
yazan: sumakonthemanti
Bu heyecanı yaşanan şey de ne olsa gerek? diye düşünenler varsa kelimlerinin ilk harflerini yanyana koysunlar ve okusunlar. Ne çıkıyor bir bakalım…
U var evet f var bir de o var.. Evet bu bir UFO! Şu an hepiniz ufo görmüş masum köylü gibi oldunuz eminim. Atalım o yüzümüzdeki şaşkın ifadeyi ve konuya dönelim o zaman. 26 nisan 2009 Hürriyet gazetesinin haberine göre, Antalya’nın Kemer ilçesinde bir adet(!) ufo görülmüş bu ufoyu görenler onun fotoğraflarını çekmiş ,video kaydını yapmış, “msn”lerine profil resmi olarak eklemiş ve Hürriyet’e de bir şekilde ulaştırmışlar bu da haber olmuş. Sitede ufonun boy boy fotoğrafları mevcut. Aslında çok da boy boy denemez ufo tek profilden görüntülenebilmiş o da malumunuz alt kısmından. Fotoğraflara baktığımızda genelde uçan bir daire ile tasavvur edilen ufolar bu kez karşımıza altıgen bir uzay aracıyla çıkmışlar. Ne mutlu bize ki geliyorlar, izliyorlar hatta arada sırada aramızdan birilerini alıp hipnoz yöntemiyle veya başka türlü bir uygulamayla uyutarak çeşitli sorular sorup cevaplarını alınca gerisin geri evimize bırakıyorlar. Peki ne soruyorlar? Alıp götürdükleri herhangi bir sade vatandaştan hangi gizli bilgileri öğrenebilirler? Eğer ki insan vücudunda bazı araştırmalar yapıyorlarsa öğrenme amaçlı, bunlar ne kafasız yaratıklar ki daha öğrenemediler insanoğlunu? diye soru işaretleri beliriyor kafamda sürekli bu tarz haberleri okudukça. Çoğu kişinin de aynı soru işaretlerini taşıdığını bildiğim için bu konulara kendimce bazı açıklıklar getirmek için yazıyorum esasında bu yazıyı.
En başından başlayalım. 1947′ye, Amerika Birleşik Devletleri’nin Roswell kasabasına doğru bir yolculuğa çıkalım. Tam da istediğimiz nokta burası aslında. İddia şöyle ki; bu tarihte Roswell kasabası yakınlarına bir ufo düşüyor, içinden bir tanesi ölü olmak üzere üç adet uzaylı canlı! (ne idüğü belirsiz varlık da diyebiliriz buna) çıkıyor sonra ölü olan üzerinde araştırmalar yapılıyor, canlı olarak ele geçirilen 2 tanesinden ve düşen uzay aracından da çeşitli bilgiler alınıyor. (Uzaylılar nasıl sorguya çekiliyorlar orası da bir muamma) Ve bu bilgiler ışığında işte efendim, Amerikalı bilim adamları hayalet uçaklar, gece görüş dürbünleri, güdümlü füzeler tasarlıyor, domatesin kansere iyi geldiğini felan ortaya çıkarıyorlar. (Yani özetle Amerikanın uzaylıların desteğini de arkasına alarak “süper güç” olması gibi bir durum karşımıza çıkıyor). Roswell olayının etkisi ve bilinmezliği halen sürerken dünyanın çeşitli bölgelerinden ufo hikayeleri musallat oluyor, bir sürü ufo fotoğrafı ve videosu çekiliyor. Akıllara “lan bu uzaylılar hiç memleketlerinde durmazmı ne sürekli geliyorlar?” gibi sorular takılıyor olsa da insanoğlu bu duruma pek seviniyor. Nasıl ki ülkemizden bir haberi dış basından duyduğumuzda yüreklerimizi bir coşku kaplar, uzaylıların bizi gelip görmeleri, araştırmaları da aynı tarzdan bir coşkuyla karşılanıyor. Nitekim aradan yıllar geçtikten sonra teknolojimiz uzaylı diyebileceğimiz canlıların bize öğrettiği ölçü de gelişip, bazı fotoğrafları detaylı inceleme fırsatı veriyor.. aa bir de bakıyoruz ki bu fotoğrafların çoğunluğu uçabilen tencere ve kapaklarından mütevellit. Sonra soğuyoruz bu işten. Bir nevi hevesimiz kaçıyor. En sonunda ufo gördüğünü söyleyip kafasına taşla vurduğunu iddia eden köylümüze hafif bir tebessümle bakıp geçiyoruz.
Peki amacımız neydi? Ufolar konusunda birşeyleri açıklığa kavuşturmak.. Bu kadar üstünkörü bir bilgiden sonra bile bir çıkarım yapılabilir aslında. Reyting faktörü ve tiraj da işin içine girdiğinde bir olayın ne kadar dejenere edilebileceği ortadadır sanırım.. Otopsisi yapılan uzaylı, kaçırılan insanlar, kokpitinden uçan daire gördüğünü anlatan pilotlar vs.. Bilimle alakalı bir olayın magazinsel hale dönüşmesinin en acı kanıtlarından biridir bu benim için.. Esasında gerçekten ortaya çıkmasını istemediğiniz şeyler varsa onlar hakkında saçma sapan şeyler uydurmak onu inkar etmekten daha kolaydır. Bir başka deyişle olmayan olaylarla kafaları karıştırıp esasın gizlenmesi en kolayıdır belki de kim bilir. Ama bilidğim bir şey var ki ben Arthur C. Clarke’ın, Ray Bradbury’nin, bilim kurgu kitaplarında düşlediği gibi bir evren-dünya ilişkisi istiyorum. Bir gün dünyalı olabilmek ümidiyle.. Esen kalın..
bugün 0, toplam 3 defa okundu...













bak bu siteye uzaylılarla ilgili bilgi veren, tartışan, hikaye anlatan birinin gelmesi çok iyi oldu… devamını bekliyoruz bu hikayelerin..
[...] yazabildim sanırım)nin yazısında, ufoyu msn’de profil resmi olarak ekleyenler olduğunu okuyunca, profil resimleriyle [...]