Kadin ve erkek var oldugu sürece, bu konu hakkinda konusulacak seyler biter mi hic?
Iliskiler, evlilikler, birliktelikler…. mutlu, mutsuz, eglenceli, heyecanli, sıkıcı, monoton…kisa ömürlü, uzun ömürlü…
Bazen o kadar uyumlu ve güzeldir, bazense varla yok arasi, bazen hayati insana zehir bile eder.
Gecen gece bir Alman is arkadasiyla birlikte nöbet tuttuk. Cok dolmus sanirim, dertlestik biraz, cok sey anlatti bana.
Icini döktü, iliskilerinden anlatti , bugüne kadar yasadigi. Baya kafama takildi anlattiklari. Eglenceli de oldu ayni zamanda.
Almanlarin bir lafi vardir, “Humor ist, wenn man trotzdem lacht”
Yani, herseye ragmen gülebilmek iyidir bazen…
Bu yazim, karsi cinsteki arkadaslar icin pek de komik olmayabilir belki, pek emin degilim….ama ne diyorduk? Herseye ragmen gülebilmek.
Zordur biz kadinlarin isi …
Su lafi duyanlar olmustur belki hayatinda , “Birak su adami!” iste bu bir kadin icin en zor kararlardan biridir hayatinda cok zaman.
Ve kadin o lafi duyduktan sonra, sunlari der bazen:
Aslinda iyi taraflari da yok degil hani…duygularini gösterdigi zamanlar da oluyor (Evet… fener sampiyon oldugunda mesela)
Hani… bendedir belki kusur…degisir..(Sen aklini mi kacirdin? Doga da bile bir evrim gecirmek yüzyillar sürüyor, sen birkac senede degistirebilecegini mi saniyorsun bu adami?)
Belki ilerde düzelir….(düzelir mi? sen borsadaki durumla karistiriyor olmayasin?)
Niye ayrilamazlar peki? Su an daha cok, su Alman arkadasin durumu geliyor gözümün önüne, biz Türklerin elbette kriterleri, bakis acilari farklidir (Peksaygideger Basbakanimizin da o herzamanki nezih üslubuyla ifade ettigi gibi: Bekara kari bosamak kolaydir)
Öncelikle büyük ve kalici bir askin varligina inanmak icin cesaret ister. Öyle ya? Selülit kremleri ve Hollywood film stüdyolari bize gösteriyor ki.. mucize diye birsey yok!
Zaten herkeste de bir “Banu Alkan özgüveni” diye birsey yokki anacim? Bir arkadasim bana “güzel olmak beyinde baslar” demisti ama.. kadin resmen “ben 90-60-90′im” demisti yaaa,pes!
Eeee… yillar cok acimasiz gercekten. Yüzümde arada bir sivilceler ciktiginda, bir arkadasimin bana “olsun takma,seni daha genc gösteriyo” demesi bile beni teselli edemiyor bazen.
Birde esitlik olayi var dimi? Almanlar bu duruma daha cok takiyorlar tabii. “Ben de isten geliyorum, ben ütü yapiyorsam , sen de bulasik yikayacaksin” diyolar mesela.
Ellerinde olsa ve utanmasalar cocugu da onlara dogurturlardi bu Helga’lar (gerci düsünüyorum da, fena olmazmiydi ne?)
Bana Alman arkadaslar bazen sorduklarinda “sizde nasil bu esitlik durumlari?” diye, hep derim “aaa.. valla sekerim, benim babam daha cocukken bile arabayi geri geri park edemezmis, annem ise Alice Schwarzer’le (almanyanin Duygu Asena’si) kongre kongre dolasirmis..ben bööle gördüm, bilmiyorm yaane”
Nerdeee… zavalli annecigim “kadin hakki” lafini duydugunda bunun “giz meeemet” gibi biri oldugunu sanmisti. Bizim köyde o lakapta biri vardi da…sonralari veliahti Fatih Ürek oldu. Zaten bunlar üc kisilerdir, “giz meemet, hanim osman, kadin hakki”.
Bu feministlik konusunda bir fikra aklima geldi simdi:
Her sene, dünya feministleri kendi aralarinda bir toplanti yaparlarmis. Her ülkeden kadinlar katilirmis. Baskanlari cikmis kürsüye ve demis ki:
“Ey hanimlar.. kendimizi ezdirtmeyelimmmm! bundan sonraaaa, kocalariniz sizden birsey istediklerinde, kalkip kendilerinin yapmalarini söyleyin.. kimsenin kölesi degiliiiizz!”
alkis kiyamet…..
“Lütfen burdan gidince bu konustuklarimizi bizzat uygulayin,ama istikrarli olun, pes etmeyin! seneye toplandigimizda herkes tecrübelerini anlatsin kürsüde”
Bu sekilde ayrilmislar.
Bir sene sonra toplanmislar ve herkes anlatmaya baslamis. Önce alman kadina sormuslar, ne yaptin o gün eve gidince diye. Alman demiski:
“valla..eve gittim kocama dedim ki, bak hans , bundan sonra karnin acikinca kendin yapip yiceksin..ben senin hizmetcin diiilim”
“ne yapti peki?” demisler
“valla.. bir gün birsey görmedim.. iki gün birsey görmedim.. ücüncü gün kalkti tipis tipis yapti, hazirladi..hatta beni de cagirdi sofraya” demis.
Alkisss, kiyamet….
Fransiz kadina sormuslar aynisini, “ben de kocama dedim ki, bak canim, bundan sonra ütülü camasir giymek istiyosan kendin ütüliceksin, senin kölen diilim ben dedim” demis. Ne oldu peki diye sormuslar.
“valla.. bir gün birsey görmedim, iki gün birsey görmedim, ücüncü gün kalkti kendi ütüledi valla camasirlarini..hatta benimkilerini de”
Alkis ,kiyamet…
Sira bizim fadime’ye gelmis…ona da sormuslar, sen neyaptin gidince diye, demis ki…
“valla, penda dedum temele, paa pak temel… bundan sonra temiz camasur istersen kendin yikayacaksun ha poyle.. verdum elina legeni, sabunu.. aha yika dedum oni” demis… Noldu peki diye sormuslar… demis ki,
“valla ben da bir cun birsey cörmedum, iki cun birsey cörmedum… ama ücüncü cun ha bu cözumin teki acildi… biraz cörmeye basladum”
Yaaa… bizim Temel’e söker mi ööle “feministluk” ?
Birde kadinlarin bazen dolayli yollardan birsey sorma huylari vardir… hani baskasindan bahsederler ama, aslinda kendileridir asil konu.
Hani su tarzda sorulardir:
-Madonna yine hamileymis duydun mu hayatim? ücüncü cocuguna hemde… bu yasta.. ve hep calisan bir kadindi bu üstelik….
-Hüsnü..ben su 25 tane gülleri, su karsi komsulara verip geleyim… Hande hanimin esi verdi de, sizde kalsin, esime süpriz yapcam yarin sevgililer gününde diye
-Siist.. hayatim…su yan masadaki cifti görüyomusun, ikiside yemeklerinin üzerine kafalarini egmisler.. yemiyolar da dogru dürüst bisii..konusmuyolar, sanki artik birbirleriyle hic ilgilenmiyolarmis gibi…………….Hulusi?…….. Hulusi!!
Ama ben hemcinslerime tavsiye etmem bu soru seklini sahsen. Hani tamam, erkekler radyo tamirinden falan anliyabilirler ama, öyle dolayli sorulari istediginiz kadar sorun… anlamazlaarrrr! (islerine gelmedigi icin)
Direkt soracaksin:
-Hüsnü…ben bi cocugumuz daha olsun istiyom, nediyosun?
-Sevgililer gününe bana cicek alcan mi almican mi, yoksa beni artik sevmedigini düsünmeye devam mi ediiim?
falan gibi….
Ve bence konusmak lazim.. konusabilmek lazim… Düsünüyorum da, birzamanlar “kim 500 milyar ister” programinin almanyadaki versiyonunda bir adam vardi, ne sorulara cevap verdi, neler bildi, cok büyük para kazanmisti..ve sunucunun bi ara sordugu “kariniz gitmis mi hic hayatinda Italya ya?” sorusunda apisip kaldi.. bilemedi. Ne trajikomik dimi?
bugün 0, toplam 0 defa okundu...













umut sarıkaya bi yazısında herkes ilişkiler hakkında konuşuyor, herkes ilişki uzmanı sanki, biri de kalksın kaplanlar hakkında konuşsun anlamında birşeyler yazmıştı. yanlış anlamayın sayın dilinkemiği size kötü birşey söylemek istemedim fakat ilişki diyince aklıma hep kaplan geliyor, içimde önlenemez bir kaplan muhabbeti açma isteği uyanıyor bunu söylemek istedim.
hayatimda bir iliski yasamisligim var sayin müze, bildigim birsey diye seyettimdi. bir kaplanla tanismisligim, bir münasebetim olmadi henüz. olursa belki ondan da bahsederim birgün sizin ve sayin sarikaya’nin güzel hatri icin. nedemek efendim.
kaplandan bahseden birini buldum :)
http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=731