Işıklı çocuk ayakkabıları…

isikli-cocuk-ayakkabilariBugün florya sahilinde gezinirken, çocuğun birine acayip özendim. Normal ayakkabısı vardı çocuğun, fakat ufak bir hamle ile patene dönüşebiliyordu. Bunu görünce de hemen çocukluğumun ışıklı ayakkabıları geldi aklıma. Topuklarına basınca kırmızı ışıkları yanan ve akşam gezmelerinde ilgi çekme vesilesine dönüşen o acayip ayakkabılardan hiç olmamıştı bende. Fakat benimkiler daha büyüktü o zamanlar. Bir ayağımda kocaman bir saat, diğerinde de pusula vardı ayakkabımın. İlkokulda imece usulü işlediğimiz o derslerden birinde “pusulası olan var mı?” sorusuna ayakkabımı göstererek yanıt vermiştim mesela.

Işıklı ayakkabılar bir nesli büyüttü evet. Küçük çocuklar bu teknik hareketi sihirli bir hamle gibi görüp özendiler. Kırmızı ışığın bir an onları uzay çağına taşıdığını düşünmüşlerdi muhtemelen. Anne babalar da bu yalana iştirak ettiler. Oysa hadise pilli bir oyuncaktan ibaretti. İyi bir pazarlama yöntemi olması dışında, ayakkabıya sağladığı hiçbir kolaylık da yoktu. Üstelik top oynarken o ayakkabıların adi plastikten arka tabanları hemencecik kırılıyor ve anneden işitilecek bir azara hazır hale geliyordu.

Bütün bu eksilerine rağmen, bu ayakkabının bu ülkede çokça satılmış olmasını, ülkemin teknolojiye aç bireyleri açısından değerlendirmek lazım belki de. Bizi uzay çağına taşıyacak her şeye kapımız sonuna kadar açıktı. Malum, millet gidiyor uzaya, biz hala yaya, laflarıyla büyümüş bir neslin çocuklarıyız pek çoğumuz. 90′lı yıllarda, bir anlamda bu ekonomik kalkınma hadiseleri neticesinde belki de, uzay çağına çok yaklaştığımızı hissetmiştik.

Çocuklar üzerinden girişilen bu anlamsız ekonomik savaşın şimdiki safhasında da işte patenli ayakkabı devreye girmiş görünüyor. Neyse ki ışıklı ayakkabıdan daha işlevsel ve daha ayakları yere basan bir uygulama. Masalsı olmaya çalışırken, perili büyülü dizilerle çocukların hayal güçlerini felce uğratan günümüz dünyası, ışıklı ayakkabılarla da bir nesli Oz Büyücüsünün derinlikli ikliminden koparıp, plastik camların ardındaki pilli ışıklara götürmekte pek mahirdi. Geçmiş olsun…

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 233 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 1.243 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

Dünya Alem Duysun Bunu ;

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

oyun



Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
sohbet muhabbet