Sakin kafa sakin vücutta bulunur

“Tutkularını haklı çıkarmak için aklını küçük düşürmektense,
tutkularına bile bile boyun eğmek yeğdir.”
Jean Rostand

Kelimelerin büyüsüne kapılmak…

11 Kas 09 (1:31) | ayasophia yazdı | Hayattan Detaylar | 5 yorum

kelime büyüBu siteye de arada yorum yazan güzide bir dostumla muhabbetlerimizde sıkça geçer bu ifade; “Birader bizimkisi kelimelerin büyüsüne kapılmak. Yok aslında öyle büyük sıkıntılarımız…” Zira hiçbir zaman inanmamışızdır sahnede görünenin, romanda yazılanın da bizim gibi olabileceğine. Biz “yazar” konumunda olmak istemişizdir hep, gölge oyununda hayalî olmak peşinde düşmüşüzdür. Bu sebeple, “büyük sıkıntılar” düşleriz evvelâ, akabinde düşeriz o kelimelerden mürekkep girdaba. Düş, düşmek… En nihayet düşünmeye başlarız dibine kadar kelimelere bulanmışken. Vakit geçmişse ve artık serde biriken laubalilik dışa vurulacak kıvama gelmişse de, “Boşver be birader, kelimelerin büyüsü bunların hepsi…” denir. Muhabbeti bitiren değil, faslı geçip asla giden uzun ince bir yol gibidir bu ifadeler. Evet, kelimeler bazen bize hayalî dünyalar kurarken, o kadar çok inanırız ki.

Sözü, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir deyişinden devşirdik. “Ah kelimeler ve onlara inanmanın saadeti…” diyordu yazar; sanki kendisi kelimeleriyle boyamıyormuş gibi gözümüzü. Zira büsbütün inançsız bir insanın yaşayacağı derûnî yokluğun, mütefekkire çok şey katacağını, lakin ehl-i kalb’e tastamam bir ızdırap vereceğini hesap etmişti. En azından inandığı üç beş kelâmın üstüne inşa etmeye çalışıyordu yazdıklarını. Bazı doğa olaylarını kullanıyordu mesela, musikînin ruhu okşayan fakat dile dökülemeyen (yine de kendisi bunu mümkün mertebe aktarıyordu okuyucuya) taraflarından dem vuruyordu. Tanpınar’ın inanmadığı kelimelerle dahi, bizden çok daha fazla hemdem olduğunu varsayarsak, yaşadığı o ızdırabı ucundan görebiliriz sanırım.

Ben bu fikri, birazcık Slavoj Zizek’in ideoloji ve aşk arasındaki benzeşmeye dikkat buyurduğu pasajla besliyorum. Mealen şöyle diyor sakallı amca; ideolojiler dünyayı açıklamak için bir yöntem gibi gelir başlangıçta, akabinde ideolojide derinleştikçe dünyadaki her şeyin o bilgi kırıntılarıyla anlamlandırılacağını sanır insan. Aşk da böyledir, diye devam ediyor, insan aşık olunca hayatındaki her şeyi aşka göre “yeniden” düzenlemeye girişir; mesela bir şehrin içinden geçiyor olması, sevgilisiyle alakalı bir başka meselenin ilişiğindedir. İşte böyle bir “kandırmaca” içinde kelimelerle kurulan yalancı bir düzene iman etmeye başlar insan.

Kelimelerin bu nedenle insanı zehirlediğini düşünürüz biz o arkadaşla. Mesela, “ihanet” böyle bir kelimedir. Çoğunlukla “mülkiyet” böyledir. Yahut “kıskançlık” bununla eş değerdir. Bazen de “trajedi” böyledir. Düşünceyi büyütüp de girdaba dönüştürünce, ete batan bir kıymık dahi mızrak yarası gibi acıtırmış. Kimi, bir noktanın hayali, koskoca bir evrende yaşıyormuşçasına uzun sürer; tıpkı rüyalar gibi.

Bu yazı ayasophia tarafından yazıldı;

ayasophia – yayınlanmış 211 yazısı bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008'de "Batman'in Sarsılmaz Karizması" başlıklı yazısıyla sakinkafa.com ailesine katılan "ayasophia", sosyal bilimci olmanın getirdiği bakış açısını yazılarına yansıtmış, birikimleriyle sitemizin "Kültürel Köşe"sinin bel kemiğini oluşturmuştur. Editörlerimizden "ayasophia", halen ulusal bir gazetede meslek hayatını sürdürmekte, popüler konular üzerine yaptığı sosyolojik çıkarımları ile ilgi çekici yazılara imza atmaktadır.

Tüm Yazıları

.

bugün 0, toplam 3 defa okundu...

Bu yazı için Google'dan Gelen Aramalar

  • kelimelerin büyüsüne kapılmak

Bunu okuyan bunları haydi haydi okur:

  • Rastgelelik üzerine bir deneme (2)
    Ölü Ozanlar Derneği'ni izleyen...
  • Özür dileyemeyen insanoğlu (4)
    Bazı kilit kelimeler var. Geli...


sakinli(n)k beğenme ve paylaşma servisi:


“Kelimelerin büyüsüne kapılmak…” için 5 yorum. Var mı arttıran?

  1. fıstıkçışahap | 11 Kas 09 (2:15)

    en son “stajın yarısında bırakıp giden arkadaş bozuntusu” diye bahsetmiştin benden bu sitede, bu yazını iade-i itibar addedip,kendime pay biçiyorum.. :)
    gelgelelim tam olarak katılmıyorum da sana kelimelerin büyüsünden dem vururken.kelimeler üzerinde bir kudret atfetmiyorum kendime.tersine kaderim kelimelerin elinde oyuncak olmuş sanıyorum çoğu kez..harbiden zehirleniyorum kelimelerle,biliyorsun,şikayetçi de değilim…
    ya dolu bir havuza girip ıslanmadan çıkanlara ne söylemeli..bugün,bir başka dosta söylediğim gibi, teoriler kaderlerimizi etkilemeyecek artık..kelimelere bağışıklık kazandık çünkü…

  2. sahidüş | 12 Kas 09 (14:41)

    hangi filmdeydi… tartışmasız nicole kidman ın oynadığı bir filmdi ama çıkaramadım…
    orada, bir yerli kabilenin geleneklerinde (hatırladım filmi; avustralya) ölen biri için “artık adını anamayız” diyordu insanlar… buna ve yazdıklarına (özellikle son paragraf) göre “ölen kişi” nin adı sakıncalı sözcüğe mi dönüşüyor? buna bir nevi “yerli mantığı” diyebilir miyiz:) ayrıca eğer yazıyı anlamışsam, aborjinlerle aynı mantığı yürüttüğün söylenebilir mi:)
    -çok mu provokatifim:)-

  3. ayasophia | 12 Kas 09 (16:01)

    sakıncalı sözcüklerden bahsetmiyorum ki :)
    sorun, varolan ve aslında sakıncalı olmayan kelimelerin, bir büyüye dönüşen anlamlılaşma sürecinde insanı zehirleyip esir etmesi. yahut, o kelimenin hani yalan dahi olsa, insana yapay bir ızdırap vermesi… vs.

  4. herangibiri | 12 Kas 09 (19:59)

    kelimelerin sonucuna katlanmak.. zira bazen yazdıklarımın beni hapsedeceğini ve oradan ne olursa olsun aynı kötü bir kabustan bilinçli bir şekilde sıyrılmak ister gibi kaçmamı gerektirdiğini…
    evet hapsoldum bile…

  5. persephone | 12 Kas 09 (23:57)

    “kelimeler büyülüdür, hatta büyücü…”

    her kelimenin söyleyenin büyüsüne kapılıp geldiği bir gerçek. Aynı kelimeyi iki farklı insandan duyduğunda ikisini farklı yorumlamak da bundan maada.
    Bir de Borges’un “yazdıklarına ideolojini katmaya çalışma, zaten ondan başka bir şey yapmıyorsun” demesi gibi, kelime ile ideoloji hep bir düzlemde gidiyor fakında olmadan ya da bizatihi farkında olarak. yani yazılan ya da söylenen her şeyden yazarın ya da konuşanın hayat retoriği de sızıyor bir kenarından.

Yorum yazmaca








  • E-Posta Adresiniz:

    sakinkafa.com RSS Servis Müdürlüğü


  • Sakinkafa Motto ServisiSakinkafa TVPopüler Kültürden İkonlarAnca LafÇocuklardan Radikal SorularBomba EsprilerimZamana İsyan Eden ŞarkılarZamanın İsyan Ettiği ŞarkılarMıymıyın Tırişkadan Tantanalarıekşi gözlük
  • sakin down 10

    • VPEK-6 Halkbank’ta Kuyru.. (1)
    • Schmidt ve bazi seyler hakkind.. (1)
    • Mikrodalga Fırında Çarşaf Kuru.. (1)
    • Kadinlar, alis-veris ve cinnet.. (1)
    • Super Mario Rampage (1)
    • Değişim, Gençlik ve Sabite (1)
    • Abartınca oluyor mu? (1)
    • Hayattan Notlar… (Bir de.. (1)
    • Sakinkafa Haberleşme Aparatı (1)
    • Katil bahcivan! (1)
  • google & sakinkafa

    • pierloti
    • alexander graham bell anıları
    • çirkin
    • al pacino ne demek
    • kızını gözetlemece oyunu
    • michael jacksonın benzemeye çalıştığı
    • bir bakış baktın kalbimi yaktın sözleri
  • sohbet muhabbet

    • Nohut: Küçücük çocuğa tokat mokat denir mi öle ayıp!:(
    • rumuz: ah ah birde atılan terlikleri bilseydi yavrucağız sayma yetisini hepten kaybederdi...
    • ayasophia: ben orhan pamuk’un herhangi bir karakterinin o mertebede bir âşık olamayacağını...
    • Konstantiniyye: Belki de tüm anlamlandırmalar Rüya’da ve Rüyayla anlamlandığı için öldürür...
    • arda: bence kar tatilindeler :)
    • eda: kişi kendisiyle başbaşa kaldığında varoluşunu hatırlaması tefekküre girmesiyle oluyorsa...
    • DOLPHIN: Yorumum genel olarak tüm sakinkafa yazarlarına… Sayın Sakinkafa yazarları bu...
    • burcu: fıkra gibi olmuş, Devran’ın başka maceralarını bekliyoruz :)
    • ayasophia: aslında insan bir yerde uzun süre kalınca, ister istemez “yalnızlıkR...
    • ayasophia: çocuk çok yanlış biliyor…
    • eda: yaklaşık 4-5 aydır sessiz sakin takip ediyorum siteyi, bu yazı sessizliğimi...
    • psikopat1301: tüm teknolojiler acık o yuzden siege onaer lerde war
    • bakın: inanmıyomusunuz ejderhalara ve mitolojiye bakın zayıf noktaları iç kısımlarıdır azının içi...
    • şULE BAYAR: merhaba millet anadolu yakasından en iyi nasıl gidilir
    • serdal: bende o ikizleri kelime kelime yazarak googledan bi şekilde bulmaya çalıştım tşk ederim...
  • sakinkafa yazarları

    • Araksi (8)
    • ayasophia (211)
    • ayine (160)
    • başkaparmak (39)
    • dilinkemigi (49)
    • ereces (10)
    • faith no more (27)
    • floridian (19)
    • herangibiri (20)
    • kirpininmordikeni (16)
    • kuzeydeki güney insanı (14)
    • mor paspas (106)
    • nisan (8)
    • Nohut (261)
    • Ortason (47)
    • pera (20)
    • persephone (36)
    • sahidüş (16)
    • Sakin Kafa (193)
    • segah (56)
    • Sizden Gelenler (136)
    • yolcu (4)
    • yulimeka (59)
  • Giriş


    Kullanıcı Adı | Kayıt Ol
    Parola | Hatırla



  • Oyun
© 2008 - 2011 Her Hakkı Mahfuzdur · sakinkafa.com · Müsekkin Marka
Sitemiz 29 Eylül 2011 tarihinden bu yana kişi tarafından ziyaret edilmiştir. İlginize teşekkür ederiz.