yazan: pascal
Bir döneme damgasını vurmuş bir başyapıttır ‘captain tsubasa’. Hatırlarım her gün yayınlanan yarım saatlik bölümleri nasıl bir sabırsızlıkla beklediğimi ve gözümü televizyondan ayırmadan izlediğimi. Ülkemizde de büyük ilgi gören Tsubasa, hak ettiği saygıyı görmüş ve her yönüyle japon anime kültürünün nadide eserleri arasında yerini almıştır.
Bu çizgi filmi hangi yönüyle incelesek bilemiyorum. Kelimeler kifayetsiz kalıyor adeta. Yuvarlak sahaları mı? Sert ve düzgün şutlar sonrası yassılaşan ve alev saçan futbol topu mu? Maçın son 5 dakikası diyerekten yarım saatlik bölümü doldurmaları mı? Her yönüyle küçüklüğümüzün en önemli anılarının başında belki de. Bazılarımız halen hatırlar insana ‘bas gaza’ etkisi yapan o giriş müziğini.
Biraz daha derinlemesine incelersek aslında fizikötesi görüntüleri dışında karakterleriyle ve konusuyla anlam yüklü olduğunu da görürüz.
Küçük Tsubasa annesiyle birlikte kalmaktadır ve futbola, onu şans eseri kurtaran futbol topuna duyduğu hayranlıkla başlar. En büyük destekçisi ve bir zamanların futbol ikonu Roberto’dur. Brezilya’da yıllarca top koşturmuş ancak sakatlığı sonrası çok sevdiği futbolu mecburen bırakmıştır. Tsubasa’nın kaptanlığını yaptığı Nankatsu takımındaki takım ruhu Barcelona’da bile yoktu bekli de. O her şeyi eline üzüne bulaştıran kel İshizaki’ yi bağırlarına basmaları, süper uyum gösterdiği takımın ikinci kaptanı Misaki, sınırlı yeteneğine rağmen gayretiyle takdir toplayan wakashimasu…
Diğer takımların kaptanlarıyla olan amansız birincilik mücadesi vardı bir de. Kojiro Huiga hem mizacı hem de futbolu itibariyle çok sertti. Rakiplerine sakatlarcasına girerdi, o noktalardan sert ve düzgün vururdu ancak eve gittiğinde görürdük ki babası olmadığı için futbolun haricinde balıkçı halinde çalışmak ve annesi ile kardeşlerine bakmak zorundaydı. Belki de onu futbola böyle hırsla bağlayan buydu. Wakabayashi Genzo çok zengin bi ailenin çocuğuydu ve babasının da başarısızlık kabul etmeyen yapısıyla birlikte Japonya’nın en iyi kalecisi olmuştu. Ona gol atmak gerçekten zordu. Hatta bir seferinde beyzbol, rugby toplarıyla denemişler ama başaramamışlardı. Zenginliğine bakarak züppe olmayan ve sürekli çalışan gerçek bir profesyoneldi. Tachibana kardeşler ise futbolun estetik yönünü biraz da muziplikle birleştirmeyi başarmış maç içerisinde ilginç senkronize hareketler ve goller sunarlardı.
Sonraları güçlerini birleştirdiklerini ve Voltran oluşturmuşcasına Japonya Milli Takımı olarak mücadele ettiklerini de hatırlarız. Hatta Tsubasa’ nın bitiminden yıllar sonrasıydı. Üniversitede okurken bayram için eve döndüğümde sabahın 7 sinde Tsubasa ‘yı görmüş ve televizyona saplanmıştım adeta. Son 10 dakikasına yetiştiğim bölümde Tsubasa ve ekibi büyümüş, wakabayashi Almanya liginde kalecilik yapmakta, Kojiro Huiga zorlu İtalya liginde kendince tatlı-sert futbolunu sergilemekte idi. Canımız kanımız Tsubasa ise Barcelona takımına transfer olmuş ve o dönemin ünlü futbolcuları olan Rivaldo, Kluivert gibi isimlerle forma mücadelesi içine girmiştir. Şimdi bile heyecanlandım,bu heyecan da bize epey yeter sanırım.
bugün 0, toplam 20 defa okundu...
Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar
- çizgi film erkek
- tsubasa buyuk fotograf
- çizgi film insan resimleri
- kaptan tsubasa
- tsubasa\nın tüm bölümlerini nasıl izleyebilirim














Kardeşimle pazar sabahları Tsubasa için 6da kalkar tvnin başında beklerdik.
Bu söylediğin bölümü nerede gördün? Oyuncuların büyümüş olduğu, Tsubasa’nın barcelona’da oynadığı, wakabayashi’nin alman liginde oynadığı bölüm? hiç öle bişey duymamıştım.. çok merak ettim..
Bunu okuduktan sonra senden bir Genki yazısı da bekliyoruz:)
sanırım kanal D idi. bildiğim kadarıyla tsubasa 2001 yılına kadar devam etti. ülkemizde gösterilen bölümler eksik olabilir. ama dediğim bölümü bir kere gördüm sonrasında takip edemedim ben de merak içindeyim barcelona da ne yaptığı konusunda.
messi ‘yle karıştırıosun bence..=)
Harikaydı!
Tekrar izlemek adına bu dizinin tüm bölümlerini bulabilir miyim acaba…
Rakip takımın birinde iki forvet elemanı topa aynı anda vuruyordu “süper vuruş” babında…
hehe ne izlerdik yaw :D kartal vuruşu diye bağırıp süpersonik goller atardı..atari oyunu da vardı bunun..kaleden kaleye gol atardık..ey gidi günler ey :)
en son bjk tv’de gösterimdeydi ama kanalı kapattılar
arkadaslar dediginiz bölümler tsubasa 2002 yolu adlı bölümlerdir. bu bölümleri cizgiport sitesinde izleyebilirsiniz
arkadaşla tsubasa barcaya transfer olur antremanda hocası beyenmez onu alt yapıya yallar orda 3 maçta 12 11 assit yapıca r.matrid macında katroya cagrılır ve o macta 4 gol 2 asisle oynar maç 6 4 barca kazanır
arkadaslar ben shin serisini izledim eyer 2002 ye dogruyu istien varsa sevenload die girin googleden tsubasa yazın türkçe hemde herkez izlesin 50 küsür bölüm var
behzat ç.’ de geçen bölümlerden birinde, harun komiser “placebo etkisi ” diyeceğine “tsubasa etkisi ” dedi epey güldürdü beni.