Bugün yarım gün çalışıyoruz, malumunuz.
Herkesin bildiği o “tatil modu”na girmişken, bütün çalışanların 25-30 yaş arasında olduğu ofisimizde bu sabah, bir yandan gayet alaturka bir müzik çalıyor bir arkadas, bir diğeri yeni fotoğraf makinası ile çekim yapıyor odada, biri kısa film izliyor bilgisayarında. “Filanı görürsen haber ver” deyince bir arkadaş diğerine, o ana kadar odadaki bu “bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik” moduna sesini çıkarmayan şef sessizliğini bozdu: “Erdem, arkadaşları çalışırken görürsen de bana haber ver, olur mu?”
bugün 0, toplam 6 defa okundu...













olur öyle arada.
bu manzaraya masalar arası voleybol turnuvası yakışır.
tek hammadde voleybol topu imajı yaratılmış kağıt tomarıdır.
özendim şimdi…
bak bu kağıt olayını ben de bir gündeme getireyim işyerinde :))
biz bebelerle 29 ekim provaları yaptık.sınıf süsledik.her gün ki gibi zilyon tane çocuk eli tuttum.zilyon tane çocuk tarafından çekiştirildim. zilyon tane ispiyon,şikayet duydum.bir kısmı zaman zaman ağladı.neden? bazıları kalemini almış,silgisini izinsiz kullanmış vs vs :)bunları teselli ettim. ötekine kızdım. kimi sarıldı gene durup dururken.napıyorsun evlağğdım diyemedim her zaman ki gibi. ben de sarıldım, bit,grip bilmem ne tehlikesine rağmen.
mesleğimi çok seviyorum ama sizin ofise gelim ben arada kafa dinlemeye iyimiş :)
“ofisteki kağıt olayı” demişken… haybeden gerçeküstü aşk ta koku-sinmek-kağıt top üzerine enfes bir sahne var, yılmaz erdoğan ın mükemmel oyunuyla… önerilir.