Florida’ya ilk geldigimde cok fazla kizmistim cevremdeki insanlara. Neden kalkip Starbucks, Target, Perkins, I-Hop gibi yerlerde ders calisirdi ki bu ogrenciler diye dusunurdum. Neden gurultulu bir ortamda eni konu bir masaya yayilip, kalem, kitap, defter, bilgisayar cikarip yanlarina da kahvelerini alip ders calismaya ya da diger islerini halletmeye koyulurlardi anlamazdim. Buralar sosyallesme mekanlari degil miydi? Neden sadece bir tek kendinizi ilgilendiren bir meseleyle ilgili bir sey bu mekanlara gidesiniz? Eviniz barkiniz yok mu kardesim sizin diye soylenirdim. Kutuphanenin giris katindaki Starbucks’ta bile ders calisan versiyonlari vardi bu zat-i muhteremlerin. Ust kat kutuphane yani; o derece… Hatta benden daha uzun suredir Amerika’da yasayan bir arkadasim bu hareketi gosteris merakina bagladiginda bir hayli hak vermistim. O gurultu, muzik, insanlar ve dikkat dagitici diger bircok etmenden dolayi insan zaten ders calisilmazdi ki.
Oyle ki bazi mekanlarda isaretli yerler ayrilmisti “sosyallesme alani” adi altinda. Bu alanlarda ders calismak yasakti. Boyle bir isareti buraya geldigimin ilk birkac gunu icerisinde gormus ve bir hayli sasirmistim. Isin boyutu buraya kadar varmisti demek… Malum biz Turkiye’de “kiraat”hanelerde bile acip bir seyler okuyan (spor haberleri disinda), is guc pesinde kosan (at yarisi ya da iddaa kuponu doldurmak disinda) insanlara pek aliskin degiliz.
Simdiyse bu yaziyi gecenin saat 1’inde boyle 24 saat acik olan bir mekanda yaziyor olusuma da ironi derler herhalde. Sabaha bitirmem gereken final makalem uzerine evde calismaktan bikan bunyem, sevdicegi de ikna edip boyle bir mekanda aldi solugu bu gece. Bu geldigimiz yerde ya gece vakti sadece ders calismak icin gelen insanlar ya da kendi halinde muhabbet etmek isteyen ufak gruplar oldugu icin de guzel bir secim gibi gozuktu simdi gozume. Ote yandan arka fonda 1960’lardan kalma muziklerin caldigi bir mekan oldugu icin benim gibi nostalji meraklisi insanlara da ilac gibi gelebilecek bir potansiyele de sahip zaten burasi.
Gunun sonunda, kamuya acik mekanlarda ders calismak ya da diger kisisel isleri gormeye dair fikrimin degistigini fark ettim. Kimi zamanlar mekan degistirmek, farkli yerlerde ders calismak ya da is gormek fena fikir degilmis o kadar da diyorum simdi. Ote yandan hala bazi insanlarin bunu gosteris icin yaptigini da dusunmuyor degilim tabii ki.
Hakikaten de buradaki insanlarin en iyi yaptiklari islerin basinda duzgun yaptiklari bir isi insanin gozune gozune sokmayi bilmeleri gelir herhalde. Belki bir baska zaman bunlarin uzerine ayrica bir yazi yazmak gerekir. Ornegin yol kenarinda spor yapan, kosan gruplar… Simdi “ne var ki bunda” diyecek bircok insan. Kosan kisilerin, ozellikle vucut calismis kisilerin (kadin-erkek fark etmez) sadece sortla ya da kadinsa sort ve bikini ustuyle kostugunu dusunursek is degisiyor tabi… Ozellikle, altinda sadece sortla kosan, iri yari ve genel olarak kasli 8-10 tane erkegin tam ders, alisveris, yemek cikisinda onunuzden gectigini dusundugunuzde enteresan bir durum ortaya cikiyor.
Bu Amerikalilarin her seyleri abarti vesselam.
bugün 0, toplam 6 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- ders calismak icin sakin mekanlar
- ders için sakin mekanlar
- insanlar kafelere neden gider
- insanlar ve kafeler
- sakin yer ders calismak icin













bence bir gün öyle bi ortamda ezel izlemelisin :)
evet, bu ezel furyasi epey bi sarmis insanlari gordugum kadariyla. gel gelelim bu kadar dizi, film, mac icin vakit ayirmak cok zor oluyor doktora is-gucu arasinda. ancak bir gun izlemeye baslarsam aklimda bulunsun ;)
bazen belli yerleriniz oluyor sadece tek başınıza gittiğiniz kimseye söylemediğiniz, bir kafenin oturduğunuz belirli bir köşesi mesela, açarsınız notebooku karşısınıza arka fonda hafif bir müzik vardır, mekan kahve kokar buram buram, zaman nasıl geçmiş anlamazsınız… bir hoş olursunuz.