hem eşine, hem çocuklarına yazık eder. Böyle bir yuvadan saadet de beklenmez. Güne dahi birlikte başlayamayan insanların oluşturduğu bir gurubun aynı amaca yönelik hareket etmesi, sağlıklı bir iletişim içinde olması ve birbirlerine destek olması beklenemez. Sabah yatan kadından da hayır gelmez. Zaten her alanda eşitlikçi bir tavır izleyen bayanların, eşi her sabah erkenden kalkıp işe giderken kendisinin yatıyor olması, bir süre sonra eşinde huzursuzluk ve rahatsızlık yaratmaya başlayacaktır. Çalışmayan bir kocanın karısına vereceği rahatsızlık ile yatan bir karının kocaya vereceği rahatsızlık aynıdır.
1.1.2 Üşengeç kadından hayır gelmez… (Sonraki yazımızda…)
bugün 0, toplam 6 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- kocası işe giderken yatan kadından













Sen eski yazılarını koyamaz mısın ya? :)
Tabiki de, akşam eve gidebilirsem gönderirim sana, eklersin sen…
cok iddiali cumleler.. eger evliyseniz ve esiniz bu ozelliklere haiz ise cok sanslisiniz, yok bunlar idealiniz ise, uzgunum ama evlenmek de sizin icin bir hayal olmanin otesine gecemeyebilir.. :)
kavga çıkar sitede ben diyim :P
Ben bu durumu Tofaş bayisinin “Şahin alacaksın abi, en güzel araba bu” demesine benzetiyorum. Yok kardeşim, 100 metre ileride BMW ve Audi bayisi var. Açın gözünüzü erkekler, “ideali yok, bu modeller böyle, en iyisi bu” diyenlere kulak asmayın. Piyasadaki modeller, tüm modellerin yüzde beşini bile oluşturmuyor. Ama hep göz önünde oldukları için de piyasadik tek modelin bunlar olduğunu zannediyoruz…
cok provakatif gordum yaziyi
“her kadın dünyaya anlaşılmak için gönderilmiştir:) ama erkekler kolaya kaçarak onu çözmek yerine (büyük iskender’in gordiyon düğümünü çözeceği yerde kılıçla kesmesi gibi ) en doğru kadın modellemesi olarak annelerini seçerek, özel hayatlarında kısa devre yaşa(t)mışlardır bu da türlü sigorta yanmalarına sebep olmuştur. Şüphesiz ki onlar (erkekler) annelerini de zamanında çıldırtan erkekler gibi davranmışlardır. Ey inanan gafil erkekler, her kadın biriciktir; üşengeç kadın da, kahvaltısını gece yapan da.. her kadının kendi parametreleri vardır; onu anlamamıza yarayan… yeter ki erkekler, sebat etsinler; kadınları anla(t)mak için araba modellerinden,saçılan bahar tohumlarından bahsetmesinler…”
*kutsallığı su götürmez metinlerden, meryem ana rivayetleri..
ve başkaparmak yeniden aramızda,
son hızla :)
eski yazıları istiyoruz!
Yazılarım genelde hemen kendini savunma hissi yaratıyor bünyede. Fakat kendilerini savunurken dahi meselenin yanlış yerinden tuttuklarının pek de farkında değiller. Genellikle savunmaları “kadınlar iyidir, kadınlar güzeldir, bizi kalıba sokmayın, bizi anlayın” şeklinde oluyor. Kadınlar iyidir, bunun aksini iddia eden olmadı. Ya da kötü söz de söylemiş değiliz. Ya da onları insan kılıfından çıkarıp başka metalar haline getiriyor da değiliz. Tek yaptığımız, bayanlar arasından “eş olabilme niteliklerine haiz olanlar nasıl seçilir”i öğretmek.
Örneğin iş başvurusu yaptığınızda mülakata girince “beni anlamaya çalış” diyerekten sulandırılmış kutsal metinlerle mi süslüyorsunuz konuşmanızı? Ya da ne kadar iyi bir bayan olursanız olun, başvurduğunuz işi yapmaya yönelik tüm vasıflara sahip olduğunuzu mu ıspatlamaya çalışırınız?
Evlilik ve eş olmak da böyle birşey. Kadın iyi olabilir, ama esas olan evlenirken niyetinin ne olduğu değil, evliliğe yönelik becerisinin olup olmadığıdır.
Kadınları kötülemiyoruz, sadece iyi eş arıyoruz…
Ben konuya değilde girizgahta bahsedilen “bilgisayar alırken bilgisayar mühendisine fikir sormaya” takıldım. Evet bilgi işlem camiasında çalışan ve teknik ofis olarak görev yapan birisi olarak bugüne kadar gördüğüm şey bilgisayar mühendislerinin işin donanım kısmından öyle ahım şahım anlamadıklarıdır. Mühendisin işi daha çok teorik olduğundan sanırım bilgisayar alırken daha alt kademelere sormak en azından ekonomik olarak daha uygun olur diye düşünüyorum. Bunuda söylerken teknisyenlerin mühendislere olan “ulan tüm işi biz yapıyoruz, adam havasını atıyor” kompleksiyle de söylüyor olabilirim diye de düşünmedim değil…
mali müşavirler de bizim hakkımızda öyle düşünüyor, üzülme yulimeka :-/
beLkide adayLaRı biR ”loNg teRm laboRatoRy” da yaşLaNdıRma testLeRiNdeN geçiRmeLisiN…
ayRıca biLgisayaR aLıRkeN biLgisayaR müheNdisiNdeN fikiRLeR aLaN, geLiN adayı iLe masaya otuRmadaN önce kime neLeR soRaR die düşüNmekteyim. cevaBı adayıN eski sevgiLiLeRi oLabiLirmi :)
taBiki değiL, -biRaz kuaNtum + biRaz yosma = kuaNtum yosması- işte cevap:
Bir bilgisayar mühendisi olaraktan en muzdarip olduğum konu (bilgisayar parçalarının mühendise sorulması) hakkında yakınmada bulunarak herkesin anlamakta zorlanacağı bir ironiye imza attığım için kendime kızdım. Nitekim genelden ziyade ayrıntılarda eleştiri malzemesi arayan yurdum insanı hemen tepkisini de belli etmiş. Hayra yoralım. :))