Kendisini her zaman acı çekmiş, mağdur olmuş zanneden bir kişi hayal edin… Aslında böyle olmadığı halde bu kişi kendisine nezaketinden “hadi len” diyemeyen arkadaşını esir almış ve ne kadar masum biri olduğundan bahsediyor. Bu konuşmalarını o kadar içtenlikle yapıyor ki, “Arkadaşım yanlışın var!” demeye korkuyorsunuz, incineceğini, darılacağını düşünüyorsunuz. Bazen cesurlaşıyorsunuz “bu sefer söyleyeceğim” diye ama bu sefer o hassaslaşıveriyor. Anlatırken gözleri dolmaya başlıyor. Ya da hepten hırçınlaşıyor. Gerçeği söyleseniz kavga çıkaracak bir hal alıyor.
Bu konuşmalarda ağzından çıkanlara arkadaşı “hadi len” diyemediği için artık bu kişi zaten inandığı bu saçmalıkları bir de tasdik ettirmiş olmanın huzuru içersinde. Vicdanı çok rahat. İşte, önü alınamaz bir manyak çıktı ortaya. Mağdurluğuna ve dürüstlüğüne yürekten inanmış bir çılgın… Ona ne bir kusurunu ne de bir eksiğini anlatabilirsiniz.
Bu kişiler bu işi başarmaya başladıklarında, kendilerine hiç lazım olmayan yalanları da söylemeye başlarlar. Çok gereksiz abartmalar birbirini kovalar. Hani kendisinin işine yarasa o yalan, hiç dert değil varsın söylesin. Bir işi görülsün. Ama yok. Öyle değil. Bu artık bir hastalık.
Bu bahsettiğim kişilerden biri de belki sizsiniz… Olamaz mı yani? En başından “yok canım” diyorsanız, bu kişilerden olma şansınız daha fazla bana kalırsa.
Bunu anlamanın yollarından biri şu olabilir: Samimi olduğunuzu düşündüğünüz bir yakınınıza birşey anlatırken, anlattığınız şeyi abarttığınız bir anı düşünün. Bu abarttığınız anda karşınızdaki kişi size “hadi len” dediyse korkmayın. Siz kendinizi kandırmıyorsunuz. Arasıra başkalarını kandırmaya çalışıyorsunuz ama bu diğerinden daha kötü değil. Hem rahat olun, böyle bir durumun aşılması da çok daha kolay. Çünkü yalanınızı söylerken ona içtenlikle inanmıyor ve karşınızdakini sizi uyarmaktan çekinmeye mecbur bırakmıyorsunuz. Ama karşınızdaki size inceden gülümsediyse ve sizi safçasına dinlediyse bilin ki salaklığından değil uğraşmak istemediğinden, nezaketinden ya da çılgınlar gibi duygu sömürüsüne maruz bırakıldığındandır. Öyleyse size yalan dünyanızda mutluluklar dilerim. Geçmiş olsun.
bugün 0, toplam 0 defa okundu...













Hey ben böyle birini tanıyorum ve böyle birini tanıyanlara sesleniyorum kaçın, ya da kaçmayın ve bir sabır küpüne dönüşün, derviş olun , böyle birinin üzerinizdeki olumlu etkisi bu olabilir ancak:)
Süper bir tespit olmuş. Tarihin karanlık çöp kovasından güzel bir yazı daha bu gibi yazıları manşetlerde görmek isteriz..
Bir de, bu türlerin ‘çok bilmişleri’ vardır. Yaşadığına inanır,düşünür,kurar ve küçümserce bıdı bıdı anlatır. ‘hadi len ordan biraz daha kücük atta civcivler yesin’ tarzında tepki verilirsede bir psikolog hali alıp ‘sorun nedir?’ derler.